• 22 NİSAN Pazartesi 09:06
  • HV
Advert

Yurt dışına açılmaya hazır, %100 Türk markası Inari'nin kurucusu Aycan Akdağ markayı anlatıyor!

Adını, nefesin, “pirincin ve tilkilerin tanrısı” Inari ile “şefin önerisi” anlamına gelen Omakase’nin birleşiminden alan “Inari Omakase”; İstanbul'un 3 farklı lokasyonunda lezzet şovuna tüm hızıya devam ediyor. Markanın kurucusu Aycan Akdağ; yurt dışında bir Inari'nin sinyallerini verdi...

Yurt dışına açılmaya hazır, %100 Türk markası Inari'nin kurucusu Aycan Akdağ markayı anlatıyor!
EATING & DINING
Yayın Tarihi : 09-10-2023 12:31

 

İnari, kısa zamanda çok sevildi. Konseptinizle fark yarattığınız ortada. Markanın ikayesini biraz anlatır mısınız?

Inari'yi ilk başta Kuruçeşme'de kurmuştuk, ondan sonra Vadistanbul'daki projeyi hayata geçirdik. Sonrasında karşımıza Edition'dan teklif gelince değerlendirmek istedim. Oraya girersek önümüze farklı kapılar açılacağını düşündüm.

Nitekim de öyle oldu. Oraya girdikten sonra müşteri kitlemiz de daha yabancılar üzerine oldu ve farklılaştı. Bu da bize değişik imkanlar getirdi. Sonrasında da karşımıza Etiler çıktı. Belki Edition olmasaydı, buraya cesaret edemeyebilirdim ama oranın geri dönüşü Etiler için çok daha cesaretlenmemi sağladı. Bu vesileyle de Inari Piku'yu kurmaya karar verdik.

İstanbul içinde, birbirine neredeyse 10'ar dakika mesafeyle 3 şube! Oldukça iddialı bir başarı...

Üçünün de segmentasyonunu farklı planladık aslında. Kuruçeşme daha genç ve dinamik bir kitleye hitap eden cozy bir alan; yaklaşık 60 - 70 kişinin yemek yediği bir yer. Vadistanbul daha çok ailelerin gelebildiği, bahçesinin olduğu, kapalı alanların daha geniş olduğu bir yer. Piku ise daha business odaklı, açık hava alanının 110-120 kişilere çıktığı bir mekan olunca farklı kitlelere hitap eder olduk. Yani iyi bir segmentasyon planıyla 10’ar dakikalık mesafelerde mekanlarımız olmasına rağmen hiç müşteri kaybetmeden üzerine ekleyerek ilerliyoruz.

Yurt dışında bir şubeye sıcak bakıyor musunuz? 

Piku ile ilgili çok olumlu yorumlar alıyoruz. Açılalı üç hafta olmasına rağmen peş peşe üç kez, beş kez gelen misafirlerimiz olmuştu. Bir yere üç hafta içerisinde bu kadar sık gitmek bence çok önemli. Gelen misafirlerimizden ‘Siz neden Londra’da değilsiniz?’, ‘Neden New York’ta Dubai’de yoksunuz?’ gibi sorular alıyoruz. Aslında ben de düşününce; hiç bir eksiğimiz olduğunu düşünmüyorum. Dünyaca ünlü markalar, 50 - 60 farklı lokasyonda varlar. O markaların da kesinlikle altında değil; ya üstünde ya da aynı seviyede olduğumuzu düşünüyorum. 

Sizce Uzak Doğu lezzetleri Inari ile birlikte nasıl bu kadar kolay benimsendi?

Bu projenin başında diğer uluslararası Uzak Doğu markalarını çok iyi analiz ettik. Piku’da da lezzetlerimizi Türk damak tadına göre uyarladık. Bu nedenle ben çok başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Inari artık yurt dışına açılmaya hazır, yüzde yüz bir Türk markasıdır.