Mahmut Ziylan: "Watergarden İstanbul, bir gastronomi ve eğlence merkezidir."

Geçtiğimiz günlerde, Ziylan Grup Yönetim Kurulu Üyesi, Ziylan Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Brandpark Lumberjack İtalya Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Ziylan ile sektörü, ülkeyi ve gündemi masaya yatırdık. Başarılı ve genç iş adamı; hem iş hem de özel hayatı hakkında merak edilenleri anlattı. İşte detaylar...

13 Ocak 2018 12:00
Mahmut Ziylan: "Watergarden İstanbul, bir gastronomi ve eğlence merkezidir."
Birçok farklı sektörde, Türkiye adına attığınız büyük başarı imzalarınız var. Ama biz ilk önce kendi sektörümüzden başlamak ve Watergarden İstanbul’u sormak istiyoruz. İstanbul’a farklı bir soluk kattığınız projeniz nasıl gidiyor, biraz projenin detaylarından bahsedebilir misiniz?

Watergarden İstanbul’da işler gayet güzel gidiyor. Biz Watergarden İstanbul projesini, yerli ve yabancı turistin ilgisini çekecek şekilde tasarlamaya özen gösterdik. Watergarden İstanbul’un odağında yeme – içme ve eğlence kültürü var. Günlük acil ihtiyaçlara yönelik; kozmetik, iletişim, aksesuar gibi birçok alışveriş imkanı sunduk. İnsanlar buraya kıyafet almaya değil, sosyalleşmeye ve eğlenmeye gelsin istedik. Bunun dışında tiyatro ve 10 adet sinema salonumuz var. Çocukların eğlenebileceği eğlence parkları yaptık. Restoranların olduğu bölgede ayrı bir ‘Nostalji Sokağı’ kurduk. Nostalji Sokağı’nda Türk damak tadına yön veren yöresel lezzetlerin ana temsilcisi markalar yer alıyor. 40 yıllık geçmişi olan ve Türk damak tadına yön veren lezzetleri barındıran bir sokak burası. Buram buram lezzet ve nostalji kokan bir sokak. Bu proje 250 milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçirildi.


İstanbul’da çok fazla AVM var. Aralarından sıyrılmak ve fark yaratmak gerekiyor şu günlerde.. Watergarden’ı farklı kılan özellikleri nelerdir?

Gerçekten çok farklı bir proje. Türkiye’de bir ilkin altına imzamızı attık ve bununla gurur duyuyoruz. Aslına bakarsanız biz bir AVM değiliz.. Watergarden için yaptığımız yatırımın yarısına dev bir AVM inşa edebilirdik ama bu bizim sıra dışılık konseptimize uymazdı. Sıradanlıktan çıkmak ve yeni bir kulvar yaratmak istedik. İstanbul’a, ülkemize ve halkımıza değer katacak bir yaşam alanı tasarlamak istedik. Konsepti şöyle düşünün; futbol sahası büyüklüğünde gösteri havuzumuz var; Avrupa’nın en kapsamlı su havuzu. Müziğin ritmine birebir uyumlu lazer, ışık ve ateş birleşimiyle gösteriler düzenleniyor ve bütün restoranların manzarası bu havuza bakıyor... Her yaş grubundan insana hitap etmesini; herkesin kendi damak zevkine ve bütçesine uygun lezzetler bulabilsin istedik. Bizi diğer AVM’lerden ayıran özelliklerden biri de; diğer AVM’ler gibi 22:00’da kapılarımızı kapatmıyoruz. Bizde hayat 02:00’lara kadar devam ediyor. Watergarden İstanbul, bir gastronomi ve eğlence merkezidir.

Watergarden İstanbul’un yanı sıra aslında FLO Mağazacılık'la ayakkabı sektörünün devisiniz. İlerleyen sorularda o konuya da geleceğiz.. Gayrimenkul işine 2014 yılında girdiniz.. Sizi bu sektöre yönlendiren neydi?

