Sinema ile gastronomiyi ortak bir kültürel anlatı zemininde buluşturmayı hedefleyen bu yıl ikincisi gerçekleşen Uluslararası Gastronomi ve Film Festivali, 5-6-7 Haziran tarihleri arasında Çeşme Altın Yunus Hotel'de gerçekleşti.
Festival Direktörü Gülper Şahin Ergün himayesinde gerçekleşen festivalde film gösterimleri, söyleşiler, seçili tadım deneyimleri ve profesyonel buluşmalar aracılığıyla; yönetmenleri, şefleri, sektör profesyonellerini ve nitelikli izleyici kitlesini aynı çatı altında bir araya getiren bu prestijli organizasyonda, ayrıca yazar Irmak Zileli ve oyuncular Fadik Sevin Atasoy ile Murat Aygen kitaplarını imzalayıp söyleşide bulunurken festivalde ayrıca sinema dünyasından Erkan Can, Güven Kıraç, Pelin Batu, Eylem Kaftan, Ercan Kesal gibi özel isimler de vardı.
Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Gastronomi Film Festivali kapsamındaki Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması’nda ödül almaya hak kazanan projeler açıklandı. Ödül töreninin sunuculuğunu Merin Sever gerçekleştirirken Ödül töreninin açılış konuşmasını UGFF Kurucu Direktörü Gülper Ergün gerçekleştirdi. Ayrıca Festival Koordinatörü Yeşim Kaya ve Festival Artistik Direktörü Ferdinando Madaloni de törende teşekkür konuşması yaptılar, gecenin finalinde Evrim Özkaynak muhteşem yorumu zengin repertuarıyla geceye renk kattı.
Festival kapsamında gerçekleştirilen “Senaryo Kategorisi Birincilik Ödülü’nü The Cold Delights of Warm İzmir kazandı. Ödülü Fadik Sevin Atasoy, filmin senaristi Zeynep Gizem Uysal’a takdim etti. Senaryo Kategorisi Jüri Özel Ödülü’nü ise Data Normal kazandı. Filmin senaristi İrem Yurtseven’e ödülünü ise Ezgin Özcan takdim etti.
“Klazomenai Belgesel Film Birincilik Ödülü’nün sahibi ise Şenol Çöm'ün yönettiği Journey of Sail yapımı oldu. Çöm’e ödülü ise Eylem Kaftan tarafından verildi. Belgesel Film Jüri Özel Ödülü’nün sahibi ise The Table oldu.
“Klazomenai Kurmaca Kısa Film Birincilik Ödülü’nün sahibi: Fabien Ara'nın yönettiği Clac! oldu. Klazomenai Kurmaca Kısa Film Jüri Özel Ödülü’nün sahibi ise Atefeh Nafari ve Samira Mokhtari'nin filmi 3.400 KG oldu.
Ergün geccenin sonunda ayrıca festivalin Kars edisyonunun da 10-12 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirileceğini açıkladı.
Festival, Levon Bağış ve Ercan Kesal'ın katılımıyla "Fermante Filmler" etkinliğie ev sahipliği yaptı. Ercan Kesal, sinema ve senaryo yazım sürecinin tıpkı fermentasyon gibi zaman, sabır ve dönüşüm gerektirdiğini belirterek, yaşanmışlıkların ancak olgunlaştığında hikayeye dönüştüğünü söyledi.
Levon Bağış ise yemeklerin yalnızca birer lezzet deneyimi olmadığını, aynı zamanda insanın çocukluğuna, anılarına ve yaşadığı coğrafyaya uzanan güçlü bir hafıza taşıdığını söyledi.
Festivalin son gününde Brodie Vissers ile “A Sip Tour: Balkans” belgesel gösterimi ve söyleşi etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Brodie Vissers, farklı kültürlerdeki şehirlerin içeceklerini keşfettiğini, her içeceğin farklı şeyler anlattığını bir süredir de farklı ülkelerde bunun üzerine incelemelerde bulunduğunu açıkladı.
Festivalin son söyleşi etkinliği ise Gülşah Elikbank, Gökmen Küçüktaşdemir’in katılımı ve Tavuk Suyuna Çorba filmi gösterimi ile “Sofrada Bir Film Okuması: Sinemada Mitoloji ve Semboller” oldu.
Gastro Sınıf etkinlikleri kapsamında “Kamera Kadrajında Lezzet Keşfi” söyleşisi, Ebru Köktürk Korali’nin moderatörlüğünde Erkan Can ve Güven Kıraç’ın katılımıyla gerçekleşti. Etkinliğe Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli de katılırken etkinlikte konuşan Güven Kıraç, gastronomi ve sinemanın ilişkisine dair değerlendirmelerde bulundu. Kıraç, yemek sahnelerin sinemada çok kıymetli olduğunu vurguladı. Kıraç ayrıca yemek sahnelerinde oyuncuların herhangi bir görüntüde aksama değişiklik olmaması adına çok dikkatli davrandıklarını söyledi.
Erkan Can ise yemeğin bir filmin kilit noktası olduğu söyledi. Filmlerin çoğunda tüm kritik olayların yemek sahnelerinde çözüldüğüne dikkat çekti. Yemek sahnelerinin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Can, sorunların çözüme kabuşmasının yanı sıra yeni olayların başlangıcının da yemek sahneleri olabileceğini aktardı.
Gastro Sınıf etkinlikleri kapsamında “Bilim, Gastronomi ve Ekoloji” söyleşi ise İsmail Ertürk, Zafer Yenal ve Zafer Gedik’in katılımıyla düzenlendi. Festivalde; Sine Sınıf, Sine Filozofi ortaklığıyla, Prof. Dr. Serdar Öztürk’ün moderatörlüğünde Eylem Kaftan ve Nilgün Yanık Emiroğlu’nun katılımıyla “Filmlerle Bu Dünyayı Nasıl Yaşamalıyız?: Belgesel, Tanıklık ve Zihinsel Ekoloji” söyleşisi gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Eylem Kaftan, zihinsel ekoloji kavramının kolay anlaşılır bir kavram olmadığını belirterek, “Zihinsel olarak ekolojik açıdan zehirlenmiş insanlar artık gerçek karşılaşmalar yaşayamaz hale geliyor” dedi. Festivalde bulunmanın kendisi için de değerli bir karşılaşma anlamı taşıdığını ifade eden Kaftan, insanı besleyen ve güç veren karşılaşmaların peşinden gitmenin önemine dikkat çekti.
Nilgün Yanık Emiroğlu da belgesel ile tanışıklığının etrafındaki zeytin ağaçlarının merakından kaynaklandığını söyledi. Emiroğlu, zeytinciliğin Ege insanın için hangi anlamda olduğunu araştırmaları sonucunda fark ettiğini söyledi ayrıca insanların zeytin ağacı olan ilişkisinin, buraların hikayesini anlatmaya götürdüğünü söyledi. Emiroğlu, bu tür karşılaşmaların insanlar da değişimi sağladığını da belirtti.
UGFF Seçki Kurmaca Film etkinlikleri kapsamında The Cake Dynasty filmi festival katılımcıları ile buluştu. Filmin gösteriminin ardından yönetmen Christian Lollike izleyicilerin sorularını yanıtladı. Festivalde, İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, Gastronomi Kulübü: Seçtiğin Bir Filmi Yemekle Anlat etkinliği de festival katılımcılarıyla buluştu.
Art on the Boat 20 Haziran’da!
Geçtiğimiz yıl Kalamış Marina’da epey dikkat çeken Art on the Boat bu yıl 20 Haziran tarihinde yeniden gerçekleşiyor, bu yıl denizcilik dünyasından güçlü bir metaforu merkezine alıyor.
Bu yılın teması olan “Çatışma”, karşı karşıya gelişleri bir sona değil; bir dönüşüme, bir düğümden bağ kurmaya evrilen ortak hikayeye dönüştürmeyi hayal ediyor.
20 Haziran Cumartesi günü Kalamış Marina’da, sanatın, gastronominin, müziğin, yaşam deneyimlerinin ve düşünsel buluşmaların iç içe geçtiği, gün boyu sürecek benzersiz bir deneyime ev sahipliği yapacak olan Art on the Boat bu yıl Mutlu Makarna, İştirak Şehircilik ve Vialand sponsorluğunda gerçekleşecek.
Festivalde marina boyunca kurulan deneyim alanları, sahne performansları, tekne sohbetleri, sanat köşeleri ve ilham veren buluşmalar ziyaretçilere deniz üzerinde bütünsel bir deneyim sunacak.
