• 10 EYLÜL Perşembe 22:35
  • HV
Advert

İstanbul’a Dönüş Bileti: Eylül'ün Kaçırılmayacak Buluşmaları

İstanbul’da eylül ajandası doluyor! Yeni sezon açılışları, festivaller, DJ gecceleri ve brunch buluşmalarıyla şehre dönüşün adresleri burada.

İstanbul’a Dönüş Bileti: Eylül'ün Kaçırılmayacak Buluşmaları
EATING & DINING
Yayın Tarihi : 10-09-2026 20:55

İstanbul’da yeniden buluşma zamanı. Tatil dönüşü ertelenen yemekler takvime giriyor, teraslarda müzik yükseliyor, sevdiğimiz adresler yeni sezon hazırlıklarını tamamlıyor. Üstelik eylül, açık havadan vazgeçmeden şehrin sosyal hayatına karışmak için pek çok neden sunuyor. Bir akşam Boğaz’a karşı DJ performansı, ertesi gün bağımsız markalar arasında bir gezinti… Ardından uzun bir pazar brunch’ı ya da İstanbul’un mutfak geçmişine uzanan özel bir sofra.

Bu ayın ajandasında tanıdık adreslerin yenilikleri kadar farklı buluşmalar da dikkat çekiyor. Lucca Bebek yeniden kapılarını açıyor. Festibağ, bağ bozumu ruhunu müzik ve gastronomiyle buluşturuyor. Vox Creative Agency, eylülün iki ayrı etkinliğine imzasını taşıyor. BİZ İstanbul, lezzet hikayeleri ve caz akşamlarıyla programı çeşitlendiriyor. Swissôtel The Bosphorus ise bahçeden terasa, festivalden brunch’a uzanan seçenekleriyle takvimde geniş yer tutuyor.

Kısacası plan yapacak çok şey var. İstanbul eylül etkinlikleri arasından kendi rotasını oluşturmak isteyenler için yeniden açılışları, konserleri, festivalleri ve gastronomi buluşmalarını bir araya getirdik. Şehre dönüş programınızı hazırlamadan önce bu adreslere göz atın.

Lucca Bebek: Yeni Sezonun İlk Buluşması 11 Eylül’de

Bebek’te yeniden masa kurma zamanı. Lucca Bebek, kısa bir aranın ardından 11 Eylül Cuma günü kapılarını açıyor. Yeni yemekler, yeni içecekler ve tazelenen detaylar, mekânın yeni sezon gündemini oluşturuyor. İstanbul’a döner dönmez arkadaşlarıyla buluşmak isteyenler için bu açılış, eylül ajandasının ilk duraklarından biri. Üstelik Lucca’nın günün farklı saatlerine uyum sağlayan karakteri, planı tek bir akşamla sınırlamıyor.

Yeni dönemin mutfak tarafında menüye katılan yemekler öne çıkıyor. Bar ise yeni içeceklerle sezonu karşılıyor. Böylece müdavimler, bildikleri atmosferin içinde farklı tatlara yer açabilecek. İlk ziyareti öğle yemeğine ayırmak da mümkün, akşam saatlerinde kokteyl eşliğinde buluşmak da. Sezonun yenilikleri, Lucca’ya geri dönmek için merak uyandıran bir başlangıç sunuyor.

Mekanın İstanbul’daki yerini belirleyen unsurlardan biri, yemekle sosyalleşmeyi doğal biçimde buluşturması. Uzun öğle sohbetleri, bar çevresindeki karşılaşmalar ve geceye uzanan akşamlar aynı adresin farklı yüzlerini oluşturuyor. Dolayısıyla burada program, masaya oturduğunuz saatle birlikte değişiyor. Bebek’in hareketi de bu deneyime eşlik ediyor. Semtle kurduğu bağ, Lucca’nın kendine özgü kimliğini beslemeyi sürdürüyor.

Eylül dönüşünde ilk buluşmanın adresini seçerken tanıdık bir atmosfer arayanlar için Lucca güçlü bir seçenek. Bununla birlikte yeni yemekler ve içecekler, ziyarete farklı bir merak ekliyor. Yaz boyunca ayrı rotalara dağılan arkadaş grupları, yeniden aynı masada bir araya gelebilir. Öğle saatlerinden akşama uzanan esnek planı sevenler de burada kendi temposunu bulabilir. Lucca, 11 Eylül’den itibaren yeni sezonu Bebek’te karşılayacak.

 

BİZ İstanbul: Damakta İstanbul ile Şehrin Lezzet Hafızasına Yolculuk

Şehre dönüşü İstanbul’un hikâyeleriyle karşılamak isteyenler için BİZ İstanbul, gastronomi odaklı bir buluşma hazırlıyor. Damakta İstanbul, Boğaz kıyısındaki sofra geleneklerinden saray mutfağına, Pera’nın lezzetlerinden bugüne uzanan bir çerçeve kuruyor. Geccenin anlatımını Levon Bağış üstleniyor. Şef Musa Ay ise bu kültürel birikime tabaklarıyla eşlik ediyor. Böylece akşam yemeği, İstanbul’u farklı bir açıdan tanıma fırsatı sunuyor.

Programın merkezinde şehrin çok katmanlı mutfak geçmişi var. İstanbul’da farklı toplulukların, dönemlerin ve yaşam biçimlerinin sofraya kattığı izler, gecenin konusunu oluşturuyor. Bu yaklaşım, yemeği yalnızca malzemeleri üzerinden değerlendirmiyor. Lezzetin hangi alışkanlıklarla geliştiğine, hangi hikâyeleri taşıdığına da alan açıyor. Dolayısıyla masadaki sohbet, tabakların çevresinde genişleyen bir şehir anlatısına dönüşüyor.

Levon Bağış’ın anlatımı ile Musa Ay’ın mutfak yorumunun birlikte ilerlemesi, buluşmanın dikkat çekici tarafı. Misafirler bir yandan yemeklerin tadına bakarken diğer yandan İstanbul’un gastronomi geçmişini dinleyebilecek. Boğaz ve Pera gibi farklı odaklar, aynı akşamın içinde birbirine bağlanacak. Şefin yorumları da geçmişten gelen tatlarla bugünün sofrası arasında ilişki kuracak. Bu birliktelik, yemek boyunca merakı canlı tutan bir akış vadediyor.

Eylül planlarında gastronomiye daha fazla yer ayırmak isteyenler, bu buluşmayı takip listesine ekleyebilir. Özellikle şehir tarihiyle mutfak kültürünü birlikte düşünmeyi sevenler için programın anlatı tarafı öne çıkıyor. Arkadaşlarla paylaşılacak bir akşam yemeğine farklı bir konu eklemek isteyenler de aynı masada buluşabilir. İstanbul’a dönerken yaşadığı şehre yeniden bakmak isteyenlere, bu kez lezzetler rehberlik edecek. Katılım planını oluşturmak için tarih ve rezervasyon ayrıntılarını mekândan öğrenmek gerekiyor.

 

Galataport: Rıhtımda Üç Gün Boyunca Tasarım, Lezzet ve Müzik

Eylülün ilk şehir hafta sonlarından birini açık havada geçirmek isteyenler için Galataport, üç günlük bir buluşmaya hazırlanıyor. 11–12–13 Eylül tarihlerinde Paket Postanesi rıhtımı, lokal üreticileri ve bağımsız markaları ağırlayacak. Yaratıcı fikirler, ürün seçkileri, yeme içme durakları ve DJ performansları aynı alanda buluşacak. Herkese açık ve ücretsiz program, hafta sonu rotasına kolayca eklenebilecek bir seçenek sunuyor.

Buluşmanın odağında farklı ölçeklerde üretim yapan markalar var. Ziyaretçiler, seçkiler arasında dolaşırken ürünleri yakından inceleyebilecek ve deneyimleyebilecek. Ayrıca üreticilerle doğrudan tanışma fırsatı bulacak. Bu temas, alışverişe ürünün arkasındaki yaklaşımı öğrenme boyutu katıyor. Bir tasarımın çıkış noktasını dinlemek ya da yeni bir markayı tanımak, ziyaretin akışını belirleyebilecek. Herkes kendi ilgisine göre alanda zaman geçirebilecek.

Rıhtımdaki açık düzen, programı kişisel tercihlere göre şekillendirmeyi kolaylaştırıyor. Kısa bir gezinti için uğramak da mümkün, arkadaşlarla buluşup daha uzun kalmak da. Yeme içme durakları, seçkiler arasında verilen molalara eşlik edecek. Böylece markaları gezerken günün farklı saatlerinde lezzet için de zaman ayırabileceksiniz. Etkinlik, alışveriş merakını sosyal bir hafta sonu planıyla aynı noktada buluşturacak.

İlerleyen saatlerde ise DJ performansları atmosferin temposunu değiştirecek. House, deep ve funk seçkileri, rıhtımdaki hareketliliğe eşlik edecek. Bu nedenle ziyaret saatini belirlerken müziğe de programda yer açabilirsiniz. Eylül ajandasını yalnızca akşam etkinlikleriyle doldurmak istemeyenler için Galataport’un gündüzden başlayan buluşması iyi bir alternatif. Yeni üreticilerle tanışmak, farklı seçkilere bakmak ve açık havada vakit geçirmek aynı planın parçaları olacak. Üç günlük takvim, hafta sonunun farklı anlarında uğrama esnekliği de sağlayacak.

 

Festibağ: Bağ Bozumu Ruhuyla İki Günlük Festival

Festibağ, dördüncü yılında bağ bozumu temasını İstanbul’un merkezine taşıyor. Swissôtel The Bosphorus bünyesindeki Sultanpark ve Chalet Garden, 12–13 Eylül tarihlerinde festivalin buluşma noktaları olacak. Program; müziği, şarap tadımlarını, yöresel lezzetleri ve yaratıcı atölyeleri bir araya getiriyor. Böylece hafta sonunu farklı deneyimlerle değerlendirmek isteyenlere iki güne yayılan bir seçenek sunuyor. Bahçe atmosferi de festivalin açık hava karakterini tamamlıyor.

12 Eylül programında Dolu Kadehi Ters Tut, Deniz Özdoğru, Soul Grinders, Doğu Civicik ve Doğa Aydeniz yer alıyor. İlk günün müzik seçkisi, farklı isimleri aynı festival takviminde buluşturuyor. 13 Eylül’de ise Çelik, Ferda Anıl Yarkın, Ümit Sayın, Mansur Ark ve Yonca Evcimik programa katılıyor. DJ Hakan Küfündür, Yeni Türkü, Deniz Senyer ve Konuralp de ikinci günün isimleri arasında bulunuyor.

Festivalin gastronomi tarafında seçkin şaraplar, tadımlar ve yöresel lezzetler öne çıkıyor. Anadolu Hazineleri Tadımı da deneyim programında yer alıyor. Bunun yanında kokteyl atölyeleri, farklı tatlara merak duyanlara ayrı bir uğrak sunuyor. Bağ bozumu ritüelleri ise etkinliğin ana temasını güçlendiriyor. Konuklar, müzik programının çevresinde kendi ilgi alanlarına göre farklı duraklara zaman ayırabilecek.

Yaratıcı etkinlikler arasında mum yapımı, şişe boyama, festival makyajı ve nail art var. DEQ dövme sanatı da bu seçkiye katılıyor. Dolayısıyla Festibağ, sahne performansları kadar katılımla şekillenen deneyimleriyle de dikkat çekiyor. Arkadaş grubuyla ortak bir festival planı kurarken herkesin farklı bir alana yönelmesi mümkün. Şehre dönüş hafta sonunu müzik, gastronomi ve üretimle değerlendirmek isteyenler için programda pek çok seçenek bulunuyor. Katılmak istediğiniz güne karar verirken hem sanatçı listesini hem deneyim alanlarını birlikte değerlendirebilirsiniz.

 

16 Roof: 23 Eylül’de Rota 2000’ler

Eylül ajandasında dansa yer açmak isteyenler için 16 Roof, nostalji odaklı bir gece hazırlıyor. Back to the 2000s, 23 Eylül saat 22.00’de başlayacak. Programın merkezinde, 2000’lerin yabancı hitleri var. Britney Spears, Rihanna, Beyoncé ve Black Eyed Peas şarkıları, gecenin müzikal çerçevesini oluşturacak. Boğaz manzarası ise bu seçkiye 16 Roof’un teras atmosferini ekleyecek.

2000’ler popunun belirgin özelliği, ilk notadan tanınan şarkılar ve kolayca eşlik edilen nakaratlar. Gecenin fikri de bu ortak müzik hafızası üzerine kuruluyor. Bir dönem kulaklıklardan, radyolardan ve dans pistlerinden eksilmeyen parçalar, DJ performansıyla yeniden aynı programda buluşacak. Dolayısıyla gece, sevdiği şarkıları arkadaşlarıyla paylaşmak isteyenlere tanıdık bir eğlence dili sunuyor. Seçkinin odağı baştan belli: yabancı hitlerle yüksek enerji.

16 Roof’un şehir üzerindeki konumu ve Boğaz manzarası, etkinliğin görsel atmosferini belirliyor. Terasta müzik dinlemek isteyenler için bu detay, eylül programına açık hava hissi katıyor. Geceye katılmayı planlayanlar, saat 22.00 başlangıcını dikkate alarak akşamlarını düzenleyebilir. Yemek sonrasına dans eklemek isteyen arkadaş grupları için etkinliğin geç saatte başlaması da planı kolaylaştırıyor.

Bu buluşmanın cazibesi, herkesin kendi geçmişinden bir şarkıyı yakalayabilme ihtimalinde. Bir grubun favorisi Rihanna olabilir, diğerinin tercihi Beyoncé. DJ seçkisi, aynı dönemin farklı pop karakterlerini bir araya getirecek. Böylece gece boyunca ortak anılar ve şarkılara eşlik eden sohbetler için de alan açılacak. Şehre dönüşü hareketli bir çarşamba akşamıyla kutlamak isteyenler, 23 Eylül’ü takvimlerine ekleyebilir. 16 Roof, bu kez yeni sezonun ortasında müziğin saatini 2000’lere ayarlayacak.

 

Vox Creative Agency: Bosphorus Night ile Eylüle Güçlü Bir Başlangıç

Vox Creative Agency, müzik direktörlüğünü üstlendiği Bosphorus Night ile şehre dönüşü DJ kabinine taşıyor. 12 Eylül Cumartesi akşamı gerçekleşecek etkinlikte Konuralp ve Gwen De Lien yer alacak. Program, 21.00–00.00 saatleri arasında devam edecek. CVK Park Bosphorus bünyesindeki Izaka Bar, gecceye Boğaz manzarasıyla ev sahipliği yapacak. Buluşmanın merkezinde ise Vox’un belirlediği müzik akışı bulunacak.

Bosphorus Night’ın kimliğini, ajansın müzik direktörlüğü şekillendiriyor. Konuralp ve Gwen De Lien, kendi yaklaşımlarını aynı gecenin programına taşıyacak. İki ismin performansları, üç saatlik buluşmanın ritmini oluşturacak. Böylece etkinlik, eylülün ilk hafta sonlarında müziği odağına alan bir akşam sunacak. Yaz sonrası yeniden aynı şehirde buluşan arkadaş grupları için tarih de bu dönüş dönemine denk geliyor.

Boğaz manzarası, programın atmosferini tamamlayan unsurlardan biri. Izaka Bar’ın teras ortamı, İstanbul’da geceye dışarıda devam etmek isteyenleri bir araya getirecek. Ancak akşamın planını asıl belirleyen, DJ performansları olacak. Müziğe zaman ayırmak isteyenler, başlangıç saatine göre buluşmalarını organize edebilir. Gece yarısına kadar süren program, cumartesi akşamını tek bir etkinlik çevresinde planlama imkânı sunuyor.

Şehre dönüş döneminin en güzel taraflarından biri, ertelenen buluşmaların yeniden takvime girmesi. Bosphorus Night, bu buluşmalara müzik ağırlıklı bir seçenek ekliyor. Konuralp ve Gwen De Lien’i aynı gecede dinlemek isteyenler için de program doğrudan bir davet niteliğinde. Vox Creative Agency’nin müzik direktörlüğü, etkinliğin ortak çizgisini kurarken mekânın manzarası akşama eşlik edecek. Eylülün ilk cumartesi planlarından birini DJ setlerine ayırmak isteyenler, 12 Eylül için ajandalarında yer açabilir.

 

After Sunset: Eylül Hafta Sonlarında Müzik Yükseliyor

After Sunset, eylül boyunca cuma, cumartesi ve pazar günlerini DJ performanslarıyla hareketlendiriyor. Boğaz manzarası, gastronomi ve kokteyller, mekanın hafta sonu deneyimini birlikte oluşturuyor. Şehre döndükten sonra akşam planlarını yeniden dışarıya taşımak isteyenler için bu program, farklı günlerde buluşma imkânı sunuyor. Cuma iş çıkışı başlayan bir akşam da pazar gününü değerlendiren bir buluşma da takvimde kendine yer bulabiliyor.

Mekânın akışı, günün son saatlerinden gecceye doğru değişiyor. Önce manzara ve sohbet öne çıkıyor. Ardından DJ performansları, akşamın temposunu yükseltiyor. Bu geçiş, programını zamana yaymayı sevenler için çekici bir detay. Arkadaşlarıyla erken saatte buluşanlar, ilerleyen saatlerde müziğe daha fazla alan açabiliyor. Böylece aynı adres, akşamın farklı anlarına eşlik eden bir atmosfer sunuyor.

Bar tarafında imza kokteyller ve seçkin içecek alternatifleri dikkat çekiyor. Özel tarifler de gastronomi deneyimini tamamlıyor. Yemek, içecek ve müziği aynı plan içinde değerlendirmek isteyenler için bu birliktelik önemli. Özellikle sohbetle başlayıp daha hareketli devam eden akşamları sevenler, After Sunset’in ritmine kolayca uyum sağlayabilir. Boğaz silüeti ise buluşmanın İstanbul’la kurduğu bağı güçlendiriyor.

Eylül takviminin üç farklı gününe yayılan DJ programı, hafta sonu planlarına esneklik katıyor. Cumartesi akşamı dolu olanlar cuma ya da pazarı değerlendirebilir. Her gecenin farklı müzikal karakteri de ziyaret tercihinde rol oynayabilir. Bu nedenle gitmek istediğiniz günün DJ duyurusuna göz atarak planınızı netleştirebilirsiniz. Şehre dönüş sonrası arkadaşlarla yeniden bir araya gelmek, kokteyl eşliğinde sohbet etmek ve geceyi müzikle sürdürmek isteyenler için After Sunset, eylül boyunca takip edilecek adresler arasında yer alıyor.

 

BİZ İstanbul: Cumartesi Akşamlarının Caz Buluşması

BİZ İstanbul, her cumartesi Güvenç Dağüstün ve Burçin Büke’nin yorumlarıyla cazı akşam programına taşıyor. Boğaz’ın ışıkları, İstanbul manzarası ve mutfağın lezzetleri, canlı performansa eşlik ediyor. Eylül ajandasında müzikle yemeği birlikte değerlendirmek isteyenler için bu düzenli buluşma dikkat çekiyor. Hafta sonunu uzun bir sofrada geçirmek isteyenler, cumartesi planını bu program çevresinde oluşturabilir.

Gecenin odağında Güvenç Dağüstün ile Burçin Büke’nin müzikal birlikteliği var. İki sanatçının yorumları, caz programının karakterini belirliyor. Canlı performans, akşamın akışına doğrudan eşlik ederken dinleyiciler de müziğe zaman ayırabiliyor. Bu nedenle buluşma, konser deneyimini yemek planıyla birleştirmek isteyenlere uygun bir çerçeve sunuyor. Cumartesi akşamını sevdiği insanlarla paylaşmak isteyenler için müzik, masanın ortak konusu haline gelebiliyor.

BİZ İstanbul’un özenle hazırladığı lezzetler, programın gastronomi tarafını oluşturuyor. Yemek boyunca İstanbul manzarası da deneyime katılıyor. Şehirle bağ kuran bu ortam, özellikle eylül dönüşünde yeniden dışarıda vakit geçirmek isteyenlere hitap ediyor. Bir yandan sofraya zaman ayırmak, diğer yandan canlı müzik dinlemek mümkün. Böylece akşamın odağı, birlikte geçirilen zaman ve performans arasında doğal biçimde ilerliyor.

Programın her cumartesi tekrarlanması, ajandaya eklemeyi kolaylaştıran bir başka detay. Belirli bir hafta sonuna yetişemeyenler, sonraki cumartesi için plan yapabilir. Arkadaş buluşması, iki kişilik bir akşam yemeği ya da müzik odaklı bir hafta sonu programı için aynı adresi değerlendirmek mümkün. Eylülün yoğun etkinlik takvimi içinde düzenli bir caz buluşması arayanlar, BİZ İstanbul’u takip edebilir. Güvenç Dağüstün ve Burçin Büke, şehrin akşamlarına her hafta kendi yorumlarıyla eşlik etmeyi sürdürecek.

 

Street Food Festival: Vox Creative Agency ve Adam Etkinlik’ten Lezzetli Bir Buluşma

Vox Creative Agency ve Adam Etkinlik, 26 Eylül Cumartesi günü Street Food Festival ile gastronomiyi müzik programında buluşturuyor. Conrad Istanbul Bosphorus’un Aura Garden alanı, 18.00–00.00 saatleri arasında festivale ev sahipliği yapacak. Sokak lezzetleri, kokteyl barları, oyunlar ve deneyim alanları, altı saatlik programın parçalarını oluşturacak. Organizasyonun imzasını taşıyan iki ekip, ziyaretçilere sahneyle birlikte farklı uğraklar sunacak.

Müzik programı, 18.00’de resident DJ Deniz Aral’ın açılış setiyle başlayacak. Ardından 19.00–20.30 arasında Anatolian Sessions sahne alacak. Anadolu melodilerini elektronik müzikle buluşturan yaklaşımı, festivalin ilk bölümüne eşlik edecek. Saat 20.45’te Yol Project performansı başlayacak ve 22.15’e kadar sürecek. Finalde ise Ozan Doğulu, 22.30–00.00 arasında sahnede olacak. Deniz Aral, performans aralarındaki geçişlerde de kabine dönecek.

Gastronomi tarafında farklı sokak lezzetleri noktaları ziyaretçileri karşılayacak. Konuklar, müzik programı arasında yemek molaları verebilecek. Kokteyl barları da festival rotasına katılacak. Böylece herkes, sahne saatlerini takip ederken kendi damak zevkine göre bir akış kurabilecek. Yeni tatlara zaman ayırmak isteyenlerle favori performansını dinlemeye gelenler, aynı açık hava buluşmasında bir araya gelecek.

Oyunlar, marka aktivasyonları ve deneyim alanları, programın sosyal tarafını genişletecek. Bu çeşitlilik, arkadaş grubuyla uzun bir festival akşamı planlayanlar için farklı seçenekler yaratıyor. Buluşmanın başlangıcından itibaren alanda olmak isteyenler, Deniz Aral’ın setiyle akşama giriş yapabilir. Ardından yemek durakları ve sahne performansları arasında kendi rotasını oluşturabilir. Vox Creative Agency ve Adam Etkinlik imzalı Street Food Festival, eylülün son hafta sonuna gastronomi ve müzik ağırlıklı bir program ekleyecek.

 

Sabrosa Brunch: Pazar Sofraları 20 Eylül’de Geri Dönüyor

Sabrosa Brunch, 20 Eylül’den itibaren Swissôtel The Bosphorus’ta yeniden başlıyor. Her pazar 12.00–15.00 arasında gerçekleşecek buluşma, zengin açık büfeyi Boğaz manzarası ve canlı müzikle tamamlıyor. Bir kadeh prosecco veya kokteyl ikramı da deneyime eşlik ediyor. Şehre döndükten sonra hafta sonu alışkanlıklarını yeniden kurmak isteyenler için Sabrosa, uzun pazar sofralarını takvime geri getiriyor.

Büfenin deniz mahsulleri bölümünde taze karides, ev yapımı torik lakerda ve füme somon öne çıkıyor. Midye dolma da seçkiye İstanbul’dan tanıdık bir tat ekliyor. Bunun yanında imza suşiler, farklı lezzetlere yer açmak isteyenleri bekliyor. Misafirler, başlangıç tabaklarını kendi tercihlerine göre oluşturabilecek. Aynı sofrada farklı damak zevklerinin buluşması, brunch’ın geniş seçkisi sayesinde kolaylaşacak.

Canlı şov istasyonlarında nasi goreng ve fritto kalamar yer alıyor. Taze mozzarella ve burrata ise büfenin İtalyan lezzetleri arasında bulunuyor. Sıcak yemeklerde döner, kaburga ve kuzu tandır dikkat çekiyor. Somon, balık tercih edenlere seçenek sunarken enginar köşesi daha hafif tabaklara alan açıyor. Böylece brunch, tek bir mutfakla sınırlı kalmadan farklı tatları aynı öğünde buluşturuyor.

Türk tatlıları ve dünya mutfaklarından örnekler, sofranın son bölümünü oluşturuyor. Canlı müzik, üç saatlik programa eşlik ederken çocuklar için Gymboree oyun alanı da bulunuyor. Bu detay, ailelerin pazar planını oluştururken değerlendirebileceği seçeneklerden biri. Arkadaşlarla uzun bir yemek ya da ailece hafta sonu buluşması düşünenler, 20 Eylül’den itibaren Sabrosa’yı ajandalarına ekleyebilir. Boğaz manzarası karşısında farklı tabaklara zaman ayırmak isteyenler için brunch sezonu yeniden açılıyor.

 

Chalet Garden: Eylül Boyunca Bahçede Müzik Var

Chalet Garden, eylül programını konserler ve tematik gecelerle dolduruyor. Swissôtel The Bosphorus’un doğayla iç içe açık hava adresi, farklı müzik tercihlerine aynı takvimde yer açıyor. Demet Sağıroğlu’ndan Bora Öztoprak’a uzanan sahne programına Greek Taverna, 90’lar Partisi ve Az Acılı geceleri eşlik ediyor. Böylece ay boyunca tek bir tarihe bağlı kalmadan bahçede buluşmak mümkün oluyor.

11 Eylül’de Demet Sağıroğlu sahne alacak. Ardından 12–13 Eylül’de Festibağ, iki günlük programıyla bahçeye festival hareketi katacak. 18 Eylül’de Bora Öztoprak, 19 Eylül’de Emre Kınay ve Kaan Öztürk dinleyicilerle buluşacak. 20 Eylül’de ise Bahadır Özüşen ile Alaturka Geceleri programda yer alacak. 25 Eylül akşamı Eda ve Metin Özülkü sahneyi paylaşacak.

Ayın tekrar eden tematik programları da ajandada geniş yer tutuyor. Greek Taverna, 15, 22 ve 29 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek. 90’lar Partisi için 16, 23 ve 30 Eylül akşamlarını değerlendirmek mümkün. Az Acılı ise 17 ve 24 Eylül’de programda olacak. Bu dağılım, hafta içi akşamlarına da müzik eklemek isteyenlere farklı seçenekler sunuyor. Arkadaş grubunun ortak tercihine göre bir tarih seçmek kolaylaşıyor.

Chalet Garden’ın eylül takvimi, açık havada müzik dinleme isteğini farklı programlarla karşılıyor. Bir hafta sevdiğiniz sanatçının konserine, sonraki hafta tematik bir geceye katılabilirsiniz. Bahçenin atmosferi ve lezzetler de bu buluşmalara eşlik edecek. Özellikle hafta sonları dolu olanlar, salıdan perşembeye uzanan alternatifleri değerlendirebilir. Şehre dönüşü tek bir açılış gecesiyle sınırlamayan bu program, ay boyunca yeniden buluşmak için farklı nedenler sunuyor. Eylül ajandasını hazırlarken Chalet Garden’ın tarihlerini topluca gözden geçirmek bu yüzden iyi fikir.

Chalet Garden eylül takvimi:

  • 11 Eylül: Demet Sağıroğlu
  • 12–13 Eylül: Festibağ
  • 15 Eylül: Greek Taverna
  • 16 Eylül: 90’lar Partisi
  • 17 Eylül: Az Acılı
  • 18 Eylül: Bora Öztoprak
  • 19 Eylül: Emre Kınay & Kaan Öztürk
  • 20 Eylül: Bahadır Özüşen ile Alaturka Gecceleri
  • 22 Eylül: Greek Taverna
  • 23 Eylül: 90’lar Partisi
  • 24 Eylül: Az Acılı
  • 25 Eylül: Eda & Metin Özülkü
  • 29 Eylül: Greek Taverna
  • 30 Eylül: 90’lar Partisi