Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
01 Aralık 2020 18:39

Reyhan Ulu Ekinci; 'Sahneye çıkmak nefes aldığımı, yaşadığımı hissettiriyor bana!'

Hepimizin hayatında bir Hababam Sınıfı filmi sahnesi vardır, belki bizler de Hababam Sınıfları'nda okumuşuzdur, ilk filmden sonra serisi çekilen Hababam’larda sona doğru eski tadı vermeyen projeleri izledik ama 20 Kasım da vizyona girmesi beklenen fakat pandemi dolayısıyla 2. kez vizyon tarihi ertelenen ‘ Hababam Sınıfı Yaz Oyunları ‘ filmini geçen özel gösterim de izledim. Çok beğendim.

Melih Kibar’ın o ölümsüz melodileri ile başlayan film daha ilk saniyelerinde sardı beni Doğa Can Anafarta’nın yönettiği bu seri de Altan Erkekli, Toygan Avanoğlu, Hakan Meriçliler, Fırat Albayram, Yusuf Çim, Öykü Çelik , Deniz Akkaya, bir sürü genç yetenekli oyuncu yanında konuk oyuncu olarak Mehmet Ali Erbil rol alırken Nazire Öğretmen karakteri ile başarılı oyuncu Reyhan Ulu Ekinci dikkatimi çekti.


Nazire Öğretmen tipik bir öğretmen ama Reyhan Ulu Ekinci bu rolü öyle güzel yorumlamış ki muzip ve tiyatral duruşu ile seyirciyi ekrana bağlıyor, komedi filmlerinde hiç gülmeyen ben o gün sinema da Nazire Öğretmen’e epey güldüm ve keyif aldım, rolünün hakkını vererek ‘ Hababam Sınıfı Yaz Oyunları’ değer katan oyuncu ile özel gösterim sonu Zorlu içinde bulunan Saray Lokantalarında buluştuk, kahvemizi yudumlarken Nazire Öğretmen’e Reyhan Ulu Ekinci’yi sordum.

1) Tam da Öğretmenler Günü Haftasında Nazire Öğretmen ile beyazperde de olacaktın. Pandemi nedeniyle filminiz yine ileri bir tarihe ertelendi. Anlatsana bize Nazire Öğretmen kim?

Nazire öğretmen Azerbaycan Türk’ü bir öğretmen, öğrencilerini Kıbrıs Yaz Oyunları Yarışmasına getiriyor sıcak, içten doğal ve neşeli müzip bir kadın bu arada tüm öğretmenlerimize sevgiler; Ve filmimiz biliyorsun basın gösteriminin yapıldıgı gün pandemi nedeniyle sinemalar kapandığı için belirlenen gün de vizyona giremedi.

2) Bu Hababam eski Hababam filmlerine benziyor mu ?

Eski Hababam Sınıfı filmleri o kadar güzeldi ki, o büyü bir kere olur sonraki ve şimdi bizim çektiğimiz devam filmleri o büyüyü hatırlatıyor bence.En son benim de oynadığım ‘Hababam Sınıfı Kıbrıs Yaz Oyunları’ filmimiz hem çok eğlenceli hem de hababam ruhuna selam niteliğinde.


3)Yıllardır defalarca keyif ile izlediğimiz Hababam'da rol almak nasıl bir duygu?

Teklif geldiğinde çok heyecanlandım hemen tekrar tekrar Perran Kutman’ın Hababam Sınıfı filmlerin de ki sahnelerine baktım yine çok güldüm, acaba sette de bu kadar eğlenmişler midir ustalar diye düşündüm.

4) Reyhan Ulu Ekinci’yi tanıyalım mı ?

Müjdat Gezen Sanat Merkezi tiyatro bölümü mezunuyum, evliyim, beş yaşında bir oğlum var.

5) Allah bağışlasın, Anne olmak, özellikle sanatçı anne olmak zor değil mi ?

Amin, Anne olmak çok zor en azından beni çok zorladı, dünya ya en sevdiğiniz varlığı getiriyorsunuz aşılarını yaptırırken bile acı çekiyorsunuz, hep iyi olsun istiyorsunuz .Oyuncu anne olmak başka zormuş Mahsun Kırmızıgül’ ün ‘Vezirparmağı’ filmini Kapadokya’da çektik bir aydan fazla otel de kaldık, oğlum yedi aylık idi. Mahsun bey ve yapımcimiz Murat Tokat oğlum için her türlü kolaylığı sağladılar sağolsunlar, eşim senelik iznini kullandı yirmi beş gün baktı sonrasinda işine döndü, diğer günlerde orda tanıştığımız sevdiğimiz bir hanım oğluma bakıyordu.

