Lacivert'e yepyeni ve tanıdık bir merhaba!

Sedef Ertekin

27-09-2023 21:46

Uzun bir aranın ardından Lacivert, yeniden kapılarını gusto tutkunlarına açtı! Yaklaşık 1 yıldır yenilenme ve tadilat nedeniyle kısa bir mola vermek zorunda kalan mekan; İstanbul'a tam zamanında, şehre dönüş sezonunda yeniden "Merhaba!" dedi. Hem çok tanıdık hem yepyeni bir tarzla karşımıza çıktı Lacivert! 15 Eylül'de açılışını yapan ve 19 Eylül'den itibaren misafirlerini lezzet sofralarında ağırlamaya başlayan mekana biz de vakit kaybetmeden hasret gidermeye gittik!

Boğaz'ın yanı başına konumlanan en butik ve huzur dolu semtlerden biri olan Anadolu Hisarı'nda bulunan Lacivert; semtin tüm huzurunu ve şehrin tüm ışıltısını aynı çatı altında toplamayı başarmış. Uzun yıllardır İstanbullular için vazgeçilmez bir ikonik haline gelen Lacivert'i o kadar özlemişiz ki...

İlk adımlardan başlamalı...

Anadolu Hisarı'nın o yeşillikler arasına gizlenmiş sahil yoluna girdiğimiz anda Lacivert hissi de içimizi kapladı hemen. Mekanın hemen önünde arabamızı valeye, kendimizi Lacivert'in büyülü kollarına bıraktık.

İstanbul gastronomi sahnesinde gerçekten çok iyi mekanlar var; ama artık trendler gün geçtikçe değişiyor. Bir restorana gidince insanların artık beklentileri de eskisine oranla çok daha yüksek... Sizi her anıyla etkisi altına alacak, her lokmasıyla güvenebileceğiniz, her karede özeni hissedeceğiniz ve gülen yüzlerle karşılaşabileceğiniz bir yer arıyorsanız; Lacivert tartışılmaz en iyisi diyebiliriz!

Botanik patikadan aşka çıkan yollar...

Arabanızı bıraktıktan sonra merdivenlerden iniyorsunuz ve karşınıza kısa bir patika çıkıyor. Adeta botanik bir bahçenin vahasını yaşatıyor daha ilk adımda. Yeşillikler, Boğaz'ın esintisi eşliğinde burnunuza gelen baharın mis kokusu... Adım adım bir mucizeye yaklaştığınızı da hissediyorsunuz aslında. Ve birkaç adımda kendimizi Lacivert'in yenilenen ve genişleyen bahçesinde buluveriyoruz. Tamamen dünyadan bağımsız; adeta bir Ütopya yaşanıyor burada. Huzuruyla büyüleyen bir bahçe tasarlamışlar. Duvardan akan sular, adeta Boğaz'ın hırçınlığına meydan okurcasına yumuşak yumuşak okşuyor ruhunuzu. Bembeyaz masa örtüleri her zamanki gibi saflığın sembolü adeta.

Boğaz'a komşu demek bile az kalıyor açıkcası; Boğaz'ın bir parçası adeta. İskelesi genişlemiş; dilerseniz hemen Boğaz'ın hırçın dalgalarının yanında bir masa seçebilirsiniz, dilerseniz biraz daha yeşilliklerle izole edilmiş bir masa. Mekanın yenilenen ambiyansı ilk bakışta sonsuz bir ferahlık hissini canlandırıyor.

Dış mekanda ama üstü kapalı bir şekilde tasarlanmış Lacivert Bar ise ışıltılarıyla göz kamaştıran cinsten! Yeni ambiyansında öyle huzurlu bir bütün yakalanmış ki, hayran kalmamak elde değil. Dış mekanın ve manzaranın büyüsünden kendimizi zorda olsa kopararak iç kısma geçtiğimizde ise; büyüleyici dekorasyon detaylarıyla karşı karşıya kaldık. Yine aynı ferahlık hissini sonuna kadar hissediyorsunuz. Trendlerin ötesine minimal bir şıklıkla geçilmiş iç kısımda. Farklı tarzlar aynı sofistikelikle sunulmuş aslında. Biraz maviler, bir miktar tarçın tonları... Şıklıkta boyut atlanmış desem, asla abartıya kaçmış olmam! Şahsen ben, adeta bir müzedeymiş gibi her detayını durup inceledim. Orta kısma dekoratif amaçlı bir masa hazırlamışlar mesela; üstünde kitaplar, vazolar ve abajurlar iliştirmişler. Sanatın keyifli satırlarına ve gusto detaylara yer veren yemek kitaplarıyla da taçlandırmışlar bu masayı. Hayran kaldım!

