• 16 HAZİRAN Pazar 11:01
  • HV

Şimdiye kadar gördüğünüz tüm düğünleri unutun

Nurdan Yüzbaşıoğlu
Nurdan Yüzbaşıoğlu
Yayın Tarihi : 06-09-2023 20:17


Ben bir düğüne katıldım, unutulmaz bir düğüne… En sevdiğim dostlarımın çoğunun bir arada olduğu, masal gibi, rüya gibi bir düğüne… Kardeşim evleniyor gibi heyecanlandım, duygulandım… Hem ağladım hem çok eğlendim…

Orada olmayıp bu düğünü merak edenler için tüm organizasyonu bazı başlıklar altında topladım…

BURCU

Düğün detaylarına geçmeden Burcu’yu benim kadar yakından tanımayanlar için onun hakkında biraz detay vereyim. Burcu samimi, içten, sevgi dolu, çalışkan, doğal; bir o kadar da disiplinli ve  prensipli  insanlardan  birisidir. Hani  dünyaca ünlü ve başarılı insanların hayatlarında nelere dikkat ettikleri konuşulur ya, işte Burcu da o şekilde hayatına dikkat eden, öyle yaşayan birisi. İşine olan saygısı, arkadaşlarına olan sevgisi ve nezaketi; kendi şahsına, bedenine, yaşamına duyduğu saygısı ve gösterdiği özen onun başarısının sırrı. Aslında bunlar sır değil, herkes yapabilir de yapabilmek için istikrar, temiz enerji, iyi bir kalbi vizyon ve disiplin lazım.

Burcu tüm bunların yanısıra yakın çevresindeki insanların da enerjisinin temiz, iyi ve pozitif insanlar olmasına çok özen gösterir. Çünkü bilir ki güzel ve yüksek bir enerjiyle çevriliyseniz mutlu olur, mutlu eder ve başarılı olursunuz.

ORGANİZASYON

 

Düğün hazırlığının nasıl profesyonelce yönetildiğini kısaca özetleyeyim. Aylardır hepimiz bu düğüne hazırlandık; daha doğrusu hazırlandırıldık. Düğünün yapıldığı Borgo Egnazia’nın adını önce Burcu’dan, sonra da Haziran ayında Dolce Gabbana’dan duydum. “Bin yıllık dimdik ayakta duran heybetli zeytin ağaçlarının bir o kadar zarif ve görkemli varlıkları, eski taş duvarları, göz kamaştırıcı ışığın ve sonsuz toprak renklerinin uyumlu bir şekilde harmanlandığı Borgo Egnazia Puglia’nın eşsiz atmosferinde eşi benzeri olmayan büyüleyici bir deneyim sunuyor.” Geçtiğimiz aylarda Fashion Show’larını bu mekanda yapan Dolce Gabbana’nın mekan hakkındaki tarifi böyleydi.

Düğün hazırlıkları WhatsApp grubuna atılan bir linkle Mayıs ayında başladı. Bu linkte tüm bilgiler vardı ve o günden itibaren kısa aralıklarla da bilgiler güncellendi. Kimsenin birbirine bir şey sormasına gerek kalmadı. Tarih yaklaştıkça da farklı konularla ilgili yeni WhatsApp grupları kuruldu ve ilk olarak  organizasyonun İstanbul’da bekarlığa veda partisi bölümü tasarlandı. Sakin, sıcak ve duygusal; bir o kadar da eğlenceli bir bekarlığa veda partisi oldu. Parti konseptinden daha çok, samimi, sıcak bir akşam yemeğiydi. Kızımızı sarıp sarmaladığımız, özenle seçilmiş hediyelerin verildiği bir gecceydi. The Peninsula İstanbul’un harika atmosferinde, Boğaz’a karşı DJ Tankut Karakurt’un güzel müziğiyle hareketlenen ve erken biten, enerjimizi Borgo’ya sakladığımız bir bekarlığa veda geccesi oldu. Sonrasında tamamen gönüllü bir grup arkadaşın desteğiyle organizasyon şekillenmeye başladı. 3 günlük düğünün tüm akışının saniye saniye anlatıldığı bir bilgi havuzunda bulduk kendimizi. Söylediğim gibi  otelin bu konuda profesyonel bir yer olması ve organizasyonu planlaması dışında tüm detaylar, davetlileri nasıl rahat ettirecekleriyle ilgili planlanan tüm aksiyonlar Burcu - Nazım ve onlara gönülden yardım eden bir grup arkadaşları sayesinde şekillendi. Profesyonel iş hayatımda çok büyük PR şirketleriyle çalışmış birisi  olarak söyleyebilirim ki; o büyük paralar ödenerek yapılan organizasyonların çoğu bu sevgiyle, dikkatle, özenle, özveriyle yapılan organizasyonun yanından bile geçemezler. Düğünden tam bir gün önce Nazım’ın arayıp kızım Kayra’yla ‘double’ yatak mı ‘twin' yatak mı tercih ederiz sorusu ile nasıl bir özenle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha anladım. Düğünden bir  gün  önce!  Hangi  tip  yatak tercih ettiğimiz araştırması! Evet yanlış duymadınız! Ve bu inanın buz dağının görünen kısmıymış, bunu sabah alanda buluştuğumuzda anladım.

