• 03 TEMMUZ Pazar 11:37
  • HV

Kardeş Ülke Azerbeycan Gastronomide Atakta!

Gürkan Boztepe
Gürkan Boztepe
Yayın Tarihi : 23-05-2022 12:06

Azerbeycan kardeş ülke Cumhurbaşkanı ve Turizm Bakanlığı daveti ile geçenlerde Bakü ve Susha’ya gittim. İzlenimlerimi kısaca aktarmadan sonda söylenmesi gerekeni başta söyleyeyim. Beni mükemmel ağırladılar. Beni;şahsım olarak düşünmemenizi ‘’Türkiye Hükümeti Gastronomi Turizmi ‘’konusunda Onur ülke ;’’Türkiye temsilcisi’’ olarak düşünmenizi isterim. Şahsım olarak aşağıda neden gitmeniz gerektiğini gazeteci yazar gözüyle anlatacağım ama şunu hatırlatmak gerekmekte; Azerbeycan gerçekten kardeş ülke ve Türkler’e (bürokratlardan siyasetiçilere sokaktaki taksilere kadar )her vatandaş sevgi dolu. Bize bu kadar sevgi dolu insanların olduğu ülkede bulunduğunuz her dakika keyifle geçiyor.Sevgi ötesinde misafirperverlik ve saygı da buna eklenince Azerbeycan’da olmak bir ayrıcalık şekline geliyor. Gelelim Azerbeycan’a neden gittim; bildiğiniz üzere Azerbeycan Karadağ'da Ermeniler ile savaş yapmıştı. Bu savaş bölgesi’’ Susha ‘’denilen şehir ve etrafında çok şiddetli geçti. Susha; önümüzdeki süreçte turizme açılacak.Azerbeycan Cumhurbaşkanlığı zor geçen süreçler sonrası bölgenin turizme açılması yol haritasında en önemli unusr olarak Gastronomi Turizmi’ni görmüş ve o bölgede geçen hafta bir Gastronomi Festivali düzenleme kararı almış.Onur ülke olarak da Türkiye;Türkiye’yi temsilen de GTD Başkanı olarak Gürkan Boztepe o davet edilmiş idi. Bakü’ye daha önce gitmiştim ama gerek Bakü gerek Susha bu kez beni çok etkiledi.Daha önce Bakü’ye gittiğimde modern bina sayısı ve gastronomik marka mekanlar ve etkinlik yapılacak noktalar çok daha az idi. Oysa şimdi gittiğim lokasyonlar ve modern binalar yanısıra Avrupa ‘dan eksiği yok fazlası var şekline gelmiş olan bir Bakü beni karşıladı.

Bakü deki özel noktaları kısaca size aktarmadan önce; etkinlik için Dünya’nın 30 ülkesinden gelen misafirlere mükemmel İngilizce fransızcalarıyla hizmet sunan yeni jenerasyon Turizm Bakanlığı mihmandarlarına teşekkür etmek gerekmekte. Bakü, Azerbaycan'ın, Hazar Denizi'nin batı kıyısında yer alan başkentidir. Kafkasya’nın en büyük  şehri, en önemli kültür ve ticaret merkezidir. Ülkenin en doğusundaki ve en önemli sanayi, ticaret ve kültür merkezi olmanın yanı sıra bir liman kenti olarak da önemlidir. 2006 yılında faaliyete geçen Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın çıkış noktasıdır. Bakü Limanı, Hazar Denizi'nin en önemli limanıdır. Şehirde tiyatro, kütüphane, sinema ve diğer kültürel mekânlara sık rastlanır. Lonely Planet'in sıralamasına göre, Bakü, gece hayatı için dünyanın en önemli on gidilecek yerinden biridir. Azerbaycan ekonomisinin gelişmesiyle, 2000'li yılların başından itibaren şehrin dört bir köşesinde, birçok yeni alan inşa edilmiştir. Yeni altyapılarıyla (binalar, mahalleler, sokaklar, restoranlar ve diğer mağazalar) Bakü hızla değişmektedir.

Özellikle şehirde görülmesi gereken yerler ;

*İçeri şehir

*Şirvanşahlar sarayı

*Kız kulesi

*Ateşgah

*Bayrak meydanı

*Alev kuleleri

*Haydar Aliyev Kültür merkezi (Burasını şiddetle tavsiye ederim) İngiliz mimar Zaha Hadid’in tasarımını 

yaptığı Haydar Aliyev Kültür Merkezi‘nin (Heydar Aliyev Center) inşasına 2007 yılında başlanmış ve 

2012 yılında tamamlanarak hizmete açılmış.

Detay tasarımında Saffet Kaya Bekiroğlu’nun imzasını taşıyan bina, kısa tarihine rağmen dış 

görüntüsü ve iç kısmında barındırdığı özgünlük sayesinde Bakü’ye gelen gezginlerin mutlaka görmek 

istedikleri bir mekân haline gelmiş.

Haydar Aliyev’in doğumunun 89. yıl dönümünde açılan binada konser salonları, sanat galerileri, müze 

ve kütüphane bulunuyor.*Halı müzesi (Binası bile Halı şeklinde) 
 

Bunların çoğunu ben de biliyorum hatta buraya vizesiz gidilebiliyor hatta herkes Türkçe biliyor diyebilirsiniz. Ama bilmediğiniz birinci konu; gelişimin hızı ve nitelikli turist akış hızı.Ben gezerken her yanımızda farklı ülkelerden hatta İsrail’den bile yoğun turist akışı vardı.Bizim Beyoğlu gibi sadece Araplardan oluşan bölgeler yok.Bence bu kaliteli turist çeşitliliği şehirlerin popüleritesini diri tutuyor. Bilmediğiniz asıl konu ise Bakü’den 5.5 saatte gidilen bir dünya harikası olan ‘’Susha ‘’şehri.Yolda giderken petrol kuyularını hem karada hem de denizde görebiliyorsunuz.Susha ya 4 aşamalı güvenlik kontrolü ve pasaportlarımız kontrol edildikten sonra gittik.Önce doğaya bayıldım.Bayıldığım asıl konu ise Gastronomi Festivali organizasyonu oldu.Başta Türkiye olmak üzere Japonya;Guetemala,Peru,Çin,İtalya,İsrail vb farklı ülkeler stand ve en ünlü aşçıları ile yerlerini almıştı.Her ülke sadece yemekleri ile değil kültürlerini tanıtabilmek için mükemmel bir arena yaratılmış Dileyen Kitapları dileyen halıları dileyen de tiyatral gösterileri ile etkinliğe katılmış idi.Bence bu zor coğrafya da bu kadar ülkeyi buraya çekebilmek büyük başarı.Giderken yorulduğuma değdi.Butik oteller ise mükemmel işletilmekte.Otellerde çalışan tüm personel devletin personeli .Bu bölgede çalışan herkes Bakü de de gördüğüm üzere tam anlamıyla vatansever ve milliyetçi.Ülkeleri için ölmeye hemen hazırlar.Biz de de bu duygular çok daha yoğunken nedense sürekli ülkemizde bitmeyen bir  gerginlik oluyor.Oysa hedefe kilitlenen her ülke başarıyı yakalamama ihtimali yok.

Azerbeycan mutfağı; Umaç,Piti(Kars’da da var),Yaprak dolması,tike kebap,Baklava (bizden farklı) ,kete ,Şekerbura ilk aklıma gelen yemeklerden.Zaten kültürümüz ortak olduğundan yemeklerde çok benzer.  Nevruz'da her yöre kendine has pilav çeşitlerinden hazırlar. Bakü’de baklalı dereotlu şüyud pilav,  Şeki’de kestaneli tavuklu döşeme pilav, Şamahi’da turşu kavurmalı pilav, Lenkeran’da Levengeli pilav  mutlaka yapılır. Bayramlaşmak için gelenlere ikram edilir.[1] Ayrıca, Nevruz sofrasında semeni, kavurga, boyalı yumurta, şekerbura, baklava, şor gogal, kuruyemiş çeşitleri, Nevruz şekerleri bulunur. İçecek olarak da kuru meyvelerden evde hazırlanan (erik, kayısı, üzüm, elma, armut vb.) içecekler sunulur.[1]

Nevruz'da mezarlık ziyaretleri yapılır. Mezarlığa semeni, yumurta, tatlılar ve kuruyemiş çeşitleri götürülür. Mezar üzerine siniyle bırakılır. Ancak yumurtalar boyasız, semeni de yas ifade etmesi bakımından siyah kuşakla bağlanır. Ölünün ruhu için yiyecekler herkese dağıtılır. Semeni mezarın üzerinde kalır ve hiç kimse dokunmaz. Ayrıca un helvası hazırlanır ve bir kişiye yetecek şekilde, lavaşın içine sarılır, mezarlığa götürülür. Mezarlık girişinden itibaren karşılaşılan herkese dağıtılır. Alankişiler "Allah kabul etsin" diyerek helvayı yer. Ölü sahipleri bu helvadan yemezler. Nişanlı kızlara oğlan tarafından Nevruz sinileri gönderilir. Bir sini baklava, bir sini şekerbura bir sini şor gogal, semeni, boyanmış yumurta ve şekerler. Düğünlerde ve sünnetlerde dolmalar, kebaplar, aş, soğuk yiyecekler, içkiler bulunur. Tatlı yapılmaz. Tatlılar nişanlarda yapılır. Doğum yapan kadınlara haşıl, kuymak, hamur işleri (düşbere, kutab, hengel) yapılır ve götürülür. 

Şimdi gelelim Şuşa Gastronomik etkinlik kalitesine;

*Uluslararası katılım  çok başarılı

*Ülkede etkinlik tanıtımı çok iyi yapılmış 

*Gastronomi turizmi konusu ne kadar önemli olduğunu tüm resmi makamlar çok iyi anlamış 

sahiplenmiş olduğu için turizm sektörü tüm çalışanları da sahiplenmiş durumda.

*Kadroları çok profesyonel çalışmakta .

Buradan özellikle Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev başta olmak üzere ;Cumhurbaşkanı yardımcısı  Anar 

Alakbarov ‘na  ,Turizm Bakanı Anar Kerimov,,Turizm Kurulu Ceo’su Florian Sengstchmid ,Orhan 

Fikretoğlu’na teşekkür ederim .
 

En kısa zamanda Azerbeycan ile Gastronomik anlamda ilişkilerimiz çok daha fazla arttırıyor 

olacağız.Gastro diplomasi kelimesini bizim ülkemizde yeni yeni kullananlar mevcut ama bu ülkede 

kelimeleri kullanmak değil de icraat yapma noktasında olmaları beni çok mutlu etti.

Bu haftalık da benden bu kadar kalın sağlıcakla ….