Türkiye’de büyümenin lokomotifi kesinlikle gayrimenkul sektörü. Sürekli güncellenen ve genişleyen bir sektör. Bu nedenle bu sektör bize oldukça cazip gözüktü. Kendi rotamızdan asla şaşmadan yönümüzü bu sebeple gayrimenkule çevirdik.


Peki, bu sektöre girdikten sonra hiç pişman oldunuz mu? Sevdiniz mi sektörü?

Sevmez miyim, tabii ki çok sevdim! Bu sektöre girdiğime de bir an olsun pişman olmadım. Gerçekten çok keyifli ve zevkli bir sektör.

Her sektörün olduğu gibi gayrimenkul sektörünün de kendine göre zorlukları vardır mutlaka. Nasıl başa çıkıyorsunuz bu zorluklarla?

Tabii ki zorlukları da var. Zorlukları aşmada işin sırrının her zaman çok çalışmakta olduğunu düşünüyorum. Türkiye’deki tüketicinin ne istediğini çok iyi özümsemeli ve adımlarınızı ona göre atmalısınız. Onları iyi anlarsanız başarıyı da yakalamış olursunuz. Şirket olarak inancımız her zaman bu yönde olmuştur. Dünya trendlerini takip etmek de bir o kadar önemli tabii ki.

Gayrimenkul sektöründe, bizi bekleyen ne gibi farklı projeleriniz var?

Biz bu sektörde şuan dört farklı proje ile varız. Kazlıçeşme’de Büyükyalı projesi, Sultanbeyli’de Atlas Park AVM, Adana’da Park Adana AVM ve malumuzun Watergarden.


Geçtiğimiz aylarda Büyükyalı İstanbul için Fendi ile bir lansmanınız olmuştu. Bir hayli güzel tepkiler almıştınız. Büyükyalı İstanbul projesinden de biraz bahseder misiniz?

Büyükyalı İstanbul ile İstanbul’un Boğaz hattını uzatararak yeni bir deniz semti kuruyoruz. Marmara Denizi kıyısındaki Kazlıçeşme sahil yolunda bulunuyor proje. Büyükyalı İstanbul’u Ziylan Gayrimenkul, Özak GYO ve Yenigün İnşaat ortaklığında, Emlak Konut güvencesiyle hayata geçirdik. Kara, deniz ve raylı sistem tüm yeni ulaşım akslarının kesiştiği noktada yer alıyor. Farklı konsept ve büyüklüklerde toplam 111 dönüm arazi üzerine inşa edilen projede 1800 tane rezidans yer alıyor. Toplam 11 bloktan oluşuyor ve bloklardan bir tanesini Avrupa ve Türkiye’de ilk defa dünyaca ünlü Fendi Casa markası giydiriyor. Geçtiğimiz ay bunun lansmanını yapmıştık ve evet çok güzel bir lansmandı. Proje içerisinde yer alan ve Büyükyalı’ya İstanbul’un kent dokusunu katacak tarihi yapılar, kültürel ve sosyal aktivitelerle canlandırılarak, günlük hayatın bir parçası haline getiriyoruz. Aslına uygun olarak restore edilen tarihi binalarda; kültür ve sanat merkezi, alışveriş, moda tasarım atölyesi, müzik okulu, çocuk kulübü, restoranlar ve tasarım butikleriyle Loft’lar bulunduracağız. Sosyal tesislerin yanı sıra kiralanabilir ticari alanlar da bulunuyor. Projenin hemen önünde projeye ait bir marina yapıyoruz. Kara, deniz ve raylı sistem seçenekleriyle size farklı ulaşım yollarını bir arada sunan Büyükyalı, marinası ve deniz shuttle’ları ile İstanbul trafiğine takılmadan istediğiniz yere kısa zamanda ulaşma imkanı sağlıyoruz.

Gayrimenkul sektörü dışında başka hangi sektörlerde faaliyet gösteriyorsunuz?

FLO Mağazacılık ile Türkiye perakende sektörünün öncü firmalarından biri ve Türkiye ayakkabı sektörünün lideri konumundayız. Ayrıca yan sanayi sektöründe de faaliyet gösteren yaklaşık 50 yıllık Ziylan Taban ve Kimya şirketimiz var. Bunun yanı sıra gıda sektöründe Sanpa şirketi ile varız.


FLO ile birçok lider markaya sahipsiniz; ayakkabı devi olduğunuz tartışılmaz. Kısaca FLO Mağazacılık’tan da bahsedebilir misiniz?

FLO, kapasitesi ve yarattığı değerlerle Türkiye’nin küresel bir markasıdır. Herkesin ve her kesimin ayakkabıcısıdır. Mağazalarımızda satışını gerçekleştirdiğimiz ve toptan satışını yaptığımız Kinetix, Lumberjack, Polaris, Butigo, Dockers, US Polo gibi her biri kendi alanında lider ayakkabı markalarına sahibiz. Perakende markaları olarak FLO Mağazacılık ve Sport In Street ile Türkiye ve Ortadoğu’da toplam 16 ülkede, HR Group “RENO” Mağazaları ile Almanya başta olmak üzere Avrupa’da 6 ülkede faaliyet gösteriyoruz.

FLO büyümeye devam edecek mi?

Tabii ki, hız kesmeden büyümeye ve mağaza açmaya devam ediyoruz. FLO ve Sport In Street perakende mağazalarımızı yıl sonunda yurt içi ve yurt dışı olarak 650 mağazanın üzerine çıkaracağız. Sadece yurt içinde değil, yurt dışında da sürekli büyüyen bir yapıya sahibiz. FLO Mağazacılık Kazakistan, Irak, Arnavutluk, Azerbaycan ve Gürcistan gibi ülkelerde sürekli artan mağaza sayısıyla bölgesel pazarın önde gelen oyuncusu. Yakın coğrafyada bölgesel liderlik hedefiyle mağaza açılışlarını sürdüren FLO Mağazacılık, önümüzdeki yıl sonuna kadar sadece yurt dışında 50 FLO mağazası açmayı hedefliyor. Ziylan Grup olarak, 2016’da satın alımını gerçekleştirdiğimiz, Almanya’nın yüz yıllık ayakkabı perakende devi, Avrupa’da 6 ayrı ülkede 550 mağazası, 13 ayrı ülkede 1800 toptan satış noktasıyla Avrupa’nın en büyük ikinci ayakkabı perakende markası olan HR Group “RENO” Mağazaları’nı bünyemize katarak yolumuza devam ediyoruz. Yurt dışında en çok ayakkabı perakende mağazası olan Türk firmasıyız.


Gıda sektöründe de adınız geçiyor. Sanpa olarak neler yapıyorsunuz?

Burada da dondurulmuş patates, pizza, börek, lahmacun, içli köfte, taze fasulye, katmer, yuvalama gibi ürünlerimiz var. Bunların üretimini Afyon ve Gaziantep’teki fabrikalarda gerçekleştiriyoruz.

Farklı sektörler ve hepsinde de hedefi tam 12’den vuruyorsunuz! Nedir Ziylan Grup’un başarısının altında yatan vizyon?

Ziylan Grup olarak, öncelikle aileden gelen önemli değerlere sahip çıkıyoruz. Dünyayı ve trendleri takip ederiz, yeniliğe her zaman kucak açmışızdır. Çağa ayak uyduran, girişimci, vizyoner, gözünü ileriye dikmiş bir yapıya sahibiz. Tecrübelere önem verirken gençlere de güveniriz. Geleneklerimize bağlı kalırken inovasyonun da gücüne inanırız. Kendimiz büyürken sektöründe büyümesini misyon edinmiş bir şirketiz. Bu yüzden de adımlarımız her zaman sağlam oldu. Kontrollü olarak büyüdük ve bu şekilde büyümeye de devam ediyoruz.

İş hayatı ve sektörü bir kenara bırakarak sizi yakın merceğe almak istiyoruz. Aslen Gazianteplisiniz ama İstanbul’da doğdunuz. Eğitiminizi Amerika’da aldınız. Karşımızda aslında tam bir Doğu – Batı sentezi duruyor…

Aynen öyle! Bana nereli olduğunu sorduklarında, İstanbul doğumlu olmama rağmen gururla Gaziantepli’yim diyorum. Memleketçi biriyimdir; kanımda doğduğum toprakların kültürünü taşıyorum. Birçok büyük şirket Gaziantep’ten çıkmıştır; kuvvetli bir ticaret ve sanayiye sahip bir şehir. Bu sebeple de Doğu – Batı kültürünün çok fazla ayrıştığını düşünmüyorum.


İş hayatı ile tanışmanız nasıl gerçekleşti?

Kendimi bildim bileli içindeyim aslında… Grubumuz yaklaşık yarım asır önce kurulmuş özel bir aile şirketi. O yüzden küçük yaşlardan itibaren, okul hayatımla birlikte devamlı olarak şirkete gidip geliyordum. Eğitim amaçlı olarak da şirkette çok bulundum. Gerek müdür, gerek personel, gerek modelist… Sürekli olarak başka unvanlarla kendimi geliştiriyordum. Nasıl yönetici olunduğunu öğrenmek için, devamlı şirkete gidip büyüklerimi izliyordum. Okul hayatı bitince de, bir fiil işe başladım. Çocukluk ve eğitim dönemimi saymazsak, profesyonel olarak 17 yıldır iş hayatında üst düzey yöneticilik yapıyorum.

Çok yoğun tempoda çalışıyorsunuz, peki işten vakit bulup kendinize döndüğünüzde neler yaparsınız?

Kesinlikle yoğun bir tempoda çalışıyorum fakat haftanın iki, vakit bulursam üç günü spor yapmayı ihmal etmem. Farklı restoranlara gitmeyi ve değişik lezzetlerle tanışmayı çok severim. Görmediğim, daha önce gitmediğim yerleri keşfetmeyi severim. Tarihe karşı özel bir ilgim var, bu yüzden tarihi yerler görmeyi de çok seviyorum. Ayrıca seyahat etmenin insanın vizyonunu, bakış açısını genişlettiğine inanıyorum. Bu yüzden seyahat etmeyi de çok seviyorum. Bir yere gidiyorsam, oradan mutlaka yeni fikirlerle dönmek, kendime fayda sağlamak isterim. Genel olarak aile olgusu bizim için çok önemlidir, onlarla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Kişisel bakımıma özen gösteririm. Alışveriş yapmayı severim. Dostluklarıma önem veririm. Etrafıma fayda sağlamaya ve uzanabildiğim herkese yardımsever olmaya çalışırım.


Başarılı, yakışıklı ve genç bir iş adamısınız. Sürekli göz önünde olan bir isimsiniz ve tarzınızla da dikkat çekiyorsunuz. Modayla aranız nasıl?

Modayla aram epey iyi. Ben genelde kendime yakışanı giymeyi severim. Stilim daha çok business ve casual, bazen de spor karışımı. Karma bir tarz diyebiliriz aslında buna. İçinde rahat edebileceğim, kendimi iyi hissedebileceğim ve aynaya baktığımda görüntümden hoşnut kalacağım kıyafetleri kombinlemeye çalışıyorum. Dünya trendlerini takip etmeyi severim. Özellikle meslekten ötürü ayakkabı vazgeçilmezimdir diyebilirim. Yurt dışına gittiğim zaman mağaza vitrinlerinde ilk baktığım şeydir ayakkabılar. Ama sadece ayakkabılarla ilgilenmem. Farklı sektörlerden olan farklı işlerle de ilgilenirim. Merak ederim. Babam Ahmet Ziylan her zaman derdi ki; ilgi bilgiyi bilgi de başarıyı getirir… Ben de her şeyi merak edip ilgilenmek, dolayısıyla da bilgilenmek istiyorum.


O zaman bu başarılarınız sırrı, babanızın da dediği gibi ilgiden geliyor?

Kesinlikle öyle! Yurt dışına gittiğimde onlar ne yapıyor biz ne yapıyoruz diye sürekli kıyaslamalar yapar, kendimizi nasıl daha iyi bir yere konumlandırabiliriz, nasıl geliştirebiliriz diye düşünmeye başlarım. Başarı için görülebilen veya ölçülebilen dağın tepesini değil, görülemeyen ufukları, vizyonu keşfetmek için ülkemize daha nasıl yenilikler getirebiliriz diye düşünürüm. Global arenada nasıl rekabet edebiliriz. Dünya ile nasıl yarışırız. Nasıl farklı oluruz. Bunları hep hedef koymuşuzdur. Ülkemiz ve şirketimiz için daha yapacak çok şeyimiz var. Bu yüzden durmadan, heyecanla, aşkla çalışıyoruz.


Konu babanıza gelmişken, ağabeyinizi sormamak olmaz. Bildiğimiz kadarıyla Mehmet Ziylan, şirketinizin lideri. Biraz da ondan bahseder misiniz?

Evet, Ziylan Grub’un lideri sevgili ağabeyim Mehmet Ziylan. Onun da hep bir lafı vardır; “Sadece bilmek önemli değil, önemli olan yapabilmek.”. Çok doğru bir söz gerçekten. Bizler, yapabildiğimize inanıyor; bu yolda savaş veriyoruz. Yapabildiklerimizi herkesle paylaşıp sadece kendimiz için değil, çevremize de fayda sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü her şirket büyüyecek ki, insanımız büyüsün, sektörler büyüsün dolayısıyla ülke büyüsün. Bunun için hep farklı şeyler yapıp, görülemeyen ufukları keşfetmek gerekir diye düşünüyorum. Bu yüzden Watergarden farklı bir proje. Bu yüzden dünyaya açılmak ve global arenada rekabet etmek için 2012’de İtalyanların efsane markası ve İtalya’nın 4’üncü en büyük ayakkabı markası olan Lumberjack’i satın aldık. Bu yüzden 2016 yılında Almanların 100 yıllık perakende devi, Avrupa’nın en büyük ikinci ayakkabı perakende markası olan RENO’yu 550 mağazasıyla bünyemize kattık. Tüm heyecanımız ve iş aşkımızla dünyada FLO ve Reno toplam yaklaşık bin mağazayla dünya devleriyle yarışmak şirketimizi daha da büyütmek, ülkemizi sektörümüzü milletimizi şirketimizi en iyi şekilde global arenada temsil etmek için bunları gerçekleştirdik. Ama yetmez, ilerleyen zamanlarda birkaç tane daha dünya markasını bünyemize katacağız.


Son olarak hayallerinizden bahsedelim. Nedir hayalinizdeki proje?

Şirket olarak aslında hayalimiz değil, birçok hayallerimiz var! 2012 yılında İtalyanlar’dan satın aldığımız Lumberjack hayalimizdi mesela... Sonra Almanya’daki Reno mağazaların satın alımını gerçekleştirmek hayalimiz oldu ve gerçekleşti. Şimdi hayalimiz şirketimizi 2023 hedefi doğrultusunda, 10 global markadan biri haline getirmek. Bunun için yurt dışı perakende ağımızı hız kesmeden açarak tüm dünyaya yayarak genişletmek. Bu zamana kadar hayallerimizi gerçekleştirdik bundan sonra, bunu da gerçekleştireceğiz inşallah!

Sayın Cumhurbaşkanımızın Türk şirketlerine vermiş olduğu hedeftir bu, biz de bu hedefleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Sektörümüze, şirketimize, ülkemize değer katmak için başarıya giden bu yolda, Avrupa’dan daha başka markalar alıp grubumuza katmak gerekiyorsa gerekeni yapacağız.

YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz