Türkiye’nin doğusunda, Palandöken Dağları’nın eteklerine kurulmuş kadim şehir Erzurum, hem tarihi dokusuyla hem de zengin gastronomisiyle öne çıkan bir destinasyon. Üstelik, kış turizmi denince de akla gelen ilk adreslerden biri. Gelin, bu serhat şehrinin üç önemli yönüne yakından bakalım.
Tarih: Anadolu’nun Stratejik Kalesi
Erzurum, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, Selçuklulardan Osmanlılara uzanan bir miras barındırıyor. Şehrin simgesi haline gelen Çifte Minareli Medrese, 13. yüzyıldan günümüze ulaşan en önemli Selçuklu eserlerinden biri.
Erzurum mutfağı, hem geleneksel Anadolu mutfağının hem de sert iklimin etkisiyle gelişmiş özgün lezzetlerin buluştuğu bir alan. İşte Erzurum’un en özel lezzetleri:
• Kadayıf Dolması: Tatlı denince Erzurum’un vazgeçilmezi, tortum cevizle doldurulup kızartılan ve şerbetle tatlandırılan bu enfes tatlıdır.
• Kete: Erzurum’un kahvaltılarında sıkça yer alan, içi tereyağı ve unla doldurulan bu hamur işi, kışın vazgeçilmezlerinden.
• Su Böreği: Erzurum usulü su böreği, diğer bölgelerden farklı olarak bol tereyağı ve peynirle hazırlanıyor.
Kış Turizmi: Palandöken’in Büyüsü
Erzurum, Türkiye’nin en önemli kış turizmi merkezlerinden biri. Palandöken Kayak Merkezi, uzun pistleri, kaliteli kar yapısı ve modern tesisleriyle hem profesyonel kayakçılar hem de amatörler için ideal. Kayak sezonunun uzun olması (Aralık’tan Nisan’a kadar) ve şehrin havaalanına yakınlığı da burayı cazip kılan faktörlerden. Ayrıca, gecce kayağı yapma imkânı da sunuluyor. Mesela şu günlerde Dünya snowboard şampiyonası heyecanı yaşanıyor.
Erzurum, tarih, lezzet ve sporun iç içe geçtiği, ziyaretçilerine her anlamda unutulmaz deneyimler sunan bir şehir. Eğer henüz gitmediyseniz, bu büyüleyici şehri keşfetmek için en doğru zaman kış mevsimi!
Başta Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, halk tarafından gerçekten çok seviliyor ve üç dönemde harikalar yaratmış. Şehir, gerek yurtdışından gelen kayakçılar gerekse yaşayan halk ve bizim gibi yerli turistler için bir cazibe merkezi haline gelmiş. Gerek belediye tesisleri gerekse profesyonel yöneticilerle adeta bir holding yönetiliyor. Genel Sekreter Zafer Aynalı; gayet asil bir yönetici, mükemmel işlerin perde arkasındaki gizli güç. Ayrıca ekibe baktığımızda, Spor Daire Başkanı Mustafa Keleş değerli kişiler çalışmalara imza atmış.
Valimiz Mustafa Çiftçi, kendisini ve ekibini tebrik ederim. Büyük ve zor alanda başarı sağlamış. Erzurum Belçika’dan büyük. Şehir huzurlu ve güvenli.
Vali Yardımcımız Ahmet Özdemir’e gelince, kendisiyle tanışmaktan çok memnun oldum, genç yaşta başarılı olmuş. Mustafa Vali ve Belediye Başkanı ile uyumlu çalışması da başarıları getirmiş.
1988 doğumlu Artvinli. İngiltere’de dil eğitimini tamamlamış vizyoner bir yönetici. Londra Büyükelçiliğimizde görev yapmış. İşte, ülkemize böyle yöneticiler lazım.
Herkesin bilmediği önemli bir bilgi de vermek isterim: Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı kent için çok faydalı olmuş. Şehir için önemli işlere imza atmış. Aynı zamanda Acun Ilıcalı’nın da amcasıdır.
Erzurum sadece kış sporları merkezi değil; değerli Atatürk Üniversitesi Rektörü ve Gastronomi Bölümü hocaları ile gerçekleştirdiği çalıştay ile de UNESCO başvurusu ile Gastronomik Marka Kent olacağını Dünya’ya duyurmuş bir kent.
Dünyada 56 kentin bulunduğu UNESCO'nun “gastronomi şehri" listesinde, Türkiye'den Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar olmak üzere üç il bulunuyor.
Bu haftalık benden bu kadar, kalın sağlıcakla…