Sedef Türker
Tüm yazıları ART OF FOOD Sedef Türker sedef@gecce.com 24 Ekim 2017 10:00

Mekanlardan yeniler, kutlamalar, kaçırılmaması gerekenler

Bu sezon yine oldukça hareketli başladı! Mekanlar sezona bol bol yeni lezzetle, keyfine doyulmaz eğlencelerle giriş yaptı. 90'lar Türkçe Pop müziğe dönenler oldukça dikkat çekiyor, Anadolu Yakası'nda eğlence çıtası günden güne yükseliyor, mekanlar yıl dönümlerini kutluyor ve hak edenler ödüllendiriliyor. İşte bu sıralar gözüme en çok çarpanlar...

90’lar çalan mekan kazanıyor!

90’lar Türkçe Pop müziği kaçırmadığım için kendimi o kadar şanslı hissediyorum ki... Hatta öyle ki; Türkçe Pop müziğin 90’lardan sonra durup kalmasını, asla değişmemesini bile çok isterdim. Durum böyle olunca, 90’ların sanatçıları ve şarkıları da benim için bir hayli özel oluyor.

Bu sezon kendini göstermeye başlayan harika bir trend var. Geçen sene insanların DJ performanslardan sıkıldığını fark eden mekanlar, çok doğru bir karar vererek canlı müziğe yönelmişlerdi. Bu kış ise kafamızı çevirdiğimiz mekanın 90’lar konseptine büründüğünü görüyoruz. Modern meyhaneler çaldıkları müzikleri 90’lar ve 45’likler arasından seçmeye başlıyor. Canlı müziklerde 90’lar şarkıları yoğun ilgi görüyor. Mekanlarda 90’ların sevilen isimleri bir bir sahneye fırlıyor..

Ne demişler, ne varsa eskilerde var!

Metin Arolat keşke benim dayım olsa, o kadar severim!


Mesela Nişantaşı’nın vazgeçilmezi Frankie.. Uzun sezonlardır haftanın her günü farklı bir sanatçıyı sahnesinde ağırlayarak misafirlerine unutulmaz anlar yaşatan Frankie’de, bu sezon Cuma gecceleri Metin Arolat sahne alıyor! Yaz sezonunda Çeşme’de bol bol dinleme ve kendisiyle bol bol eğlenme fırsatı bulduğum Arolat’ın sahnesi gerçekten çok başarılı. Muhteşem bir enerjisi var bir kere! Kimsenin bilmediği şarkılarını bile ezbere bildiğim Metin Arolat’ı Frankie’de kesinlikle dinlemelisiniz. Cuma gecceleri Frankie’de pek bir hareketli geçiyor..

Whisper’ın Pazar klasiği de start verdi: Mert Davran!

Arnavutköy’de en sevdiğim mekan tartışmasız Whisper! Hem keyifli ambiyansı, hem lezzetleri, hem de işletme mantığıyla her gittiğimde mutlu ayrıldığım mekanların başında geliyor. Mekan sahibi sevgili Figen Erenel de, işletmecisi sevgili Sercan Yaşar da bu işi gerçekten aşkla yapan insanlar ve ortaya harika işler çıkarmaları da bir tesadüf değil!


Geçen sene Pazar akşamları Whisper’da sahneye Mert Davran çıkıyordu. Çok güzel yorumlar almıştı Pazar akşamlarının bu harika eğlencesi. Şimdi Mert Davran yeniden, Pazar akşamları Whisper’da sahnede! “İkimize Benzer” şarkısını piyasaya çıkarmadan önce çok keyifli bir röportaj yapmıştık Mert ile; şimdi şarkıyı çıkardı, çok güzel bir başarı yakaladı ve son hız eğlencesine devam ediyor. Rengarenk bir kişilik ve sahnesi de gerçekten ekstra keyifli! Kesinlikle gitmelisiniz..

***

Anadolu Yakası’nda eğlencesiz olmuyor!

Anadolu Yakası mekanları, yıllardır içinden çıkılmaz bir tartışmaya konu oldu. Avrupa Yakası’na göre daha mı şanssızlar, neden o kadar popüler olmuyorlar, onların eksiği ne?.. diye sürüp giden sorular..

Evet; Avrupa Yakası mekanların her zaman maça 1 – 0 önde başlıyorlar; ama Anadolu Yakası mekanları da aslında bu farkı kapatmak için bir hayli çaba harcıyor ve emek veriyor. Mesela Anadolu Yakası balıkçıları her zaman daha lezzetli gelmiştir bana.. Daha farklı lezzetler, konseptler ortaya çıkarıyorlar! Benim önerim Avrupa Yakası sakinlerinin biraz trafiğe katlanıp karşıda gezmelerinden yana.

Anadolu Yakası mekanlarına da şöyle bir baktığımızda görüyoruz ki; bu sezon bir çoğu canlı müziğe yönelmiş. “Canlı müzik ve eğlence olmazsa, olmuyor!” diyorlar..


Geçtiğimiz Mayıs ayında kapılarını açan Al Sharq kesinlikle denenmeli. Hilton Kozyatağı içerisinde, 18:00 itibariyle kapılarını açan bir mekan. Orta Doğu, Lübnan ve Türk Mutfağı ağırlıklı harika bir menüsü var, gerçekten çok lezzetli. Geccenin ilerleyen saatlerinde DJ performans, dansözler, davul şovlar var. Ergun Yıldız ve İlgi Gövsa imzası taşıyan, eğlencesi ve lezzeti bol bir mekan.