MOOD BOARD

3 gün sürecek düğünde ne giyeceğimizi düşünürken, bizim için hazırlanan, mekan ve konsept hakkında fikir veren Mood Board’lar geldi. Tüm bu hazırlıklar esnasında bizden istenen tek şey, düğünde siyah giymememiz oldu.

YOLCULUK ANLARI

Ve büyük gün gelip çattı. Sabah 06:30’da alanda buluştuk. Bu arada özel uçakla gideceğimiz bilgisi bile o kadar görgülü ve nazik bir şeklide verildi ki; biz bilet mi aldık, özel uçakla mı gideceğiz anlayamadan kendimizi alanda bulduk.

Harç pullarının bile düşünülüp önceden alındığı, her türlü konforun en zarif şekilde sağlandığı seyahatimiz böyle başladı.

Her biri şahane, onu çok seven ve hayatında ayrı yeri olan insanlar toplandı. Nasıl güzel bir topluluk anlatamam. Abartısız ama cool bir şıklık, güler yüzler, mutlu ifadeler ve Nazım’ın mutluluklarını en içten gülümsemeleri pırıl pırıl gözleriyle belli eden ailesinin sıcak tavırlarıyla harmanlanan ışıl ışıl, harika bir grup insan.

İNCELİKLER

Uçağa binmeden hemen önce herkes için hazırlanan seyahat çantaları ortaya çıktı. Burcu’nun yakın arkadaşlarından olan, aynı zamanda Bold Agency işindeki ortağı Gizem Ertan, hepimize bu çantaları dağıttı. Arkasında Türkçe ‘şahit’ anlamına gelen, ‘witness’ yazılı bembeyaz bir Sweatshirt, cilt bakım ürünleri, Adaçayı ve başka kuru çiçeklerden oluşan, nazar ve kötü enerjiden koruyan harika bir demet tütsü ve ansiklopedi kalınlığından bir kitabın olduğu bir çanta. Kitabın adı  “Puglia’da Bir Ömür”; yazarı ise Ömür Kahraman. Ve Ömür Kahraman’ın bizimle düğüne gelip kitabında anlattığı Puglia turuna rehberlik edecek olması da özenle düşünülmüş bir süper detay daha.

Kitap, Puglia hakkında bilinmesi gereken hatta bilinmesi çok zor olan pek çok konuyu detaylı olarak anlatan çok başarılı bir kitap. Merak edenlerin okumasını tavsiye ederim.

Uçak yolculuğuna Burcu ve Nazım’ın yaptığı sıcacık teşekkür konuşması ile başladık. Alana vardığımızda aynı model 20-30 lüks minibüs hazır bekliyordu. Araçlara dağılırken kendimi bir film sahnesi içinde gibi hissetmeye başlamıştım bile.

OTEL

Yaklaşık 1 saatlik bir yolculuk sonrası otele vardık. Otel dediğime bakmayın; Borgo Egnazia’ya sadece otel demek haksızlık olur.

Tarihi bir İtalyan Koyu tarzından Mimar Pino Brescia tarafından 10 yılda inşa edilmiş bir Resort.

2012 yılında Justin Timberlake ve Jessica Biel’da bu otelde evlenmiş.

Otelin sahibi Yatırım Analisti Aldo Melpignano.

45 hektarlık bir arazide golf sahası, SPA, 28 villa ve 63 otel odasında oluşuyor.

5 restoran, 3 bar ve 3 havuzdan oluşan otelin pek çok ürünü kendi arazisinde yetiştiriliyor ve taze olarak yemeklerde kullanılıyor.

Personel süper eğitimli, sizi rahat ettirmek ve isteklerinizi yerine getirmek için tamamen size odaklanıyorlar ve her şeyi sıcak bir gülümseme ile anında çözüyorlar. Servis 5 yıldız.

Deniz mahsülleri, taze ev yapımı makarnaları, sebzelerin organik ve taze kokusu sizi bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

Bu Resort otel pek çok ödüle de sahip; En İyi Otel, En İyi Ezber Bozan Tecrübe, Top İtalyan Resort’u, Avrupa’nın En İyi 10 Oteli’nden birisi gibi ödülleri var.

Ayrıntılı bilgi için: https://www.borgoegnazia.com/

İLK GÜN

Otele vardıktan sonra isteyenler Ömür Kahraman rehberliğinde organize edilmiş olan şehir turuna katıldı. Katılmayanlar otelin tadını çıkarmak için etrafa dağıldı.

Akşam ‘Hoş Geldiniz Kokteyli’ için buluştuğumuzda herkesin şıklığı karşısında nefesim kesildi. Bir şıklık yarışı değil; herkesin öncesinde birbirine yardımcı olduğu, fikir paylaştığı bir görsel şölendi adeta. Kokteyl ve yemek otelin deniz kenarındaki restoranındaydı. Deniz mahsülleri BBQ büfesi olarak düzenlenmişti. Gastronomik olarak tavan yaptıran bir deneyimdi. Her şeyin lezzeti ve tazeliği müthişti. Çiçek düzenlemelerini bizzat düğüne de gelen Yunus Karma yaptı, tüm çiçek tasarımları harikaydı.

Otel binasına uzak olduğu için müzik kısıtlaması olmayan bu mekan ilk gecce için özel olarak seçilmişti. Yemekten sonra DJ ile birlikte saatlerce bu güzel atmosferin tadını çıkararak dans ettik. Burcu ve Nazım için mutluluk diledik. Burcu’nun kıyafet süper yetenekli Özgür Masur elinden çıkan harika, beyaz, ışıl ışıl bir takımdı.

Nazım’ın annesi, babası, anneannesi, görümcesi, damat ve kuzenler; herkesin mutluluğu yüzüne yansımıştı. Kayınvalide, görümce ve anneannenin şıklık ve zerafetleri tüm gecce konuşuldu. Anneannenin dansa katıldığı anlarda ise Burcu’nun mutluluğu, kahkahaları kulaklarımızda çınladı. Hepimiz onun adına ve Nazım adına çok sevindik. Nazım’ın ailesinin Burcu’nun üzerine titremesi, onun arkadaşları olduğumuz için bizi de aynı sıcaklıkla sarmaları çok tatlıydı.

İKİNCİ GÜN

Herkesin değişik saatlerde uyandığı otelin her köşesinin, havuzun güzel havanın tadının çıkarıldığı sakin ve huzurlu bir gündü. Burcu’nun kıyafet ve gelinliklerini tasarlayan çok sevdiğim, çok beğendiğim, çok eğlendiğim süper yetenekli Özgür Masur ve makyaj sihirbazı Hazal Öcal ile saç dehası Burhan’ın tatlı telaşı dışında hepimiz ortalarda salındık.

SEREMONİ

Akşam 18:00’de kokteyl ve ardından düğün seremonisi için buluşma vakti geldiğinde hepimizde daha farklı bir duygusallık olduğunu fark ettim. Özellikle seremoni alanına geçip yerlerimize oturduğumuzda çok heyecanlandık. Nazım’ın çiçek tarhının önünde Burcu’yu beklerken yaşadığı heyecanı ve dolu dolu gözlerini görünce bir anda hepimiz ağlamaya başladık desem yeridir. Burcu peri kızı gibi uçuş uçuş gelinliği ile ortaya çıktığı an, Nazım’ın heyecanı görülmeye değerdi. Burcu’nun ve Nazım’ın birbirleri için hazırladıkları konuşmalar duyduğum en içten, en aşk dolu gelin - damat konuşmalarından biriydi. Adeta bir film sahnesi gibiydi. Kendimizi bir aşk masalının içinde hissettiğimiz çok büyülü bir andı. Özellikle Burcu’nun, Nazım’ın ailesi ile ilgili onları ne kadar sevdiğiyle ilgili cümleleri ve tüm aile fertlerinin gözlerinde yaş ve sevgiyle Burcu’ya eşlik ettikleri an müthişti. Damat ve gelinin duygusal olarak çok yükseldiği, gözyaşlarının ve kahkahaların birbirine karıştığı bir andı ve birbirlerine olan aşklarını tüm kalbimizle hissettik.

Ayten (Aslan Danışman) Tolga (Sezgin), Nazım’ın en yakın kız arkadaşı ve Nazım’ın anneannesinin nikah şahidi olduğu törende, nikah yeminini Burcu’nun yakın arkadaşı Haldun Üstün ettirdi.

DÜĞÜN YEMEĞİ

Sonrasında İtalyan çalgıcılar ve şarkıları eşliğinde La Piazza Restoran’a düğün yemeğine geçtik. Karides Tartar, Istakoz Risotto, Kuzu Fileto ve Vanilyalı Çilekli Milföy’den oluşan ve her tabağa ayrı şarabın eşlik ettiği menü görsel olarakta lezzet olarakta gerçekten müthişti. Müzik, ortam, hava, mekan ve atmosfer gerçek olamayacak kadar güzeldi. Herkesin şıklığı, parıltısı, neşesi tüm ortamı sarmıştı…

STİL - DAVETLİLER

Burcu stili ve ışıltısıyla bir kuğu gibi, bir masal prensesi gibiydi tüm seyahat boyunca. Yemek için giydiği yine harika bir Özgür Masur tasarımıydı.

Özgür, Burcu’nun tüm güzelliğini ortaya çıkaran, ortama çok uyan, gözlerimizi kamaştıran tasarımlarıyla hepimizden tam not aldı. Anneanne, kayınvalide (Nesli Akmandil), Kayınpeder (Hüseyin Akmandil) ve görümce (Nur Ünlüer) çok klas ve çok şıktı. Karakter olarakta çok zarif ve samimi olduklarından güzellikleri daha da ışıldıyordu. Düğündeki tüm davetlilerin stilleri harikaydı. Abartısız bir o kadar da elegant ve cool bir tarz hakimdi gecceye. Özellikle Murat Türkili, Mehmet Yücebaşoğlu ve Tolga Sezgin’nin stilleri çok hoştu. Mert Aslan ve Selimcan Çelik’te çok şıktı. Volkan Büyükhanlı ve eşi Sanem, Nazlı Çelik, Banu Akan, Yasemin Öğün, Ayten Aslan Danışman, Banu Yelkovan, Derya Özdemir, Hande Yılmaz, Hazal Öcal, Ecem Bacınoğlu ilk aklıma gelenler, ancak herkes fazlasıyla hoştu.

Burcu ve Nazım en başından en son ana kadar hepimizle çok yakından ilgilendirler, hatırımızın sorulmadığı bir an bile olmadı. Yemekten sonra benim de içlerinde olduğum Nazım’ın ve Burcu’nun birkaç yakın arkadaşı onlar hakkında konuşma yaptık. Biz konuşurken çok eğlendik, atılan kahkahalardan ve alkışlardan dinleyenlerin de çok eğlendiğini anladım.

Yemekten sonra yerel müzisyenler ve dansçılar eşliğinde saatlerce dans ettik, halaylar çektik. Eğlence, aşk, mutluluk tavan yaptı diyebilirim. Geccenin en çok eğlenenleri ve dans edenleri arasında Morini’nin sahipleri Başak Soykan ve Yaprak Baltacı’yı, MT1012 markasının sahibi ve düğünde pek çok ismi giydiren Murat Türkili’yi ve New York’tan düğün için gelen Erman Ozada’yı sayabilirim.

ÜÇÜNCÜ GÜN

Brunch için yine masalsı bir ortamda buluştuk. Harika bir açık büfe yine müthiş İtalyan lezzetleri ve şampanyalar ile neşeli bir Brunch oldu.

Geldiğimiz gibi konforlu bir şekilde otelden ayrıldık. Alana vardığımızda yaşadığımız bu 3 günlük peri masalının etkisi hala üzerimdeydi.

SONUÇ

Lüks bir düğün müydü? Evet, şu açılardan çok lüks olduğunu söyleyebilirim; çok fazla aşk, çok samimiyet, çok kahkaha, çok gurur, güzel niyetler ve özen vardı.

Bunların maddi değerini hesaplamak çok zor çünkü bunları satın almaya kimsenin parası yetmez.

Diğer her şey ise tamamen sessiz lüks tanımına uyacak ölçüdeydi. Etrafta pek logo görmeden ama gördüğümüz her şeyin yüksek standartta olduğunun belli olduğu dingin, zamansız ve sofistike bir atmosfer vardı. Bir kır düğünü gibi gözükmeyi başaran, bununla birlikte mekan seçimiyle, ağırlamasıyla, menüsüyle, çiçeğiyle, kıyafetleriyle, saçıyla, makyajıyla, tavırlarla içindenki derin vizyonu ve lüksü hissettiren bir ortamdı. Gösterişe ihtiyaç duyulmadan, gösteriş yapmadan da ihtişamlı olunabileceğinin altını çizen bu düğünün etkisini uzun zaman üzerimden atabileceğimi sanmıyorum.

Ben bu yazıyı niye yazdım?

Çok merak eden olduğunu bildiğim için doğru bilginin, doğru kaynaktan, en doğru şekilde yayılmasını istediğimden sanırım.

 

  • Etiketler