Gençlik yıllarımın en güzel televizyon eğlence programlarından Süheyl ve Behzat Uygur kardeşlerin “Şahane Pazar”ı 25 yıl yeniden başlıyor ama bu sefer sahnede olacak Uygur kardeşler ve konukları...
90’lı yılların sonu ile 2000’li yılların başında televizyon ekranlarında milyonları buluşturan “Şahane Pazar”, hafızalarda yer eden oyunları, müzikleri ve seyirciyle kurduğu interaktif yapı, sahne gösterisinin dinamikleriyle yeniden yorumlanacak.
Süheyl ve Behzat Uygur kardeşler, turne kapsamında gittikleri her şehirde sahneye farklı bir ünlü ismi konuk etmeye hazırlanıyor. Zara, Melek Mosso, Jale, Ercan Saatçi, Demet Akalın ve Elif Buse Doğan gösterinin konukları arasında yer alacak isimlerden bazıları.

Uygur kardeşler, ünlü konuklarla ilgili esprili bir dille, “Bu sahnenin üstünde herkese tahammül ederiz. Yeter ki seyircimiz tahammül etsin. Gittiğimiz her yere ünlü bir konuk getireceğiz” dedi.
‘Şahane Pazar Sahnede”, ilk olarak 8 Eylül’de Kocaeli Derince Belediyesi Gösteri Merkezi’nde sahnede olacak.
İlk provada oyuncuların yanı sıra müzisyenler, dansçılar ve teknik ekip de yer alırken tv de ki eğlence anlayışını koruyarak tiyatronun olanaklarıyla zenginleştirmeyi hedefleyen gösteride, canlı müzik ve dansın yanı sıra dijital teknolojiler de etkin şekilde kullanılacak.
Süheyl Uygur, gösterinin yalnızca nostalji üzerine kurulmayacağını belirterek, “Hem bir sahne gösterisi hem de dijitalin çok iyi kullanıldığı bir şov olacak. Asıl mesleğimiz tiyatronun ögelerinden faydalanacağız” ifadelerini kullandı. Gösteri sırasında canlı bağlantılarla da seyircilerin sürpriz ünlü konuklarla buluşturulması da planlanıyor.
Yoğun turne programında formunu nasıl koruyacakları sorulan Uygur kardeşler ise Anadolu’nun birbirinden güzel yemekleri karşısında bunu pek başaramadıklarını esprili bir şekilde anlattı. Uygurlar, sahnenin hareketli temposu sayesinde dengeyi sağlamaya çalıştıklarını belirterek, oyun öncesi erken saatte yemek yediklerini, sonrasında ise hafif bir çorba ve salatayla günü tamamladıklarını söyledi.

Gösteride, Belediye Çukuru, Bardak Oyunu ve Balon Oyunu gibi unutulmaz yarışmalar da sahneye özel yeni kurgularıyla yeniden hayat bulurken . Müzik, komedi, yarışmalar ve dans performanslarını bir araya getiren gösteri, Şahane Pazar’ın 25 yıl sonra bile özlenen ruhunu, günümüz sahne teknolojisiyle buluşturacak.
Yaklaşık 80 kişilik dev prodüksiyonla hazırlanan gösteride canlı orkestrası, görkemli sahne tasarımı, büyük dans koreografileri, sürpriz konukları ve seyircinin de aktif olarak dahil olacağı interaktif yapısıyla izleyicilere unutulmaz bir eğlence deneyimi sunacak.
Şahane Pazar Sahnede, yalnızca bu programla büyüyen kuşaklara nostalji yaşatmayı değil, Şahane Pazar’ı hiç izleme fırsatı bulamamış genç izleyicileri de bu eğlenceyle ilk kez canlı olarak buluşturacak.
Gösteriye seyirci olarak katılmanın yanı sıra, Şahane Pazar’ın birbirinden eğlenceli oyunlarında yarışmacı olarak sahneye çıkmak isterseniz başvurunuzu aşağıdaki link üzerinden yapabiliyorsunuz.
sahanepazarsahnede.com/basvuru
Başvurular Şahane Pazar ekibi tarafından değerlendirilecek, seçilen yarışmacılarla gösteri öncesinde iletişime geçilecektir.
Başvuru yapabilmeniz için bilet satın almış olmanız gerekiyor.
Şahane Pazar 8 Eylül’de Derince de ki gösterisinden sonra, 27 Eylül İstanbul Bostancı Gösteri Merkezinde, 5 Ekim Antalya, 6 Ekim Alanya, 7 Ekim Adana, 8 Ekim Mersin, 9 Ekim Gaziantep, 11 Ekim Denizli, 13 Ekim Bursa, 15 Ekim Ankara, 06 Kasım Muğla, 17 Kasım Konya, 19 Kasım Balıkesir, 29 Kasım da Diyarbakır da sahnede olacak…..
Bir Başkadır AVŞA!
Marmara Bölgesi’nin incilerinden Avşa Adası tatil odaklı olması yanında kültür ve gastronomi ile içi oluşu ile dikkat çeken beldelerden.
Hep adını duyduğum hatta çok merak ettiğim Avşa Adası’na ilk olarak 2024 yılında yine ‘Bir Başkadır Avşa ‘ etkinliği için gitmiş, sonbahar olmasına rağmen hayran olmuştum.
Avşa Adası’nın kadim mirası, coğrafi işaretli ve Slow Food Ark of Taste listesine giren Adakarası üzümünün bağbozumu, bu yıl 5–6 Eylül 2026 tarihlerinde yine Marmara Adalar Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşecek.

Avşa Adası’nın kumlu toprakları, sert rüzgârları ve kendine has mikroklimasıyla şekillenen, adanın kadim bağcılık kültürünü günümüze taşıyan Adakarası üzümü, bu yıl çifte gururla hasat ediliyor. Hem tescilli coğrafi işaretiyle hem de bu yıl dünya biyolojik çeşitlilik mirasını koruyan Slow Food Ark of Taste (Nuh’un Ambarı) listesine kabul edilerek tescillenen Adakarası, adanın toplumsal hafızasını ve gastronomi kimliğini geleceğe taşımaya devam ediyor.
Marmara Adalar Belediye Başkanı Aydın Dinçer’in ev sahipliğinde düzenlenecek ola “Bir Başkadır Avşa — Adakarası Bağbozumu”, katılımcılara bağdan sofraya uzanan benzersiz bir deneyim sunacak.
Etkinlik boyunca adanın bağcılık geleneğini görünür kılmak, yerel üreticiyi desteklemek ve bu kültürel mirası yeni nesillere aktarmak amacıyla zengin bir program hayata geçirilecek. Katılımcılar asırlık bağlarda geleneksel hasada tanıklık edecek, üzümün üretim serüvenini yerinde inceleyecek. Gastronomi yazarları, uzmanlar ve yerel üreticilerin katılımıyla Adakarası’nın biyoçeşitliliği, coğrafi işaret önemi ve ada gastronomisindeki yeri masaya yatırılacak
Aklınızda olsun…..
Avşa’ya gidince sadece liman kesimine bağlı kalmayın, ada arka bölgelerinde çok güzel koylar var, aslında biraz düşünülse turizm için muhteşem yerler.
Bu yıl İKSV de izlediğim yakın zamanda vizyona girecek Sinan Yabgu Ünal’ın çektiği Özge Gürel ve Fatih Gühan’ın rol aldığı ‘The Annesi Ninja’ filmi de Avşa’nın sonbaharını yansıtan son dönem filmlerinden.
Uluslararası Gastronomi Fiilm Festivali 2027 yılına hazırlanıyor!
Yemek, üretim ve kültür arasındaki ilişkiyi sinemanın yaratıcı diliyle ele alan Gülper Ergün’ün başkanlığını yaptığı Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kısa Film Yarışması, gastronomiyi farklı anlatılar üzerinden keşfetmeye davet ediyor.

Dünyanın farklı coğrafyalarından kısa filmlerin buluşacağı yarışma; mutfak kültüründen üretim süreçlerine, insan hikayelerinden sürdürülebilirliğe uzanan konuları sinemanın özgün anlatım olanaklarıyla ele alan yapımlara alan açıyor.
Farklı coğrafyalardan sinemacıların katılımına açık olan yarışma için başvurular 24 Ağustos 2026’da başladı. Gastronominin farklı yönlerini özgün sinema anlatılarıyla ele alan yapımların değerlendirileceği yarışmaya son başvuru tarihi ise 21 Mart 2027.
Uluslararası Gastronomi Film Festivali Kısa Film Yarışması bu yıl Tematik Ana Yarışma ve Yapay Zekâ Destekli Gastronomi Filmleri olmak üzere iki ana kategoride gerçekleştirilecek.
Süresi 20 dakikayı aşmayan kurmaca, belgesel ve animasyon kısa filmlere açık olan Tematik Ana Yarışma’da finalistler; gastronomiye sundukları bakış açısı, sinemasal anlatım biçimleri ve özgünlükleri doğrultusunda Yerel Mutfak ve Kültürel Miras Ödülü, Sürdürülebilir Gastronomi Ödülü, Üreticiler ve Gastronomi Ödülü, En İyi Genç Yönetmen Ödülü ve En İyi Görüntü Yönetimi Ödülü olmak üzere beş farklı kategoride değerlendirilecek. Bir film aynı yıl içerisinde birden fazla ödüle layık görülebilecek.
Yapay zekayı yaratıcı anlatının temel unsurlarından biri olarak kullanan yapımların yer alacağı Yapay Zeka Destekli Gastronomi Filmleri kategorisinde ise tamamen yapay zeka ile üretilen filmlerin yanı sıra yapay zeka ile canlı çekimleri bir araya getiren hibrit yapımlar da yarışabilecek.
Bu kategorinin finalistleri, alanında uzman ayrı bir jüri tarafından En İyi Yapay Zeka Destekli Gastronomi Filmi Ödülü için değerlendirilecek.
Adnan Devran feat. Deniz Işın ‘Yalvar’!
Son dönemin en özel ödüllü filmlerinden ‘Çilingir Sofrası’ oyuncularından tiyatro ve sinema sanatçısı yakın zamanda çıkardığı şarkıları ile dikkat çeken isimlerden Adnan Devran yeni şarkısı ‘Yalvar’ı geçtiğimiz günlerde yayınladı. Hem de başarılı oyuncu en son ‘Sevdiğim Sensin ‘ dizisinin özel isimlerinden Denizi Işın ile düet yaparak.

Söz ve müziğini Adnan Devran’ın yaptığı ‘Yalvar ‘ 90’ların sonu ve 2000’lerin R&B sound’undan ilham alan bir şarkı, Türkçe pop melodilerini dönemin karakteristik R&B davullarıyla bir araya getirmiş. İkilinin karşılıklı vokalleri, şarkının hikâyesindeki bu gerilimi ve çekimi daha da belirgin hale getiriyor. Şarkının aranjesini ise Alper Aytekin yapmış.
Şarkı ayrılığın ardından birbirinden hâlâ vazgeçemeyen iki insanın arasında geçen oyunlu bir diyaloğu anlatıyor. Birbirlerine yeniden yaklaşmak isteyen ancak bunu doğrudan söylemek yerine gurur, arzu ve küçük meydan okumalar üzerinden sürdüren iki karakterin hikâyesi, şarkının merkezinde yer alıyor. “Yalvar” kelimesi ise burada gerçek bir teslimiyetten çok, iki tarafın da birbirinden bir adım beklediği flörtöz bir oyuna dönüşüyor.
Geçtiğimiz Perşembe İstanbul da olamadığım için katılamadığım The Reed Balloon Beyoğlu da gerçekleşen lansman gecesinde Kaan Sekban, Tolga Akman, Rojbin Erden gibi popüler isimler katılmış, Ama daha evvel izlediğim Adnan Devran sahnesini sonbahar da yine gerçekleştirirse güzel olur diye düşünüyorum.
“Yalvar” için bir video klip yerine, şarkının dünyasını görsel olarak taşıyan özel bir fotoğraf çekimi gerçekleştirilmiş. Çekimde şarkının kırmızı, tutkulu ve biraz da oyunbaz atmosferi ön plana çıkarılırken, iki sanatçının arasındaki karşıtlık ve çekim görsel dünyanın merkezine yerleştirilmiş.
