Suat Derviş imzalı 'Fosforlu Cevriye', “Cevriye Müzikal” adıyla yeniden 9 Mayıs tarihinde çok özel sürprizlerle sahneye taşınıyor. Sezon sonuna yaklaşırken Cevriye Müzikali 30 kişilik oyuncu ve dansçı kadrosuyla dikkat çekmeye başladı bile. Eserin sürprizlerinden biri de başarılı sanatçı Deniz Seki !
Daha evvel Avrupa Yakası, Savcının Karısı, Eşkıya Dünyayya Hükümdar Olmaz dizilerinde konuk oyuncu Dünyayı Kurtaran Adam ve Eşruhumun Eşzamanı filmlerinde oyuncu olarak rol alan Deniz Seki’nin Cevriye sanırım tiyatro ile ilk buluşması.
Geçtiğimiz günlerde Neco’nun 1977 yılında ilk kez seslendirdiği Fikret Şenes’in Türkçe sözlerini yazdığı unutulmaz şarkı "Seni Bana Katsam"ı yıllar sonra tekrar yorumlayan sanatçı bu şarkısı epey sükse yaptı.
Şarkının bestesi Joe Dassin, Jean Baudlot’a, yeni aranjesi Serhan Bülbül imzalı.
Şarkının renkli video klibi İmre Haydaroğlu tarafından Türk sinemasının unutulmaz sahnelerinden ilham alınarak AI (yapay zeka) teknolojisiyle yapılmış.
Yapımcılığını Mehmet Ali Karakuş ve Mak Film Yapım’ın üstlendiği müzikalin yönetmen koltuğunda bu sefer Hakan Alkan oturuyor. Oyunun galası ise 9 Mayıs’ta Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium'da gerçekleştirilecek.
Yıllar evvel Gülriz Sururi ve Ayça Varlıer’den izlediğim Fosforlu Cevriye bakalım yeni kadrosu yeni rejisi ile nasıl olacak.
Koreografisini Ebru Çapraz ve Mişa Ciap’ın üstlendiği, müzik düzenlemeleri ise Zafer Tufan ve Selim Çaldıran imzası taşıyan müzikal; Larissa Lara Türközer, Ali Ersan Duru, Melih Çardak, Artemis Sinem Karaman, Melik Akkaya, Erman Cihan, Şerif Bozkurt, İlker Okumuş, Tenay Ergün, Cansu Sabancı, Sibel Ulutaş, Sude Duman, Nehir Tencere, Burak Yanaşık, Cihan Tangerli, Tuğçe Kıdıkçıoğlu gibi geniş oyuncu kadrosu ve güçlü sahne diliyle sezonun iddialı yapımları arasında gösteriliyor.
Provalar sırasında açıklamalarda bulunan oyuncular, eserin yalnızca bir müzikal olmadığını, aynı zamanda 1940’lardan günümüze kadınların toplumdaki yerini sorgulayan güçlü bir anlatı sunduğunu ifade ederken Cevriye müzikalinin yapım ekibi, özellikle şiddet gören ve zorlu yaşam koşullarıyla mücadele eden kadınların sesi olmayı hedeflediklerini vurguluyor.
Yapımcı Karakuş, müzikale gelen ilk tepkilerin oldukça olumlu olduğunu belirterek, “Seyirciyi bambaşka bir Cevriye bekliyor. Daha önce yapılmamış bir yorumla sahnedeyiz” dedi. Ayrıca her gösterimde sürpriz konuk sanatçıların sahne alacağını açıklayan Karakuş; Deniz Seki, Melek Mosso, Ceylan Ertem, Zara ve Elif Kaya gibi isimlerin projede yer alacağını duyurdu.
Müzikalin başrolünde yer alan Larissa Lara Türközer, farklı bir Cevriye konsepti kurgulamak istediklerini vurgulayarak "Gerçekleri konuştuğumuz, bu romanın ne olduğunu, aslında anlatmaya çalıştığı mesajın içinde gezen bir Cevriye yapmak istedik." açıklamasında bulundu. Kadının toplumdaki rolü üzerinden oyunu ele aldıklarını ifade eden Türközer, "Bu aslında bir sosyal sorumluluk projesi de aynı zamanda. Var olan bir şeyi gözler önüne sermeyi planlıyoruz. Konuk sanatçılarımız ve oyuncularımız adına bir kız çocuğunun eğitim masraflarını üstleneceğimiz bir proje. Kız çocuklarının daha güçlü yetişmesi, güçlü bireyler olması ve tek başına yetebilmesini hedefliyoruz." dedi.
Ali Ersan Duru ise yapımın geçmişte bu eseri sahneleyen Gülriz Sururi gibi ustalara saygı niteliği taşıdığını ifade ederek, müzikalin hem dönemin ruhunu yansıttığını hem de günümüze uyarlanmış güçlü bir toplumsal mesaj içerdiğini söyledi.
Yönetmen Hakan Alkan, amacın seyircinin eğlenmesi olduğunu belirterek "Biz keyifli bir Fosforlu Cevriye yorumu yapmak istiyoruz. Suat Derviş'in romanının derinliklerinde gezmek istiyoruz. Suat Derviş'in baktığı yerden hikayeye bakmaya çalışıyoruz. O dönemin dünyasını bugüne nasıl taşırız derdindeyiz. Eğlenceden daha çok bir düşünceyi getirmeye çalışıyoruz. Ama Bertolt Brecht'in de dediği gibi eğlenme yönü olduğunu hiç unutmuyoruz." ifadelerini kullandı.
Karakterleri başka açıdan yorumlamaya çalıştıklarını dile getiren Alkan, "Herkesin bildiği bir yorum, herkesin bildiği bir eser ama birçoğumuzla konuştuğumuzda eseri tam olarak algılamadığımızı, anlamadığımızı duyduk, gördük. Doğru olanı göstermeye çalışıyoruz. Sanırım çok uzun süre akıllarda kalacak bir işe hep beraber imza atıyoruz.
Cevriye 9 Mayıs dan sonra
11 Mayıs – 20 Mayıs -06 Haziran da Bostancı Gösteri Merkezinde
13 Mayıs – 03 Haziran – 23 Haziran da Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde
14 Haziran da Ankara da sahnelenecek.
Natasa Theodoridou! Şarkılarımda hayatımdan izler var!
Yunan müziğinin en güçlü yorumcularından Natasa Theodoridou, 7 Haziran 2026’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu sahnesinde.
“Feggari”, “Den Thelo Tetious Filous” ve “Kokkini Grammi” gibi hit şarkılarıyla tanınan Natasa Theodoridou, İstanbul konserinde dinleyicilere unutulmaz bir gece yaşatmaya hazırlanıyor.
Sanat yaşamı boyunca duyguyu zarafetle buluşturan yorumuyla geniş bir hayran kitlesine ulaşan Theodoridou, “Türkiye’yi ziyaret ettiğim her sefer gerçekten çok büyük bir mutluluk duyuyorum. Ben bu konserde tüm kariyerimi simgeleyen şarkılarla seyirci karşısına çıkacağım. Muhteşem bir gece yaşayacağız. Konserin heyecanı şimdiden beni sarmış durumda,” dedi. Toplantı sırasında basın mensuplarıyla beraber çektiği videoyu sosyal medyasında paylaşan sanatçı, o anki duygularını “Hayatımdaki en iyi basın toplantısı” sözleriyle ifade etti.
Geçtiğimiz yıl düet yaptığı Yalın’ın da 7 Haziran’da Harbiye’deki konserine geleceğini ve sahnede sürpriz yapabileceğini duyurmasıyla ilgili soruyu “Sürprizler genelde açıklanmaz ama kendisi zaten paylaştığı için söyleyebilirim; eğer programı uygun olursa, çok sevilen ve muhteşem bir sanatçı olan, daha önce birlikte şarkı yaptığımız Yalın bizimle sahnede olacak.” şeklinde cevapladı.
Türkiye ve Türk müziği hakkında gelen soruları yanıtlayan sanatçı, “Sözlerini anlamasak da müziğin evrensel ve birleştirici gücüne inanıyorum. Sanatın, özellikle de müziğin hiçbir sınırı yok. Ayrıca, Yalın’ın haricinde çok severek dinlediğim ve takip ettiğim iki ikonik Türk kadın sanatçı var: Bir tanesi Ajda Pekkan, diğeri ise Sezen Aksu,” dedi.
“Aşk, hayatımın başrolünde” sözleriyle duygularını dile getiren sanatçı, “Sesim elverdikçe aşkı anlatmaya ve bu şekilde anılmaya devam etmek istiyorum. Şarkılarımda aşkın yeri çok büyük; aslında bu sadece benim müziğimde değil, tüm sanat dallarında önemli bir tema. Ancak bana göre müzik, aşkı tanımlamak, mırıldanmak ve hissettirmek için en güçlü ifade biçimi,” ifadelerini kullandı.
Basın toplantısında “Perifania Mono” şarkısını kısa bir bölümle mırıldanan Theodoridou, “Kariyerim boyunca seslendirdiğim şarkıların hemen hepsinde hayatımdan izler var. Aşkı çağrıştıran, onu içinde barındıran şarkıları söylemekten her zaman büyük keyif alıyorum. İlk albümümde yer alan 'Den S'adiko' ise beni en iyi ifade eden parçalardan biri." dedi.
“En önemli ilkelerimden biri halka duyduğum saygı” diyen sanatçı, “Seyirciye, beni dinleyen herkese her zaman saygıyla yaklaşmaya özen gösteriyorum. Benim için en büyük öncelik, dinleyicinin benimle aynı hissiyata ulaşması ve duygularımı paylaşabilmesi,” ifadelerini kullandı.
Toplantıda İstanbul sevgisine de değinen sanatçı, “Buraya her geldiğimde aynı içtenlik ve hissiyatla buradan ayrılıyorum. Herkese de bu destinasyonu öneriyorum. İstanbul gerçekten çok güzel bir şehir,” dedi.
‘Aşka Borçlu Kalmadan’ tüm dijitalde!
Daha evvel yayınladığı Unutmabeni Çiçeği, Görünce Tanıdım, Boya Yüreğimi, Hoş Geldin Sevgi, Altı Üstü Aşk, Çoban Yıldızı şarkıları ile dikkat çeken Elvan Erkal Nisan sonu yayınladığı yeni teklisi ‘Aşka Borçlu Kalmadan’ ile dikkat çekmeye devam ediyor.
Türk pop müziğine özgün yorumuyla müzikseverlerin beğenisini kazanan Elvan Erkal, pop jazz türündeki yeni şarkısı “Aşka Borçlu ile dinleyicisiyle buluştu.
Elvan Erkal, Türk hafif batı müziği tarzına yakın ve jazz sound’uyla zenginleştirdiği ve yine nostaljik tınılarla modern tınıları harmanladığı dörtlüsünün ilki “Aşka Borçlu Kalmadan” il Pop ve jazz tınıları taşıyan şarkısı ile, aşkı yalnızca romantik bir duygu olarak değil, bireyin içsel dönüşüm sürecindeki bir eşik olarak notaya döküyor. Aşkın derinliği ve sorgulatan doğasını yine kendine özgü zarif bir kabul ve arkasındaki güçlü duygusal alt yapısıyla dinleyicisine aktarıyor.
Sanatçı yeni şarkısında, aşkın bir bağımlılık değil, içsel anahtarımızı hatırlatan bir deneyim olabileceğini işaret ederken, müziği ve sözleriyle dinleyicisinin kalbinde yer buluyor.
5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali 8-10 Mayıs’ta
Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 8-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali için geri sayım başladı. “Her Sofra Bir Hikaye” temasıyla gastronomi dünyasını Antalya’da buluşturacak olan festivale 2023- 2024 yıllarında davetli olarak katılmıştım.
Antalya merkezinde Karaalioğlu Parkında gerçekleşecek gastronomi festivalinin tanıtım toplantısında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın, örtü altı tarımdaki potansiyeli, eşsiz lezzetleri, zengin gastronomisi ve tescil edilmiş 19 coğrafi işaretli ürünü ile Antalya’nın gastronomi kimliğini güçlendirdiklerini kaydetti.
Topraktan sofraya bir yolculuğa uzanan festivalin konuklarından biri de Habertürk’te sabah haberlerini sunan Murat Güloğlu olacak.
BULUTSUZLUK ÖZLEMİ'NİN 40 YILLIK GEÇMİŞİ!
Türkçe rock müziğin köklü gruplarından Bulutsuzluk Özlemi'nin 40 yıllık tarihi, "Yaşamaya Mecbursun!" belgeseliyle izleyiciyle buluştu. .
Grubun kurucularından Nejat Yavaşoğulları ve Sina Koloğlu’nun müzikal ortaklıklarına ve Bulutsuzluk Özlemi’nin yolculuğuna dair yeni ve eski üyelerin anlatımlarının yer aldığı belgeselde; ayrıcaMurat Meriç, Bedri Baykam, Reha Öztanyel, İzzet Öz, Harun Tekin, Demirhan Baylan, Akın Eldes, Güven Erkin Erkal, Aptulkadir Elçioğlu, Mert Alkaya, Sunay Özgür, Utku Ünal, Kaan Tangöze, Murat Cem Orhan, Gökhan Büyükkara, Ahmet Pekmezci, Gencay Kıymaz, Teoman, Dilan Balkay, Serdar Öztop ile yapılmış röportajlarda bulunuyor.
Bulutsuzluk Özlemi, 1980 sonrası müzik dünyasında yaygın olan "Türkçe rock yapılamaz" görüşüne karşı çıkarak kendi besteleriyle çalışmalarına başlamış. Hayal Kahvesi gibi dönemin bilinen rock mekanlarında konserler veren grup, 1993 yılında Sting'in alt grubu olarak İnönü Stadyumu'nda geniş bir kitlenin önüne çıkan ilk Türkiyeli rock grubu oldu.
1980'li ve 90'lı yıllarda diğer grupların genellikle cover çaldığı bir dönemde kendi Türkçe bestelerini icra eden Bulutsuzluk Özlemi, yalnızca kendi müzikleriyle bu alanda kalıcı olunabileceğini gösteriyor. Grubun sanatsal ve politik duruşu, kendilerinden sonraki kuşakları etkileyen unsurlardan biri oldu. Mor ve Ötesi ile Duman gibi Türkiye'nin önde gelen rock grupları, Bulutsuzluk Özlemi'nin açtığı yoldan ilerleyenlerden.
Grup, müzik kariyeri boyunca toplumsal ve politik olayları şarkılarına taşırken Bulutsuzluk Özlemi şarkılarıyla dönemin sivil tarihini aktaran isimler arasında yer aldı. "Acil Demokrasi", Irak Savaşı'na karşı yazılan "Bağdat Kafe" ile Gezi Parkı ve Mücella Yapıcı'ya ithaf edilen şarkılar, dönemini yansıtan eserler oldu.
Kariyerleri boyunca çeşitli engellemelerle karşılaşan Bulutsuzluk Özlemi, bu duruma müzikal çalışmalarıyla yanıt verdi. “Uçtu Uçtu” albümünün kapak tasarımı bu dönemin avangard yansımalarından biriydi. Ayrıca, Türkiye’de canlı albüm kayıtlarının yaygın olmadığı bir dönemde, Açıkhava Tiyatrosu’ndaki performanslarını kaydederek dinleyicilere sunarak yine öncü bir adım attılar.
Grup, 90’larda Şırnak’ın İdil ilçesinde yöre halkının katılımıyla bir rock konseri gerçekleştirdi. Nazım Hikmet’in “Şeyh Bedrettin Destanı”nı rock opera formunda besteleyerek senfonik bir albüm kaydettiler. 40. yıllarında ise Hatay’dan Rize’ye kadar Anadolu’yu kapsayan 40 konserlik bir turne düzenlediler. Grubun üyeleri Gökhan Büyükkara, Ahmet Pekmezci ve Gencay Kıymaz, belgeselde ODTÜ’deki konseri de içeren bu turneye dair deneyimlerini aktarıyor.
Grubun logosunun ve 40. yıl deseninin tasarımcısı Bülent Erkmen, belgesel için bu iki tasarımın bir arada uygulandığı bir poster hazırlamış. Poster, Bulutsuzluk Özlemi'nin kırk yıllık müzik serüveninin görsel bir yansıması olarak tasarlandı.
Belgesel, İstanbul Film Festivali’nin ardından ekip katılımlı özel gösterimlerle sinemalarda seyirciyle buluşmaya devam ediyor. 2 ve 3 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleşe gösterimler sonrasında yakın zamanda Ankara, Mersin, Adana’da gösterimler gerçekleşecek.