Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
27 Nisan 2020 06:27

Deha Bilimlier ve Koronalı Günler...

“Yaşanan zorluklardan ders çıkarmayı bileceğimiz gibi zevk almasını da bu virüs ile başardık...”

Sahnesinde daha ilk şarkısında seyircisini çemberine alan, yorumladığı her şarkıda zengin repertuarı ile herkesi coşturan, “Tanrım” şarkısından evvel de  gecce hayatının popüler sanatçılarından olan ve zaman geçtikçe daha büyük kitlelere hitap eden Deha Bilimlier ile sosyal mesafemizi dengeleyerek sanatçının Acarkent’te bulunan evinde buluştuk. Karantina öncesi her hafta  Ataşehir Muamma ve bir çok farklı mekanda sahnesi olan başarılı isim ile yeni şarkısı “Uğurlar Olsun”, yakın zamanda yayınlayacağı şarkılar ve Koronalı günleri konuştuk.

  
1) Farzet ki ‪yarın sabah‬ her şey düzeliyor, Korona çilesi bitiyor. İlk yapacağın üç şey ne olurdu ?
 
Bu zor günler bitttikten sonra en çok ama en çok özlediğim aslında sahnede şarkı söylemek benim için, ama ondan önce arkadaşlarım ve eşim ile dışarıda bir restoran veya kafe de yemek ve kahve içmek istiyorum. Her zaman yaptığımız ve bu kadar basit olan bir eylem bile anladık ki ne kadar değerli ve özelmiş, bundan sonra aslında bu gibi ufak şeylerden herkes mutlu olmayı öğrenecek diye umuyorum. Başıma gelen her zor olaydan hayatım boyunca hep dersler çıkarmış ve tekamül etmeyi bilmişimdir, bu olaydan da büyük dersler aldığımızı çok iyi biliyorum, umarım çok daha uzun sürmeden eski günlerimize geri döner ve hayatın, dışarıda nefes almanın tadına daha çok vararak bundan sonra bu şekilde yaşamaya devam ederiz.
 
2) Koronalı günleri evde geçirdiğini Instagram storylerinden keyifle izliyoruz, nasıl geçiyor günler anlatsana.
 
  Tabi ki burada kalabalık aile olma faktörü avantaja çevriliyor her zaman olduğu gibi, çocuklarımla daha çok vakit geçiriyoruz, geçen gün 11 yaşında ki oğlum ile son şarkım olan “Uğurlar olsun” klibini beraber çektik, hem keyifli bir anı hem de Demir için ufak bir başlangıç yapmış olduk. Kızlarım 3 yaşında ve şu an bu durumdan baya mutlular diyebiliriz. Ne eşim ne de ben işe gitmediğimiz için hep onlarla birlikteyiz ve bu onları çok mutlu ediyor, dediğim gibi yaşanan bazı zorluklardan ders çıkarmayı bileceğimiz gibi zevk almasını da bu virüs ile başarmış olduk.
 
 
3) Korona öncesi dönem diyelim, maşallah hafta ortası çalıştığın mekanları tıka basa dolduruyordun, yine dolduracağını çok iyi biliyorum. Bunun nedeni nedir?
 
 Uzun yıllar haftanın 4 gecesi dolu dolu seyirci ile sahne yapmak kolay iş değil açıkçası, her soliste nasip olmuyor. Deha sahnesi ve izleyicisi yıllar içinde oluştu diyebilirim aslında, sahnede kesinlikle rol yapmıyorum, öyle sahnede kalma ve dakika şartlarımda yok. Tabi para kazanıyoruz ama, ben bu işi gercekten severek ve isteyerek yapıyorum ve bu seyircime mutlaka geciyor. Bu olaydan sonra da eski günlerimize tekrar geri döneceğimize inanıyorum. Umarım çok daha uzun sürmez ve bir an evvel hem sahne üzerindeki arkadaşlarım hem de sevenlerimle buluşmak için sabırsızlanıyorum diyebilirim.
 
4) Son yıllarda en keyif alarak izlediğim sanatçılardansın, sahnede dinleyici eğlenirken sen de eğleniyorsun değil mi ?
 
  Sahne yapmaya başladığım ilk senelerde şöyle bir anım var Caner’cim... O zamanlar sadece İzmir, Çeşme ve Bodrum’da sahne alıyordum, daha İstanbul’a gelmemiştim. İzmir’de tanınan yerel bir şarkıcıydım, İzmir’de yerel bir televizyon kanalında özel bir geccede ana haberde yayınlamak üzere benim sahnemde çekim yapmaya gelmişlerdi. Ardından ana haberde görüntüler yayınlandıktan sonra spiker aynen şöyle dedi; “Deha sahnede kendisi o kadar eğleniyor ki, karşısında mecbur eğleniyorsun.” Evet, her sahnemde önce ben eğleniyorum diyebilirim.
 
5) İlk sahneye çıktığın yıllara oranla Mart ayına kadar geçen süreçte eğlence sektörü ne durumdaydı ?  
 
Belki bu söylediklerim birilerine şaşkınlık verecektir, beklenen cevap kimilerinen göre belki de bu değil ama... Benim görüşüm şöyle; eğlence sektörü özellikle canlı performans konserlerinde geçen sene ve bir önceki senelere göre daha nezih, daha oturaklı, seviyeli bir hal almaya başladı diyebilirim aslında. Yani o eski güzel ve kaliteli gazino günleri gibi olamasada bir nebze olsun o günlerin tadına yaklaşmış olduğumuzu söyleyebilirim.
 
6) Bu yaz sıkıntılı olacağı kesinde sence yazın İstanbul’da mı çalışmak daha verimli yoksa tatil yörelerinde mi?
 
Ben kışın sahnede olmayı daha çok seviyorum aslında şöyle ki; kışın gerçekleştirdiğim sahne sonrasında evimde olmayı seviyorum, insanın kendi evinde olması gibi güzel bir şey yok. Lakin yaz sahneleri daha bir koşuşturma oluyor diyebilirim. Aslında bir yaz çocuğuyum ama sahne anlamında kışı daha verimli görüyorum, mesela ben şarkılarımı genelde önce sahnede söyler tepkilere bakar ve sonra bir kayıt alıp albüm yada single haline getiririm, ama yazın bu mümkün olmuyor, kış sahnelerinde İstanbul’da olduğum  için anında şarkıyı yayınlayabilme şansım olabiliyor, yazın nerede kaldığımız pek belli olmuyor. Bu da daha yorucu olabiliyor .
 
 
7)  Sanatçı olmak, hele hele gece çalışmak zor bir durum, sahne hayatı ile aile hayatının bir ara sürdürebilmenin kuralları neler?
 
Bu soru bana çok sık geliyor ve cevabım hep aynı, benim gibi haftada 4 gün sahne yapan insanların hatta genel olarak sahne yapan ve müzik yapan insanların mutlaka bir aile kurmaya ihtiyacı oldugunu düşünüyorum, bazı yalanlardan uzak gerçek aileyi yaşamak bizim işimizin geleceği açısından çok önemli. Seni gerçekten sen oldugun için seven bir eşin ve seni her koşulda seven evlatlarının olması insana her zaman sığınacak bir limanın oldugu hissini veriyor ve bu büyük bir güven duygusu. Ayrıca geçmişte olan örneklere baktığımız zaman hep evlenmeyerek bekar kalan star ve sanatçıların tüm dünyada sonunun kötü bir yalnızlık oldugunu maalesef görüyoruz. Hem psikolojik açıdan hem de ruhun gerçek sevgi ile buluşması açısından aile cok önemli.
 
8) Yeni şarkılarından biraz bahseder misin?
 
Dediğim gibi yine sahne üzerinde hatta yazın Bodrum sahnesinde bir an da aklıma gelip “Yeminliyiz” adlı parcayı sahnede söyledikten sonra ekibim ve seyircim tarafından çok sevilen eski bir şarkıyı yeniden düzenledik. Sevgili Mustafa Ceceli ile “Tanrım” ve “Papatya” adlı şarkılarımda da beraber çalışmıştık ve çok güzel geri dönüşler elde ettik. Mustafa çok iyi bir müzisyen ve benim üzerimde bir uğurunun oldugunu düşünüyorum... Yeni teklimde de onunla beraber çalışmak çok keyifliydi, Allah nasip ederse karantina günleri sonrasında dinleyicim ile buluşacak.
 
9) Sahnede pek keyifle yorumladığın, benim de yıllar evvelinden Ayla Algan’dan dinlediğim Dalga Dalga’yı yeniden nasıl keşfettin?
 
Sosyal medyada görmüş olduğum bir video ile her şey başladı aslında... Benim çok eskiden tanışmış olduğum ve şu sıralar kendinden çok bahsedilen fenomen Murat Övüç’ün bir videosunu İzmir konserine giderken paylaştım ve o gece sahnede “Dalga dalga”şarkısını seslendirdik. Sahne performansından sonra sosyal medya da bu şarkıyı paylaştıktan sonra hem sahnemi izlemeye gelen seyirciler hemde sosyal medyada bu şarkıyı benden duymak istediklerini söyleyen yüzlerce insan oldu. Bunun üzerine şarkıyı yeniden sevgili müzisyen arkadaşım Berkay Şenol ile hazırladık, o hafta klip çekimimiz olacaktı hatta sevgili Murat Övüç’ü de telefon ile arayıp klipte oynamasını, vesile olan kişinin o olduğunu söyledim. Murat’ta beni kırmadı, klip çekimi haftasında  tüm dünyayı etkisi altına alan bu virüs başımıza geldi ve şu an iki şarkımda çıkmaya hazır bekliyor.
 
10)  Bu aralar düet yapmak pek bir moda, var mı senin beraber çalışmak istediğin kadın vokal?
 
 Bu konulara girmeyelim benim düetten yana pek bir şansım yok. Geçtiğimiz sene sonu sevgili Demet Akalın ile bir düetimiz vardı ama her şey hazır olmasına rağmen bazı sebeplerden  dolayı sende biliyorsun ki çıkarmadık. Aslında şarkısına göre bazı düet şarkılar çok güzel ama alakasız çıkan düetler bana çok anlamsız geliyor. Mesela Sezen Aksu “Bile Bile” şarkısında ki o düet tam da bu dediğimiz düet şarkılardan.  Öyle düet kokan bir şarkı önüme geldiğinde kim olduğu önemli değil, genç bir yetenek ile bile söyleyebilirim.
 
11 ) Gelecek projelerinde neler var?
 
Beklenmedik bir şekilde hayatın bize bu sıralar başka şeyleri yaşattığı bu günlerde #evdekal mesajı ile söz müzik Tuna Velibaşoğlu bestesi “Uğurlar olsun” adlı bir tekli çıkardım. Klibin yönetmenliğini de 11 yaşındaki oğlum Demir üstlendi. Çok keyifli ve benim icin çok güzel bir anı oldu, daha çıkalı 5 gün oldu. Önümüzdeki günlerde ramazan ayı icinde Sezen Aksu bestesi ve İskender Paydaş’ın düzenlediği “Yalancı Dünya” isimli teklimi yayınlayacağım, bunu da ilk defa sana söyledim. Demin de söylediğim gibi, zaten ayrı iki şarkımda Yeminliyiz ve Dalga dalga çıkmak için hazır. Yani ben şu an tam teşekküllü silahlarımı hazırlamış durumdayım diyebilirim, sırası ile göndermeye başlayacağım.

YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: caner , ural , köşe , dehabilimlier

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz