33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, 26 Eylül – 04 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek. Bu yıl Orhan Kemal Emek Ödülleri’nin Aydın Sayman, Macit Koper ve Suna Selen’e takdim edildiği cumartesi gecesi Nükhet Duru’nun keyifli sahne showu ile festival açılış startını verdi.

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, sunuculuğunu Ali İhsan Varol’un üstlendiği ve festival programının tanıtıldığı gecce her zaman ki gibi çoşkulu geçti.
Bu yıl 01 Ekim geccesi ise Yaşam Boyu Onur Ödülleri Ferzan Özpetek ve Vahide Perçin’e takdim edilecek.

Törenin açılış konuşmasını yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, festivalin en içten gecelerinden birini yaşadığımızı belirterek, perdede görülen iki saatin arkasında aylar ve yıllar süren, görünmeyen çok büyük bir emeğin bulunduğunu söyledi. Bu emeği anlatan en güçlü isimlerden birinin Adanalı yazar Orhan Kemal olduğunu vurgulayan Geçer, “Bugün alkışlanan şey yalnızca başarı değil, yıllara yayılan emek olacak” dedi.
Törende konuşan Altın Koza Yürütme Kurulu Başkanı Menderes Samancılar, “Film karanlıkta izlenir, hayat aydınlıkta devam eder. Biz aydınlık ülkenin çocuklarıyız ve aydınlığı hepimiz hak ettik. Çöpsüz, pisliksiz, plastiksiz bir dünya için elimizden geleni yapacağız. Sevgi ve saygıyla demeden önce, hemen yanı başımızda bir Filistin, Gazze acısı var. Çocuklar ölüyor, insanlar yollara dökülmüş. Buna zulmedenleri, başta İsrail olmak üzere kınıyoruz ve lanetliyoruz” dedi.
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda jüri başkanlığını usta oyuncu ve şarkıcı Zuhal Olcay üstlenecek. Jüride ayrıca oyuncu Şebnem Bozoklu, oyuncu Salih Bademci, yönetmen Erdem Tepegöz, senarist Nilgün Öneş, görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki ile sinema yazarı ve akademisyen Ayça Çiftçi yer alacak.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda bu yıl, 5’i dünya prömiyeri, 1’i Türkiye prömiyeri olmak üzere 10 film ana jüri karşısına çıkıyor. Yarışmada Ali Özel’in “Beklenti”, Ali Vatansever’in “Bir Arada Yalnız”, Tunç Şahin’in “Canavar”, Banu Sıvacı’nın “Günyüzü”, Pınar Yorgancıoğlu’nun “Karanlıkta Islık Çalanlar”, Miraç Atabey’in “Moda Evlilik”, Alphan Eşeli’nin “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri”, Nuri Cihan Özdoğan’ın “Ölü Köpekler Isırmaz”, Sinan Biçici’nin “Patates Kızartması” ve Muzaffer Mehmet Çağlar’ın “Varlık” adlı filmleri finalist olarak yarışacak.
Ulusal Belgesel Film Yarışması Jürisi ise gazeteci/yazar Ecevit Kılıç, sinema yazarı Evrim Kaya, yönetmen Rezan Yeşilbaş ve yönetmen Sibel Karakurt oluşuyor.
66 başvurunun gerçekleştiği Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda ise 6’sı dünya prömiyeri olmak üzere 8 film yarışacak. Yarışmada Mümin Barış’ın “Bay Okan”, Güneş Terkol’un “Epipe”, Salih Tuncer Singin’in “Hızır7Gün”, Hüseyin Kete’nin “Kağıdın Sesi”, Sezen Kayhan’ın “Mor Menekşeli Kadınlar”, Fuzule Tezcan’ın “Sende Bana Rastladım”, Gamze Terra’nın “Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli” ve Aylin Kuryel’in “Stella ile 8 Mart” filmleri yer alıyor.
Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Muzaffer İzgü, Demirtaş Ceyhun gibi usta yazarları yetiştiren Adana'nın zengin edebiyat mirasını sinemayla buluşturan Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’na bu yıl 54 proje başvurdu. Yarışmada finale kalan projeler; Selahaddin Eyüp Tan ve Eylem Ata’nın, Eylem Ata’nın “Uzak Değil” adlı öyküsünden uyarladığı “Kaçak Elektrik”; Gonca Gülbey’in "Karadutun Ölümü" adlı kendi öyküsünden uyarladığı “Dünyanın Öbür Ucunda”; Ayşe Burçak, Doğukan Köse ve Batıkan Köse’nin Ayşe Burçak’ın "Aşklar ve Hayaletler" eserinden uyarladığı “En Beklemediğin Anda”; Ferhat Ergün’ün Cevat Turan’ın aynı adlı romanından uyarladığı “Meri: Kırık Bir Ada Hikayesi”; Ramazan Kılıç’ın Eyüp Tosun’un aynı adlı romanından uyarladığı “Kör Islık” ve Raşel Meseri’nin kendi romanından uyarladığı “Küt Oynayan Kadınlar” oldu.
Yarışmanın Ana Jürisinde ise yazar Murat Gülsoy, yönetmen, senarist Vuslat Saraçoğlu ve yapımcı Zeynep Atakan yer alıyor.
Festivale yapılan 983 kısa film başvurusu arasından seçilen 63 yapım 4 ana kategoride jüri karşısına çıkıyor. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda; Berna Sitera Değirmen’in “Aşk ve Diğerleri”, Yaşar Güney Yurdakul’un “Bir Gece Kadar Uzak”, Salih Ortaçay’ın “Gece Mesaisi”, Erol Küçük’ün “Hazirun”, Ecre Begüm Bayrak’ın “İstiğfar ya da Kar”, Halil Tanışan’ın “Otel”, İlayda İşeri’nin “Tarla Fareleri”, Elit İşcan’ın “Uyuyamadım, Eve Gidiyorum”, Buse Halaçoğlu’nun “Yakın” ve Dalya Keleş’in “Yerçekimi” adlı filmleri; yönetmen ve sanatçı Alkan Avcıoğlu, oyuncu Ezgi Çelik ile yönetmen ve senarist Umut Subaşı’dan oluşan ana jüri tarafından değerlendirilecek.
13 ülkeden filmlerin yarışacağı Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda ise; Andrés Khamis Giacoman ile Francisca Khamis Giacoman’ın “Baisanos”, Sophea Kim’in “Chant of the Desert Flower”, Igor Smola’nın “It Lives Under the Snow”, Melissa Nocetti’nin “I Used To Call That Man Home”, Quenton Miller’ın “Koki, Ciao”, Sebastian Lojo’nun “Madrugada”, Néstor López’in “Polígono X”, Carlos Velandia ile Angélica Restrepo’nun “This is not your Garden”, Radheya Jang’ın “Trading Cards” ve Samir Syriani’nin “What If They Bomb Here Tonight?” adlı filmleri; Meksika’dan yönetmen Joaquín del Paso, Türkiye’den yönetmen Gözde Kural ve oyuncu Kaan Urgancıoğlu’ndan oluşan ana jüri önüne çıkacak.
Bu yıl ilk kez düzenlenen Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması’nda ise Zeynep Kahreman’ın “7 Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü”, Çağatay Dörtyıldız’ın “Başka Türlü”, Hakan Kemiksiz’in “Bir Dilek Tut”, Barış Fert’in “Gece Yarısı, Benimle”, Melik Külekci’nin “İnsan Çiftliği”, Hazar Vurgun Çağıldıyan’ın “İzler”, Mustafa Savaş’ın “Lekesiz”, Ulaş Baltacı’nın “Sanatorium Poetica”, Kaan Atilla Taşkın’ın “Son Dodo” ve Bora Yavuz Subaşı’nın “Yüce Sezar!” adlı filmleri Ulusal Kısa Film Yarışması Jürisi tarafından değerlendirilecek.
