• 16 NİSAN Perşembe 04:25
  • HV
Advert

İstanbul’da Sinema Şöleni Başlıyor!

Caner Ural
Caner Ural
Yayın Tarihi : 06-04-2026 11:02

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, N Kolay sponsorluğunda düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali, 9-19 Nisan tarihleri arasında  İstanbul’da adeta  yeni bir Sinema Şöleni yaşatacak.

Festival Direktörü Kerem Ayan’ın himayesinde gerçekleşecek festivalde Türkiye’den ve dünyadan nitelikli ve ödüllü filmleri, özel gösterimleri, yıldız oyuncuları ve usta yönetmenleri bir araya getirecek 45. İstanbul Film Festivali’nin kapsamlı seçkisi, 127 uzun metrajlı ve 13 kısa filmden oluşuyor.

Festival seçkisinde, dünya sinemasının en nitelikli örnekleri, kült yapıtlar, usta yönetmenlerin ve genç yeteneklerin son filmlerinin yanı sıra dünya, uluslararası, Balkan ve Türkiye prömiyerlerini yapan filmler de yer alacak. 

İstanbul Film Festivali’nin açılış galasında,  8 Nisan akşamı Katalan yönetmen Isabel Coixet’in Toronto Uluslararası Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan son filmi Three Goodbyes / Tre ciotole / Üç Veda gösterilecek. Alba Rohrwacher ile Elio Germano’nun başrollerini paylaştığı Üç Veda, yönetmen Coixet’e göre “geride bıraktığımız tatlı, insanca şeyleri” konu alan duygusal bir dram.

Aynı gecce Festival tarafından sinemaya gönül ve emek veren kişilere sunulan Sinema Onur Ödülü bu yıl oyuncu Nilüfer Aydan ve yönetmen Gianfranco Rosi'ye takdim edilecek.

İstanbul Film Festivali’nin bu yılki gösterimleri Beyoğlu’nda Atlas 1948 ve Beyoğlu Sineması; Şişli’de CineWAM Premium+ City's Nişantaşı (Salon 3 ve Salon 7) ve Kadıköy’de Kadıköy Sineması, Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi ve Paribu Cineverse Nautilus olmak üzere 7 salonda yapılacak. Sinematek/Sinema Evi’nde yapılacak tüm gösterimlerde yerler numarasız olacak

Geçtiğimiz yıl uluslararası niteliğini vurgulayan yeni bir yapıya bürünen İstanbul Film Festivali’nde resmi seçki kapsamında toplam üç yarışmalı bölüm yer alıyor: Altın Lale Yarışması, Kısa Film Yarışması ve Yeni Bakışlar.

Yerli ve yabancı filmlerin bir arada, uluslararası bir jüri tarafından değerlendirileceği Altın Lale Yarışması’nda 15 uzun metrajlı film yer alıyor. Yönetmen David Mackenzie’nin başkanlığını yürüteceği Altın Lale Yarışması jürisinde Berlin EFM Direktörü Tanja Meissner, oyuncu Ekin Koç, akademisyen Prof. Dr. Aslı Tunç ve yapımcı Rodrigo Areias yer alıyor.

Kısa Film Yarışması’nda yer alan 11 kısa film yönetmen Gizem Kızıl, oyuncu Meriç Aral ve yönetmen Levent Türkan tarafından değerlendirilecek.

Genç yönetmenleri desteklemek, yeni çalışmaları daha görünür kılabilmek için, yalnızca ilk ve ikinci filmlerini çeken yönetmenlere açık olan ulusal nitelikteki Yeni Bakışlar bölümünde 13 film yer alıyor. Festival, geçen yıl başlattığı uygulamayı sürdürerek bu yıl da Yeni Bakışlar jürisine bir genç sinema öğrencisini de davet ediyor. En iyi filme Seyfi Teoman Ödülü’nün verileceği bölümün jürisi yönetmen Mehmet Akif Büyükatalay, oyuncu Murat Kılıç, görüntü yönetmeni Meryem Yavuz, yapımcı Soner Alper ve Bahçeşehir Üniversitesi öğrencisi Meltem Naz Salduz’dan oluşuyor.

Festivalde Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu FIPRESCI’nin verdiği ödüllere ek olarak Türkiye’den üç farklı meslek kuruluşu (Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB), Film Yönetmenleri Derneği (Film-Yön) ve Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) da festivaldeki filmleri bağımsız jürilerle değerlendirecek.

İstanbul Film Festivali’nin en sevilen bölümlerinden, N Kolay sponsorluğunda gerçekleştirilecek Galalar ile izleyiciyle saygın festivallerde yakın zamanda buluşmuş, geniş kitlelere seslenen parlak filmlerin Türkiye prömiyerleri festivalde yapılıyor. N Kolay Galaları’nda bu yıl, ünlü yıldızlardan usta yönetmenlere, sezonun merakla beklenen 12 filminin Türkiye’deki ilk gösterimleri gerçekleştirilecek.

İlk veya ikinci filmlerini çekerken dünya sinemasına farklı bir soluk getiren, özgün yaklaşımlarıyla beğeni toplayan yetenekli genç yönetmenlerin geleceğin klasikleri olmaya aday yapıtlarının yer aldığı Genç Ustalar bölümünde Cannes, Venedik, Locarno, Selanik ve daha birçok festivalden ödüllerle dönmüş 20 film izleyiciyle buluşacak.

Belgesel Kuşağı’nda siyaset, müzik, insan hakları, çevre sorunları, aile bağları gibi farklı güncel konuları işleyen, toplumsal değişimleri ele alıp gerçeği belgelerken alışılmadık ve çarpıcı tarzlar izleyen filmler yer alıyor. Festival resmi seçkisinin farklı bölümlerindeki yerli belgeseller Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) tarafından oluşturulan bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilecek.

Devriâlem bölümünde ise  dünya sinemasının en yeni ve nitelikli 27 eseri seyirci ile  buluşacak.

İstanbul Film Festivali, Zurich Sigorta Grubu Türkiye işbirliğiyle bu yıl da Türk sinemasının önemli yapıtlarını restore ettirerek gün ışığına çıkarmaya ve bu klasiklerin yeni kopyalarını sinemamıza kazandırmaya devam ediyor. Sinemaseverler, festivalin bu yılki afişlerinden birine de ilham olan, Metin Erksan’ın filmin yapımcılığını da üstlenen Muzaffer Arslan’ın öyküsünden senaryosunu yazdığı, başrollerini Türkan Şoray, Nebahat Çehre, Ayhan Işık ve Ekrem Bora’nın üstlendiği, 1962 yapımı Acı Hayat’ı Atlas Post Production tarafından restore edilmiş kopyasından hazırlanmış eser 11 Nisan cumartesi Sinematek de seyirci ile  buluşacak.

23 projenin gerçekleşeceği  Köprüde Buluşmalar etkinlikleri, 14-16 Nisan tarihlerinde Pera Müzesi, Borusan Müzik Evi, Fransız Kültür Merkezi ve Yapı Kredi Kültür Sanat’ta yapılacak.

21. Köprüde Buluşmalar kapsamında bu yıl Türker İnanoğlu Vakfı (TÜRVAK) desteğiyle İlk Film Teşvik Ödülü takdim edilirken, kısa film kategorisinde ise CUPRA sponsorluğunda CUPRA Kısa Film Ödülü ilk kez sahibini bulacak.

21. Köprüde Buluşmalar sunumları Pera Müzesi’nde, birebir toplantılar Borusan Müzik Evi’nde gerçekleştirilirken, tüm sinemaseverlerin ve festival takipçilerinin katılımına açık Sinema Konuşmaları etkinlikleri Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezi’nde olacak.

Bu yıl Köprüde Buluşmalar, Fransız Kültür Merkezi ve Beykoz Kundura tarafından düzenlenen İstanbul CinéCollective ile özel bir platform oluşturmak üzere güçlerini birleştiriyor. Bu işbirliği kapsamında Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve İran’dan seçilecek projeler, platformda sunum yapma ve uluslararası sinema profesyonelleriyle doğrudan bir araya gelme fırsatı bulacak.

Köprüde Buluşmalar Ödülleri, 16 Nisan Perşembe akşamı yapılacak ödül töreniyle sahiplerini bulacak.

Festival kapsamında ayrıca Borusan Müzik Evi’nde “Film Gibi Şehir” başlıklı bir sergi gerçekleştirilecek. Ücretsiz ziyaret edilebilecek sergide 1920’lerden 1970’lere, içinde İstanbul geçen 34 filmin illüstrasyon afişleri yer alacak. TÜRVAK katkılarıyla İstiklal Caddesi’ndeki Borusan Müzik Evi’ndeki sergi, 7-17 Nisan tarihleri arasında hafta içi her gün 09.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Senaryo ve Diyalog Yazarı Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SenaristBir), İstanbul Film Festivali kapsamında, sinemamızın mutfağına ve temel sorunlarına odaklanan üç panelle sinemaseverler ve sektör profesyonelleriyle buluşacak.

Doç. Dr. Perihan Taş Öz’ün moderatörlüğünde gerçekleşecek panellerde bağımsız sinemanın sınırlarından auteur yönetmenlik kıskacına, bir senaryonun kağıttan perdeye olan yolculuğuna kadar pek çok kritik başlık masaya yatırılacak.

13 Nisan günü Yapı Kredi Kültür Sanat’ta yapılacak panellerin başlıkları: “Bağımsız Sinema Gerçekten Bağımsız Mı?”, “Auteur Olmak Zorunda Mıyız? Bağımsız Sinemada Senarist Olmak!” ve “Senaryonun Yolculuğu”.

İstanbul Film Festivali, 1. Şile Çocuk Yönetmenler Film Şenliği programında yer alan filmleri göstererek geleceğin sinemacılarına alan açıyor. Şile Çocuk Yönetmenler Film Şenliği, çocukların kendi öykülerini yönetmen koltuğundan anlattıkları öncü bir çalışma olarak hayata geçirildi. 9-14 yaşlarındaki çocuklar kendi senaryolarını yazıp kurgularını oluşturarak telefonlarıyla filmlerini çektiler. Jürinin belirlediği ilk 10 film, İstanbul Film Festivali kapsamında 12 Nisan Pazar günü saat 11.00’de Paribu Cineverse Tepe Nautilus’ta festival izleyicisiyle buluşuyor.

Altın Laleler 20 Nisan akşamı sahiplerini bulacak.

 

Hadi Öldürsene Canikom!

Vigor Kültür Sanat yeni projesi Aziz Nesin’in unutulmaz eserleri Hadi Öldürsene Canikom, yepyeni reji ile  geçtiğimiz hafta Ortaoyuncular Ses Tiyatrosu’nda prömiyer yaptı.

Daha önce iki versiyonunu izlediğim tek perdelik oyunda Günay Karacaoğlu, Zeynep Kankonde ve Bülent Alkış’ın yer alıyor. Oyuncular  gerçekten başarılıydı. 

Barış Dinçel’in hem yönetmen hem de dekor tasarımını gerçekleştirdiği “Hadi Öldürsene Canikom’’ günümüz insanının yalnızlık ve sevgisizlik sorununa mizahi bir dille ışık tutuyor. Çiğdem Erken imzası taşıyan oyunun müziği ise başarılı.

Yönetmen Barış Dinçel, “Bizim bir hayalimiz vardı. Bu hayali yazan Aziz Nesin’e ve bu hayali gerçek kılan yapımcımız Serdar Akkaya’ya çok teşekkürler.”  derken oyun seyirci tarafından ciddi anlamda güzel yorumlar aldı.

 

Nisan Ayı Oyun Takvimi

6 Nisan Pazartesi – Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi (Tekirdağ)
7 Nisan Salı – Sahne Dragos (Maltepe)
13 Nisan Pazartesi – Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi (Bakırköy)
16 Nisan Perşembe – Bağlarbaşı Kültür Merkezi (Üsküdar)
21 Nisan Salı – Çorlu Ünal Baysan Kültür Merkezi (Tekirdağ)
28 Nisan Salı – BKM Çarşı (Beşiktaş)

 

Mayıs Ayı Oyun Takvimi

3 Mayıs Pazar – Merkezefendi Kültür Merkezi (Denizli)

4 Mayıs Pazartesi – İstinye Art (İzmir)

9 Mayıs Cumartesi – Sefaköy

11 Mayıs Pazartesi – Vehbi Koç Kongre Merkezi (Eskişehir)

12 Mayıs Salı – MEB Şûra Salonu (Ankara)

Oyun Hakkında:

“Eski bir apartmanın rutubetli, daracık bodrum katında hayata tutunan iki yaşlı şehirli komşu kadın… Bazen huysuz, bazen geçimsiz; bazen neşeli ve umut dolu… Aynı yükü sırtlanan, yalnızlığa karşı birbirine yoldaş olan Diha ve Siyen’in monoton hayatı, bir gün radyodan duydukları bir anonsla değişir. Artık heyecanla bekledikleri biri vardır. O bekleyiş, onları sanki yeniden eski günlerine götürür.”