Bir gece çekimimiz sabaha kadar sürecekti oğluma bakan hanım gece saat iki gibi ‘artık eve dönmek zorundayım ‘dedi, gece çekiminin saat bir gibi biteceğini düşünmüş ne yapacağımı şaşırdım ağlıyorum sette sevgili Gülben Ergen’de var ve yardımcısı Nilay hanım ona eşlik ediyor. Gülben’e ‘bebeği sete getirsem Nilay hanım yanında durur mu?’ dedim kulis haline getirilmiş bir otel odasindayiz ah canım Gülben ‘kız saçmalama gece gece bebek buraya getirilir mi ‘dedi ‘Nilay koş otele Kemal 'in yanına git’ dedi ben ağlayarak Gülben Ergen’e teşekkür ettim. Nilay hanım beşik den video attı sürekli sağ olsun. Hayatımın en zor gecelerinden birisiydi o gece, oynamak, yaşamak, sahneye çıkmak istiyorsunuz ama aynı zamanda bebeğiniz den de ayrılmamak, tüm çalışan annelere selam olsun her ayrılık da yürekleri ağrıyor annelerin.

6) Seni iki yıl evvel ‘ Şarkılar Seni Söyler ‘ müzikalinde izledim. Sahneye çok yakışıyorsun, Safiye Ayla karakterini mükemmel sergilemiştin, tiyatro senin için ne ifade ediyor ?

Teşekkür ederim Caner, Okulumuzun kurucusu ustam Müjdat Gezen 'in yönettiği ‘Şarkılar Seni Söyler’ müzikalinde Safiye Ayla’yı canlandırmaya çalıştım çok özel anlar yaşadım. Safiye Ayla nın usta duayen şefi Sadun Aksüt ilk provaya gelmiş benim haberim yok, sıra Safiye Ayla sahnesine gelince sahneye çıktım, şarkıyı verdiler ses odasından ben de playback yapıyorum şarkı bitti salon da hiç ses yok o kadar mı kötüydüm diye düşündüm. Müjdat Hocama seslendim ‘hocam biraz daha çalışayım ‘ dedim yine ses yok indim sahneden herkes ağlıyordu ama en çok yıllarca Safiye hanımla aynı sahneyi paylaşmış Sadun Aksüt usta ağladı ‘aynısın şu an şoktayım’ dedi. Sahneye çıkmak nefes aldığımı, yaşadığımı hissettiriyor bana ama çok da heyecanlanıyorum her defasında hep ilk defa çıkıyormuş gibi kalp krizi geçiriyorum zannediyorum. Bu arada müzikalde gerçekten makyaj duayeni Corci’de Safiye Ayla makyajında da muhteşem idi.


7) Çalıştığın ve eğitim verdiğin gençler hemen meşhur olmak istiyor değil mi ?

Kim istemez ki Caner, bazen yetenek bazen dış görünüş bir şekilde şans da devreye giriyor önemli olan iki üç dizide oynayıp ünlü olup parayı kazandıktan sonra kendini izleyip iyi ya fena değilim diyebiliyor mu yoksa oynayamadığını bildiği halde sırf güzel veya yakışıklı diye oraya getirildiğinin farkında aslında içten içe üzgün mü. Yıllardır çok ünlü, güzel veya yakışıklı sıfır yetenek oyuncuları izliyoruz hattâ bazen jüri falan oluyorlar festivaller de bu kadar komik ya bir kişi yokmu etrafında seni seven berbatsın oyuncu değilsin diyecek .

8) Varolduğun işlerde sette veya sahnede unutulmaz anıların var mı ?

En güzel anım rahmetli Tuncel Kurtiz ile. Yönetmen arkadaşım sevgili Reis Çelik ‘İnat Hikayeleri’ adlı bir belgesel çekecek Kars da, duyunca ben Karslıyım ama gitmedim hiç bana göre bir rol var mı dedim, senaryo verdi ancak Tuncel Kurtiz olmaz demiş, ‘köydeki insanlarla çekilecek doğal olmaz bana da doğal olmaz kızım ‘ dedi. O sırada ‘ Çiçek Taksi’ dizisinde çalışıyorum izin istedim ‘Tuncel Kurtiz ile film de oynayacağım’ dedim verdiler izin, iki hafta diziye ara verdim bilet aldım Kars’a gittim Çıldır Belediyesinin misafirhanesin de kalıyorlarmış Reis Çelik ve Tuncel Abi merdivenleri çıktım odaya girdim Tuncel Abi ‘senin ne işin var kızım burada,’ olmaz demiştim gelmeseydin keşke’ dedi. Reis öyle kaldı ‘usta bana bir saat ver ‘ dedim, çıktım köylü kadınların yanına gittim beni giydirir misiniz sizin gibi dedim sonra onlarla şive çalıştım o kıyafetlerle Tuncel Hoca’nın odasına girdim beni görünce ‘hanım hanım yanlış geldin herhalde’ dedi ben şiveyle ‘ ay oğul hele bir dinle’ gibi yaşlı bir kadın taklidi yaptım, Tuncel Abi kolumdan tuttu ‘lütfen çıkın hanım’ derken ben başörtülerimi çıkardım ‘ya usta beni tanımadın köylü bir hanım zannettin ‘ dedim demek ki oluyormuş benden.
Canım Tuncel abim ‘ İnat Hikayelerinin inatçı kızı seni tamam tamam oyna’ dedi. Tuncel Abi tamam deyince yönetmenimiz Reis’de ‘ tamam’ dedi ve ustayla böylelikle çalışma fırsatım oldu nur içinde yatsın.

9) Hayatının hangi dönemindesin ?

Hayatımın tuhaf bir dönemindeyim açıkçası yaş alıyorum ama bir gariplik var ben de hiç olgunlaşamıyorum ve bunu fark ettiğim bir dönem şu an.


10) Oynamak istediğin bir rol var mı sinema da?

Sinema da en çok Kurtuluş Savaşın da mücadele vermiş bir kadını oynamak isterim.

11) Pandemi korkutuyor değil mi ?

Hepimizi olduğu kadar , maske dışında günlük hayatım da fazla bir şey değişmedi zaten çok titiz olduğum için hep kolonya taşırdım, kapılara dokunamaz para elleyince elimi temizler, alışveriş den sonra silmeden hiçbir şeyi eve sokmazdım ,tüm setlerde dalga konusu benim titizliğim mesela en son ‘ İkizler Memocan’ dizisinde kostüme peçete koymayı unuttum sahneyi çektik karavana geldim peçete yok kapıyı birinin açmasını bekledim, ama şimdi eve kapanmak zorunda kalmak çok zorladı hala da zorluyor.Kafamda deli sorular yok değil corana ile ilgili tüm hastalara şifa diliyorum. Umarım yakın zamanda bu illetten kurtuluruz .

KADIKÖY YENİDEN DÜZENLENİYOR!

İstanbul’un gözbebeği Kadıköy çocukluğumundan beri en sevdiğim yerleşim yerlerinden biri, burada oturmamın yanı sıra tarihi dokusu, denizi, çarşısı, kültürü ile bambaşka bir yer, ama aldığı göç ve artan nufusu ile Kadıköy de kotasını doldurdu diyebilirim.

Yeniden yapılanmaya başlayan ilçe için çeşitli projeler yeni kentsel dönüşüm çalışmaları başladı …. Kadıköy Meydan Düzenleme Projesi kapsamında gerçekleştirilen “Kadıköy Kent Meydanı Kentsel Tasarım Yarışması” sonuçlandı geçenlerde. . İstanbul Büyükşehir Belediyesi Etüd ve Projeler Daire Başkanlığı Altyapı Projeler Müdürlüğü tarafından organize edilen yarışmada seçilen üç proje, Kasım ayı içerisinde halk oylamasına sunuldu ve 17 Aralık 2020 tarihine kadar da halk oylaması devam ediyor.


Khalkedon döneminden bugüne ciddi bir araştırma yapan, Kadıköy Meydanı ve sahil bölgesinde kaybolmuş, unutulmuş değerleri tekrar yaşatmaya çalışan ve sakin bir proje hayali kuran Kadıköy Kent Meydanı Kentsel Tasarım Yarışması Eşdeğer 1.’lik Ödülü alan , 26 Sıra Numaralı Insitu Kadıköy Projesi Erhan Vural, Hasan Gümüşsoy, Selahattin Tüysüz, Pelin Tüysüz, Nursen Gümüşsoy Kısar ve Serkan Sınmaz tarafından tasarlandı İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kadıköy’de uzun yıllardır değişimi bekleyen Rıhtım bölgesi için kolları sıvadılar ve özünü kaybetmeyen çok güzel bir Kadıköy inşa edeceklerini açıkladılar.


Ekip mimarlarından İstanbul aşığı 15 yıldır mimarlık yapan birçok başarılı projede yer alan Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu Yüksek Mimar Erhan Vural ile yaptığım görüşmede, Vural ‘ 26 Sıra Numaralı, Insitu Kadıköy isimli proje ile Kadıköy’ün kimliğini oluşturan tarihi değerleri ve izleri koruyarak yerinde yaşatmayı vaad ediyoruz. Khalkedon döneminden başlayak kentte iz bırakan tüm dönemlerin değerlerini ortaya çıkarıyor, güncel tasarımlar ile yerlerine iade ediyoruz. Bu izlerden bazıları şöyle Khalkedon Surları ve kapıları, kaybolan kıyı izleri, kaybolan meydanlar, kaybolan sokaklar, kaybolan elektrik evi, kaybolan tramvay izleri, kaybolan deniz hamamı kültürü vs diye anlatan ödüllü mimar.

Proje için -istanbulsenin.org web sitesinden girilip, TC Kimlik numarası ile tüm vatandaşlar oy kullanabileceğini ama İstanbul’da ikamet etme şartı arandığını belirtti.

KORONA VİRÜSE KARŞI BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİREN 10 ÖNERİ…

Biruni Üniversite Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Gamze Çakaloğlu koronavirüsten korunmak veya koronavirüsü hafif semptomlarla geçirmek için 10 etkili öneri sıraladı .

Koronavirüs sayılarının giderek arttığı bugünlerde maske, sosyal mesafe ve hijyen önlemlerinin yanı sıra güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak koronavirüsten korunmada önemli bir role sahip.

Koronavirüsün bulaşmasını önleyen veya koronavirüsü tedavi edebilen herhangi bir besin olmasa da sağlıklı ve dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve düzenli uyku bağışıklık sistemini güçlendirerek, koronavirüsü hafif geçirmemizi ve koronavirüsten korunmamızı sağlayabilir.


1) Yeterli D vitamini seviyesine sahip kişilerin hastalığa yakalanma oranı yüzde 52 azalıyor. D vitamini bağışıklık sisteminde kritik bir rol oynuyor. Yapılan araştırmalar yeterli D vitamini alamayan kişilerin hastalığı daha ağır geçirdiğini kanıtlıyor. D vitamininin en iyi kaynağı güneş olmasıyla birlikte, öğle saatlerinde 30 dakika güneşlenmek ve D vitamininden zengin besinler; somon, alabalık, pisi balığı, kılıç balığı, yumurta, süt çeşitleri ( yağ oranı düşük sütler, badem sütü, soya sütü) ve kültür mantarlarını beslenmenizde bulundurmak bağışıklık sisteminizi güçlendirir

2) Koronavirüs gibi viral enfeksiyonlar ile savaşta, C vitamini içeren besinleri ve bunlardan yapılmış sebze suları tüketmek etkilidir. Yüksek miktarda C vitamini içeren besinler; kuşburnu, hibikus, kızılcık, brokoli, karnabahar, renkli biberler, maydanoz, kivi, ıspanak, alabaş, limon, portakal, greyfurt.

3) Çinko bağışıklık sisteminin temel öğelerinden biridir. Çinko değerlerini besin yoluyla desteklemek için ana ve ara öğünlerinizde özellikle balık, et, karaciğer, buğday tohumu, kabak çekirdeği, ayçiçeği çekirdeği, tüm tahıllar, ceviz, badem, yumurta tercih edin.

4) Besin desteklerinin sindirim sistemi ve bağırsaklar için faydalı olduğunu bildiğimiz kadar bağışıklık sistemi üzerine de önemli etkisi vardır. Bu yüzden laktofermente gıdalar tüketmek önemlidir. Evde fermente edilmiş turşular özellikle pancar ve lahana turşusu, kombucha, sirkeler önemli doğal probiyotik kaynaklarındandır.

5) Soğuk sıkım zeytinyağı, avokado yağı, çörek otu yağı, hindistan cevizi yağı, balık yağları, kabuklu yemişler ve tohum yağları gibi iyi kalite olan fonksiyonel yağları beslenmenizde bulundurmanız bağışıklığınızı destekler.

6) Glutatyon sentezini arttırmak için; yumurta, ev yapımı yoğurt, kefir, beyaz ve kırmızı et, soğan, sarımsak, karnabahar, lahana, et, balık, yumurta, süt ürünleri, et ve kemik suyunu beslenmenize mutlaka ekleyin.

7) Kaliteli protein kaynaklarının yeterli tüketilmesi, vücutta oluşan yıkımı yapıma çevirmesi ve karaciğer fonksiyonları için oldukça önemlidir. Süt, yoğurt, kefir, ayran, peynir, yumurta, et, organik tavuk, hindi ve deniz balığı gibi gıdalar proteinin en iyi kaynaklarıdır.

8) İdeal kiloda olmak bağışıklık sistemi için önem taşır. Çünkü yağ dokusu fazla olan bireylerin savaşçı hücreleri, enfeksiyon ve virüs kovucu mekanizmaları daha yavaştır. Yani obezitenin koronavirüs ve influenza şiddetini arttırdığı, bireylerde nefes alma zorluğunu tetiklediği, virüsün bulaşmasında ilişkili olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar artmaktadır.

9) Su; tüm vücut sisteminin çalışması, toksinlerin vücuttan atılması, besinlerin hücrelerimize ulaşması ve virüslerin etkisiz hale gelmesine yardımcı olur. Bu nedenle günde en az iki litre su içilmesi genel sağlığımızın korunması açısından önemlidir.

10) Sağlıklı kalmak için gereken yaşamsal bazı fizyolojik onarımlar, yalnızca uyku sırasında yerine getirilebilir. Doğru zamanda, yeterli uyku, mental ve fiziksel sağlığı korur. Yapılan araştırmalar düzensiz uykunun bağışıklık sistemini düşürdüğünü göstermiştir. Bu yüzden düzenli ve kaliteli uyumaya özen gösterin. ( günde 6-8 saat)

GÖKHAN TÜRKMEN DÜNYA LİSTELERİNE GİRDİ!

Geçen yıldan beri her ay yayımladığı, milyonların dinlediği şarkılarıyla sevenlerine ulaşan Gökhan Türkmen yepyeni 4 şarkıyı ekleyerek “Romantik Albümü”nü müzikseverlere sundu. Prodüktörlüğünü Tunç Çakır’ın yaptığı, akustik gitar üstüne kurulu modern ve çok sesli albüm Gökhan Türkmen’in yumuşak sesiyle hayat buldu.
Distorsiyon, akustik gitar, jazz ve rock davulları, ukulele, harmonika, vokal, yaylılar ve brass sectionla birlikte akustik rock ve country tınıları hissettiren “Romantik Albüm”ü, müzikseverleri romantizmin doruklarına çıkaracak bir arşiv niteliği taşıyor. Albümün kapağı Morespace Studio tarafından tasarlamış. Albüm kapak fotoğrafları ünlü fotoğrafçı Hakan Adil tarafından çekilmiş..


Gökhan Türkmen’in Kasım ortası GTR Müzik etiketiyle yayınlanan “Romantik Albüm”ü dijital platformlara yüksek giriş yaparken, albümün çıkış parçası “Derdim” Universal Music İngiltere “New Music Friday” çalma listesinde yer aldı.
İngiltere listesinin ardından Universal Music Hollanda ve ABD merkezi de her hafta yeni çıkan şarkıları ve albümleri sosyal medya hesaplarından tanıttığı “New Music Friday” paylaşımlarında sanatçının “Romantik Albümü” ne yer verdi geçtiğimiz günlerde.
Tunç Çakır prodüktörlüğündeki albüm ve çıkış parçası “Derdim”in Murat Joker imzalı klibi büyük beğeni toplarken Gökhan Türkmen başarısı şu sıralar radyoların en çok şarkısı çalınan sanatçıları arasında.
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: canerural , köşe

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz