Doğu Sussex’in derin ormanlarında, doğayla bütünleşen mimarisi ve çağdaş dokusuyla dikkat çeken Hill Cabin ve yanında yer alan Drying Shed saunası, misafirlere unutulmaz bir kış ritüeli sunuyor. Buraya adım atan konuklar, sakinliği ve dinginliği hemen hissediyor. Soğuk bir havada, ormanın ortasında konumlanan büyük pencereli sauna önce bedeni ısıtıyor; ardından dışarıdaki buz gibi suyla buluşma cesareti doğuyor. Bu deneyim, kışın sertliğini büyüleyici bir canlılığa dönüştürüyor.
Storm Benjamin’in bölgeden geçmesine rağmen, konuklar doğanın sunduğu tüm zıtlıkları aynı ritüelde keşfediyor. Çünkü orman saunası kültürü, kötü havayı bir bahane olmaktan çıkarıyor ve insanı doğanın kalbine davet ediyor. Birleşik Krallık’ta açık alan saunalarına olan ilgi hızla artıyor ve sayı her yıl yükseliyor.
Drying Shed: Doğayla Birleşen Japon Esintili Sauna

Drying Shed, geleneksel Japon yapılarından ilham alan rustik renkli dış cephesiyle adeta ormanın içinde küçük bir tapınak gibi duruyor. Sürdürülebilir şekilde yönetilen yerel ormanlardan sağlanan odunlarla ısıtılan sauna, kullanıcılara üç saatlik özel bir ritüel sunuyor. Ateşin hazırlanması, odanın ısınması ve sıcaklığı korumak için düzenli odun ekleme süreci, sauna deneyimini aktif bir yolculuğa dönüştürüyor. Ortalama 85°C’de çalışan sauna, konukları hem bedensel hem zihinsel bir arınmaya taşıyor.
Bu özel yapı, dört kişiye kadar rezervasyon kabul ediyor ve ormanı izleyerek terlemenin büyüleyici etkisini hissettiren geniş bir manzara penceresi sunuyor.
Hill Cabin: Scandi Dokunuşuyla Modern Bir Orman Evi
Sauna deneyiminin ardından yalnızca beş dakikalık bir yürüyüşle ulaşılan Hill Cabin, siyah kaplaması, ahşap dokuları ve sade tasarımıyla modern Scandi kabini estetiğini yansıtıyor. Kireçle beyazlatılmış ahşap zeminler, sıcak tonlardaki tekstiller, vintage mobilyalar, odun sobası ve dış alandaki odun ateşli sıcak su küveti, kabine hem samimi bir sıcaklık hem de rafine bir şıklık katıyor.
Kabin tepenin üzerinde yer aldığı için, altındaki vadi boyunca uzanan çarpıcı manzara her an göz önüne seriliyor. Koyunlar, atlar ve Mavis isimli bir eşek manzaraya sevimli bir hareket katarken, uzak köy silueti tablo gibi bir fon oluşturuyor.
Yeni Nesil Kabinler ve Sürdürülebilirlik Vizyonu
Great Park Farm’ın sahibi Will Gowland’ın mimarlık pratiği Built Works, yalnızca sauna ve mevcut kabinleri tasarlamıyor; aynı zamanda sürdürülebilir yapım tekniklerini merkeze alan yeni projeler hayata geçiriyor. Yakında açılacak olan Yogi’s Cabin ve Bather’s Cabin, doğal yüzme göleti, yoga stüdyosu ve özel spa gibi üst segment detaylarla bölgedeki lüks konaklama anlayışını yeniden tanımlayacak.

Tüm yapılarda yerel larch ağacı ve Britanya keneviri izolasyonu gibi sürdürülebilir malzemeler kullanılıyor. Gowland, maliyetin yüksek olduğunu belirtse de “Gerçekten sürdürülebilir olmak istiyoruz” diyerek yaklaşımını özetliyor.
Lezzet, Tarih ve Keşiflerle Zenginleşen Bir Kaçamak
Konuklar, çiftliğin uzun yıllardır hizmet veren kafesinde ev yapımı tatlılarla buluşuyor; bölgeden malzemeler satın alarak kabinde yemek pişirebiliyor. Dileyenler, kısa bir yürüyüşle Battle kasabasına gidip tarihi Battle Abbey atmosferinde akşam yemeği deneyimleyebiliyor. Zamanı olanlar, 25 dakika uzaklıktaki Hastings’e giderek balıkçı mahallesi, sanat galerileri ve sahildeki Samphire Sauna’yı ziyaret edebiliyor.
Konaklama, sabah kabinin büyük penceresi önünde taze ekmek ve granola ile yapılan kahvaltıyla tamamlanıyor. Soğuk ve parlak bir kış sabahı bile burada yaz kadar davetkar görünüyor.