İstanbul'un hakkı sonuna kadar verilmiş!

Havalar hala yazdan kalma günleri yaşatırken biz lezzet serüvenimizi dış mekanda, iskelede seçtiğimiz bir keyif masasında yaşamayı tercih ettik. Ekip işini aşkla yapanlarla özenle seçilmiş adeta. Her ricamız saygı dolu gülen yüzler ve gözlerle hayata geçiriliyor. İşine aşkla bağlanmış bir ekip!

Güneşin yavaş yavaş yerini gecceye bırakmaya başladığı saatler, benim her zaman Lacivert favorim olmuştur. Ama o gün biraz 'gün yüzüyle görmek' için öğleden sonra erken saatlerde gitmiştik Lacivert'e. İnanın, günün her anının güzelliği bir başkaymış! Fonda "Elveda!" dercesine esen hafif bir Boğaz esintisi, karşı kıyı tüm ihtişamı ve telaşıyla bizi izliyor... Deniz tüm berraklığıyla güneşin son demlerini yansıtıyor sofralarımıza. Hafif bir müzik ve martıların sesleri sanki bir bütün olmuş, huzura davet ediyor. Tüm bu detaylar birleşince de, her ayrıntısıyla yaşanılası bir ambiyans çıkıyor işte ortaya...

Yenilenen klasikler ve yeniden yorumlanan geleneksel!

Ambiyansın büyüsünü size hissettirebildim mi bilemiyorum; yaşayarak daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum kesinlikle! Ama artık sofraya yemekler gelmeye başlıyor...

Lacivert, lezzetleriyle de Boğaz'ın vazgeçilmez klasiklerinden olmuştur her zaman. Sofranıza gelen ve damaklarınıza ulaşan her lezzetin; mutfakta özen ve aşkla harmanlanmış bir yolculuğu olduğunu hissedersiniz. Şehre yeniden "Merhaba!" demesiyle menüde de ufak yorumlamalar olmuş tabii ki... İnanılmaz büyük değişiklikler değil merak etmeyin; klasik haline gelen ve çok sevdiğim restoranların menülerinden çok büyük değişiklik görmek beni pek mutlu etmez. Çünkü alıştığım ve favorim olmuş lezzetlerden ayrı kalma ihtimalim beni her zaman korkutmuştur. Lacivert'te sanırım bu vizyonla hareket etmiş ve yılların klasiği lezzetlerine minik dokunuşlar yaparak yenilemiş menüsünü.

Sofra kurulmaya başlıyor...

Mekanın mutfağında lezzetleriyle büyüleyen, daha önce Kiva ve Kilimanjaro gibi şehrin iddialı mekanlarının mutfağında da çalışmış olan başarılı şef Rüştü Öztürk bulunuyor. Lezzet serüvenimizde karşımıza çıkacak olan tabakların seçimini de, tabii ki şefimize bıraktık. İşini büyük bir tutkuyla benimsemiş, mutfağına ve ekibine sonuna kadar güvenen bir şef var karşımızda. Bu ahenkli uyumun o kadar güzel bir parçası olmuş ki...

Geleneği gelecek ile buluşturan bir menü var karşımızda! Lacivert mutfağına kök salmış "Yerele Saygı" vizyonu, gastronomi yolculuklarının vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Tamamen doğayla uyum içinde hazırlanıyor Lacivert'in menüsü; bunu menüyü incelemeye başladığınızda zaten anlıyorsunuz. Doğanın armağan ettiği bolluğu koruyor ve zenginleştirerek saygu duyuyorlar. Yerel mirasa ve mevsimselliğe sonuna kadar bağlılar. Bilinçli tüketimin ışığında adım atarken doğanın kendi melodisine de eşlik ediyorlar. Geçmişin ve gelenekselin mirasına, tabakta yaratılan hikayelerle saygı duruşu yapıyorlar aslında. Dünden bugüne ulaşan Akdeniz Mutfağı'nın sırlarını, modern yorumlarla bütünleştirip her bir tabakta geçmişi gelecek ile buluşturuyorlar. Geçmişin yankılarını, bugünün ruhuyla buluşturarak yarının hikayelerini yazalım o zaman birlikte...

