Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
16 Aralık 2020 21:34

Alp Yenier: “Küçükten beri çok yetenekliydi” sınıfından değilim!

Bizleri ekranlara bağlayan film ve diziler ile hayatımızın yörüngesi bir anda değişiyor, oradaki konunun veya oyuncunun hikayesi ile bütünleşen en önemli unsurlardan biri de müzik değil mi, konuya göre yükselen veya alçalan müzik ile insanın olaya bakış açısı değişiyor. Film veya diziye müzik ayrı bir değer katıyor.

Şu sıralar ekranın en başarılı işlerinden Masumlar Apartmanı, Sefirin Kızı ve Sol Yanım dizilerinin müziklerini hazırlayan Alp Yenier’in Koşuyolu’nda bulunan stüdyosunun kapısını çaldım hafta içi kahvemizi yudumlarken başarılı müzisyene, Alp Yenier’i, müzik hayatını, dizi müziğini nasıl yaptığını ve yakın plan projelerini sordum.


Alp bizlerin heyecanla , izlediği dizilerin müziğini hazırlamak nasıl bir duygu?

Bu duyguyu tam olarak tarif etmek zor tabi ama güzel olduğu kesin. Dizi ve film müziği bestelemeye oldukça aşık birisiyim, dolayısıyla görüntü üzerine müzik yapma fikri beni her zaman heyecanlandırmıştır


Raiting rekorları bu diziler tabii ki senaryo, oyunculuk, müzik ve yönetim ile güçlülüğünü devam ettiriyor ama senaryo ile müziğin başlı başına bir bütün oluşu doğru değil mi? Sen müziği hazırlarken nelere dikkat ediyorsun?

Bir filmin veya dizinin müziği, senaryoya ve kurulan dünyaya doğru hizmet ettiği zaman devleşiyor kanımca. Benim pusulam hikayedir her zaman, ama esasen bu ciddi ve büyük bir ekip işidir elbette.

Çalışmaya; senaryoyu okuyup, yönetmen ve yapımcıyla yaptığımız bir toplantıdan sonra başlıyorum. Çoğu önemli tema o toplantıdan çıkıp arabaya bindiğimde kafamda dönmeye başlar ve mırıldanarak telefona kaydederim. Daha sonra stüdyoya gittiğimde piyano’da veya gitar’da bestenin devamı gelir.. O toplantılar oldukça faydalı bence. Demiştim ya ekip işi, iletişim ve güven çok önemli..

Her projede ki müzikal meselem ise, kimliği olan ve hikayeye eşlik eden müzikler hazırlamaktır.

Alp Yenier müziği nasıl seçti?

Müzik beni seçti dermişim şaka şaka

Hep anlatıyorum bunu; çocukluğumda bana alınan ilk enstrüman olan mandolinimi elimi acıtıyor diye kırmıştım.

İlkokulda koroyo da alınmadım. Yani “küçükten beri çok yetenekliydi” sınıfından değilim.



Lise’ de gitara özendim, ders almaya başladım ve hayatım değişti. Kemancı, Hayal Kahvesi, Alman Bira Evi gibi zamanının önemli mekanlarında çeşitli gruplarla rock, reggae, pop çaldım. Keyifli yıllardı. 1999 da hayranı olduğum Melih Kibar’la tanıştım ki kendisini ve asistanını 6 ay telefonla taciz ettiğim için mecbur kaldı adam, sonrasında içimde yatan aslan olan görüntü üzerine müzik yapmak, müzikal kariyerime yön verdi. Reklam müziği ile başladım 250 nin üzerinde jingle yaptım. 2012 de Uçurum dizisinin müziklerini besteledim ve sektör değiştirdim. Şimdi bildiğin gibi ağırlıklı olarak dizi ve film müziği ile haşır neşirim. Bugün hala müzikle veya hayatla ilgili bana her öğrettiği şey aklımın bir köşesinde nöbettedir. Saygıyla, özlemle ve rahmetle anıyorum Melih hocamı..


Bir proje teklifi geldiğinde nelere ihtiyacın oluyor? Herhalde ilk etap da senarist ile işbirliği yapıyorsun.

Daha çok yönetmen ve yapımcıyla yönetiyoruz müzik sürecini aslında. Biraz önce bahsettiğim gibi senaryo okumak ve toplantılar yönümü belirliyor. Her zaman mümkün olamasa da senaristle yapılan bilgi alışverişi de elbette çok kıymetli oluyor. Daha sonra enstrümantasyona karar verip diziye uygun müzik dokusunu oluşturuyorum. İlk görüntü geldiğinde yani rejiyi gördüğümde ise iş iyice hızlanıyor.

Bugüne kadar çalıştığın diziler içinde hangileri seni etkiledi?

Bugüne kadar yirminin üzerinde diziye müzik besteledim. Hepsinden bir şeyler öğrendiğimi ve severek çalıştığımı biliyorum. Etkilenmek anlamında ise ilk aklıma gelenler; Uçurum, Fazilet Hanım ve Kızları, Yarım Kalan Aşklar, Masumlar Apartmanı.. diyebilirim.

Melih Kibar’ın öğrencisisin ve yıllardır Erol Evgin ile çalışıyorsun Türk Pop müziğinin bu iki özel ismi ile çalışmak nasıl bir duygu?

Kendimi öncelikle çok şanslı hissediyorum. Melih Kibar bugün dahil çok fazla öğretisini kullandığım bir maestro idi. Onun yanında o kadar heyecanlanırdım ki anlatamam. E yaş 22 tabi elim ayağım birbirine girerdi, bazen yapacağım şeyi yapamazdım ama bunu da aşmam gerekiyordu çünkü eğitimin parçasıydı. Bunu daha sonra anladım tabi, Bana hayatta ve müzikte esnek olmayı öğretmiştir mesela ki çok kıymetli buluyorum.. “Sert olursan hep kırılırsın” demişti ki pek doğrudur bu. Bugün yaptıklarımı ona dinletmek, göstermek şahane olurdu ama umarım duyuyodur bir yerlerden..


Erol abi’yle tanışıyorduk tabi ama Melih bey’in vefatından hemen sonra çalışmaya başladık. Beni aradı ve “Sen bana Melih’den yadigarsın çalar mısın benimle” dedi ben de “gurur duyarım” dedim tabi ki ve yaklaşık 15 senedir sahnede beraberiz. Son dönem dizilerin yoğunluğu arttı ve zaman zaman katılamıyorum konserlere ama elimden geldiğince Erol Evgin gibi duayen bir sanatçı’ya sahnede ara sıra da olsa eşlik etmeye devam etmek istiyorum. Erol abi sahnede devleşir. Esprileri, beyefendiliği, çağdaş ve demokratik bir Atatürk’çü olması ve tabi ki şarkıcılığı ile kendisine hayran kalmamak zordur..

Dediğim gibi şanslı bir adamım ben. Şükür..


Hep dizi ve film müzikleri ile ön plana çıktın diye biliyorum, var mı ses sanatçılarına verdiğin eserler?

Ağırlıklı olarak evet görüntü üzerine müzik besteliyorum ama 2010 da çok sevgili dostum Zeynep Alasya’nın ‘Suskun’ albümünü, geçen sene kaybettiğimiz canım Alpay Göltekin ile beraber hazırlamıştık..Ruhu şad olsun..

Bazen de dizilere şarkı yapıyorum. Geçen sene sevgili Müge Zümrütbel’ le “Sefirin Kızı” için sözleri Müge’ye ait “Masal” isimli şarkıyı yaptık. Yine çok sevdiğim Selen Servi’ye de şarkılar hazırlıyorum ara sıra. Mesela en son sözleri Selen’e ait “Dolunay Masamızda” adlı şarkımızın müzik prodüktörlüğünü yaptım. Beğenerek dinlediğim Peyk ile Blutv de geçtiğimiz aylarda yayınlanan “Yarım Kalan Aşklar” dizisi için “Gel Bunu Sen Çöz” diye bir şarkı yaptık. Aslında bu vesileyle de duyurmuş olayım, müzisyenlere bu tatsız pandemi döneminde destek olmak amacıyla Peyk ‘in ön ayak olduğu bir proje var. Adı ”Olta”. Bu bir dayanışma albüm serisi. İlk 3 albüm spotify da yayında zaten, hatta ilkinde sözü ve müziği bana ait “Burdayız Şimdi” adında bir şarkım var. Buraya kadar normalde, bi de şarkıyı ben söyledim.

