Çakallarla Dans, sekizinci filmi “Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması” için kahramanlarımız geçtiğimiz hafta Almanya’nın Berlin ve Stuttgart şehirlerindeydiler.
6 Kasım da vizyona girecek film de birçok sürpriz var, yurt dışı çekimleri olması yanında filmleri ile Türk Sineması’nı özel isimlerinden Nur Sürer bu proje ile ‘47 yıldır ilk defa gerçek bir komedide yer aldım ‘diyerek izleyiciyle buluşmaya hazırlanırken, insan kaçakçılığı çetesinin lideri ‘Yenge’ karakteriyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor sanatçı “Gerçek anlamda bir komedinin içinde hiç yer almamıştım. Çakallarla Dans’la bu hayalim gerçekleşti” diyor.
Filmde Nur Sürer’in yanı sıra Şevket Çoruh, Didem Balçın, Timur Acar, Murat Akkoyunlu, Hakan Bilgin, Tim Seyfi, Vildan Çırpan, Aslı Melisa Uzun, Tanju Bilir, Ceyhun Yılmaz, Mazlum Sümer ve Murat Çelik rol alırken, ayrıca serinin sürprizleri olarak Sergen Deveci, Nazlı Senem Ünal, Cemal Hünal, Yoshi Enomoto, Mert Fırat ve Ertuğrul Postoğlu ise konuk oyuncu olarak izleyiciyle buluşacaklar.
Serinin başarısının tesadüf olmadığını söyleyen ekip yıllardır değişmeyen oyuncu kadrosunun ve ekip ruhunun bu başarının en önemli nedeni olduğunu vurgularken Çakallarla Dans’da gülmek yanında gerçek bir komedi ve ülkenin gerçeğini anlatıyor oluşu dikkat çekici. “ diyorlar.
Filmde “Yenge” karakterine hayat veren Nur Sürer, karakteriyle ilgili sürprizleri bozmak istemediğini belirterek, “Uzun yıllardır birlikte çalışan bir ekibe sonradan dahil olmak kolay değil. Ama oyuncuların hepsi çok eski tanıdığım insanlar. Güzel bir karakter oldu. Umarım seyirci de beğenir’ dedi.
Projeye dahil olma sürecini de anlatan Sürer, yönetmen ve ayrıca filmin senaristlerinden Murat Şeker’le tanışmasının ardından gelen teklifi hiç düşünmeden kabul ettiğini söyledi. “Murat bana ‘Bir proje yapsak çalışır mıyız?’ dedi. Ben de hiç düşünmeden ‘Tabii’ dedim. Onun enerjisi ve güler yüzü beni çok etkiledi.” sözleriyle projeye katılma hikâyesini paylaştı.
Türk sinemasının en uzun soluklu fenomen komedi serisi ‘Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması’ çekimleri İstanbul’dan sonra Almanya’da şimdilerde tüm hızıyla devam ediyor. Yapımcılığını SugarWorkz, TAFF Pictures, CJ ENM Türkiye’nin, yönetmenliğini Murat Şeker’in üstlendiği, senaryosunu Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi’nin kaleme aldığı ‘Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması sezonun en gözde işlerinden.
Çatalca Film Festivali!
Çatalca’da ilk defa gerçekleşecek Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel’in ev sahipliğinde 27, 28 ve 29 Ağustos tarihlerinde yapılacak 1. Çatalca Film Festivali’ne geri sayım başladı.
Bu yıl 27 Ağustos akşamı Hale Soygazi’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü alımı ile başlayacak festivale 224 kısa film başvuru yapmış.
Yaklaşık 80 yıla uzanan sinema tarihiyle Çatalca 1955 yapımı Atıf Yılmaz imzalı “Dağları Bekleyen Kız”dan Lütfi Ö. Akad’ın Türkan Şoray’lı “Ana” (1967) filmine; Kemal Sunal’ın hafızalara kazınan “Salako” (1974), “Erkek Güzeli Sefil Bilo” (1979) ve “Davaro” (1981) gibi kült komedilerinden “Av Mevsimi” (2010) ve “Kumun Tadı” (2014) gibi farklı dönem yapımlarına kadar pek çok filme ev sahipliği yapmış. Çatalca, bu köklü sinema birikimini ve doğal plato hafızasını bu yıl ilki gerçekleşecek festivalle geleceğe taşımayı amaçlıyor.
Festivalin direktörlüğünü yönetmen Cengiz Özkarabekir, genel koordinatörlüğünü yönetmen Onur Güler, program, etkinlikler ve iletişim koordinatörlüğünü ise kurumsal iletişimci Serdar Çamkır üstleniyor. Festival; film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler ve kısa film yarışmasıyla sinemaseverleri Çatalca’da bir araya getirecek.
Genç yönetmenlere yeni üretim alanları açmayı ve sinema sanatını desteklemeyi hedefleyen yarışmaya yönetmen Kerem Yükseloğlu, yapımcı Gamze Topuz ve kurgucu İsmet Araç’tan oluşan Ön Jüri’nin değerlendirmesi sonucunda 10 film finale kalmaya hak kazandı.
Beril Tan’ın “Alis”, Fatih Diren’in “Baletler Köyü”, Utku Ali Güler’in “Feridun”, Semih Ellialtı’nın “Galaksinin Tezenesi”, Doğa Kılcıoğlu Esen’in “Kirpik”, Mehmet Oğuz Yıldırım’ın “Kudret”, Turgut Kanal’ın “Mümeyyiz”, Rabia Özmen’in “Prosedür”, Ozan Takış’ın “Salman Gitmek İstiyor” ve Dalya Keleş’in “Yerçekimi” adlı filmleri Altın Erguvan Ödülleri için yarışacak. Jüri Başkanlığı Yüksel Aksu’nun yapacağı festival de bakalım birinci kim olacak.
Müzede Sahne !
Sakıp Sabancı Müzesi'nin Sabancı Vakfı'nın destekleri ile düzenlenen Müzede Sahne, "Oyunlarla Dönüşüm" temasıyla 27–30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek.
Ayşe Draz'ın sanat yönetmenliğinde gerçekleşen Müzede Sahne, onuncu yılında tiyatro, dans, performans ve katılımcı deneyimleri bir araya getiren zengin bir programla izleyicilerini birlikte görmeye, duymaya, düşünmeye ve dönüşmeye davet ediyor.
Oyunlarla Dönüşüm teması etrafında şekillenen program, Sakıp Sabancı Müzesi'nde devam eden Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisiyle de diyalog kuruyor. Müzenin bahçesine ve farklı mekânlarına yayılan etkinlikte, ödüllü tiyatro yapımları, uluslararası sanatçıların performansları ve farklı yaş gruplarına yönelik özel etkinlikler sanatseverlerle buluşacak.
Müzede Sahne'nin bu yıl ki programında, ana sahnede Onur Ünsal'ın sahnelediği Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri ile uluslararası festivallerde ilgi gören koreograf Begüm Erciyas’ın Letters from Attica (Attika'dan Mektuplar) adlı performansı izleyiciyle buluşacak, disiplinlerarası üretimler de programın öne çıkan etkinlikleri arasında yer alacak
Cazın Ritmi Kaş’ta Atacak.
Bu yıl 8 yılını yaşacak olan Kaş Caz Festivali, 28–30 Ağustos tarihleri arasında Setur Marina’nın eşsiz atmosferinde müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Festival sürecinde konserler, söyleşiler, gün doğumu dinletileri ve gece yarısına uzanan etkinliklerle zenginleşen festival, bu yıl “Kökler ve Göçler” teması etrafında şekillenecek. Farklı coğrafyaların müzikal hafızasını bir araya getiren program, cazın evrensel dili üzerinden aidiyet, yolculuk, kültürel etkileşim ve ortak hafıza kavramlarını odağına alıyor.
Festival sürecinde arkeoloji, tarih, denizcilik kültürü ve müziğin kesişiminde gerçekleşecek söyleşilerde katılımcılar; zamanın izlerinden liman kentlerinin hikâyelerine, sesin coğrafyasından kadim müzikal geleneklere uzanan farklı başlıklarda bir araya gelecek. Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Ahmet Ertürk, Prof. Dr. Havva İşkan, Julia Biel, Michel Godard, Derya Türkan ve Hakan Atala gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşecek buluşmalar, festivalin disiplinlerarası yaklaşımını güçlendirecek.
29 Ağustos sabahı ise saat 07.00'de Amfi Tiyatro'da gerçekleşecek özel gün doğumu dinletisinde Emiran, Kaş’ın benzersiz atmosferinde dinleyicilere güne müzikle başlama deneyimi sunacak.
Akşam programı boyunca ana sahnede yer alacak Jazzmosis warm-up performansları festival enerjisini yükseltirken, Türkiye ve dünya caz sahnesinden önemli isimler Kaş’ta buluşacak. Festivalin ilk gününde Barış Demirel, Şenay Lambaoğlu ve çağdaş cazın güçlü seslerinden Julia Biel sahne alacak.
İkinci gün programında Öner Karaçuha Quartet, saksafon sanatçısı Anıl Şallıel’in çok katmanlı projesi 166 Days ve afro-funk ile soul etkilerini yüksek enerjili performanslarıyla buluşturan Jembaa Groove dinleyicilerle buluşacak.
Festivalin son günü ise Feride Hakim, farklı coğrafyaların müzikal mirasını özgün bir dille bir araya getiren Michel Godard ve doğu ile batı arasında kurduğu güçlü müzikal köprüyle öne çıkan Homeland performanslarına ev sahipliği yapacak. Tuluğ Tırpan, Serkan Çağrı, Mehmet Akatay ve Mehmet Özen’den oluşan Homeland, festivalin kapanış gecesinin dikkat çeken projelerinden biri olacak.
Her gecce MarineERA katkılarıyla gerçekleşecek after party etkinlikleriyle festival ritmi gece yarısından sonra da devam edecek.
Art on the Boat Ayvalık’ta!
5 Eylül’de yelken, sanat ve gastronominin buluştuğu artık geleneksel hale gelen Art on the Boat Setur Marinas Ayvalık’ta gerçekleşecek.
Bu yıl “Reborn” (Yeniden Doğuş) temasıyla katılımcılara unutulmaz bir deneyim yaşatacak olan festival de Türkiye’nin sevilen şefi Mehmet Yalçınkaya, gerçekleştireceği özel söyleşi ve deneyimlerle yer alırken, yazar ve müzisyen Kürşat Başar Trio gün batımına eşlik edecek özel bir konser verecek.
Uluslararası dokuma sanatçısı Fırat Neziroğlu, ressam Pınar Tuba Biçmen ve Küçükköy’ün üretken sanatçıları heykel alanında Hayati Misman, Uğur Çalışkan, Azimet Karaman, resimde Atilla Atar, Rabia Çalışkan, Suna Tüfekçibaşı, Tülin İçözü, Murat Tolga, Emre Yetkin,Önnur Toprak gün boyunca gerçekleştirecekleri sergi ve canlı sanat performanslarıyla marina alanını açık hava sanat galerisine dönüştürecek.
Festivalin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise sanatçı Sevil Duru tarafından gerçekleştirilecek “Reborn&Reunion” performansı olacak. Yeniden doğuş, dönüşüm ve umudu sanatın diliyle anlatan performans, festivalin ana temasını güçlü bir görsel anlatımla ziyaretçilere aktaracak.
Dans gösterileriyle Kakapedia de festival boyunca sahnede olurken TRT programcısı Oylum Seçin moderasyonunda gün boyu Marina boyunca gerçekleşecek performanslar, müzik denizin ritmiyle buluşturacak.
Ayvalık Sailing Kurucusu Özgür Üçer ile Yelken deneyimi ve söyleşi, sanat atölyeleri, gastronomi buluşmaları, müzik performansları, sergiler ve sürpriz etkinliklerle sabahın ilk saatlerinden gün batımına kadar devam edecek festival, Ayvalık’ın kültür ve sanat takvimine yine önemli bir değer katacak.
Ayvalık Belediyesinin katkılarıyla gerçekleşen Art on the Boat‘ın ana destekçileri arasında Mutlu Makarna, İştirak Yapı, Setur Marinas Ayvalık Sea Resort &Sea Long Beach, Cunda Callisto Hotel&Spa, Cunda Callisto Despot Evi, Çamlık 87 Hotel, Ediz’s Burger, yer alıyor.
Aşksız Prens Deha Bilimlier!
Geccelerin en özel isimlerinden Deha Bilimliler, sahnesi repertuarı, esprileri ile izleyicisine adeta mutluluk veriyor.
Bilimlier bu yaz yine konserden konsere koşuyor, büyük İstanbul buluşması ise 25 Ekim geccesi Harbiye Açıkhava’da inşallah yer bulurum.
Son dönemde yayınladığı coverlar ile büyük sükse yapan başarılı sanatçı Bilimlier, Yıldız Tilbe imzalı ‘Aşksız Prens’ adlı şarkısını 7 Ağustos geccesi Cahide gerçekleştirdiği lansman gecesi ile ilk sevenlerine tanıttı.
Duygusal anlatımı ve etkileyici yorumuyla dikkat çeken şarkı ile adeta eski Yıldız Tilbe şarkılarına geri döndük.
"Aşksız Prens", müzisyen Ercan Bakalımoğlu'nun düzenlemesiyle çağdaş bir sound kazanmış.
Söz ve müziği güçlü duygular taşıyan "Aşksız Prens", modern düzenlemesi ve akılda kalan melodisiyle Deha Bilimlier'in müzikal yolculuğunda yeni bir sayfa açmış sanki.
Yapımcılığını Genius Production'ın üstlendiği "Aşksız Prens" ile alkış alan Deha Bilimlier kış ayları için hazırladığı şarkıları şu aralar sır gibi saklıyor.