• 28 EYLÜL Çarşamba 05:32
  • HV

Sürdürülebilirlik ve İklim Krizi

Gürkan Boztepe
Gürkan Boztepe
Yayın Tarihi : 20-09-2022 15:49

Yeni moda laf da bunlar; Sürdürülebilirlik ve İklim Krizi

Bu cümleleri herhangi bir konferansın başına yerleştir çok entel oluyorsun.

Bir önceki moda laf:’’Ozon deliği’’ idi.

Ondan önceki moda laf özellikle Rotaryenler çok kullandı; ’’Anlayış ‘’idi.

Ne oldu bu güzel laflara eskilerde ne icraat yapıldı ki yenilerde yapılsın.

‘’Mış gibi‘’ yaşamlar Doğan Cüceloğlu’nun en çok kullandığı yaklaşım modeli idi.Türk insanının anlatmak için çok özet bir laf işte.

Mış gibi yaşıyoruz.

Sen bu konferansta konuştuğun lafların onda birini evde uygulasan

Restoranda uygulasan

Zaten iklim krizi de olmazdı.

Ama lafa gelince herkes aslan kesilir bizde.

Geçenlerde İsviçre hükümeti beni toplantıya çağırdı. Ben de dedim Gastronomi ile bu ülkenin ne ilgisi var. Adamlar bizi (Gastronomi Turizmi Derneği'ni) en kurumsal ve ciddi kurum olarak görmüşler ve yeni yapacağımız fuarlarda İklim krizi ve restoranlarda sürdürülebilirlik konusunda kendi ülkelerinde başlattıkları hareketi bizle paylaşarak bizim restoranlarımızda da uygulanması için işbirliği içinde olmak istiyorlar.

Ben de kendi İsveç köftelerini tanıtmak için stand mı alacaklar diye düşünmüştüm.Türk bakış açısı ile "sizin bu işten karınız nedir?" diye sordum. "Avantajımız; Dünyanın daha yaşanır bir hal alması" dediler.

Bizim kafa böyle çalışmıyor elbette. Biz bir şey verirsek ne alırız mantığını daha aşamadık. Bazı toplumlar bu konuda ‘’mış gibi’’ laf salatası ile zaman kaybetmek yerine icraat ile uygulama ile aksiyon alıp başarılı örneklerini başka ülkelere de dostça anlatmak arzusundalar.

Bu noktada hayranlık duymamak elde değil. Diyorlar ki biz zaten kendi komşu ülkelerimizde konuyu aktarıyoruz ama diğer ülkelere de bilgilendirmek istiyoruz. Türkiye de bunlardan biri.

Bu arada Dünya’nın en iyi restoranlarının atık ve sürdürülebilirlik konularına gösterdikleri hassasiyet kriterleri de dikkate alınarak artık Danimarka vb kuzey ülkelerinden çıkmaya başladığını da hatırlatmak isterim. Dünya’nın en iyi mutfağına sahip olmak, bazen Dünya’nın en iyi 50 restoranı arasına girmeye yetmiyor. Daha önceleri ilk 50'ye giren Mehmet Gürs de maalesef artık yok. Bu arada Mehmet Gürs de İsveç'te restoran açtığını hatırlatalım.

İklim krizini biri anlatacaksa bırakın akademisyenler bizim anlayabileceğimiz şekilde anlatsın biz sadece farkında olup yaşam bakış açımızda uygulanabilir icraatlar yapalım her şeyi biz anlatmayalım.

Bu haftalık benden bu kadar kalın sağlıcakla