İşte “Gel Bunu Sen Çöz” şarkımız da Olta serisinin 4. albümünde Aralık ayında içinde yayınlanacak. Bunu paylaşmak istedim.

Önümüzdeki haftalarda yeni sürprizler de var Yonca Lodi ile bir şarkı hazırladık bugün yarın duyacaksınız inşallah.



Dizi müziği mi hazırlamak kolay yoksa şarkı müziğini hazırlamak gibi bir soru gelse

İkisi de kolay değil derim.

Üretmeye tutkulu bir insanım dolayısıyla müzik üretimi konusunda pek ayrım yapamam. Kolaylık mı bilemem ama ben dizi/film müziği yaparken ekip ruhunu daha çok hissediyorum ve bu bana iyi geliyor.



Yakın plan projelerin var mı ?

Şu an yayında olan müziklerini yaptığım 3 dizi var ( Sefirin Kızı, Masumlar Apartmanı, Sol Yanım) bir de çok yakında Atv de ekrana gelecek “Kardeşlerim” adlı proje var ki çok heyecanlıyım onun için. Yapımcımız Sefirin Kızı’nın da yapımcısı olan NG Media. ”Kardeşlerim” için şahane dostum Güliz Ayla ile çok duygulu bir şarkı da yaptık. Açıkcası bayağı sabırsızlanıyoruz ve bir an evvel insanlara ulaşsın istiyoruz. Umarım beğenir dinleyenler. Bahsettiğim gibi Yonca ile bir şarkımız yakında çıkacak. Selenle de çalışıyoruz yeni bir şarkı için. Böyle yani..



Peki gelelim Masumlar Apartmanı’na. Herkes bu diziyi konuşuyor. Müzikleri de çok beğeniliyor.. Sen neler hissettin müzikleri yaparken?

Masumlar Apartmanı çok özel bir proje kanımca.. Başroldeki ailenin yaşadıkları uç görünse de hepimizi bir yerlerden vuran öyküler barındırıyor aslında.. Ebeveyn’den alınamayan sevginin yerini malesef hiç bir sevgi dolduramıyor.. Bu duygu müziğe çok rehber oldu, çünkü kalabalık bir yalnızlık var hikayede.

Ruhu kocaman bir ekibe dahil olduğum için şanslı hissediyorum kendimi.. Yapımcımız Onur Güvenatam ilk toplantıda “lütfen rahat ol istediğin gibi uçabilirsin, ezberleri bozalım hep beraber” dedi ve bunu başardık galiba.. Ne mutlu bana ki sektörden ve özel çevremden şahane geri dönüşler alıyorum hala. Bana başından itibaren çok güvenen yönetmenimiz Çağrı Vila Lostuvalı’ya ve uygulayıcı yapımcımız Ayşıl Tay’ a da kocaman teşekkür…..

Tan Taşçı, Hakan Aysev, Melek Mosso ve Rubato ile 31 Aralık geccesi beraberiz!

Bu senede böyle oldu, pandemi nedeniyle hayat en çok eğlence sektörünü engelleyince gece hayatı da bir çırpıda bitti, ve geleneksel yılbaşı eğlenceleri de olmayacağı için sektör farklı araştırmalara yöneldi, ‘iyi ki internet var’ deriz ya akla ilginç yöntemler gelmedi değil bunların ilki sevilen yorumcu Tan Taşcı’dan geldi.