21 üniversiteden 33 finalist filmin yer aldığı Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’nda; Kurmaca dalında “Barut”, “Birbirimize”, “Boşluğun Sesi”, “Lotus”, “Parça”, “Saç, Kağıt, Makas”, “Seni Görebilecek Miyim Anne?”, “Unutma”, “Uslu”, “Yuva”; Belgesel dalında “Akgün”, “Doğal Limit”, “Kabuktan”, “Son Duman”, “Tekno Çoban”; Deneysel dalda “Çeyrek Asır”, “Entübe”, “Esas Zebani”, “Islak Köpekler”, “Kimseyi Öldürmek İstemiyorum”, “Siyah Mektup”, “Utanç”, “Yanına Dönmeden Önce Gördüğüm Her Şey”; Canlandırma dalında ise “Bilemiyorum Aysel”, “Drip”, “Geçen Yaz”, “Küçük Şeytan”, “Nar”, “Reson”, “Sevgili Baba, İşte Saklamak İsteyeceğin Bir Mektup”, “Tablonun Dışındaki Balık”, “Tabula Rasa” ve “Uç Gitsin!” adlı filmler, oyuncu Kubilay Aka, yönetmen Özkan Çelik ve yapımcı Yamaç Okur’dan oluşan jüri tarafından değerlendirilecek.
Dünya Sineması programı 23 ülkeden 24 yönetmenin toplam 26 filmini Adana’ya taşıyacak. Cannes, Venedik ve Berlin gibi uluslararası festivallerden ödüllerle dönen Paweł Pawlikowski imzalı “Ata Yurdu”, Ryūsuke Hamaguchi imzalı “Birdenbire”, Lucrecia Martel imzalı “Bizim Toprağımız”, Pedro Almodóvar imzalı “Buruk Noel” ve Radu Jude imzalı “Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi” gibi yapıtların yanı sıra Esteban Hoyos García ile Juan Miguel Gelacio’nun “Beş Yıl, Dört Ay”, Kohei Kadowaki’nin “Biz Uzaylıyız”, Phuong Mai Nguyen’in “Dalgalarda”, Louis Clichy’nin “Demir Çocuk”, Rakan Mayasi’nin “Dün Gözümü Uyku Tutmadı”, Joaquín del Paso’nun “Düşlediğimiz Bahçe”, Rodrigo Sorogoyen’in “En Sevdiğim”, Sandra Wollner’ın “Her Defa”, Na Hong-jin’in “Hope”, Reed Van Dyk’ın “Kefaret”, Marie Kreutzer’in “Nazik Canavar”, Pen-Ek Ratanaruang’ın “Son Yemek” ve Rodrigo Plá’nın “Yeni Gelenler” adlı filmleri “Festivallerden” seçkisinde seyirciyle buluşacak.
Programda ayrıca Jocelyne Saab anısına “Jocelyne Saab: Direniş ve Yıkım Arasında” seçkisi, sömürgecilik tarihine ve mülteci krizlerine odaklanan “Denizden Gelenler” bölümü, Béla Tarr anısına restore kopyasıyla “Anısına: Béla Tarr ve Yıkımın Ahengi - Karanlık Armoniler” ve Sinematek/Sinema Evi iş birliğiyle restore edilen Türk sinemasının ilk korku filmi “Drakula İstanbul'da” yer alacak.
03 Ekim geccesi Jülide Ateş ve Volkan Severcan’ın sunumuyla gerçekleşecek olan ödül törenininde Altın Kozalar sahiplerini bulacak.
Contemporary Istanbul’da sanat ve teknolojiyi bir araya geldi.
23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da düzenlenen Contemporary Istanbul’da Samsung, tasarladığı özel deneyim alanında Güney Koreli multidisipliner sanatçı Vakki’nin eserlerini sanatseverlerle buluştururken, Vakki’nin Samsung’a özel hazırladığı enstelasyonunu da ziyaretçilerin deneyimine sundu.

Samsung, Contemporary Istanbul’un 21. edisyonu kapsamında ilk kez ART TV Partneri olarak yer alarak, sanat ve son teknolojiyi bir araya getiren yenilikçi bir sanat deneyimine imza attı.
