Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
22 Aralık 2020 15:20

Keremcem’in yeni şarkısı: Geçmiş Olsun

Bayağıdır sesi soluğu çıkmayan son yıllarda başarılı televizyon dizileri ile adından bahsettiren Keremcem yeni single'ı “Geçmiş Olsun” ile hafta sonundan beri tüm dijital müzik platformlarda ve klibi ile YouTube'da yayında!

Sözü müziği, Ali Barış Ata ve Alper Narman’a ait olan “Geçmiş Olsun” adlı yepyeni şarkıya Deniz Doğançay, Gürsel Çelik ve Levent Gündüz tarafından 3 farklı versiyon yapılmış. Bir ayrılık şarkısı olan Geçmiş Olsun’un Deniz Doğançay versiyonuna klip çekilmiş.

[resim=20201222resim-152351BB][/resim

Farklı bir Keremcem gördüğümüz Burak Ertaş’ın yönetmenliğini yaptığı ‘Geçmiş Olsun ‘ Kıyıköy Sahili, Fransız Deniz Feneri ve Longoz Ormanlarında çekilmiş.

Söz ve müziğini Ali Barış Ata ve Alper Narman’ın yaptığı şarkı özlediğimiz yeni Keremcem şarkılarının habercisi gibi.

3. Dostluk Film Festivalinin Onur Ödülü Necip Sarıcı’ya takdim edildi!

Yunus Emre anısına gerçekleştirilen ve Aralık ayının ilk günlerinde üç gün boyunca online olarak gösterime sunulan Dostluk Film Festival filmleri çoğu salonun kaldıramayacağı bir izleyici kitlesine ulaşarak 3 günün içinde on binin üzerinde bir seyirciye ulaşmıştı. Sinemaseverlerin yoğun ilgi ile takip ettiği Dostluk Film Festivali’nin ödül töreni ise 14 Aralık pazartesi günü Beyoğlu Grand Pera ‘da sosyal mesafe kuralları içinde gerçekleşti.

Vedat Özdemir başkanlığında toplanan, Maria Lafi, Hilal Baydarov, İrem Altuğ ve Öktem Başol’den oluşan jüri, yarışmaya 10 farklı ülkeden gelen birbirinden özel 16 kısa filmi değerlendirdi.

33 ülkeden 301 filmin başvuru yaptığı festivalin ödül töreninde Tören, Yunus Emre’nin ölümsüz şiirini Taptuk Emre’nin sazıyla gönüllerimize taşıyan sanatçımız Hasan Kiriş’in performansıyla başladı.

Törende ayrıca büyük bir Türk Sineması yapımcısı ve arşivcisi olan, sinemanın ses ustası, arşivci Lale Filmin sahibi yapımcı Necip Sarıcı’ya “Dostluk Onur Ödülü” Film Yönetmenleri Derneği Başkanı ve değerli yönetmen Reis Çelik tarafından takdim edildi.

Beş değerli ödülün sahiplerini bulduğu 3. Uluslararası Dostluk Kısa Film Festivali’nin ödül töreninde ilk ödül 15 bin TL değerindeki “Post-Prodüksiyon Destek Ödülü” oldu. Yarışma filmindeki bir Türk filmi yönetmenine sonraki filmi için verilen bu ödülü geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin en eski stüdyolarından Fono Film verdi. Festivalin Danışma Kurulu’ndaki Belkıs Bayrak’ın açıkladığı bu ödülü, Fono Film adına Aytekin Birkon “Vaveyla” filmi ile yönetmen Birhat Temel’e verildi.

Festival kapsamında özel ödüllerin şüphesiz ki en anlamlısı 15 bin TL değerindeki “Kızılay Dostluk Ödülü”oldu. Festival Başkanı Faysal Soysal’ın açıkladığı bu ödülü Kızılay Belediye Başkanı Kerem Kınık “Bir Nehir Kıyısında” filmi ile yönetmen M. Furkan Daşbilek’e verildi.

Bu yıl jürinin “Jüri Özel Ödülü” vermeyi kararlaştırdığı festival de jüri İrem Altuğ’un açıkladığı bu ödülü, Anadolu Ajansı adına Yönetim Kurulu Üyesi Şaban Kızıldağ “Red Fire” filmi ile yönetmen Mona Şahi’ye verildi.

Yarışma filmlerinin tanıtımlarının da gösterildiği festivalde, jüri başkanı Vedat Özdemir’in açıkladığı 25 bin TL değerindeki 1.lik ödülü iki film arasında paylaşıltı. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Şeref Ateş, “Le Syndrome D’arşibald” ile yönetmen Daniel Perez ve “Da Yie” ile yönetmen Anthony Entiya takdim etti. 15 bin TL değerindeki 2.lik ödülünü jüri üyesi İrem Altuğ’un açıkladığı, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’ın verdiği isim “Where We Come From” filmi ile yönetmen Cafer Altefi’nin oldu. 10 bin TL değerindeki 3.lük ödülü ise Festival Genel Koordinatörü M. Lütfi Şen’in açıkladığı, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy’un verdiği isim, “ The Leak” filmi ile yönetmen Alberto Markiori ‘ye verildi.

Bu hafta Buray ve Ziynet Sali konserleri var!

Pandemi sürecince eğlence hayatı her şey iptal olunca digital ortamda bu hafta sonu Cem Adrian konseri ile başlayan konserler adeta farkındalık yarattı.

Hayatımızın artık büyük bir bölümünün "online ortamlarda’’ yaşandığı şu günlerde mecburen sanatçılar verdiği konserler de online olmaya başladı. Bir dijital ortamda başlayan konser serisinin ilk konseri Cem Adrian'la başladı.

Şaka değil bugüne kadar hiç dinlememiştim Adrian’ı geçen hafta yayınlanan ‘Solmayan Şarkılar' albümdeki yorumunu beğendim konser günü Biletix'ten biletimi aldım konserin yapıldığı platforma üye oldum ve saat 21.00'de yepyeni bir format ile izledim konseri.



Diğer online konserler;

25 Aralık - Ziynet Sali

26 Aralık - Buray

31 Aralık- Berkay

Mehmet Ender Anlı: Muhtar devletin halka, halkın devlete uzanan eli!

Mehmet Ender Anlı dedesinden muhtarlık bayrağını teslim almış başarılı bir muhtar, İstanbul’un en büyük ilçelerinden Fatih’in yaklaşık 30.000 nufüslu Akşemsettin mahallesinin muhtarı, şu sıralar daha da yoğunlaşan Muhtar’ın görevleri nelerdir, pandemi süreci ve olası bir afet de muhtar ne yapar sorularını sormak için koca İstanbul’un belki de en karmaşık yerleşkelerinden biri olan semtinde muhtarlık binasında buluştuk Muhtar Ender ile ona sorduğum soruların cevaplarını verirken mahalle halkının bitmeyen soruları ile sohbetimizi gerçekleştirdik, bir an düşündüm de Muhtar olmak meziyet istiyor……..




Tanıyabilir miyiz Muhtar Mehmet Ender Anlı’yı?


İstanbul Suriçi Fatih’te muhtar bir ailenin en büyük çocuğu olarak 1968 yılında doğdum. Evli ve iki çocuk babasıyım. 1990- 2004 yılları arasında Muhasebe ve Gayrimenkul Danışmanlığı yaptıktan sonra 2004 yılında komşularımın teveccühü ile bayrağı devralarak halen Fatih Akşemsettin mahallesi muhtarı olarak hizmete başladım.

Aslında rahmetli dedem Eşref Ergül altmış ve yetmişli yıllardan seksenlerin başına kadar, rahmetli babam Enver Anlı’da seksen ve doksanlı yıllardan iki binlerin başına kadar muhtarlık hizmetini ifa ettikten sonra onlardan 2004 yılında bayrağı ben devralarak halen Fatih Akşemsettin mahallesi muhtarı olarak hizmet vermekteyim.

Kısa bir tabirle 60 yıldır mahalle ve komşuluk kültürü ile muhtarlık hizmet birimi ekseninde büyüklerimin izinde hayatımı idame ettirmekteyim.


Muhtar’ı tam olarak tanımlıyabilir misiniz?


Muhtar Köyü veya Mahallesinde yasalarla belirlenmiş işlerini yürütmek için hiçbir parti, kurum, topluluk vs desteği arkasında olmadan sadece adı ve sıfatı ile mahalle halkının teveccühüyle seçilerek görev ve yetkilendirilen mahallelinin ve mahallenin temsilcisidir.

Muhtar denilince akla her ne kadar bas mühürü ver belgeyi imajı gelsede gerçekte, Muhtar devletin halka, halkın devlete uzanan eli olmakla birlikte,


Devletin halka en yakın temsilcisi, halkın kendisi, evladı, kardeşi, abisi, anası babası hülasası ailesinden birisi, devlete uzanan köprüsüdür.

Toplumumuzdaki “Mahallenin Muhtarımısın Sen” tabiri Muhtarlık tanımı ile fazlası vardır eksiği yoktur birebir örtüşmektedir.


Herkes Muhtar olabilir mi?

18 yaşını doldurmuş,

Askerliğini yapmış

En az altı ay mahallede ikamet eden, sabıkası temiz yüz kızartıcı suç işlememiş,

herkes muhtar adayı olarak seçimlere katılabilir.

Muhtar’ın ana görevleri nelerdir?

Muhtarlara 1944 yılında yasallaşan 4541 sayılı Köy ve Mahalle Muhtarları kanunu ile, bir bireyin doğumundan ölümüne kadar ki evresinde ihtiyaç hasıl olan ellinin üzerinde madde ile görev listesi tanımlanmıştır.

Muhtarın görev sahası; bireyin doğumu ile nüfusa kaydı, Eğitim yaşına geldiğinde tespiti ve ilköğretim sistemine kayıtlarının takibi, Askerlik çağına geldiğinde tespitleri ve yoklama ile askere alınmalarının takibi, Nikah çağındaki çiftlerin nikahları, ve nihai son vefat durumunda nüfustan düşmeleri gibi günlük hayattaki yerel ve merkezi işleyiş ile olağanüstü haller (savaş, olağanüstü hal, salgın hastalıklar ve doğal afetler vs) gibi alanlara uzanır.

Muhtar denilince ilk akla gelenler nedir?


Ancak günümüzde e-Devlet uygulamalarının yaygınlaşması ve kullanım alanlarının gün geçtikte genişletilmesi ile Muhtarlık Kurumu her ne kadar işlev kaybına uğrasada

Muhtar denildiğinde alka ilk gelen şey bulunduğu köy veya mahallenin merkezi ve yerel kurumlar ile olan tüm ilişkilerini sırtına almış, elektronik ortamda talepte bulunan vatandaşa gerekli olan evrağı en çabuk şekilde temin eden, güler yüzle karşılayan çay kahve ikramında bulunan, hatta gelen komşususunun sokağında çevre ve köşesinde kendisinin görmediği fakat gelen kişinin gördüğü bir eksiklik var ise onu not alarak ilgili birimlerin kapısını aşındırandır Muhtar.

Muhtar vatandaştan gelen bireysel sorunlarla mutlaka ilgilenir, Ben bu konuyu anlamadım, benim ilgi alanıma girmiyor diyemez, sorun ne olursa olsun çare bulmak için mücadele eder. Muhtar gizli kalmak şartı ile mahallenin fakirini - fukarasını, yetimini - öksüzünü gözardı edemez, dertlerine ortak olur, yaşlısına hürmet eder, hastasına hekim, suçlusuna - mağduruna avukat olur..

Muhtar daha ziyade karagün dostudur. Ulusal felaketlerde afetlerde ön saftadır. Bugün olduğu gibi pandemi döneminin ilk günlerinden itibaren bugüne kadar durdurak demeden hergün sahada,yaşlılara, hastalara hizmette, covid-19 hastalarını ziyarette ve eksiklerinin giderilmesinde esnafın pandemi denetimleri ile sorunlarının ve ihtiyaçlarının tespitinde, fakire, fukaraya ayni ve nakdi destek sosyal yardım peşinde ikenmuhtarı zaman, saat mesai saati gözetmeksizin görev başında bulursunuz. İfa ettiği bu hizmetlerinden dolayı yoruldum diyen muhtara rastlayamazsınız.

Hülasa olarak günlük hayat içerisinde beklenen, eksik olarak görülen her ne var ise ilk ulaşılan devletin çözüm ortağıdır Muhtar.

Pandemi sürecinde bir Muhtar olarak neler yaşıyorsunuz?

Türkiye’deki ilk vaka görülmesi olan MART 2020 ben beri biz Muhtarlar sahada etkin olarak hizmetteyiz.

