Şimdi sokak lezzetlerinden kokoreç, midye, sübye, söğüş, balık-ekmek, kumru, kestane, şambali tarzı yiyecekleri salaş ortamda yemek mi istersiniz yoksa şık bir mekanda; kaz ciğeri, ördek spring roll, Norveç somon tartar, karides, ahtapot karpaçio, kabak çiçeği tempura, yavaş pişirilmiş dana yanak, Alaska yengeç mi tercih edersiniz?
Restoranlarda yeni bir trend başladı; sokak lezzetlerini şık mekanlarda sunmak ve Türk Mutfağı'nı hikayesi ile servis etmek.
Aslında bu konuda Kültür Turizm Bakanımızın belirttiği üzere (GTD olarak derneğin yoğun çalışmaları sonucu) 2020 GASTRONOMİ YILI ilan edilmişti.
Dekora ve ekibe ciddi yatırım yapan şık mekanlar bu noktada artık kendini daha iyi konumlandıracağına inanıyorum.
Bunu yaparken de fiyatları gereksiz şekilde abartıp da cuma cumartesi akşamları dolmak yerine özellikle hafta içi ölü saatleri için de özel menüler çıkartmaya başlamalılar.
Bu konuyu Türsab Gastronomi Komitesi başkanı olduğum dönemlerde tüm fine dining restoranlara aktarmaya çalışdıysam da konu 5 yıl sonra yeni algılanmaya başlandı.
Demek ki gastronomi turisti ile ülkemize ciddi döviz kazandırılması yanısıra prestij de kazandırmak mümkünmüş. Artık Türk müşterileri yolunacak bir kaz değil de denge unsuru olarak görülmesi gerekliliği algılanmaya başlandı. Zaten uçak ile dünyayı görmeye başlayan yerli turistler, kalamar karidesin Yunan adalarında kaça satıldığını veya san sebastianda bir tapas yemenin İstanbul’da şık bir mekanda yemekten daha uygun fiyat olduğunu deneyimleme imkanı bulabilmekteler.
Bu gidişatı durdurup, müşterilerini gerçekten kazanmak isteyen mekanlar menülerinde de revize ye gitmek durumndalar.
Orta segmentte BigChefs çok güzel bir çalışma yaparak Anadolu lezzetlerini ön plana çıkartmaya başlamıştı bile...
Bu anlamda Gamzeciğimi tebrik etmemek mümkün mü? Kendisi bence işletmecilikteki başarısı ötesinde kadın olarak da örnek alınacak güzel işlere imza atıyor. En son Birleşmiş milletlerde konuşma yaparken gördüm.
Şimdi bu vizyonda oması gereken yatırımcı dostlarımız az da olsa var.Mesela Aslı Pasinli.Kendisi Dünyaca ünlü sosyal sorumluluk projelerinin başında WWF Türkiye başkanı.Bildiğim kadarı ile İzmir’den çıkıp Boğaziçi mezunu olduktan sonra eşi ile ortaköydeki Banyan restoranı açıyorlar ardından İncirli Şaraphanede de bir başarı öyküsü yazıyorlar.3 özel mekan Kuruçeşmede faaliyet göstermeye devam ediyor.Bu noktada kurumsallaşabilen nadir işletmelerden...
Aslı ve Cem Pasinli’yi tebrik ediyorum.
Şimdi askerde olan yörük mutfağı uzmanı kardeşim; ALAF restaurant Deniz şefi ve eşini özellikle takdir etmemek mümkün değil.
Fine dining denilince Türk Mutfağını en iyi yorumlayan noktalardan biri de Aylin Yazıcıoğlu:Nicole restoran;Kendisi benim için çok özel biri.İşinde hata kabul etmeyen ,mükemmel eğitim almış aynı zamanda Dünya vizyonu ile Anadolumuzu entegre etmiş hala pazar alışverişine kadar bizzat kendi giden mükemmel bir orduyu yöneten vizyoner bir dost.Bu sene kendisi ile Londra da özel bir etkinlik gerçekleştirmeye gideceğiz.Yeni adresine de en kısa zamanda gideceğim.İyi ki varsın Aylin.
Bu sene tanıdığım Somer Sivrioğlu da ülkemizin gurur şeflerden.Özellikle kitabını tavsiye ederim.Kendisi benim ve ülkemiz için çok kıymetli.
Murat Bozok kardeşim benim için çok özel bir insan .Kendisi ile pekçok projede çalışma imkanı bulduğum ve böyle pozitif ve egosuz bir Türk şefi tanıdığım için çok mutluyum.Restoran açıyor olsam direk menü O’nu için çağırırım.
Bunların yanısıra; Ömür Akkor, anlatılmaz yaşanır.Ömür bizimle yıllar önce Bağcılardaki Seraf Restoran lansmanı için çalıştığında bir kaburga dolması yapmıştı (8 saatte pişen) gelen 300 misafir parmaklarını yemişti.Anadoluyu ve kültürü bu kadar yaşayan yaşatan şef çok nadir bulunur.Sosyal medyasını ve kitaplarını sakın kaçırmayın.
Aydın Demir zaten 3 nesilden beri Osmanlı Mutfağı uzmanı olarak Feriye’de markalaşma süreçlerine çok önemli katkılarda bulunmuş idi.Şimdi çok önemli projelerde danışmanlık yapıyor.Yılbaşı geccesi dahil bizim kutlama etkinliğimizde de yine birlikteydik.Bizim danışman şefimiz.Herzaman kendisi yanımızda …İyi ki varsın .
Mehmet Yalçınkaya yılların dostu.Türk Mutfağı konusunda Arabistan’da Krallara hizmet etmiş bir duayen.
Şimdi yeni moda da TURK restoranı:Fatih Tutak kardeşimiz çok hoş bir mekan açmış Detaylı tadımlamaya gidemedim sadece mekanı gezdirdi en kısa zamanda yemeğe gideceğim.
Biliyorsunuz Bangkok da "Best 50"ye seçilen Fatih ülkemizin gururu şeflerden.Kendisi aynı zamanda efendiliği ve mütevaziliği ile gönülleri fethediyor.
Neyse bu kadar değerli şeflerimiz ve niceler artık ülkemizin değerlerini GASTRONOMİ YILI çerçevesinde daha da sahiplenecekler.
Bu vizyonlu şefler ve mekanlar Türk Mutfağını önceden keşfeden vizyonerler,bir de zorunlu olarak keşfedecek şefler olacak.Neden mi? Gastronomi Yılı döneminde Bakanlık menülerde Türk Mutfağı ve Türk ürünlerini zorunlu kılıp denetleyecek.
Bu konu haricinde eskiden işletme belgesi adı altında verilen belgeler yerine de GASTRONOMİ BELGESİ adı altında özel belge verilmeye başlandı.Bu noktada Akredite eğitimler konusunda Gastroakademi tam yetkili.Çalışmalar ülkenin 4 bir yanından gelen yoğun taleplerle ilerlemekte.Gerçekten 'Gastronomi Belgesi' istiyorsanız özel eğitimli personel vb tüm şartlar için Bakanlık sağolsun derneğimize yönelik bilgilendirme toplantısı için 2 başkontrolör yolladı.Hilton da yaptığımız toplantıda mekan sahibi üyelerimiz detaylı bilgilendiler.
Bu güzel gelişmeler ışında hem sokak lezzetleri,hem Türk kahvesi vb değerlerimiz değerli şeflerimiz ötesinde Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy’un geniş vizyonu ve tanıtma dairesi önderliğinde atağa kalkacak.
Bu Gastronomi Turizmine inan değerli üyelerimizin ve Türk Halkının başarısıdır.
Bu haftalık benden bu kadar kalın sağlıcakla...