Samsung’un özel deneyim alanında ziyaretçiler, The Frame, The Frame Pro, Micro RGB ve OLED TV modellerinden oluşan Art TV ailesini deneyimleme fırsatı bulurken Vakki’nin sanat yaklaşımıyla Samsung’un farklı ekran teknolojilerinin bir araya geldiği bu özel deneyimde, sanatçının Samsung’a özel hazırladığı dijital sanat eseri de sanatseverlerle buluştu.
Samsung Electronics Türkiye Ses ve Görüntü Sistemleri Grubu Kıdemli Satış ve Pazarlama Direktörü Ulaş Soytürk, “Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda ilk kez ART TV Partneri olarak yer almaktan büyük heyecan ve mutluluk duyduklarını, bu yıl Samsung Art TV deneyim alanımızda sanatseverleri Vakki’nin özgün dünyasının yanı sıra farklı sanat eserleriyle buluştururken, sanat ve teknolojinin bir araya geldiği bu özel deneyimi daha geniş bir perspektiften keşfetme fırsatı yarattıklarını açıklarken Contemporary Istanbul gibi sanatın farklı disiplinlerini ve kültürlerini bir araya getiren önemli bir platformun parçası olmak bizim için çok değerli” dedi.
Doğu Masalları; Bir Varmış, Bir Yokmuş!
Doğu Masalları: Bir Varmış, Bir Yokmuş” sergisi Konya Depo No. 4 Sanat Galerisi’nde 18 Eylül tarihinde ziyarete açıldı. 18 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek olan sergi geçmişten bugüne taşınan masalları çağdaş sanatın olanaklarıyla yeniden yorumlayan sergi, her yaştan ziyaretçiyi kendi masalının izini sürmeye davet ediyor.

Güven Adıgüzel ve Seyid Çolak küratörlüğündeki sergi, ziyaretçilerini masalların görsel, işitsel ve mekansal dünyasında sıra dışı bir yolculuğa davet ediyor adeta.
Geçmişten bugüne aktarılan masalların toplumların hafızasında ve hayal dünyasında taşıdığı izlerden yola çıkan sergi, masalı yalnızca bir anlatı biçimi olarak değil, aynı zamanda hatırlamanın, aktarmanın ve iyileşmenin bir yolu olarak ele alıyor.
“Doğu Masalları: Bir Varmış, Bir Yokmuş”, bu yaklaşım doğrultusunda geleneksel masal motiflerini çağdaş sanat ve deneyim alanlarıyla yeniden yorumluyor.
Serginin resim seçkisi; “Doğu’nun Kendi Masalı”, “Batı’nın Doğu’ya Bakışı” ve “Modern Yorumlar” olmak üzere üç ana tema etrafında şekillenmiş.. Minyatür, kaligrafi ve yazma geleneğinden oryantalist yorumlara, sergi için üretilen çağdaş çalışmalara kadar uzanan seçkide yağlı boya, mürekkep, kaligrafi, minyatür ve karışık tekniklerde eserler yer alıyor
“Bir Varmış, Bir Yokmuş”, klasik bir sergi deneyiminin ötesine geçerek ziyaretçiyi masal dünyasının aktif bir parçasına dönüştürüyor. Yolculuk, sihir, kader, sırlar, kuşlar, rüyalar ve Kaf Dağı gibi Doğu’nun ortak hafızasına yerleşmiş motifler; sergi boyunca görsel, işitsel ve mekansal anlatımlarla yeniden yorumlanıyor.
MobLand 2. Sezon başladı!
Tansiyonun bir an bile düşmeyeceği “MobLand” 2. Sezonuyla, 19 Eylül’den itibaren ABD’deki yayınından yalnızca 24 saat sonra, her cumartesi yeni bölümüyle sadece TOD’da yayınlanmaya başladı.

İlk sezonuyla dünya çapında geniş bir hayran kitlesi edinen ve eleştirmenlerden tam not alan “MobLand”, Tom Hardy, Pierce Brosnan ve Helen Mirren gibi dev isimler ile daha ilk haftasında yeniden dikkat çekmeye başladı bile.
Londra yeraltı dünyasının acımasız kurallarını, güç dengelerini ve aile bağlarını soluksuz bir tempoyla işleyen yapım; yeni sezonunda da suç dünyasının kapılarını aralıyor.
Londra’nın suç imparatorluğunu elinde tutmaya çalışan Harrigan ailesinin parçalanma eşiğine gelen iktidar savaşını konu alıyor. Tom Hardy’nin ailenin zeki, soğukkanlı ve tehlikeli sorun çözücüsü Harry Da Souza karakterine hayat verdiği yapımda; Pierce Brosnan ve Helen Mirren ise ailenin köklü liderleri Conrad ve Maeve Harrigan rollerinde devleşiyor.
İlk sezonunda rakipleriyle girdiği kanlı hesaplaşmalarla küresel ölçekte izleyicileri ekran başına kilitleyen dizi, yeni bölümlerinde Harriganları çok daha büyük ve beklenmedik tehditlerle yüzleştiriyor. İmparatorluklarının çöküşünü engellemek için iç çekişmeleri bir yana bırakmak zorunda kalan ailenin mücadelesinde; Harry Da Souza ise hem aileyi dış tehlikelerden korumaya hem de içeride dağılan dengeleri toparlamaya çalışırken kendini amansız bir kaosun merkezinde buluyor.
Adana Lezzet Festivali 10. Yaşında!
Bu yıl onuncusu düzenlenecek Uluslararası Adana Lezzet Festivali, gastronomi kültürünün yanı sıra kent ekonomisi ve turizm açısından da hareketlilik yaratmaya hazırlanıyor.

Adana'nın binlerce yıllık mutfak mirasını uluslararası gastronomi dünyasıyla buluşturan Uluslararası Adana Lezzet Festivali, 10. yılında “Acısıyla Tatlısıyla 10. Yıl, On'ca Lezzet” temasıyla yola çıkıyor.
10 yılda 4 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan festival, 2025 yılında 800 bin ziyaretçiyle rekor katılıma ulaşan festival 9-11 Ekim tarihlerinde Adana Merkez Park'ta düzenlenecek 10. yıl buluşmasında yerel lezzetlerden uluslararası şef buluşmalarına uzanan kapsamlı bir program gastronomi tutkunlarını bekliyor.
Adana'nın binlerce yıllık mutfak mirasını, Çukurova'nın tarımsal zenginliğini ve kentin kendine özgü gastronomi kültürünü geniş kitlelerle buluşturan Uluslararası Adana Lezzet Festivali, 10. yılında İstanbul'da düzenlenen tanıtım programıyla yeni festival dönemine hazırlanıyor.
Geçtiğimiz yıl Adana ekonomisine 3,7 milyar TL'lik ekonomik değer sağlayan Adana Lezzet Festivali 2025 yılında ayrıca 500 bin adet et şiş ve 400 bin şişe şalgam tüketildi.

Festivalin İçerik Sorumlusu Ebru Koralı, yaptığı açıklamalarda festivalin gün geçtikçe değer kazandığını yinelerken
Adana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç, Adana Lezzet Festivali'nin tarım, üretim, emek, kültür ve gastronomiyi buluşturduğunu belirterek, 10. yılın geleceğe yönelik planlamalar için fırsat sunduğunu; yerel ve mevsimsel ürünler, kaynakların verimli kullanımı ve israfın azaltılmasının geleceğin gastronomisinde önem kazanacağını, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer ise Adana'nın son dönemde festival ve karnavallarla öne çıktığını belirterek, gastronominin kentin bu yükselişinde en güçlü alanlardan biri olduğunu vurguladı. Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ ise festivalin Adana'nın gastronomi kültürünü ve yerel değerlerini daha geniş kitlelerle buluşturduğunu belirterek, etkinliğin kentin tanıtımına ve turizm potansiyeline önemli katkı sağladığı vurguladı.
Yerel üreticiler ve gastronomi sektörünün farklı paydaşlarının da yer alacağı festival, Adana'nın gastronomi mirasını geniş bir kitleyle buluşturacak.