Önce tabii ki mezeler, mezeler...

Gün güneşe veda etmeye hazırlanırken, bizim keyif soframızda kuruluyor yavaştan. Önce tabii ki mezeler yerlerini almaya başlıyor. Abartıdan uzak kalarak ihtişamlı bir sunumla geliyor mezeler karşımıza. Bu dengeyi yakalamakta gerçekten büyük mesela! 

Başlangıçlardan Balık Pazarı Tabağı; içinde 5 çeşit balık bulunuyor. Sardalya, Somon Pastırması, Hamsi Turşusu, Uskumru Çiroz ve Levrek Marin. Benim favorim Somon Pastırması! Bir de bu tabağın tam ortasına konumlanan, meşhur Boşnak mezesi Soka.

Meze çeşitlerinden ise portakal suyunda pişirdikleri Zeytinyağlı Enginar'ı kesinlikle denemelisiniz; üzerinde Edamame, Bezelye ve Enginar kıtırları yer alıyor. Enginar sevenler kesinlikle denemeliler; kıtırlar efsane... Bir de Karides Avokado Enginar var; Lacivert'in imza mezelerinin başında geliyor. 

Mezelerden beni etkileyen ise Levrek Marin; altında Rezene, üzerinde Portakal ve Greyfurt ile geliyor sofranıza. Sos olarak ise limonlu, hardallı, yağlı özel bir sos kullanıyorlar. Yediklerimin açık ara en lezzetlisi olduğunu söyleyebilirim!

Keyif sofralarının olmazsa olmaz mezeleri Cacık ve Atom'u da oldukça başarılı ve farklı. Farkını ise Lacivert mutfağına özel hazırlanan base yoğurttan alıyor; ağızda dağılan aromasıyla damaklara imzasını atan cinsten.

Kabak Çiçeği diye bir gerçek var!

Tadına bakmadan asla bu sofralardan kalkmamanız gereken bir lezzet var: Kabak Çiçeği Kızartması! Kabak Çiçeği'ni zaten çok severim ama Lacivert yorumlamasıyla efsanevi bir hale bürünmüş. Sofranıza geldiği anda tadına bakmanız önemli; kıtırlığı ayrı bir hava katıyor. Özel süzme ballı sos ile servis ediliyor. Bu sostan da bir miktar üzerine döküp, tadını çıkarın!

Sıcak paylaşımlıklar bölümünden klasikleşen lezzetlerden Kalamar Tava, Tereyağlı Karides ve Fener Kavurma'da oldukça iddialı ve damaklarda iz bırakan cinsten.

Sanat eseri kıvamında ana yemekler

Ben keyif sofralarında mezeler, ara sıcaklar ve salatalarla sınırlı kalanlardanım genelde. Fakat iyi ki bu sınırlamayı kendime Lacivert'te koymamışım! Çünkü daha sofraya gelir gelmez görselliğindeki zariflik ve çarpıcılıkla vurulduğum, gurme bir tabak ile tanıştım. Yeşil Körili Izgara Levrek; bezelye, çiğ kabak spagetti ve hindistan cevizi sütü muhteşem bir lezzet notası yakalıyor.

Vazgeçilmezim, en sevdiğim: Tatlılar!

Ne kadar çok yemiş olursam olayım; yemeğin sonunda her zaman tatlıya yerim vardır! Ben tatlı yemeden doyduğunu anlamayanlardanım diyebilirim. Durum böyle olunca Lacivert'in son vuruşu tatlıları da merakla beklemeye başladım. Sunumundaki zariflikle dikkat çeken Kabak Tatlısı ve kıvamıyla hayran kaldığım İrmik Tatlısı'nı öneririm...

Kısaca...

Seni çok özlemişiz Lacivert! Yepyeni dokunuşlarla yeni bir havası olsa da; hala aynı haz, hala aynı tutku ve hala alışık olduğumuz o efsane tavrıyla...

Unutmadan! Lacivert'in şefi Rüştü Öztürk ile gerçekleştiğimiz keyif, lezzet ve gastronomi dolu röportajımız, çok yakında yayında! Takipte kalın...

 

Lacivert'in gastro deneyimleriyle büyüleyen MENÜ'sünü daha yakından incelemek için tıklayın!

Anadolu Hisarı, Körfez Cad. No:57/A, Beykoz; 0216 413 42 24

DİĞER YAZILARI Tarihi Saraylardan Futuristik Pavyonlara Milano Tasarım Haftası Notları 01-01-1970 03:00 Festival Tadında Bir Yaz: Chalet Garden Sahnesi Yeniden Kuruluyor! 01-01-1970 03:00 Sanatla Yaşayan Oteller: Konaklamanın Yeni Tanımı 01-01-1970 03:00 Bodrum’un Yeni Sezon Haritası: Hangi Mekan Ne Zaman Açılıyor? 01-01-1970 03:00 Liste: Bir Kadının İç Sesi Hiç Bu Kadar Yüksek Duyulmamıştı 01-01-1970 03:00 Swissôtel’de Ramazan Sofraları: Türkiye’nin Yedi Bölgesi Tek Masada 01-01-1970 03:00 İkinci Perdenin Başı: İnsan Olmanın En Sessiz Mücadelesi 01-01-1970 03:00 Rossini’nin Notalarında Çocukluk: Süreyya Operası'nda Külkedisi! 01-01-1970 03:00 Aşkın Estetiği: Sanat Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Gösterişten Korunmaya: Lüks Seyahatin Yeni Dili 01-01-1970 03:00 Şehirden Kaçmadan Yenilenmek: 2026’nın Kaçamak Haritası! 01-01-1970 03:00 Ege’den Boğaz’a Uzanan Sofra: Bay Nihat x Sabrosa Buluşmasının Şiirsel Hikayesi 01-01-1970 03:00 Kışın İçimize Düşen Işık: Sokak Kokularının Peşinde Bir Mevsim 01-01-1970 03:00 Advent Calendar ve Modern Mutluluğun Anatomisi 01-01-1970 03:00 4 Hands Dinner: Soner Kesgin ve Murat Bozok’un Şehirle Kurduğu Lezzet Diyaloğu 01-01-1970 03:00 Masallar, Denizler ve Kahkahalar: Çocuklar İçin Rüya Gibi Oteller 01-01-1970 03:00 Bir Tabağın Hafızası, Bir Ustanın Mirası: Fabrice Canelle'in Ardından 01-01-1970 03:00 Sanatın Yeni Sahnesi Restoranlar: Kültürle Beslenen Sofralar 01-01-1970 03:00 Sanatın Sofrasında, Zamanın Katmanlarında: Contemporary İstanbul 20 Yaşında 01-01-1970 03:00 Boğaz’ın Sessiz Kıyısında: Zenkai’de Huzura Açılan Sofra 01-01-1970 03:00 Hafızanın Estetik Sabotajı: Lucca × :mentalKLINIK 01-01-1970 03:00 Yaz Bitmeden İstanbul’da Uğranacak En Güzel Mekanlar 01-01-1970 03:00 Bir Dilim Praluline, Bir Bardak Çikolata ve Paris’in Bambaşka Ritmi 01-01-1970 03:00 Einstein’ın Gözünden: Kusursuz Olmayan Bir Akşam Yemeği Nasıl Mükemmel Olur? 01-01-1970 03:00 Boğaz’ın Ruhunu Dinledim: Güneşi SAX’ta Batırmak... 01-01-1970 03:00 Lüksün Yeni Duyusal Manifestosu: Gastronomik Şıklık! 01-01-1970 03:00 Çocuklarla Seyahat Etmenin Altın Çağı: Yaşa Göre En İyi Destinasyonlar 01-01-1970 03:00 Tatilde Değil, Hikayenin İçindesin: Yaz Bodrum’da Başlar! 01-01-1970 03:00 Kulak Ver! Hafta Sonunun Sesi Bu Mekanlardan Yükseliyor 01-01-1970 03:00 Lezzet ve Sanatın Buluşma Noktası: Mezzaluna’nın Yeni Terası Açıldı 01-01-1970 03:00 Şehrin Ritmi Yükseliyor: İstanbul Bu Bahar Bir Başka Güzel! 01-01-1970 03:00 Dijital Fırçalarla Resmedilen Yarın: Sanat Yapay Zekaya Hazır mı? 01-01-1970 03:00 Dünya Günü 2025: Sessiz Bir Çığlık, Küresel Bir Umut 01-01-1970 03:00 Şeflerin Fısıldadığı Hikayeler: Mekanlar ve Efsane Tabakların Buluşması 01-01-1970 03:00 Mezeyle Başlayan, Sohbetle Uzayan Sofralar İçin Öneriler 01-01-1970 03:00 CVK Park Bosphorus’ta Neler Oluyor? 01-01-1970 03:00 Tek Şehir, Çok Lezzet: Ramazan Sofralarının İstanbul Mekanlarından Yansımaları 01-01-1970 03:00 Oscar After Party’sinde Karaca Tabaklarıyla Puck İmzalı Bir Gecce! 01-01-1970 03:00 2024 yılının seyahat trendleri belli oldu... 01-01-1970 03:00 Yılbaşı geccesi Vogue’da neler olacak? 01-01-1970 03:00 Yılbaşının gusto detayları: Da Mario’da Festive Menü! 01-01-1970 03:00 Keşfetmeniz gereken şık lezzet kaçamağı: Umus İstanbul 01-01-1970 03:00 Bin yıllık tariflere yakışan nostaljik bir keyif akşamından; Kiva'dan... 01-01-1970 03:00 İstanbul’u mutfağına yansıtan kültürel bir gusto: 29! 01-01-1970 03:00 Cadılar Bayramı'nın keyfini yine çocuklar çıkaracak! 01-01-1970 03:00 Çocuklarla sonbaharın tadını çıkarın! 01-01-1970 03:00 Gücünü harika bir kadından, özünü doğadan alan bir markanın hikayesi: Cru Organics 01-01-1970 03:00 Eylül’de huzurun adresi Datça’nın konsept otellerini keşfedin! 01-01-1970 03:00 Sarı Yaz’ı yaklaşan Datça’nın en keyifli mekanları 01-01-1970 03:00 Yaz sezonu için geri sayım başladı! 01-01-1970 03:00 Sanatla iyileşeceğine inanan bir nesiliz biz! 01-01-1970 03:00 En yeni İtalyan mabedi: Oly House 01-01-1970 03:00 Satır aralarını bile okuduğum, kitap gibi bir mekan: Başka Ol 01-01-1970 03:00 Sınırlarımı aşıp bir tutkuyu yaşatan Asmani 01-01-1970 03:00 Mavilikleri ayaklarınızın altına serenler! 01-01-1970 03:00 Oscar'a Wolfgang Puck imzalı Türk yemekleri damga vurdu! 01-01-1970 03:00 Tüm duyulara hitap eden Akra deneyimi 01-01-1970 03:00 Perde deprem bölgesi için aralanıyor! 01-01-1970 03:00 Deprem bölgesindeki lokal üreticiye destek! 01-01-1970 03:00 Yeniden filizleneceğimize inanmak istiyorum! 01-01-1970 03:00 Lokal lezzetler mercek altında 01-01-1970 03:00 2023 Seyahat trendleri 01-01-1970 03:00 Şehrin en romantik ikilisi 01-01-1970 03:00 Meze mühim mesele! 01-01-1970 03:00 2023'ün gastronomi trendleri 01-01-1970 03:00 Başlangıçların en güzeli: Kahvaltının yıldızları 01-01-1970 03:00 2022’nin son düzlüğünde göze çarpanlar 01-01-1970 03:00 Antalya'da Christmas Market heyecanı devam ediyor 01-01-1970 03:00 Yine, yeniden Gecce’deyim! 01-01-1970 03:00