"Bu da nereden çıktı?" diyebilirsiniz. Taksim Divan ikonik ve klasik bir oteldir. Otel olmasının yanısıra yaşayan bir tarihtir. Orada çok değerli devlet adamları ağırlanmıştır.
Mükemmel yemek organizasyonları yapılmıştır. Divan kuruluş hikayesini herkes bilmez ama Rahmi beyin babası Vehbi Koç'un İş Bankası ile ters geldiği, çok özel bir inat ile dikilmiş, çok özel bir yapıdır. İçerdeki avizeleri bile Semahat Arsel kendi seçmiş ve Uzakdoğu'dan getirilmiştir.
Rahmi Koç, buraya hala helikopteri ile gelip yönetim toplantılarını yapar. Gittiği bu özel yapıda şimdilerde neler oluyor biliyor musunuz?
Yemeklerde kıl çıkıyor...
Garsonlar özür dilemesine rağmen tekrar gidiyorsunuz tekrar çıkıyor.
Konaklamak için gelen kahvaltı dahil alınmış mekanda kahvaltı salonuna girişte kaba bir şekilde insanlar sorgulanıyor. "Sizin kahvaltı dahil mi dur bir daha bakalım" diye insanlara yalancı muamelesi yapılıyor.
Pastane girişinden güvenlik olmadan içeri girip otel ve diğer kısımlara ulaşabiliyorsunuz. Bu güvenlikler sadece ana kapıda bekliyor.
Günün her saatinde mal kabul önünde sigara içenler kamyon şoförleri ile birlikte otelin yan kapısında kaldırımı işgal edip izmaritlerini ortalığa saçıyorlar.
Eskiden Tokatlıyan Oteli veya Pera Palace müşterileri şimdilerde Taksim de sığınabilecekleri tek kaliteli mekan gözüken otelin lobisinde Arap çoluk çocukları ile bekleşmek zorundalar.
Türklere kahvaltı salonuna girerken bile güvensiz şekilde sorgulayan yöneticiler içerde yemekte hijyene dikkat etmiyorlar.
Bir de ucuz değil. İstanbul’un en pahalı yerinde hem hırsız muamemelesi görüp hem de kıllı yemek yemek ister misiniz?
Genel müdürümüzü konuyla ilgili iki kez uyarmış olmamıza rağmen yine düzelme yok.
Eskiden çalışanlara Murat Oldaç, Murat Gün gibi ekol müdürlerle çalışmış bir mekan nasıl bu hale geldi? Normalde Ali Koç Fenerbahçe başkanı olmadan önce bu detaylara dikkat ettiğini biliyorum. Ömer Koç’un sanata ve zarafete olan bakış açısını biliyorum. Bir kez gelsinler de ama tedbili kıyafet şeklinde otelin son halini görsünler.
Koç turizm grubunda biz ne yöneticiler gördük ne efsane insanlarla tanıştık. Mesela Antalya Talya da Rezzan bey. Rahmetli herzaman kimlikli duruşu ile örnekti. Karizması vardı. Üstü açık Mustang arabası ile Antalya sokaklarında dolaşan tek adamdı. Yeri gelir müdür yeri gelir donanımlı insandı. Nerede o müdürler, nerede o kaliteli turizmciler... Onun öğrencilerinden biri mesela şu an Çeşme Ontur Gökçe Kesikçiler.
Rahmi beyi daha önce İzmir de Setur genel müdürü rahmetli Memduh ağabey ile Kemal Zorlu’nun Ege Palas otelinde ağırladığım Genç AŞ toplantımızda tüm gençlere hala kulağımda kalan 2 küpe var; birincisi acele iş ile önemli işi ayırt etmesini bilin, ikincisi de kurumlarınıza yönetici seçimine çok dikkat edin sizi temsil ederler...
Bu haftalık benden bu kadar, kalın sağlıcakla...