Türk Pop müziğinin demirtaşlarından Nilüfer bu hafta itibariyle yeniden konser maratonuna Vigor Sanat işbirliğiyle start veriyor.
Yıl içinde birçok başarılı konsere imza atan sanatçı için 2026 yılı adeta konserler yılı oldu diyebiliriz.
Sanatçı Ocak 2026'da yayınladığı Neşe Seçil ve Ferhat Göçer imzalı Gökyüzü, Haziran 2026'da yayınladığı Kayahan şarkısı Sabaha Kadar’dan sonra yeni şarkı çalışmalarına devam ederken.
53 yıllık sanat hayatı boyunca pop müziğine şarkıları ve buğulu sesi ile değer katan başarılı sanatçı 22 Ağustos tarihi ile beraber yeniden Türkiye’nin dört bir yanında hayranlarıyla bir araya gelmeye hazırlanıyor.
Geçtiğimiz Temmuz ayında Harbiye'de gerçekleştirdiği ve büyük ilgi gören "Senfonik Geceler" konseri sonrası, geçtiğimiz hafta tüm biletleri tükenen Ankara konseriyle de dinleyicilerinden yoğun ilgi gördü. Geniş repertuvarı, güçlü sahne performansı ve dinleyicileriyle kurduğu samimi bağla her konserinde büyük ilgi gören Nilüfer, Anadolu turnesinde de sevenleriyle bir araya gelecek. Sanatçı, yıl sonuna kadar gerçekleştireceği on konserle Türkiye’nin farklı şehirlerinde müzikseverlerle buluşmaya devam edecek.
Adana’dan Antalya’ya, İzmir’den Kayseri’ye uzanan konser takvimiyle Türkiye'yi adım adım dolaşacak olan Nilüfer, 30 yıl aradan sonra yeniden Samsun'da sahne alacak olmanın da heyecanını yaşıyor. Yıllardır kendisini yeniden Samsun'da görmek isteyen dinleyicileriyle hasret gidermeye hazırlanan sanatçı, uzun bir aradan sonra şehrin müzikseverleriyle aynı heyecanı paylaşacak.
Nilüfer için bu turnenin en özel duraklarından biri ise Diyarbakır olacak. Sanatçı, kariyerinde ilk kez Diyarbakır'da konser verecek. Yıllardır Türkiyenin birçok şehrinde sahne alan Nilüfer, bugüne kadar konser verme fırsatı bulamadığı Diyarbakır’da dinleyicileriyle ilk kez buluşacak olmanın mutluluğunu yaşıyor.
* 22 Ağustos — Antalya, Victory Hotels
* 2 Eylül — Adana, Çukurova Üniversitesi Açıkhava Tiyatrosu
* 15 Eylül — İzmir, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu – Nilüfer Senfonik Geceler
* 19 Eylül — Samsun, Doğu Park Amfi Tiyatro
* 26 Eylül — Kocaeli, Derince Gösteri Merkezi
* 8 Ekim — Antalya, Antalya Açıkhava
* 5 Kasım — Ankara, Congresium – Nilüfer Senfonik Geceler
* 14 Kasım — İstanbul, Bostancı Gösteri Merkezi
* 21 Kasım — Diyarbakır, Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi
* 25 Kasım — Kayseri, Erciyes Kültür Merkezi
Bizim Aile Geliyor!
Türk sinemasının en önemli yapımları arasında ilk sıralarda olan Ertem Eğilmez’in yönettiği unutulmaz yapımlar arasında yer alan “Bizim Aile”, yeniden tv dizisi olarak ekranlara gelmeye hazırlanıyor.
Ekranda ki yolculuğunun 50. yılında televizyon dizisi olarak düşünülmesi gerçekten güzel ve iddalı, defalarca izlenilmesine karşın her izlenilmesinde ilk defa izliyor gibi olması başarı ötesi bir durum.
Türk sinemasına “Hababam Sınıfı”, "Mavi Boncuk", “Neşeli Günler”, “Gülen Gözler”, “Aile Şerefi” ve “Bizim Aile” gibi kuşaklar boyunca sevilerek izlenen çok sayıda eser kazandıran Arzu Film, unutulmaz aile klasiği “Bizim Aile”yi televizyon için dizi olarak hayata geçirme kararı iyi de bu karakterleri kimler canlandıracak o his ekrandatekrar yakalanabilecek mi? raitinge galip gelecek mi hep soru işareti.
1975 yılında gösterime giren “Bizim Aile”; Münir Özkul, Adile Naşit, Tarık Akan, Şener Şen, Ayşen Gruda, Itır Esen ve Halit Akçatepe gibi Türk sinemasının usta isimlerini aynı çatı altında buluşturmuştu.
Arzu Film, projenin çıkış noktasını şu sözlerle açıklıyor.
“Toplumumuzun şiddetten, karanlık entrikalardan ve insanın içini daraltan hikayelerden yorulduğunu görüyoruz. Seyircimizin yeniden aynı sofranın etrafında buluşabileceği; gülerken duygulanacağı, kendisinden, ailesinden ve mahallesinden bir şeyler bulacağı sıcak ve samimi hikayelere ihtiyaç duyduğuna inanıyoruz.
Yıllardır bize ulaşan ‘Artık neden böyle aile filmleri yapılmıyor?’ sorusunu yalnızca bir özlem değil, seyircimizin bize yaptığı güçlü bir çağrı olarak kabul ediyoruz.
Arzu Film, Türk sinemasında aileyi sadece anne, baba ve çocuklardan oluşan bir yapı olarak anlatmadı. Bizim hikâyelerimizde aile; aynı çatı altında birbirine sahip çıkan, yeri geldiğinde tartışan, dağılan ama sevgiyle yeniden bir araya gelen insanların ortak yuvasıydı. Şimdi bu mirası taklit etmeden, geçmişin sıcaklığını bugünün dünyasıyla buluşturarak yeniden ekrana taşımak istiyoruz. Çünkü değişen hayatlara, büyüyen şehirlere ve farklılaşan ilişkilere rağmen insanın aileye, dayanışmaya, neşeye ve umuda duyduğu ihtiyaç hiç değişmedi.
Bu düşünceden hareketle, sinemamızın en kıymetli eserlerinden ‘Bizim Aile’yi televizyon dizisi olarak hayata geçiriyoruz. Yeni ‘Bizim Aile’, geçmişe duyulan saygıyla bugünün ailelerini, bugünün çatışmalarını ve bugünün insanını anlatacak.
Seyircimizi yeniden kalabalık bir sofranın etrafında buluşturmak üzere… Bizim Aile geliyor.”
Hazırlık çalışmalarına başlanan dizinin senaryo, yönetmen, yayıncı kanal ve oyuncu kadrosuyla ilgili ayrıntılar önümüzdeki günlerde açıklanacak.
Eskişehir Caz Festivali 2026,
Eskişehir Caz Festivali (ECF), 26–27 Eylül 2026 tarihlerinde Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı'nda müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
İkinci yılında daha güçlü bir programla yoluna devam eden festival, ilk yılında "Şehri Cazla Tanı" mottosuyla 7.303 biletli katılımcıya ulaşarak Eskişehir'in kültür-sanat hayatında önemli bir yer edindi.
Bu yıl ise festival, "Lületaşı" temasıyla hikâyesini daha da derinleştiriyor. Toprağın altından çıkarılan ve ustaların ellerinde sanata dönüşen lületaşı; Eskişehir'in hafızasını, zanaat geleneğini ve kültürel kimliğini temsil eden güçlü bir metafor olarak festivalin merkezine yerleşiyor. ECF 2026, müzik aracılığıyla şehrin görünmeyen katmanlarını görünür kılmayı ve Eskişehir'in kültürel mirasını yeni kuşaklarla buluşturmayı hedefliyor.
Festivalin sürecinde Fatih Erkoç, Gaye Su Akyol, Gevende, Birsen Tezer, Derdo Disco by Mislina, Akın Sevgör yanında genç ve bağımsız müzisyenleri desteklemek amacıyla hayata geçirilen ECF Showcase programında ise bu yıl Ege Ön IVTET ve Öner Karaçuha Quartet festival izleyicisiyle buluşacak.
Kapadokya da Bir İstanbul!
“Özlediğimiz Eskiler, Sevdiğimiz Yeniler” mottosuyla yola çıkan bir yer Bir İstanbul , bu cumartesi kapılarını açıyor.
Kapadokya’nın büyüleyici atmosferinde, Uçhisar’da. en son 3 yıl evvel bir basın gezisi için gitmiştim Kapadokya’ya o gezi de bir şey anlamamıştım ama ilk 27 yıl evvel gittiğimde çok güzel gezmiştik bu özel coğrafyayı.
Bir İstanbul müziği, lezzeti ve eğlenceyi özgün bir anlayışla bir araya getiren yer olacak. İki farklı konseptiyle unutulmaz akşamlara ev sahipliği yapacak. Gecenin enerjisini yükseltecek sürprizlerle dolu ‘’Bir. İstanbul Show ” konseptinin yanı sıra, 70’ler, 80’ler ve 90’ların hafızalara kazınan şarkılarının canlı performanslarla hayat bulacağı “Akustik Meyhane” konsepti, misafirlere nostalji ve eğlenceyi bir arada yaşatacak adeta.
Kapadokya’nın eşsiz atmosferinde iyi müzik, seçkin ve lezzetli sofralar etrafında buluşmak isteyenler için tasarlanan bir. istanbul, bölgenin yeni buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor.
22 Ağustos’ta kapılarını açacak olan mekan sanırım uzun zamandır tv dizilerine plato olan Kapadokya için ayrıcalıklı bir yer olacak.
Ayvalık’ta Festival
14-20 Eylül tarihleri arasında Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşecek Ayvalık Uluslararası Film Festivali için geri sayım başladı.
Şimdiye kadar 35 bin izleyiciye ulaşan festival, bu yıl da bir hafta boyunca dünyanın dört bir yanından dikkat çeken filmleri izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor.
Film gösterimleri yanında paneller ve söyleşilerle devam edecek festivalin açılışı 14 Eylül akşamı Büyük Park Amfitiyatro’da yapılcak.
15 Eylül itibariyle de Vural Sineması, Fabrika Ayvalık ve Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde gösterimleri ile devam edecek.
2022 yılından bu yana yılın en yeni yapımlarını ve sinemacıları Ayvalık’ta buluşturan festival programında Pedro Almodóvar’ın yeni filmi Buruk Noel / Bitter Christmas / Amarga Navidad, Sandra Wollner’ın Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış Ödülü’nü kazanan filmi Her Defa / Everytime, Paweł Pawlikowski’ye Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran Ata Yurdu / Fatherland, Rodrigo Sorogoyen’in yönettiği En Sevdiğim / The Beloved / El ser querido, Radu Jude imzalı Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi / The Diary of a Chambermaid / Le journal d'une femme de chambre ve Valeska Grisebach’ın Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü kazanan filmi The Dreamed Adventure / Das geträumte Abenteuer festival kapsamında Ayvalık izleyicisiyle buluşacak.
Nurettin Kalfa ‘YUM!’ ile sahnede!
Nurettin Kalfa, Avrupa’nın önemli sanat etkinliklerinden Bregenzer Festspiele kapsamında dünya prömiyeri 20 Ağustos’ta sahnelenecek “YUM!” adlı yapımın kadrosunda yer alıyor.
Kalfa, festival tarihinde sahne alan ilk Türk oyuncular arasında yer alıyor.
Festival kapsamında sahnelenecek “YUM!”, canlı performans, müzik ve XR (Extended Reality) teknolojisini bir araya getiren yenilikçi bir müzik tiyatrosu projesi olarak öne çıkıyor. Wen Liu’nun yaratıcı konsepti ve bestesiyle hayata geçirilen yapım; tüketim kültürü, teknoloji, iklim krizi, toplumsal eşitsizlik ve gerçeklik algısı gibi güncel meseleleri sahne ve dijital teknolojiler üzerinden ele alıyor.
Avusturya’da doğan Nurettin Kalfsa 2014-2018 yılları arasında Stuttgart Devlet Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi’nde oyunculuk eğitimi aldı, mezun olduktan sonra Almanya ve Avusturya’nın önemli sahnelerinde rol alan sanatçı kariyerinde Staatstheater Stuttgart, Münchner Kammerspiele, Theaterhaus Stuttgart, Theater Kosmos ve Vorarlberger Landestheater gibi önemli kurumlarla çalışmış, halen 024/25 sezonundan bu yana Vorarlberger Landestheater’ın kadrolu ensemble oyuncusu olarak çalışmalarını sürdürüyor.