Kalamış Marina ev sahipliğinde gerçekleşecek festivalde gastronomi dünyasının güçlü sesi, Mehmet Yalçınkaya, yemeğin birleştirici gücüne dair anlatımıyla festivalde yer alacak.
Müziğin hafızadaki yerine dokunan özel bir performansla “Şarkılar Eskiden Daha Güzeldi” konsepti eşliğinde Suat Suna, ziyaretçileri geçmişin melodileriyle bugünün duyguları arasında bir yolculuğa çıkaracak.
Gökyüzü ve zamanın döngülerine dair yorumlarıyla astrolog ve yazar Filiz Özkol, bireysel ve kolektif dönüşüm üzerine ilham verici bir perspektif sunacak.
Uluslararası Dokuma Sanatçısı Fırat Neziroğlu, geleneksel olanı çağdaş anlatımla bir araya getiren özel bir sanat deneyimi gerçekleştirecek.
Sanat köşesi ve sergi alanında Ressam Pınar Tuba Biçmen ve Selin Fenerci üretim ve sergileme süreçlerini ziyaretçilerle buluşturacak.
Deniz ve kahve arasındaki ritüel bağını odağına alan anlatımıyla Cenk Girginol, duyular üzerinden bir deneyim yaratacak.
Koku hafızası ve nötrleşme üzerine özel bir içerikle Koku Uzmanı Cabir Çobanoğlu, duyuların çatışmadan dengeye geçişini keşfedecek.
“Şişko” kitabının yazarı Zeynep Pia Bugay, beden, kimlik ve toplumsal algı üzerine dikkat çekici bir söyleşi gerçekleştirecek.
Vamos Vamos Teknesi’nde mindfuln ess odaklı özel bir deneyimle Hande Akmehmetoğlu, zihinsel dinginlik ve farkındalık üzerine bir buluşma gerçekleştirecek.
Hercai Teknesi’nde, denizin özgürlüğünü yaşam biçimine dönüştüren kaptan Özcan Özverim, yelken ve yaşam arasındaki görünmez bağı anlatacak.
Reis Çelik filmi 'KÖR GECCE' Şanghay’da!
Reis Çelik'in yeni uzun metrajlı filmi Kör Gecce, 12 Haziran 2026'da başlayacak Şanghay Uluslararası Film Festivali'nde ana yarışma bölümünde yarışacak 12 film arasına Dünya prömiyerini yapmaya hazırlanıyor.
Siyah beyaz çekilen 90 dakikalık film 12 Eylül askeri darbesinin ardından geçen gerilim dolu bir bir dönemin gerçek bir dramını anlatıyor.
Özge Arslan, İştar Gökseven, Hacı Ali Konuk, Nilüfer Açıkalın, Aydın Orak, Mustafa Kaçar ve Yaren Şirin rol adığı Kör Gece Türkiye’den Kaz Film ve Almanya’dan Neopol film ortaklığı ile gerçekleşen filmin yapımcılığını Türkiye adına, Anıl Çelik, Dilek Aydın, Almanya adına Jakob Zapf, Andrea Simml ve Tonio Kellner üstlenmiş. Poltiik gerilim in en iyi örneklerinden biri olan Kör Gece’ni müziklerini Hasan Yükselir hazırlamış, görüntü yönretmenliğini ise Gökhan Atılmış yapmış.
Kör Gecce de 12 Eylül askeri darbesinin hemen ardından Türkiye'de, baskı, sokağa çıkma yasakları, toplu tutuklamalar ve aktivistlerin, öğrencilerin ve sendikacıların uğradığı zulmüyle damgalanmış bir dönemde geçiyor.
Cenk Eren ve Kopsun Kıyamet!
Şarkıları özellikle sahnesi ile Türk müziğinin en beğendiğim yorumcularından Cenk Eren, yeni şarkısı “Kopsun Kıyamet” i 5 Haziran’da dinleyicisiyle buluşturdu.
En son geçtiğimiz Kasım ayında Sahne 17 Plus da izlediğim sanatçının yeni şarkısının söz ve bestesi Oğuz Yılmaz imzası taşırken , aranjesi ise Alper Atakan tarafından yapılmış.
Şarkının klibi ise yönetmen Kemal Başbuğ imzası taşıyor. Eserin ruhunu yansıtan klip, güçlü görsel diliyle şarkının etkisini daha da artırıyor.