 

 

Ot  Festivali ile ‘Alaçatı Zamanı’ başlıyor!

20- 26 Nisan 2026   tarihleri arasında  Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde 15’incisi düzenlenecek Alaçatı Ot Festivali, ilk kez “uluslararası” ünvanıyla ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. “Köklerden Dünyaya” temasıyla gerçekleştirilecek festival, İzmir Alaçatı’da doğa, gastronomi ve kültürü buluşturacak.

Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, geçtiğimiz  günlerde  gerçekleşen basın toplantısında Alaçatı Ot Festivali’nin 15 yıl önce gönüllü komşuların emeğiyle, büyük imkânsızlıklar içinde doğduğunu hatırlatarak bugün yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştüğünü vurguladı. Festivalin özellikle hafta sonlarında 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sirkülasyonuna ulaştığını belirten Denizli, bu güçlü yerel mirasın artık uluslararası bir marka hâline geldiğini ifade etti.

Festivalin yalnızca bir gastronomi etkinliği olmadığını vurgulayan Başkan Denizli, aynı zamanda kent ekonomisine de önemli katkı sağladığını belirtti. Yapılan hesaplamalara göre festivalin geçtiğimiz yıl yaklaşık 500–560 milyon TL ekonomik hacim oluşturduğunu ifade eden Denizli, “Kadın üreticilerden küçük esnafa, otellerden restoranlara kadar geniş bir ekosistemi harekete geçiren bu festival, Çeşme için sezon dışı dönemde büyük bir ekonomik güç yaratıyor” dedi.

Denizli, festivalin bu yıl Worldchefs akreditasyonu ile uluslararası statü kazandığını belirterek, yaklaşık bir yıl süren hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından bu önemli eşiğin aşıldığını söyledi. Uluslararası kimliğin yalnızca prestij değil, aynı zamanda Ege mutfağını dünyaya tanıtmak açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Denizli, “Alaçatı Ot Festivali artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın takip ettiği bir gastronomi markası olma yolunda ilerliyor” dedi.

Lansmanda Başkan Denizli’nin konuşmasının ardından Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Emrah Köksal Sezgin de söz alarak festivalin uluslararası gastronomi dünyasındaki önemini anlattı. Festival kapsamında 13 ülkeden yaklaşık 50 şefin katılımıyla gerçekleştirilecek yarışmaların, Alaçatı’yı küresel gastronomi sahnesine taşıyacağını ifade etti.

Festivalin üretim kültürü ve kadın emeğiyle büyüdüğüne dikkat çeken Denizli, bu yıl da stantlarda yer alacak ürünlerin tamamen ot temalı ve el emeği olması kuralının devam edeceğini, seçili otun ise “körmen” olduğunu açıkladı.

Bu yıl ilk kez 6 gün sürecek festivalin ilk üç günü tamamen gastronomiye ayrılacak. Profesyonel şeflerin yanı sıra gastronomi liseleri ve üniversitelerinden öğrencilerin katılımıyla uluslararası yemek yarışmaları düzenlenecek.

Festivalin devam eden günlerinde ise Alaçatı’nın klasik atmosferi yeniden canlanacak. Konserler, söyleşiler, gastronomi atölyeleri, sergiler ve çocuk etkinlikleriyle zenginleşen programda; yoga, pilates ve spor etkinlikleri de yer alacak.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelen festival korteji ise bu yıl ilk kez “en iyi kostüm” yarışmasıyla daha da renkli hâle gelecek.

Alaçatı’nın en meşhurlarından  Esnaf, Cabbar, Limon Köyiçi, Hoşça’Kal’ Alaçatı gibi popüler 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali ile  beraber 2026  yaz sezonunu açacaklar.

Değirmenler, Alaçatı Cumhuriyet Meydanı ve Alaçatı Deneyim Noktası başta olmak üzere birçok farklı alanda gün boyu etkinlikler düzenlenecek.

Festival kapsamında geleneksel “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Çok Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları bu yıl da gerçekleştirilecek. Aynı zamanda “Sürdürülebilir Tarım Projesi Yarışması” da festivalin temasının önemli unsurları arasında olacak.

Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam başta olmak üzere sevilen sanatçılar festival kapsamında sahne alarak Alaçatı gecelerine  keyif katacaklar.

Ege’nin endemik otlarını, yerel üreticilerin emeğini ve bölgenin kültürel hafızasını merkezine alan festival; sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik ve yerel üretim odağını koruyarak Çeşme’nin dört mevsim yaşayan kent vizyonuna katkı sunmayı sürdürmeye  devam ediyor.

15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali, Çeşme’nin turizm, gastronomi ve kültür alanındaki marka değerini küresel ölçekte güçlendirmeyi hedeflerken, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturacak.

 

 

Nazlı Senem Ünal sürprizi ! ‘Başıma Bela’

"Serdar Ortaç şarkılarını sevmeyen var mı? "acaba diye sorsam...

Yoktur tabii ki, oyunculuğunu ve samimiyetini pek sevdiğim Nazlı Senem Ünal geçtiğimiz günlerde bir sürpriz yaparak Serdar Ortaç’ın benimde  en sevdiklerimden ‘Başıma Bela’ şarkısını yeniden yorumladı. Yaklaşık 10 gündür şarkıyı keyifle dinliyorum. Nasıl güzel, nasıl içten yorumlamış şarkıyı Nazlı Senem. Pandeminin ilk döneminde ‘Menajerimi Ara’ dizisi çekimleri sırasında Dikilitaş’da Gecce için yaptığımız  röportaj geldi aklıma. Yakın zamanda güzel projelere imza atan sanatçıyı geçen sezon Vildan Atasever ile beraber rol aldığı ‘Küçük Balkon’ adlı oyununda da çok beğenmiştim.

Nazlı Senem Ünal, oyunculuğun yanı sıra müzik kariyerinde de dikkat çeken bir projeye imza atmış.

BTM Production etiketiyle  yayınlanan ‘Başıma Bela ‘ adlı şarkının düzenleme ve mix/masteringi Tarık İster yaparken viola da Altuğ Öncü, Ud da Kaan Akpınar destek vermiş.  Çekimleri İkincikat Kadıköy’de gerçekleştirilen klibin yönetmenliğini ise Ufuk Cebeci üstlenirken, görüntü yönetmenliğinde Cahit Erşan imzası bulunmuş.

Sanatçı  memleketi olan Bursa’da 08- 09 Mayıs 2026 tarihleri arasında Bursa  Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşecek 2.Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali şarkıları ile  sahnede olacak. Yeni şarkılar ile Nazlı Senem Ünal ismini daha çok görürsek sürpriz olmaz! Çünkü çok başarılı...

 

Pelin Oruç ödül ile döndü!

Başarılı oyuncu Pelin Oruç’un rol aldığı Tiyatro Boyalı Kuş’un  tek kişilik oyunu ‘Bir Nora Evi’  25 –30 Mart 2026 tarihleri arasında Sırbistan’ın Ruma şehrinde düzenlenen 29. Art Trema Festivali’nde ‘En İyi Toplumsal İçerikli Oyun ‘ seçildi.

 Sırbistan, Bulgaristan, Hırvatistan, Bosna-Hersek ve Macaristan’dan gelen yapımların yanı sıra Türkiye’den “Bir Nora Evi” festivalde sahnelenen oyunlar arasında idi.

Festivalde sahnelenen oyunlar, Novi Sad’dan tiyatrobilimciler Ivan Pravdić ve Zoran Maksimović ile Saraybosna’dan tiyatro sanatçısı Zijah Sokolović’ten oluşan jüri tarafından değerlendirildi.

Seyircinin yoğun ilgisiyle karşılanan Bir Nora Evi, festival jürisi tarafından EN İYİ TOPLUMSAL İÇERİKLİ OYUN” olarak değerlendirilerek özel ödüle layık görüldü

Bir Nora Evi, Mart 2024’te Şişli Tiyatrosu’nda prömiyer yaptı; İstanbul gösterimlerinin ardından Mayıs 2024’te Makedonya 25. Bitola Tek Kişilik Oyun Festivali, Haziran 2024’te Arnavutluk 20. Albamono Tek Kişilik Oyun Festivali ve Ekim 2025’te Moldova 7. Festis Uluslararası Komedi Tiyatro Festivali kapsamında uluslararası seyirciyle buluştu.

  • Etiketler