İlk kısıtlamaların gelmesi ile valiliklerimizin organize ettiği Vefa Destek Grupları ile, önceleri 65 yaş üstü büyüklerimizin, kronik hasta ve engellilerimizin,

Pandemi süreci ilerledikçe izolasyonda olan tüm hastalarımızın başta ilaç ulaştırılması ve maaşlarının bankadan tahsili ile kendilerine evlerinde teslimi, gıda ve her türlü alışverişlerinin temini konusunda yardımlarına koştuk.

Pandeminin ilk günlerinde aile hekimlerimizin filyasyon ve temaslı vakaların tespiti sürecinde çalışmalarına katkı verdik ve katkıya devam ediyoruz.

Halen an itibarı ile sahada her gün Sağlık Bakanlığımızın muhtarlara gönderdikleri izolasyon listeleri ile karantina altında olan hastalarımızı adreslerinde denetim ekibimiz ile tek tek ziyaret ederek denetimleri ve her türlü ihtiyaçları konusunda maddi ve manevi yanlarında oluyoruz.

Yine ilk pandemi gününden beri Denetim Ekibimiz ile esnaf bilgilendirme ve denetim çalışmaları yaparak maske, mesafe ve hijyen konusunda farkındalık yaratmak amaçlı esnaf ziyaretlerimizi her gün gerçekleştiriyoruz ve bu musibet son bulana kadarda bizler sahada ve halkımızın bize ihtiyaç duyduğu her konuda devletimizi temsilen yanlarındayız.

Olası bir İstanbul depremine karşın muhtarların yaptığı çalışmalar var mı ?


Biz Fatih Akşemsettin mahallesi muhtarlığı olarak 2005 yılında afet sonrası ilk müdahaleyi yapabilecek kabiliyette ve teçhizata sahip yardıma gelecek profesyonel ekiplere başta alan bilgisi ve her türlü desteği sağlayabilecek düzeyde eğitilmiş 50 kişilik Mahalle Afet Gönülleri Ekibimizi kurduk. Pandemi süreci ne kadar sekteye uğratsada, her dönem ekibimizi ve eğitimlerimizi yenilenerek mahallemizin ihtiyacına cevap verme noktasında çaba içerisindeyiz.


Ayrıca İstanbul başta olmak üzere olası Marmara depreminde etkilenecek illerimiz için yapılan çalışmalar konusunda her ne kadar yılbaşından sonra bilgilendirilecek olsada; il jandarma komutanlığı himayesindeki Afet ve Koordinasyon çalışma gruplarına,

Mahallelerimizde belirlenen toplanma alanlarının yetersizliği dolayısı ile yeni toplanma alanlarının temini, Afetzedelerin ve bölgeyi terk etmek isteyenlerin bölgeden tahliyesi, deprem sonrası afet bölgesine ulaştırılacak sosyal yardımların koordinesinde görev alacak gönüllü temini ve konu ile ilgili farkındalık ve bilgilendirme gibi hususlarda çalışmalara katkı veriyoruz.

İllaki birçok anın vardır Muhtarlık yaşamımda bir tanesini anlatabilir misin?

1970 yılların sonu Eşref dedem muhtar. Muhtarlığa bir kişi geliyor ve kız babası olduğunu ve kızının mahallemizden bir aile tarafından istendiğini ve ailesi hakkında bilgi talep ediyor. Muhtar dedem aile hakkında olumlu bilgileri kişi ile paylaşıyor ve çiftlerin o yıllarda evlenmesine vesile olduğu gibi nikah şahitleride olarak nikah akeedinde imzası bulunuyor.

Yıl 2015 yaklaşık 35 yıl sonra dedemin şahitliği ile evlenen baba bu sefer oğlu için aynı taleplerle muhtarlığımın kapısını çalıyor ve duvardaki rahmetli dedemin fotosu ile duygulanarak benim olumlu görüşlerim ile kızı oğluna istiyor ve üçüncü kuşak muhtar olarak bu seferde ben mutlu bir evliliğe vesile oluyorum.

Şimdi ben soruyorum?

Muhtar ne iş yapar diyenlere... Muhtar iş mi yapıyor?

Yoksa hayatımızın içinde bir renk, bir mihenk taşı mı?
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Keremcem , Buray , Ziynet Sali

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz