Lucca, İstanbul ve Bodrum’da geliştirdiği restoran, bar ve misafirperverlik anlayışını Londra’ya taşıyor. Cem Mirap’ın kurucusu olduğu marka, Türkiye dışındaki ilk yatırımını Chelsea’de hayata geçirmeye hazırlanıyor. Lucca London, Aralık 2026 sonunda 27 Cale Street adresinde kapılarını açmayı planlıyor. Böylece markanın yirmi yılı aşan yolculuğu, uluslararası bir boyut kazanıyor.
Yaklaşık iki yıllık hazırlık sürecinin ardından proje, Londra’nın gastronomi sahnesine katılmayı hedefliyor. Ege ve Akdeniz mutfaklarından ilham alan çağdaş menü, konseptin merkezinde yer alıyor. Bunun yanı sıra bar ve şarap programı, sanat, tasarım ve müzik mekanın kimliğini tamamlıyor.
Lucca London İçin Chelsea’ye Özgü Bir Kimlik
Lucca London, markanın İstanbul’daki deneyimini Londra’nın yaşam ritmiyle buluşturuyor. Proje, Bebek’teki mekanın birebir devamını oluşturmak yerine yeni şehrin dinamiklerinden besleniyor. Bu nedenle ekip, mutfaktan servis yaklaşımına kadar her ayrıntıyı Londra için yeniden ele alıyor.
Chelsea’nin mahalle kültürü ve kozmopolit yapısı, bu yaklaşımın önemli çıkış noktalarını oluşturuyor. Semtin restoranları, sanat galerileri ve tasarım odaklı yaşamı da konseptle bağ kuruyor. Böylece Lucca, kendi karakterini korurken bulunduğu çevreyle ilişki geliştiren bir adres yaratmayı amaçlıyor.
27 Cale Street’te Yeni Bir Restoran Hikayesi
Lucca London’ın adresi 27 Cale Street, Chelsea Green’de yer alıyor. Binanın geçmişi, Londra’nın yeme içme kültüründen farklı izler taşıyor. Adres, daha önce The Blenheim pub, Tom’s Kitchen ve Le Petit Beefbar gibi mekanlara ev sahipliği yaptı.
Şimdi ise Cem Mirap, ilk uluslararası yatırımıyla bu binanın hikayesine yeni bir sayfa eklemeye hazırlanıyor. Aralık 2026 sonu için planladığı açılış, adresi Lucca’nın restoran ve bar anlayışıyla buluşturacak. Dolayısıyla proje, markanın büyüme yolculuğu kadar binanın gastronomi geçmişi açısından da yeni bir döneme işaret ediyor.
Ege ve Akdeniz Mutfağına Çağdaş Bir Bakış
Lucca London, menüsünün çıkış noktasına Ege ve Akdeniz mutfaklarını yerleştiriyor. Çağdaş mutfak yaklaşımı, markanın yıllar içinde geliştirdiği gastronomi deneyimini Londra için yeniden yorumluyor. Buna güçlü bir bar ve şarap programı eşlik ediyor.
Öte yandan sanat, tasarım ve müzik de projenin bütününde önemli rol üstleniyor. İç mekan tasarımı ve servis anlayışı, aynı kimliğin farklı parçalarını oluşturuyor. Böylece Lucca, yemek, bar ve sosyal yaşamı birlikte ele alan yaklaşımını Chelsea’ye taşıyor.
Bebek’ten Bodrum’a, Bodrum’dan Londra’ya
Bebek’te bir mahalle restoran-barı olarak başlayan Lucca, yirmi yılı aşkın sürede İstanbul’un sosyal yaşamında kendine yer açtı. Ardından Bodrum yatırımları, markanın farklı konseptlerle büyümesini sağladı. Lucca by the Sea ve Lucca Beach, bu yolculuğun önemli durakları arasında yer aldı.
Londra projesi ise İstanbul ve Bodrum’daki birikimi yeni bir şehirle buluşturuyor. Cem Mirap, bu yaklaşımı “Lucca London, Lucca Bebek’in Londra’ya taşınmış hali değil” sözleriyle açıklıyor. Mirap, markanın ruhunu korurken her ayrıntıyı Londra için yeniden düşündüklerini vurguluyor.
Cem Mirap’ın Hedefi Londra’da Kalıcı Bir Yer Edinmek
Cem Mirap, Londra’yı dünyanın önemli gastronomi ve restoran şehirlerinden biri olarak değerlendiriyor. Yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığı projeyi de Lucca’nın hikayesinde yeni bir boyut olarak görüyor.
Türkiye dışındaki ilk yatırım için Londra’nın doğru şehir olduğuna inanan Mirap, hedefini açıkça ifade ediyor: “Londra’nın en iyi restoranları arasında kalıcı bir yer edinmek.”
Lucca London, bu hedef doğrultusunda Aralık 2026 sonunda ilk misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Markanın uluslararası yolculuğu, 27 Cale Street, Chelsea, Londra adresinde başlayacak.