Tebrikler İlker Çatak. Tebrikler Emin Alper.
Tebrikler Türk Sineması!

Öyle bir zamanda öyle güzel geldi ki bu ödüller, sinemamız için bir gurur kaynağı! Türkiye’nin özellikle Almanya'da, dünyaya sesini duyurması muhteşem oldu.
Sarı Zarflar, Kurtuluş, Günyüzü, İki Laborantın Yorgun Saatleri, Yerçekimi 13 Şubat’tan beri gözüm kulağım Berlin’de yarışan filmlerimizdi.
Hepsini izlemeyi heyecanla bekliyorum. 'Neden ben de orada değilim?' diye kaç gündür kendi kendimi yiyorum, yaklaşık 40 gün evvel Berlin sokaklarında dolaşırken ‘Neden şimdi geldim, yakında Berlinale başlayacak o zaman gelirdim’ diye düşünüşüm hep aklımda.
Bu yıl 13-22 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleşen 76. Uluslararası Berlin Film Festivali (Berlinale) yine oldukça heyecanlı ve çekişmeliydi.
Jüri başkanlığını dünyaca ünlü Alman yönetmen Wim Wenders’ın yaptığı festivalin ana yarışma bölümünde bu yıl toplam 22 film izleyiciyle buluştu.
Sonuçların açıklanması sırasında sanki milli maç heyecanı, sanki sınav sonucumu beklermişim hislerini yaşamadım değil hani.

Emin Alper'in yeni filmi ‘Kurtuluş’, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yapması filmin Berlinale’de Gümüş Ayı Ödülü’nü alışı muhteşem oldu.
Emin Alper ‘in ilk gösterim öncesi öncelikle tüm ekibine ve oyuncularına teşekkür ederken filmle ilgili duygularını; “Kurtuluş, bir topluluğun nasıl korkunç suçlar işleyebileceği üzerine bir film. Tarih bu tür hikayelerle dolu… Ne yazık ki günümüz de öyle. Bugün, İsrail'in Gazze'de işlediği soykırıma tanık oluyoruz. Bu suçları durdurabilecek tek şey, dünyanın güçlü bir tepki göstermesi, ancak biz Filistin'i yüzüstü bıraktık. İster bu suça ortak olmuş Batılı güçler, ister Batı dışında kalan otokrat devletler olsun, hükümetlere güvenemeyiz. Sadece kendimize ve dünya halklarına güvenmeliyiz, uyanık olmalıyız, birlikte ayağa kalkmalıyız ve değişimin gücü olmalıyız.” deyişi epey ses getirmişti.
‘Kurtuluş’ Emin Alper’in beşinci uzun metrajlı filmi oyuncu kadrosunda Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan, Özlem Taş, Eren Demir, Selim Akgül, Hichi Demi ve Nazmi Karaman yer alıyor.

Korucu Hazeran aşireti ile yıllar önce terk etmek zorunda bırakıldıkları köylerine geri dönen Bezariler arasındaki toprak çatışmasını odağına alan film; gergin bir atmosferde, tekinsiz rüyaların körüklediği bir iktidar mücadelesini ve ‘kurtuluş’ vaadinin peşinden giden bir köyün hikâyesini anlatıyor.
Yapımcılığını Liman Film’in üstlendiği ‘Kurtuluş’un ortak yapımcıları arasında Bir Film, Meltem Films, TS Productions, Circe Films, Horsefly Films ve Second Land yer alıyor.
Filmin dünya satışını Paris merkezli Lucky Number, Türkiye dağıtımını ise Bir Film üstleniyor.
Ve çekimleri geçtiğimiz yıl Berlin ve Hamburg’da gerçekleştirilen İlker Çatak’ın yönettiği “Sarı Zarflar-Gelbe Briefe” Altın Ayı Ödülü alarak hepimizi gururlandırdı.

Berlinale’de dünya prömiyerini yapan ve ana yarışmaya seçilen filmlerin oyuncuları arasında, “En İyi Oyuncu Performansı” dalında aday gösterilen Özgü Namal’ın da galasında basın mensuplarına verdiği cevap ile epey dikkat çekmesi önemli idi
Bir ailenin idealleri ile hayatta kalma arzusu arasındaki yol ayrımına odaklanışı var hikayede, Ankara’nın tanınan sanatçı çifti Derya ve Aziz’in hayatı, yeni oyunlarının prömiyerinin ardından değişim, ani olarak işlerini ve evlerini kaybeden çift, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte yeni bir hayat kurmak üzere İstanbul’a yerleşmek zorunda kalışı anlatılıyor Sarı Zarflar’da.
Filmde Özgü Namal ve Tansu Biçer’in yanı sıra Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aydın Işık, Aziz Çapkurt, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Jale Arıkan, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan, Sultan Ulutaş Alopé, Ömer Filikçi, Emine Meyrem ve İpek Seyalıoğlu rol alıyor.