Anadolu Yakası’nın bu ara en popülerleri arasında bir de Ouzo Roof Restaurant var! Bölgede çok büyük bir açığı kapattı gerçekten; hem tadına doyulmaz bir lezzet sunuyor hem de eğlence. Kalamış Wyhndam’ın terasında mekan. Harika bir marina manzarası var. Türk, Yunan ve Balkan müziğinin güçlü isimleri sahne alıyor. Her Çarşamba Hakan Ünlüer ve fasıl ekibi; her Cuma Buzuki Orhan ve her Cumartesi, Greek müziğin güçlü yorumcusu Yorgo sahnede! Kaçırmayın derim..


***

10. yılın kutlu olsun BigChefs!

Ankara’da açıldıkları ilk günden beri bayıldığım bir mekan BigChefs. Kadın eli değmiş işler zaten hep bir başka oluyor! Sevgili Gamze Cizreli gerçekten ayakta alkışlanan işler çıkarıyor ortaya. Türkiye’nin birçok farklı şehrine, dünyanın birçok farklı noktasına açtığı şubeleriyle tüm gözleri üzerinde toplamayı başarıyor. Dile kolay tam 10 yıl olmuş..

Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim BigChefs ekibi hem 10. yıllarını hem de yeni genel merkezlerini kutladı. Uzun süredir bu merkez için çalışıyorlardı, kendilerine çok güzel bir ofis hazırlayacaklarını tahmin ediyordum. Ama ne yalan söyleyeyim bu kadarını da beklemiyordum! Yeni merkezlerinde; aşkla, sevgiyle, lezzetle nice 10 yıllara BigChefs!

Ayrıca BigChefs’in kış menüsü de hazır, görücüye çıktı! Her mevsim menüsünde değişiklikler yapan mekan, bu kış sezonu içinde muhteşem lezzetler seçmiş kendine. Benim için Türkiye’nin en iyi zinciri olan BigChefs, yenilediği menüsüyle bizleri sıcacık bir kışa davet ediyor.


Türk Mutfağı’nın geçmişten bugüne mirası birçok lezzeti modern dokunuşlarla yeniden yorumlandığı BigChefs’in zengin kahvaltı seçeneklerinde yöresel kahvaltıların favori lezzeti Çılbır yer alıyor.

Ana yemek öncesi çorba tercih edenler içinse iki yeni çorba seçeneği BigChefs kış menüsünde. Pazılı Mercimek Çorbası ve İsli Domates Çorbası sıcacık ana yemek öncesi için ideal.


BigChefs’le özdeşleşen mezelere eklenen tatların iştah kabartan yenilerinde öne çıkan Ekşi Mayali Ekmek Üzerinde Avokado Somon, yine yerel ve modernin buluştuğu başarılı reçetelerin başında geliyor.

Keyifle yenen güzel bir yemeğin sonunda üç yeni tatlı BigChefs’in yenilenen kış menüsünde yer alıyor. Yumuşacık kıvamı ve baş döndüren tadıyla San Sebastian Cheesecake, Profiterol, ve Fıstıklı ve Çikolatalı Sıcak Cookie ile gününüzü tatlı bir sonla tamamlayabilirsiniz.


***

The Ritz-Carlton’a kocaman tebrikler!

Türkiye’de 16. yılını kutlayan ve İstanbul’un en lüks otelleri arasında başı çeken The Ritz-Carlton, İstanbul, dünyanın en prestijli seyahat dergilerinden biri olarak kabul edilen Condé Nast Traveller’ın okuyucuları tarafından belirlenen “En İyiler” listesinde İstanbul’un “En İyi Oteli" seçilmiş! Ülkemiz için ne büyük bir gurur..


2017 yılında 10 milyon dolarlık yatırımla yeniden yaratılan The Ritz-Carlton, İstanbul, 300 binin üzerinde okuyucunun oylamaya katıldığı “İstanbul’un En İyi Otelleri" kategorisinde, Türkiye’deki oteller arasında son yılların en yüksek oyunu alarak rekor bir puanlama ile ilk sırayı aldı!

Avrupa otelleri arasında “misafir memnuniyeti en yüksek otel” olma başarısını gösteren ve çok sayıda ulusal ve uluslararası ödülün sahibi olan The Ritz-Carlton, İstanbul; açıldığı tarihten bugüne kadar 2 milyonun üzerinde yerli ve yabancı misafiri ağırladı. Misafirleri kadar çalışan memnuniyetine verdiği değerle turizm sektöründe öncü oldu. 30 ülkede dünya genelinde 91 oteli bulunan The Ritz-Carlton, İstanbul 360 sosyal sorumluluk projesine destek verdi. Bugüne kadar Bin 850 çalışanı istihdam eden Ritz- Carlton, Türkiye’nin turizm potansiyeline inanarak yatırımlarını artırmaya da devam ediyor.

Condé Nast Traveller Okuyucu Seyahat Ödülleri’nin tam sonuçları ise, derginin Kasım sayısında yayınlanacakmış..
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz