4 Hands Dinner: Soner Kesgin ve Murat Bozok’un Şehirle Kurduğu Lezzet Diyaloğu

Sedef Ertekin

20-11-2025 11:36

İstanbul’da bazı akşamlar vardır; şehrin tüm melodileri aynı sofrada buluşur. Boğaz, ışıklarını suya bırakırken, kentin ritmi gastronominin ince dokularına karışır. Dün akşam Swissôtel The Bosphorus’un sevilen restoranı Madhu’s İstanbul, iki usta şef Soner Kesgin ve Murat Bozok'u aynı mutfakta buluşturan özel bir 4 Hands Dinner deneyimine ev sahipliği yaptı.

Ben de o masada yalnızca bir misafir değil; iki şefin ortak yaratımının doğduğu ana tanıklık eden biri olarak oturdum. Doğu’nun yüzyıllık baharat hafızası, Londra’daki Madhu’s kültürünün rafine geleneği ve Türkiye’nin güçlü yerel damak zevki bu akşam aynı zeminde birleşti. Ortaya çıkan şey sadece bir menü değil; iki mutfak kültürünün birbirine saygı duyarak kurduğu bir köprüydü.

İki Ustanın Hikayesi: Mutfakta Atılan Ortak Adımlar

Gecce başlamadan önce hem Soner Kesgin hem de Murat Bozok’la kısa bir sohbet etme fırsatım oldu. Her iki şefin de gözlerinde aynı heyecan vardı: yaratıcı risk alma arzusu. Klasik reçetelerin konfor alanından çıkıp, iki mutfağın dokusunu birbirine dokundurma fikri onları açıkça motive etmişti.

Murat Bozok, bu özel gecceye dair duygularını bana şöyle anlattı..

“Soner Şef bu işbirliği teklifini getirdiğinde gerçekten çok heyecanlandım. Zaten daha önce de Madhu’s’a geliyordum; mekanın ruhunun, Londra’daki öneminin ve Soner Şef’le dostluğumuzun bende yarattığı başka bir karşılığı var. Birlikte şunu düşündük: Bu baharatların, bu kültürün derinliğini Türkiye’deki damak zevkiyle nasıl buluşturabiliriz? Doğu ile Batı’nın kesişiminde farklı bir yorum ortaya çıkabilir mi? Sonrasında beraber çalışmaya başladık ve bu gecce de o fikirlerin karşılık bulmuş hali oldu.”

Bu yaklaşımın sıcaklığı, tevazusu ve vizyoner tarafı gecce boyunca her tabakta hissediliyordu.

Soner Kesgin’in olgun, dengeli, rafine mutfak kurgusu ile Bozok’un sezgisel teknik hakimiyeti birleşince sonuç: hem karakterli hem çok katmanlı bir mutfak dili oldu.

 

Menünün Yolculuğu: Baharat, Asidite ve Denge Üzerine Kurulu Bir Hikaye

 

Amuse Bouche – Pani Puri Tantuni

Baharatlı tavuk tantuni, lime, tatlı yoğurt ve aromatik domates… Sunum minimal, tat ise net bir giriş cümlesi gibiydi. Gecceyi açan bu ilk lokma, Hint sokak mutfağının hafif bir selamını taşıyordu.

 

Başlangıçlar: Renkler ve Tekniklerin İnceliği

Çanakkale Kırmızı Karides Ceviche: Tiger milk, mango salsa, chili biber ve frenk soğanı.

Tabak masaya geldiğinde ilk his: minyatür bir sanat eseri. Mango’nun tropikal dokunuşu, cevichenin asiditesi, chili’nin hafif keskinliği ve tazeliği; tümü dengeli bir bütünlük içindeydi. Bozok’un dokunuşu, özellikle tat profilindeki denge arayışında kendini net bir şekilde belli ediyordu.

 

Sebzeli Samosa Chaat: Çıtır sebze dolgulu hamur, nohut, tatlı yoğurt, nane ve demirhindi çatni.

Benim için samosa zaten başlı başına bir tutkudur ama bu yorum kesinlikle bir üst seviyeye taşınmıştı. Bir lokmada tatlı, ekşi ve ferah tatların ardışık ritmi adeta ağızda küçük bir festival havası yarattı.

 

Çıtır Kalamar: Deniz yosunu ve kajulu raita ile.

Hint mutfağında deniz ürünlerinin baskın olmamasına rağmen bu tabak, Hint baharat kültürü ile deniz ürünlerinin narin yapısını kusursuz bir şekilde birleştiriyordu.

 

Duck Sausage – Ördek Sucuk: Yanık soğan chutney ve altta enfes körili karnabahar püresi.

Geccenin tartışmasız yıldızlarından biriydi. Ördek etinin tok karakteri, karnabahar puresinin baharatlı sıcaklığı ile birleşince ortaya bambaşka bir lezzet dünyası çıktı.

 

Ginger & Lime Sorbet

Tam yerinde bir dokunuş. Baharatların ısısını hafifçe susturan, damağı sıfırlayan ferah bir nefes.

 

Ana Yemek: Royal Thali – Doğu ve Batının Aynı Tabakta Harmanı

Bu tabak klasik bir Thali sunumu değil; Madhu’s imzasını taşıyan modern bir kompozisyondu.

Masaledar Kuku (Tavuk)

Kashmiri Rogan Josh (Kuzu — benim de favorilerimden)

Makhni Dal

Safran Pilavı

Raita (salatalık & havuçlu)

Tandoori Naan

Bu lezzetlerin her biri kendi başına karakter taşıyordu. Ama gecceyi unutulmaz yapan detay, Soner Şef’in masada verdiği küçük ama altın değerinde tavsiyeydi: “Hepsini ayrı ayrı değil, birbirine temas ettirerek yiyin. Tadın nasıl dönüştüğünü görün.”

Gerçekten de öyle oldu. Lezzetleri tabakta birleştirerek yediğimde ortaya bambaşka bir tat çıktı. Safranın sıcaklığı, Rogan Josh’un derin aroması, dal'ın yumuşak dokusu, naan’ın tütsülü notaları ve raitanın ferahlatıcı etkisi.. Hepsi birlikte ağızda yeni bir dünya yaratıyordu.

Bu, sadece yemek yemek değil; gastronomik bir cümleyi yeniden kurmak gibiydi.

 

Tatlı: Gulab Jamun Cheesecake – Geccenin Sessiz Ama En Güçlü Finali

Ana yemeğin ardından masaya gelen tatlı, geccenin ritmini yumuşacık bir finale bağlayan zarif bir yorumdu: Gulab Jamun Cheesecake.

Beyaz çikolata ve vanilyalı cheesecake ile kaplanmış, içinden ise klasik Hint tatlısı gulab jamun’ın sıcak, aromatik dokusu çıkan bu tabak, uzun zamandır yediğim en nefis tatlı kombinasyonlarından biriydi. Hint mutfağının geleneksel şerbetli tatlısı, Cheesecake’in modern dokusuyla buluşunca ortaya hem tanıdık hem şaşırtıcı, hem güçlü hem de zarif bir tat profili çıkmıştı.

Bu tatlı sadece yemeğin sonu değildi; geccenin anlatısını tamamlayan, Doğu ile Batı’nın son kez birbirine dokunduğu küçük ama unutulmaz bir imza gibiydi.

 

Madhu’s İstanbul’da Yeni Bir Dönem Başlıyor

Gecce sonunda masadan kalkarken hissettiğim şey çok netti: Madhu’s, İstanbul’un gastronomi sahnesinde zaten önemli bir yerde duruyor. Ama bu 4 Hands Dinner, o yerin çok daha parlak bir seviyeye taşındığının güçlü bir işaretiydi.

Ve güzel haber şu: Bu özel menü, hafta boyunca Madhu’s İstanbul’da servis edilecek. Ayrıca Soner Şef’in verdiği bilgiye göre,
önümüzdeki birkaç ay içinde bu işbirliğinden doğan yeni lezzetleri de menüde görmeye başlayacağız.

Yani dün akşam yaşadığımız şey bir final değil; uzun soluklu bir mutfak yolculuğunun başlangıcı.

Boğaz’ın ışıkları altında, iki şefin kalpten gelen üretimiyle şekillenen bu gastronomik buluşma, İstanbul’un hafızasında özel bir yer açmaya aday..

DİĞER YAZILARI Festival Tadında Bir Yaz: Chalet Garden Sahnesi Yeniden Kuruluyor! 01-01-1970 03:00 Sanatla Yaşayan Oteller: Konaklamanın Yeni Tanımı 01-01-1970 03:00 Bodrum’un Yeni Sezon Haritası: Hangi Mekan Ne Zaman Açılıyor? 01-01-1970 03:00 Liste: Bir Kadının İç Sesi Hiç Bu Kadar Yüksek Duyulmamıştı 01-01-1970 03:00 Swissôtel’de Ramazan Sofraları: Türkiye’nin Yedi Bölgesi Tek Masada 01-01-1970 03:00 İkinci Perdenin Başı: İnsan Olmanın En Sessiz Mücadelesi 01-01-1970 03:00 Rossini’nin Notalarında Çocukluk: Süreyya Operası'nda Külkedisi! 01-01-1970 03:00 Aşkın Estetiği: Sanat Bize Ne Söylüyor? 01-01-1970 03:00 Gösterişten Korunmaya: Lüks Seyahatin Yeni Dili 01-01-1970 03:00 Şehirden Kaçmadan Yenilenmek: 2026’nın Kaçamak Haritası! 01-01-1970 03:00 Ege’den Boğaz’a Uzanan Sofra: Bay Nihat x Sabrosa Buluşmasının Şiirsel Hikayesi 01-01-1970 03:00 Kışın İçimize Düşen Işık: Sokak Kokularının Peşinde Bir Mevsim 01-01-1970 03:00 Advent Calendar ve Modern Mutluluğun Anatomisi 01-01-1970 03:00 Masallar, Denizler ve Kahkahalar: Çocuklar İçin Rüya Gibi Oteller 01-01-1970 03:00 Bir Tabağın Hafızası, Bir Ustanın Mirası: Fabrice Canelle'in Ardından 01-01-1970 03:00 Sanatın Yeni Sahnesi Restoranlar: Kültürle Beslenen Sofralar 01-01-1970 03:00 Sanatın Sofrasında, Zamanın Katmanlarında: Contemporary İstanbul 20 Yaşında 01-01-1970 03:00 Boğaz’ın Sessiz Kıyısında: Zenkai’de Huzura Açılan Sofra 01-01-1970 03:00 Hafızanın Estetik Sabotajı: Lucca × :mentalKLINIK 01-01-1970 03:00 Yaz Bitmeden İstanbul’da Uğranacak En Güzel Mekanlar 01-01-1970 03:00 Bir Dilim Praluline, Bir Bardak Çikolata ve Paris’in Bambaşka Ritmi 01-01-1970 03:00 Einstein’ın Gözünden: Kusursuz Olmayan Bir Akşam Yemeği Nasıl Mükemmel Olur? 01-01-1970 03:00 Boğaz’ın Ruhunu Dinledim: Güneşi SAX’ta Batırmak... 01-01-1970 03:00 Lüksün Yeni Duyusal Manifestosu: Gastronomik Şıklık! 01-01-1970 03:00 Çocuklarla Seyahat Etmenin Altın Çağı: Yaşa Göre En İyi Destinasyonlar 01-01-1970 03:00 Tatilde Değil, Hikayenin İçindesin: Yaz Bodrum’da Başlar! 01-01-1970 03:00 Kulak Ver! Hafta Sonunun Sesi Bu Mekanlardan Yükseliyor 01-01-1970 03:00 Lezzet ve Sanatın Buluşma Noktası: Mezzaluna’nın Yeni Terası Açıldı 01-01-1970 03:00 Şehrin Ritmi Yükseliyor: İstanbul Bu Bahar Bir Başka Güzel! 01-01-1970 03:00 Dijital Fırçalarla Resmedilen Yarın: Sanat Yapay Zekaya Hazır mı? 01-01-1970 03:00 Dünya Günü 2025: Sessiz Bir Çığlık, Küresel Bir Umut 01-01-1970 03:00 Şeflerin Fısıldadığı Hikayeler: Mekanlar ve Efsane Tabakların Buluşması 01-01-1970 03:00 Mezeyle Başlayan, Sohbetle Uzayan Sofralar İçin Öneriler 01-01-1970 03:00 CVK Park Bosphorus’ta Neler Oluyor? 01-01-1970 03:00 Tek Şehir, Çok Lezzet: Ramazan Sofralarının İstanbul Mekanlarından Yansımaları 01-01-1970 03:00 Oscar After Party’sinde Karaca Tabaklarıyla Puck İmzalı Bir Gecce! 01-01-1970 03:00 2024 yılının seyahat trendleri belli oldu... 01-01-1970 03:00 Yılbaşı geccesi Vogue’da neler olacak? 01-01-1970 03:00 Yılbaşının gusto detayları: Da Mario’da Festive Menü! 01-01-1970 03:00 Keşfetmeniz gereken şık lezzet kaçamağı: Umus İstanbul 01-01-1970 03:00 Bin yıllık tariflere yakışan nostaljik bir keyif akşamından; Kiva'dan... 01-01-1970 03:00 İstanbul’u mutfağına yansıtan kültürel bir gusto: 29! 01-01-1970 03:00 Cadılar Bayramı'nın keyfini yine çocuklar çıkaracak! 01-01-1970 03:00 Çocuklarla sonbaharın tadını çıkarın! 01-01-1970 03:00 Lacivert'e yepyeni ve tanıdık bir merhaba! 01-01-1970 03:00 Gücünü harika bir kadından, özünü doğadan alan bir markanın hikayesi: Cru Organics 01-01-1970 03:00 Eylül’de huzurun adresi Datça’nın konsept otellerini keşfedin! 01-01-1970 03:00 Sarı Yaz’ı yaklaşan Datça’nın en keyifli mekanları 01-01-1970 03:00 Yaz sezonu için geri sayım başladı! 01-01-1970 03:00 Sanatla iyileşeceğine inanan bir nesiliz biz! 01-01-1970 03:00 En yeni İtalyan mabedi: Oly House 01-01-1970 03:00 Satır aralarını bile okuduğum, kitap gibi bir mekan: Başka Ol 01-01-1970 03:00 Sınırlarımı aşıp bir tutkuyu yaşatan Asmani 01-01-1970 03:00 Mavilikleri ayaklarınızın altına serenler! 01-01-1970 03:00 Oscar'a Wolfgang Puck imzalı Türk yemekleri damga vurdu! 01-01-1970 03:00 Tüm duyulara hitap eden Akra deneyimi 01-01-1970 03:00 Perde deprem bölgesi için aralanıyor! 01-01-1970 03:00 Deprem bölgesindeki lokal üreticiye destek! 01-01-1970 03:00 Yeniden filizleneceğimize inanmak istiyorum! 01-01-1970 03:00 Lokal lezzetler mercek altında 01-01-1970 03:00 2023 Seyahat trendleri 01-01-1970 03:00 Şehrin en romantik ikilisi 01-01-1970 03:00 Meze mühim mesele! 01-01-1970 03:00 2023'ün gastronomi trendleri 01-01-1970 03:00 Başlangıçların en güzeli: Kahvaltının yıldızları 01-01-1970 03:00 2022’nin son düzlüğünde göze çarpanlar 01-01-1970 03:00 Antalya'da Christmas Market heyecanı devam ediyor 01-01-1970 03:00 Yine, yeniden Gecce’deyim! 01-01-1970 03:00