Takvimler haziranı gösterdiğinde Antalya'nın enerjisi her zamankinden farklı akmaya başlıyor. Şehir yalnızca yaz sezonunu açmıyor; aynı zamanda müzik, gastronomi ve yaşam kültürünün merkezlerinden birine dönüşüyor.
Bu dönüşümün en önemli sebeplerinden biri ise hiç kuşkusuz Akra Jazz Festivali.
Bugün artık Akra Jazz'dan yalnızca bir festival olarak bahsetmek mümkün değil. Dokuz yıldır dünyanın önemli müzisyenlerini Antalya'da buluşturan organizasyon, şehrin kültürel takvimini şekillendiren en güçlü etkinliklerden biri haline geldi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Akdeniz'in kıyısında kurulan sahne, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen sanatçıları aynı manzaranın önünde ağırlıyor.
5 Haziran itibarıyla başlayan ve 20 Haziran'a kadar devam edecek festival, Antalya'yı iki hafta boyunca yalnızca Türkiye'nin değil, bölgenin de en önemli müzik duraklarından birine dönüştürüyor.
Kenan Doğulu'nun "İhtimaller" projesiyle açılan program; Igor Butman, Dianne Reeves, Joss Stone, Kenny Garrett, Richard Bona, Alfredo Rodriguez ve Fazıl Say gibi dünya sahnelerinin güçlü isimlerini ağırlıyor. Grammy ödüllü sanatçılar, genç yetenekler, özel projeler ve açık hava konserleriyle birlikte şehir, yazın en etkileyici kültür sanat buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyor.
Ancak Akra Jazz'ın yarattığı atmosfer yalnızca konser alanıyla sınırlı kalmıyor.
Festival boyunca Antalya'nın ritmi değişiyor.
Gün batımları biraz daha uzun sürüyor. Akşam yemekleri biraz daha geç bitiyor. Şehrin en iyi masalarında müzik konuşuluyor, kokteyller eşliğinde konser programları değerlendiriliyor ve Antalya bir süreliğine sadece tatil yapılan bir şehir olmaktan çıkıp yaşayan bir kültür sahnesine dönüşüyor.
Tam da bu yüzden Akra Jazz için Antalya'ya gelenlere önerim yalnızca konser programına odaklanmaları değil.
Şehri de deneyimlemeleri.
Çünkü bu festivalin en güzel tarafı, sahneden indiğinizde de devam etmesi...
İlk Durak: Asmani Restoran
Akra Jazz için Antalya'ya gelip de Asmani'ye uğramadan dönmek bana göre ciddi bir eksiklik.
Akra Antalya'nın 10. katında yer alan restoran, şehrin en etkileyici manzaralarından birine sahip. Bir tarafta Akdeniz'in sonsuz mavisi, diğer tarafta Bey Dağları'nın heybetli görüntüsü uzanıyor. Özellikle gün batımına denk gelirseniz Antalya'nın neden dünyanın en güzel kıyı şehirlerinden biri olduğunu yeniden hatırlıyorsunuz.
Ancak Asmani'yi özel yapan şey yalnızca manzara değil.
Mutfak tarafında da aynı özen hissediliyor. Akdeniz ürünleri yaratıcı dokunuşlarla yorumlanıyor, servis kusursuz ilerliyor ve atmosfer hiçbir zaman gereğinden fazla resmi hissettirmiyor.
Akra Jazz öncesi güzel bir akşam yemeği planlıyorsanız, rotanın ilk adresi kesinlikle burası olmalı.
Günün Her Saatine Uyan Adres: Pablito Bistro
Bazı mekanlar vardır; kahvaltı için ayrı, kahve için ayrı, akşam yemeği için ayrı düşünürsünüz.
Pablito ise bunların hepsini tek çatı altında topluyor.
Akra'nın Urban Social yaşam anlayışını yansıtan mekan, günün her saatinde yaşayan bir atmosfere sahip. Sabah kahvesi için oturduğunuz masada kendinizi öğle yemeğine kadar kalmış bulmanız çok olası.
Festival günlerinde programlar genellikle yoğun oluyor. Bir konserden çıkıp diğer planınıza geçmeden önce kısa bir mola vermek istediğinizde Pablito tam olarak o ihtiyacı karşılıyor.
Rahat, enerjik, modern ve samimi.
Bazen bir şehirde en çok ihtiyaç duyduğunuz şey tam da bu oluyor.
Gün Batımı İçin: The 251 Social Club
Antalya'da gün batımı izlemek başlı başına bir aktivite.
The 251 Social Club festival programı için TIKLAYIN!
Bunu iyi müzik ve iyi kokteyllerle birleştirdiğinizde ise ortaya The 251 Social Club çıkıyor.
Akdeniz'in hemen kıyısında konumlanan mekan, özellikle gün batımı saatlerinde bambaşka bir atmosfere dönüşüyor. Hafif esen rüzgar, fonda yükselen müzik ve güneşin yavaş yavaş ufuk çizgisine yaklaşması...
Burası acele edilen bir yer değil.
Oturup anın tadını çıkarmak için tasarlanmış gibi.
Akra Jazz'ın yarattığı enerjiyi konser sonrasında devam ettirmek isteyenler için de şehrin en keyifli duraklarından biri.
Antalya'nın Yaratıcı Tarafı: Başka Ol
Her şehrin enerjisini anlatan mekanlar vardır.
Başka Ol, Antalya için tam olarak onlardan biri.
Burası sadece kahve içilen bir yer değil. Aynı zamanda kitapların, tasarım objelerinin, müziğin ve yaratıcı fikirlerin buluştuğu bir yaşam alanı.
İçeri girdiğiniz anda bunu hissediyorsunuz.
Bir köşede kitap okuyanlar, diğer tarafta bilgisayarında çalışanlar, kahvesini alıp uzun sohbetlere dalanlar...
Şehrin daha yaratıcı ve daha alternatif yüzünü görmek isteyenler için Başka Ol mutlaka uğranması gereken adreslerden biri.
Festival yoğunluğu arasında biraz nefes almak için de oldukça iyi bir kaçış noktası.
Lara'nın Vazgeçilmezlerinden: The Royal Castle Bistro
Antalya'da uzun yıllardır güçlü bir müdavim kitlesine sahip mekanlardan biri de The Royal Castle Bistro.
Lara bölgesinde yer alan mekan, günün farklı saatlerinde farklı deneyimler sunuyor. Sabah kahvaltısından akşam yemeklerine, canlı müziklerden özel kutlamalara kadar oldukça geniş bir yelpazeye sahip.
Özellikle dekorasyonu ve enerjisiyle dikkat çekiyor.
İçeri girdiğiniz anda klasik bir restoran hissinden çok, yaşayan bir sosyal alanın içinde olduğunuzu anlıyorsunuz.
Akra Jazz için şehirde bulunanların mutlaka uğraması gereken adreslerden biri olmasının sebebi de bu.
Antalya'nın sosyal hayatını hissetmek istiyorsanız doğru yerdesiniz.
Şehirden Birkaç Saatliğine Uzaklaşmak İsteyenlere: Flow Manavgat Şelale
Antalya'nın en güzel taraflarından biri şu..
İsterseniz şehir hayatının tam merkezinde kalabiliyorsunuz.
İsterseniz yarım saat sonra kendinizi doğanın tam ortasında bulabiliyorsunuz.
Flow Manavgat Şelale bunun en güzel örneklerinden biri.
Manavgat Şelalesi'nin yanı başında yer alan bu yaşam alanı, Antalya'nın yaz sıcağında adeta nefes alma noktası gibi çalışıyor. Şelalenin sesi, yemyeşil doğa ve serin hava birkaç dakika içinde tüm şehir temposunu unutturuyor. Akra Jazz için Antalya'ya kadar gelmişken yalnızca sahil hattında kalmak istemeyenler için Flow mutlaka görülmesi gereken bir rota.
Akşamı Zaruri'de Bitirin
Flow ziyaretinin ardından yapılacak en doğru şeylerden biri ise Zaruri Meyhane'de masa kurmak. Doğanın tam ortasında yer alan mekan, klasik meyhane kültürünü çok daha sakin ve rafine bir atmosferle yorumluyor. Burada yüksek sesli bir kalabalık yerine sohbetler ön planda. Şelalenin sesi fonda duyuluyor. Masaya gelen mezeler mevsime göre şekilleniyor. Saatler yavaşlıyor. Zaruri'nin en güzel tarafı da bu zaten. Kimseyi acele ettirmiyor.
Akra Jazz'ın konserlerle dolu yoğun programı arasında biraz durup nefes almak isteyenler için Antalya'daki en güzel adreslerden biri.
Sonuç olarak Akra Jazz için Antalya'ya geldiğinizde elinizde aslında çok güzel bir reçete oluyor.
Akşam dünyanın en önemli müzisyenlerini dinliyorsunuz.
Gün batımını Asmani'de izliyorsunuz.
Kokteylinizi The 251 Social Club'da içiyorsunuz.
Pablito'da mola veriyorsunuz.
Başka Ol'da şehrin yaratıcı tarafını keşfediyorsunuz.
The Royal Castle Bistro'da Antalya'nın sosyal hayatına karışıyorsunuz.
Bir gününüzü Flow Manavgat Şelale'ye ayırıyor, akşamı Zaruri Meyhane'de kapatıyorsunuz.
Sonra dönüp şunu fark ediyorsunuz:
Akra Jazz aslında yalnızca bir festival değil. Antalya'yı yaşamak için kusursuz bir bahane.
AKRA JAZZ Program için TIKLAYIN!