• 26 MAYIS Salı 11:08
  • HV
Advert

Hafızanın Estetik Sabotajı: Lucca × :mentalKLINIK

Sedef Ertekin
Sedef Ertekin
Yayın Tarihi : 10-09-2025 11:03

Bazen bir mekan yalnızca mekan değildir. Onunla kurduğunuz bağ, yılların birikimi, dostların kahkahaları, sabahın ilk ışıklarında biten sohbetler ve hafızada yankılanan müziklerle çoğalır. Benim için Lucca hep böyle oldu. İstanbul’un kalabalığında nefes almak, bazen şehrin ritmine teslim olmak, bazen de ondan kaçmak için hep Lucca’ya sığındım. Bebek’in kıyısında, boğazın kokusuna karışan kahve buharında, bambaşka bir dünyanın parçası gibi hissettim.

Bebek’te, Lucca’nın önünden geçtiğinizde artık yalnızca bir mekanın değil, neredeyse başka bir evrenin eşiğinde olduğunuzu hissediyorsunuz. İstanbul Bienali’nin şehre yaydığı görünmez dalgaların arasında, :mentalKLINIK ikilisi Lucca’yı bir kez daha tanımlıyor; hatta daha doğru bir ifadeyle, yeniden kodluyor. Lucca artık bir sahne değil; kendini baştan sona sanata bırakmış, algoritmik arzuların ışığında yeniden doğmuş bir arayüz.

Bir yandan fonda yılların alışkanlıklarını fısıldayan kokteyl bardaklarının tıngırtısı… Diğer yanda gözlerimizi sürekli ekrana kilitleyen, o kaydırma hareketinin bedene işlemiş hali. İşte bu sergide, kaydırma artık bir refleks değil; mekanın duvarlarında, masalarında, atmosferinde kodlanmış canlı bir jest. “Almost Surprised” ismi de bu yüzden tam yerinde: Çünkü sürpriz tam da sürprizsizliğin içinde gizleniyor.

Sanatçı ikilisi Yasemin Baydar ve Birol Demir’in kurduğu dünya, yalnızca görsel değil; duygusal da bir sabotaj. Parlak yüzeylerin arkasında, cilalanmış estetiğin içinde, sizi hem büyüleyen hem de hafifçe rahatsız eden bir oyun alanı açılıyor. Bu oyun alanında kimse izleyici değil. Hepimiz suç ortağıyız. “Beğen, paylaş, döngüde kal” mottosu, gündelik hayatımızı yöneten dijital davranışların birebir sanatsal yansıması.

Ve belki de en çarpıcı olan nokta şu: Lucca, üçüncü on yılını kutlarken, şehrin en klasikleşmiş adreslerinden biri olmanın ötesine geçip, neredeyse bir düşünce deneyine dönüşüyor. Bebek’in sahilinden içeriye adım atan herkes, yalnızca bir mekana değil; çağın hiper-şimdi estetiğine sızmış bir distopyaya adım atıyor. Robert Filliou’nun meşhur sözü kulaklarımda yankılanıyor: “Sanat, hayatı sanattan daha ilginç kılar.” Burada ise hayatın ta kendisi, bir gösteriye, algoritmik bir akışa, sonsuz bir kaydırmaya dönüştürülüyor.

Benim için “Almost Surprised” yalnızca bir sergi değil; İstanbul’un ruhuna yazılmış bir dipnot gibi. Bir zamanlar yalnızca kahkahaların ve anıların yankılandığı bu mekan, şimdi sanatla programlanıyor. Hepimizin en mahrem alışkanlıkları—ekrana dokunma, paylaşma, hızla geçme—Lucca’nın duvarlarına siniyor. Ve anlıyorum ki sanatın daveti yok; davetsiz geliyor, tam zamanında.

Bebek’te bu günlerde yalnızca sahile vuran dalgaların değil, sanatın da sesi yükseliyor. Lucca’nın kapısından içeri giren herkes, bu sesin kıskanılacak yankısına tanık oluyor.

 

LUCCA × PİLEVNELİ 
:MENTALKLINIK — ALMOST SURPRISED
18 – 28 EYLÜL 2025