Sanat yönetmenliğini Zazie Knepper’ın, kostüm tasarımını Christian Röhrs’ün yaptığı film,“Öğretmenler Odası” ekibinden görüntü yönetmeni Judith Kaufmann, kurgucu Gesa Jäger ve besteci Marvin Miller’i yeniden bir araya getirmiş.
Görsel dünyasıyla da dikkat çeken filmde İlker Çatak, alışılagelmişin dışında bir prodüksiyon tercihine imza atarak, filmin Ankara sahneleri Hamburg’da, İstanbul sahneleri ise Berlin’de kurulan setlerde ve seçilen özel lokasyonlarda çekilerek her iki şehrin atmosferi Almanya’da yeniden yaratmaya çalışmış.
Almanya, Fransa ve Türkiye ortak yapımı olan filmin yapımcılığını Ingo Fliess (if... Productions); ortak yapımcılığını Carole Scotta, Caroline Benjo, Eliott Khayat (Haut et Court), Nadir Öperli ve Enis Köstepen (Liman Film) üstlenmiş.
Sinemamız adına güzel şeyler oluyor. Teşekkürler Türk Sineması!
Gizem Erman Soysaldı ‘Hocaların Hocası’oldu!
Geçtiğimiz Aralık ayında 104 yaşında iken aramızdan ayrılan Türkiye’nin ilk kadın siyaset bilimcilerinden, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin ilk kadın asistanı, ilk kadın doçenti, ilk kadın profesörü ve ilk kadın kürsü kurucusu olan, kadın hakları ve uluslararası göç çalışmalarının öncü ismi Nermin Abadan Unat’ın hayatını konu alan belgesel de Unat’ı başarılı tiyatro ve sinema sanatçısı Gizem Erman Soysaldı canlandırdı.

Yönetmenliğini Hüseyin Karabey’in üstlendiği, görüntü yönetmenliğini Orçun Özkılıç’ın gerçekleştirdiği belgeselde, Nermin Abadan Unat’ın zengin yaşam öyküsü hem kendi anlatımları, hem de kurmaca sahnelerle izleyiciye aktarılıyor.
Belgesel, eğitim almayı her şeyden çok isteyen Nermin Hanım’ın 20. yüzyıl Türkiye’sinde; savaşların, imkânsızlıkların, zorlukların, erkeklerin ve darbelerin arasında geçen zorlu yolculuğunu anlatıyor.

27 Şubat’ta başlayacak 30. Nurunberg Film Festivali’nde Kadir İnanır’ın hayatını anlatan Kuzeyden Gelen Adam ‘ belgeseli katılacak olan Karabey, bu proje kapsamında iki yıl sürecinde Nermin Abadan Unat ile röportajlar gerçekleştirip ve geniş bir arşiv taraması yapmış. On bine yakın fotoğraf, yüzlerce saat ses ve görüntü kaydı hem dijital arşive aktarılırken, hem de senaryo için titizlikle ayıklanmış.
Belgeselin kurmaca sahneleri, bizzat anılara ve tanıklıklara dayanılarak bir yazar grubu tarafından senaryoya aktarılırken Nermin Abadan Unat’ı değişik yaş dönemlerinde (24, 31 ve 57 yaşlarında) oyuncu Gizem Erman Soysaldı canlandırmış. Soysaldı yaptığı konuşmada Nermin Abadan Unat'la aynı köklü kurumdan, Mülkiye'den mezun olmanın getirdiği derin bir bağla "hocaların hocası"nı canlandırmanın anlamlı sorumluluğunu taşıdığını söyledi

Kurmaca sahnelerde Soysaldı’ya, ünlü şair ve yazar Ahmet Muhip Dıranas karakteriyle Mert Fırat eşlik ederken belgeselin diğer oyuncu kadrosunda ise Emrah Özdemir, Emre Yıldızlar, Dersu Yavuz, Ezo Ülger ve İlkay Bilgiç yer almış.

Belgesel 2026 yılı sonbaharında festival yolculuğu ile izleyiciyle buluşması planlanıyor. Filmin yapımcılığını, Nermin Hanım’ın oğlu Mimar Mustafa Kemal Abadan, Turkish Philanthropy Funds (TPF) aracılığı üstlenmiş. New York’ta 40 yıllık kariyeri boyunca dünya çapında bir mimar olarak çalışan ve beş kıtada çok sayıda ödüllü binaya imza atan Mustafa Kemal Abadan, filmin gelirlerinin, annesi Nermin Abadan Unat’ın açtığı yoldan ilerleyecek yeni nesil kadın akademisyen ve bilim insanlarını desteklemek üzere Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) çatısı altında eğitim burslarına aktarılacağını belirtiyor.
Ayşe Kökçü’den ‘Çatıdaki Yarasa’
‘Çatıdaki Yarasa’ Ayşe Kökçü’nün uzun bir aradan sonra tiyatroda seyirci ile buluştuğu oyun.
Valat Horsdottir’in yazdığı tek perdelik oyunu Semih Çelenk çevirmiş, Metin Bahtiyar’ın şahane müzikleri yanında her zaman muhteşem işler ortaya çıkaran Metin Zakoğlu çok keyifli bir reji ile oyunu sahneye taşımış.

Oyunda bir tiyatro salonunda oyun izlemeye giden Ayla Çınar adlı kadının oyun başlama evveli sahneye çıkıp kendisini oyuncu zannetmesi ve kendini oyunun içinde buluşu var. Manik depresif ve şizofreni hastası olan kadının sahnede gülünç halleri sözkonusu,
‘Çatıdaki Yarası’ adlı oyun 2001 yılında Avrupa Kadınlar Tiyatro Festivalinde yılın oyunu ödülü alması yanında her daim zekasına ve hazır cevaplılığına hayran olduğum Zakoğlu’nun ince esprileri ile harmanlanmış, neredeyse oyunun her saniyesinde gülmemek için kendinizi zor tutuyorsunuz.
Ve Ayşe Kökçü herkesler onu TRT nin Bizimkiler dizisinden tanır ama Şehir Tiyatroların baş kadın oyuncularından Kökçü’yü gerçekten tebrik ederim, oyun evveli fuayede görüştüğüm Ayşe Hanımdan hemen sonra sahnedeki Ayla Çınar ile fevkaledenin fevkinde idi sanatçı, hele finalde Zakoğlu ile beraber seyirciyi selamlamaları görülmeye değerdi.

Koşuyolu Cafe Theatre de gerçekleşen galada Demet Taner, Serap Aksoy, Cem Uras, Alev Oraloğlu ve Bensu Orhunöz sanat camiasından tanıdık isimlerdi.
Kabare formatında ki Cafe Theatre’de haftanın her geccesi çok keyifli oyunlar var, içkinizi, kahvenizi, yemeğinizi yerken Metin Zakoğlu’nun değişik eserlerini izleme imkanını buluyorsunuz.
‘Sürüklenmiş’ izlenmeli!
İngiliz yazar Tim Foley’nin çağdaş tiyatronun dikkat çeken metinleri arasında yer alan yapımcılığını Satsuma’nın yaptığı 'Sürüklenmiş' adlı oyun 18 Şubat geccesi İstanbul’un yeni gözdesi Terminal Kadıköy’de bulunan Paribu Art’da prömiyer yaptı.

Yönetmenliğini İbrahim Çiçek’in yaptığı tek perdelik oyunda Rıza Kocaoğlu ve Tuğrul Tülek aynı sahneyi paylaşıyorlar.
İngiliz yazar Tim Foley’nin çağdaş tiyatronun dikkat çeken metinleri arasında yer alan ‘Sürüklenmiş’ adlı oyun sezonun en görkemli prömiyerini yaptı diyebilirim o gece Nur Sürer, Hande Ataizi, Birce Akalay, Barış Falay, Esra Ronabar, Serkan Altunorak, Burcu Biricik, Selma Ergeç, Aslı Enver gecenin isimlerinden bir kaçı idi.
Oyun uzun süre ayrı kalan Mark ve Tiny adlı iki kardeşin hikâyesi aslında, ‘Sürüklenmiş’ babalar ve oğulları, kardeşliği, gitmeyi ya da gidebilmeyi, suçlu hissetmeyi ve yas tutabilme becerisini ele alıyor. Sade anlatım ve güçlü diyaloglarıyla oyun kendini izlettiriyor.

Sürüklenmiş 2 Mart’ta DasDas’ta, 9 ve 27 Mart’ta Paribu Art’ta, 25 Mart’ta Bursa Baob’da, 7- 27 Nisan Paribu Art, 8-9 Nisan Antalya, 21-22 Nisan İzmir 23 Nisan Fişekhane, 8 Mayıs Eskişehir, 9 Mayıs Ankara, 10-11 Mayıs Paribu Art’ta.