Hepimizin evlerde olacağı yılbaşı gecesi Tan Taşçı ilk çevrimiçi canlı konserini verecek. Ünlü sanatçı ve konukları Hakan Aysev, Melek Mosso ve Rubato yılbaşında kendilerini izleyecekler için 3 saatlik özel bir konser hazırlıyor şimdilerde.


Tan Taşçı instagram hesabından yaptığı paylaşım ile yılbaşı gecesindeki konuklarını açıklarken ; " Hepimizin hocası, özellikle benim üniversite hocam Hakan Aysev, çok değerli arkadaşım Melek Mosso ve duayenlerimiz Rubato. ‘’ dedi.

Sanatçı dostları Hakan Aysev, Melek Mosso ve Rubato ile beraber hazırladığı #EvdeYılbaşı konserinde, hasret kaldığımız eski yılbaşı eğlenceleri, bu kez Bayhan Prodüksiyon organizasyonu çevrimiçi cihazlarınızla evlerimize getirecek. Tan Taşçı ve konuklarının unutulmaz canlı performanslar sergileyeceği gecede birçok sürpriz düetler de yer alacak.


Biletleri Passo'da satışa çıkan Tan Taşçı ve konukları ile çevrimiçi sazlı, sözlü canlı konser 31 Aralık 2020 gevcesi 21:30'da başlayacak ve 2021'in

ilk saatlerine kadar sürecek.

Ezgi Demir ‘ Sonsuzluktakiler ‘

Kitapları seviyorum hele şu pandemi sürecinde okumak daha mı güzel bilemedim, kitap tanıtmak da ayrı bir haz aslında, genelde kitapları okumadan tanıtmam ama Ezgi Demir ‘Sonsuzluktakiler ‘ kitabını hemen paylaşmak istedim.

Kitabın yazarı Ezgi Demir çok yönlü bir kişilik Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi mezunu, ressam, yazarlığının yanında şair, farkındalık ve sanat terapisti, global bir firmanın pazarlama direktörü, bugüne kadar 3 sergi ve 10 karma sergi de eserleri sergilenmiş. 2017 yılında Berlin’de en iyi çıkış yapan sanatçılar kategorisine seçilmiş, aynı zamanda da gezgin, pek yakında çıkaracağı şiir kitabınında hazırlığında.


2020 in son çeyreğinde yayınladığı ‘ Sonsuzluktakiler ‘ ı 7 yılda tamamlamış, roman karantina dönemin de bitmiş. Yıllar evvel evine giren hırsızın bilgisayarını çalmasıyla duygusal kurgu dalında ki romanını bir anda bitirme kararı almış Demir. Kitapta sanatın görsel öğelerini kelimelerin gücü ile birleştirmiş. Yazardan Direkt Yayınevi’nden yayımlanan ve Macarca’ya da çevrilen Ezgi Demir imzalı Sonsuzluktakiler, görsel ve düşsel bir serüveni keşfetmek isteyenleri bekliyor.

Sonsuzluktakiler, zamansızlığın kaygısını ve tam anlamıyla sonsuzluğun içindeki sorgulamayı, yazarın birbirinden çarpıcı resimleriyle anlatıyor. Sürreal bir ahiret kavramıyla herkesin süresiz bir bir varoluşsal yolculukta olduğunu her fırsatta dile getiren eserde, tüm sayfa numaraları 7. Bunu yaparak yedi sayısının kutsal göndermelerini vurgulamanın yanı sıra aslında sayfaların numaralandırılmasındaki sınırı da aşan Ezgi Demir, okurlarını eserin okuduktan sonra aynı sonsuzlukta buluşmaya davet ediyor. Aylen’in notlarında, bir gece yarısı yağan yağmurun getirdiği iyilik ve kötülüğün izinde, ‘Adam’ın umursamaz çaresizliğinde ve birbirinden tanıdık isimlerin hiç bilinmeyen sırlarında çıkılan bu gezinti; aslında en çaresiz anların bile müjdesini yedeğinde sakladığını söylüyor.
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Caner Ural

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz