• 20 MAYIS Pazartesi 17:55
  • HV

Trüf mantarı ve Gastronomi 

Gürkan Boztepe
Gürkan Boztepe
Yayın Tarihi : 04-10-2022 14:13

Trüf mantarı hikayesini sizlerle paylaşmak ve Gastronomi turu yapmak için İtalya Umbira bölgesi  Spoleto Unesco şehrine gittim.

 

Bu ziyaret bugüne kadar yaptığım klasik İtalya seyahatleri ile ilgisi yok.

Klasik İtalya’ya gidince yapılanlar aşağıda ;

Roma Floransa Venedik ziyaretleri yaparsın,

Aşk çeşmesine para atarsın dilek tutarsın

Venedik’de gondola binersin 

Moda markalarını ziyarete gidersin

Pizza ,makarna yersin  

Dönüşte hediye alır gelirsin.

 

Bu değil.Bunu zaten hep yapılan klasik İtalya hareketleri.

Ben ülkemizde nasıl gastronomik Urla -bölgesi varsa İtalya’nın da Urlası hatta İtalyanların en önem verdiği Gastronomik ürünlerinin kalbi olan Trüf mantarı hikayesini yaşamaya Umbria ‘ya gittim.

Önce Trüf mantarı hikayesini bir de benden dinleyin;

 

Önce Trüf mantarı nedir? 

70 kadar farklı çeşidi bulunan trüf mantarı, özellikle Avrupa’daki ormanlık alanlarda yetişen, ceviz büyüklüğünde ve ortalama 100 gram ağırlığında bir yeraltı mantarı. Yeraltında yetişmesi ve büyüklüğüyle ilk bakışta patatesi o kadar andırıyor ki, Amerika’nın keşfinden sonra Avrupa’ya ulaşan patatesi gören Almanlar patatese ’tartufo’ sözcüğünden türeyen ‘Kartoffel’ adını koymuşlar. Dokusu,  yumuşaklığı ve tabii ki yoğun ve kendine has aroması ise trüf mantarını patatesten bir hayli uzaklaştırıyor, farklılaştırıyor. Bu mantar çeşidi, ormanlık alanlardaki meşe ve kestane ağaçlarının köklerinde, toprağın yaklaşık 50 cm altında yetişiyor. Ağaç köklerine yakın yerlerde yetişmesinin nedeni, gelişmeleri için gereken şeker ve organik asitleri, ağaçtan, kökleri emerek almaları.

Niye Pahalı ? 

Bu mantarının pahalı olmasının nedeni, her değerli şey gibi, az bulunması.

Doğal ortamında, yani ormanlık alanlarda trüf mantarı toplamak isteyenler, 

yer altında gizlenmiş bu altın değerindeki mantarı bulmak için büyük çaba sarf etmek zorunda kalıyorlar. Fransa ve İtalya’nın bazı bölgelerinde bu iş için özel eğitilmiş köpekler ve dişi yaban domuzları kullanılıyor.

Trüf mantarı yetiştirmek istendiğinde ise her şey daha da zorlaşıyor. Çünkü gereken koşullar çok özel ve ihtiyaç duyulan doğal denge çok hassas. Akdeniz iklimi yeterli olmuyor, tamamen kuru olmayan, yaz sağanaklarının görüldüğü ve böylece toprağın yazın da nemli kalabildiği bir iklim ve ormanlık alanlar aranıyor. Çok kuru geçen yazlar mantarların henüz toprağın altındayken kurumasına neden olabiliyor. Bu koşulları sağlayan bir alan belirlenebilirse, buraya daha önce köklerinin yakınından trüf mantarı çıkarıldığı tespit edilen meşe veya kestane ağaçlarının tohumları ekiliyor ve 7 ila 10 yıl beklemek gerekiyor, bu süre geçtikten sonra topraktan çıkarılabiliyor.

Kullanım şekli

Mantarın miktarında en ufak bir kayıp yaşanmaması için, her biri bıçakla soyularak değil, özel fırçalarla dikkatlice fırçalanarak temizleniyor.

_Bildiğiniz gibi, beyaz trüf mantarı genellikle çiğ olarak, makarna, risotto, salata ve yumurtaların üzerine rendelenerek servis ediliyor.

_Bazı özel üretim peynirlerin içinde bu mantar bulunabiliyor ve müthiş lezzetli oluyor!

_ trüf yağı, birçok mutfakta yoğun ve trüf mantarına özgü bir aroma vermek üzere ayrıca şişelenerek kullanılıyor.

Bu genel bilgiler sonrası Avrupa’nın Mantarının %70 ini ihraç eden Urbanı üretim merkezi ve Urbani müzesi ziyareti yapma fırsatım oldu.

1800 lü yıllarda 2 kardeş olarak bu işletmeyi kuran Urbani ailesi 6.nesil şu anki sahibi 75 yaşındaki  Carlo Urbani ile tanıştım.Hatta bu önemli tanışmayı direkt İtalya’daki Belediye başkanı tarafından tanıştırıldım.Urbani ailesi 2 kardeş olarak bu önemli gastronomik ürünü pazarlamak için bir kardeşini Newyork’a yollamış neredeyse 1yıl bu ürünün önemini NYC da hiçkimse anlamamış.Şu an Dünya’daki en önemli restoranlarda en prestijli gastronomik ürün olarak kg 2000 euro’dan satılmakta.Yılda sadece 250 kg çıkarılan siyah Trüf mantarı aşağıdaki ünlüler tarafından tercih edilmesi tesadüf değil,

Nicole Kidman,Gerard Depardieu,ABD eski başkanı Tuph,İngiltere Kralı Charles,Anthony Curtis,Marlon Brando,İtalya Başbakanı Berlusconi ve niceleri …

Bizi ağırlayan İtalya daki Scheggino kasabası Belediye Başkanı  Paola Agabiti kendi kentinde böyle siyah elmas sahibi olması çok kıymetli.463 kişi yaşayan bu kasabada herkes zengin ve huzurlu.Roma merkeze 1.5 saatlik mesafede olan bu güzel şehrin etrafında gerek peynir üreticileri gerekse üzüm bağları olması bu gastronomik gelirlerini katlayarak arttırmakta .

Muhteşem bir yaşam alanına sahip Kale şato şehri olan bu kasaba da restore edilmiş butik otel olan ‘’Torre Del Nera’da’’  muhteşem anılar yaşatan Fulvio Badetti dostuma buradan teşekkürlerimi sunarım.

21 Ekim tarihinde Türk ve İtalya mutfaklarının kültürel etkileşimlerini Gastronomi Turizmi Derneği olarak nitelikli bir organizasyon ile Gastroshow İtaly ‘yi burada gerçekleştirme kararı aldık.

Bu nitelikli etkinliğe Ticaret Bakanlığı desteği yanısıra Dışişleri bakanlığı Roma Büyükelçimiz Ömer Gücük  ev sahipliğinde olması bizlere güç verecek.

Roma Büyükelçimiz Ömer bey ve muhteşem ekibi ile de detaylı toplantı yapma imkanımız oldu.Buradaki Türkiye binamız ve ekibimiz göğsümüzü kabarttı.Ne kadar köklü bir ülke olduğumuzu ve bizleri temsil eden çalışkan ve vizyoner Büyükelçimiz ve ekibi ile istişare içinde olmamız bizleri mutlu etti.

Roma Büyükelçiliği binamız hikayesini ayrı bir yazıda aktarıyor olacağım ama bu binaya girince kendinizi 18.yüzyılda hissediyorsunuz.Özellikle Ömer büyükelçimizin destekleri ile Türk Mutfağını resmini gördüğünüz özel salonda tanıtmak arzusundayız.

 ABD Newyork’da nasıl gurur binamız Türkevi’nde değerli başkonsolosumuz Reyhan Özgür beyin destekleri ile nitelikli etkinlik yapmışsak burada niye yapmayalım.

Bu etkinliğin başlangıcını Roma’da devamını da Umbria bölgesinde diye düşündük.3 Günlük bu özel kültürlerarası iletişim etkinliği için şimdiden katılan kurumlar koltukları doldurmaya başladı.

Zaten Moderatörümüz ve Türk Mutfağını sağlıklı ürünlerini İtalyanlara anlatacak  olan ülkemizin bu konuda Uzmanı dr Ender Saraç olacak .Kendisi ülkemizde popüler olmasının yanısıra Amerika ve İtalya basınında da çok merak edilen özel biri.Bizim yanımızda böyle dostlar olması ve bu özel insanların ülkemizi tanıtmak için zaman ayırması GTD ve ülkemiz adına bir şans diye düşünüyorum.

Bu nitelikli etkinlik neden İtalya diye herkes sormakta yanıt çok basit;İtalya Dünya’da Gasrtonomik bir ülke biz de..

Ortak kültürlerimizi İtalya’da ve onların kalbinde konuşmak hatta karar verici basın ve Türk ürünlerini satın almak isteyeneleri İtalya’da  bilgilendirmek ve ülkemize döviz kazandırmak çok anlamlı.

İtalya’da pizza varsa bizde pide var,İtalya’da Roma dondurması varsa bizde Maraş dondurması var,Vegan beslenme Avrupa’da çok trend ise bizde Alaçatı ve Trabzon otları var,Yoğurt var ,İtalya’da rizotto varsa bizde bulgur var Karakılçık buğdayı var,daha saymakla bitmeyen gastronomik ürünlerimiz ile İtalyanların tanışması bence çok önemli.

Zaten bu bölgelere hiç gidilmemiş bu konularda nedense uğraşılmamış.Bir de İtalyanların Gastronomi turizminde başarı hikayelerini öğrenmek isteyen vizyoner Belediye başkanlarımız ve Valilerimiz aramızda olacak .Başarıyı istemek yetmez gidip kalbinde öğrenmek ve kendi kentinde vizyon katacak kadar da cesaretli olmak gerekmekte.

Bu organizasyonun başarısı için GTD den gizli bir ordu çalışmakta:En başta Etkinlik komitesi Başkanımız Erdem İpekçi ,Dış İlişkiler Komitesi başkanımız Hale Tokmakçıoğlu ,İtalya temsilcimiz Maria ‘ya ,Genel sekreterimiz Emre Afanyalı,Ahmet Tütünci ve Fulvio Badetti’ye teşekkür etmek isterim .

Gastronomi Turizmi önemini anlatmayı geçtik artık yaşatıyoruz.

Bu haftalık benden bu kadar kalın sağlıcakla … 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Etiketler