• 16 NİSAN Salı 20:10
  • HV
Advert

Personel sorunu & Patron sorunu

Gürkan Boztepe
Gürkan Boztepe
Yayın Tarihi : 31-08-2023 12:44

İşveren kaliteli, sözünde duran personel bulamıyor, işçi kaliteli sözünde duran patron bulamıyor.

Yani özet ile İNSAN sorunumuz var.

Ben hizmet sektöründe son dönemde yaşanan dengesizlikleri anlatmak istiyorum.

Mesela balık restoranlarında veya et restoranlarında iyi garsonlar aylık 50bin bandında para alıyor. Akademisyen profesör, doktor eğitimli kişiler bu ne adaletsizlik diyor. Biz boşuna mı o kadar sene okuduk, okuttuk diyor. Oteller Hindistan, Nepal ve Özbekistan’dan ara eleman getirip çalıştırıyor. Neden mi? Yeni jenerasyon “Ben yatak katlamam.” diyor da ondan.

Karaköy de Elektrikçiler Çarşısı’nda bile hamallar Türk değil artık. Her dükkan önünden bir siyahi. Türkçe bilmese de çalışıyor.

Dönelim evlerdeki bakıcı ve temizlikçi sorununa; Türk kadınları evlerde sürekli temizlik veya bebek bakıcılığı işini beğenmiyor. Böylece Rus kadınlar bu işi yapıyor. Allah korusun yaşlı yakınınıza bir şey olsa (yatalak vb.) bakıcı Türk bulmanız çok zor. Bu işin ajansları var artık. İnsan bulucu firmalar var. Bu firmalar ciddi paralar alıyor. Bugün çocuk bakıcısı deyip geçme, çocuğunu emanet edeceğin bir Rus 1000-1500 USD aylık alıyor.

Peki sen Türk yönetici olsan kaç para maaş alacaksın? Ne katma değer üretiyorsun da sadece bakıcıya bu parayı vereceksin?

Ev kiraları konularına hiç girmiyorum! Araba fiyatları konusuna hiç girmiyorum!

Konu şu ki herkes önce bir gaza geldi benim arabam evim şöyle arttı diye sonra tatil fiyatları ile geccelik konaklama fiyatları ile bir tsunami yaşadı. Sonra Bodrum Çeşme de akşam yemeğe gidince ayrı bir tsunami yaşadı. Şimdi tatili 3 tişörtle bitirenler okullar açılma zamanı gelince okul fiyatları ve servis fiyatları ile ayrı bir tsunami yaşadı.

Geçen gün oğlan ile sinemaya gidelim dedim; öncesinde 2 hamburger yedik 660 TL hesap ödedik.

Mekan sahipleri de kendine göre haklı sebepleri oluyor. Yok mazot, yok kira gibi…

 

Neyse personel sorununa dönecek olursak…

Yeni jenerasyonun içinde çalışkan gençler çok az, bizim yetiştirdiğimiz kuşaklara her şeyin en iyisini sunmaya çalışırken belki de bencil bir jenerasyon yetiştirdik. Hatta çalışmak zorunda olmadığını hisseden bir nesil yetişti.Hatta yok kripto yok araç alım satımı yok USD değerlendi derken çalışmak yerine hazıra konan bir nesil yetiştirdik.

Bu nesil maalesef çalışsa bile başarılı olmanın zevkini almadığından işine dört elle de sarılmıyor. Alış veriş merkezlerinde çalışan gençlere yaklaşın; sattığı mal veya hizmeti sorun. Çoğu bilmiyor. Ama maaşı 1 gün geç yatsın anında dikenlerini açıyor.

Firmalar da eskiden insan kaynakları stratejisi ile takım ruhu yalanları ile şirket piknikleri, yemekler yapar çalışanı ve kurumsalı bir tutmaya çalışır idi. Şimdi o da kalmadı. Pandemi sonrası ofis ortamı bile pek kalmadı.

Dün iş başvurusu için şehir dışından gelmesini ilettiğim bir aday, diyor ki işe alınacaksam görüşmeye geleyim; yoksa boşuna masraf yapmayayım. Bak sen olay nerelere geldi.

Ben turizmci olayım diye 3 ay bedava British Airways'de boşuna biletçilik öğrenmişim demek.

Şimdiki gençler bizden zeki mi yoksa daha mı bencil bilemedim.

İşyerleri de kurumsallaşamayarak sürekli battığından dolayı gençler de ne koparırsam kardır diyor sanırım.

Bir de bu moto-kurye maaşları meselesi var. Bu konu da çok önemli. Gereksiz yere piyasa fiyatlarını yükselttiler. Ben diyorum ki. moto-kurye arkadaşlara hangi eğitimler veriliyor; Motor kullanma dahil. Ayrıca kapıya ürünü getirdiğinde nasıl konuşması gerekiliğini biliyorlar mı? Ayrıca motor kazalarında büyükşehirlerde küçük büyük ölümlü ölümsüz tüm kaza istatistiklerini firmalar kamuoyu ile paylaşıyor mu? İşe girene kaza geçirmiş sakat kalmış bir genç ile de mülakat yaptırıyorlar mı? Yağmurda motor nasıl kullanılıyor? Fren mesafesi nedir, trafikte ters yöne girince neler oluyor. Arabayı sıkıştırınca veya kamyon motoru sıkıştırınca neler oluyor eğitimleri var mı merak ediyorum.

Bu haftalık benden bu kadar kalın sağlıcakla…

  • Etiketler