Lübnan mutfağında Al Bushra farkı!

Lübnan Mutfağı denince akla gelen ilk isim olan Al Bushra'yı keşfe çıktık... Sizler için humusun her çeşidinin, lezzetli etlerin, mezelerin, Lübnan şarabının, tatlıların, kısacası mönüde bulunan her şeyin tadına baktık!

18 Aralık 2012 14:21
Lübnan mutfağında Al Bushra farkı!
Röportaj: Seycan AKSU

Lübnan Mutfağı'nın Türkiye'deki en iyi temsilcisi Al Bushra, yaklaşık 2 yıldır Elmadağ'daki Hilton Oteli'nde hizmet veriyor. Kışın 9. katta misafirlerini ağırlayan restoran, yaz gelince bahçeye taşınıyor! Daha önce bir kere daha gitme fırsatı bulduğum Al Bushra'ya bu kez de Gül Erçetingöz ile birlikte gittik, hem de Hilton İstanbul Yiyecek ve İçecek Operasyon Müdürü Hasan Sabuncu ve Pazarlama ve Halkla ilişkiler Müdürü Neslihan Şen'in davetlisi olarak...


Al Bushra’nın lezzetlerinde Humus başı çekiyor. Mezeler humus ağırlıklı. Şu an 5 ayrı çeşidini yapıyorlar. Lübnan usulü yaprak dolması “Warakenab”, bulgurlu çiğ et “Kebbeh Nahey”, Lübnan mutfağının vazgeçilmezi “Falafel”, kıymalı fıstıklı börek “Samboussik”, bulgurla yapılan “Tabulleh” gibi mezelerin yanı sıra kömürde pişirilen “Castaleta”, “Jawaneh Dajaj” gibi tavuk ve et çeşitleri Al Bushra’nın iddialı lezzetleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki aydan itibaren, Lübnan lezzetlerinin arasına ‘Pers’ mutfağından da eklemeler yapılacak, 'Acem' pilavlarının her çeşidini tadacağız!


Benim size tavsiyem ise Yoğurtlu Al Bushra Kebabı! İlk bakışta Beyti sandığım, ancak yedikten sonra bu tanımımdan resmen utandığım tarifi olmayan bu lezzeti mutlaka denemenizi öneririm. Tatlı olarak ceviz ve kabak tatlıları ile künefenin tadına baktım,künefeye hayran kaldım. Bu arada size minik bir tüyo, Lübnan’da tatlının sonrasında yağsız süt ikram ediliyor, bu sayede şeker kana karışmıyor, kalori yapmıyor!


Gelin bu torpilli (!) yemek sırasında öğrendiklerimizi ve denediğimiz lezzetleri benim ve Hasan Sabuncu'nun ağzından dinleyin....

Al Bushra nasıl ve neden açıldı?

Al Bushra’yı açmak için yaklaşık 8 ay gezdik. Amerika, Paris, Beyrut… 2 yıl önce marketing çalışması yaptığımız sırada, ‘Arap Baharı’ olarak adlandırılan dönem başlamıştı, hatta şu anda turizm gelirlerinin %20’si de bu gruptan elde ediliyor. İstanbul’a daha çok Ortadoğu ağırlıklı turistler gelmeye başlayınca bu anlamdaki mutfak açığı da ortaya çıktı. Tabii ki kaliteli anlamda bir açıktan söz ediyorum. Al Bushra da o yüzden açıldı!

Bilirsiniz araplar gösterişe ve damak lezzetine düşkündür. Biz de bu yönde araştırma yaptığımızda en iyisinin Lübnan Mutfağı olduğunu gördük. Suriye ve İran mutfağı da çok popüler, ancak en çok Lübnan tercih ediliyor. Örneğin Londra, Paris gibi merkezlerde de Lübnan mutfağının kaliteli temsilcileri var.

Peki burası için 'Kebapçı' tanımlaması yapabilir miyiz?

Hayır! Asla kebapçı mantığıyla hareket etmedik. Türkiye’de Ortadoğu mutfağı denince akla hemen kebapçı geliyor, ve yeterince de var. Biz onlardan değiliz. Elbette bu farkı anlamak için Al Bushra’ya gelmek ve lezzetleri yerinde tatmak gerek.

Mutfağı kime emanet ettiniz?

Beyrut ziyaretlerimizde yaklaşık 12-13 restoran gezdik, dünyaca ünlü Fakhreddine Restoran’ın en iyi temsilcisi olan Beyrut Fakhreddine’in 15 yıllık şefi Hekmat Nader ve oğlunu İstanbul’a getirmeyi başardık. Lübnan’a özgü tüm soğuk ve sıcak mezelerimiz onlara emanet, sıcaklar konusunda ise hem Hekmat Nader, hem de Güneydoğu Anadolu mutfağı konusunda tecrübeli isimlerle çalışıyoruz.


Lübnan Mutfağı, Ortadoğu derken akıllara Al Bushra'nın alkolsüz bir restoran olduğu gelebilir, isterseniz bu durumu da açığa kavuşturalım..

Ayırmak istediğimiz bir nokta da bu; Al Bushra’da alkol var. Zaten arap ülkelerinin tamamında 5 yıldızlı otellerde alkol mevcut. Lübnan nüfusunun %45’i de hristiyan. Ortadoğu’dan gelen turistler kadar yerli misafirlerimizi de düşünüyoruz. Asıl amacımız da İstanbul’a hizmet etmek. Gerçi araplar da içki tüketiyor. Bu durum hem bölgeye göre farklılık gösteriyor, hem de kendi ülkelerinde daha hassas olan turistler Türkiye’de bazı kurallarından arınıyor. Elbette ki, tüm ürünlerimiz kuzu etinden yapılıyor. Yani onların deyimiyle ‘halal’ ürün satıyoruz. Ama içki de var elbette.

Lübnan, Fransa’dan sonra en kaliteli en butik şarapların üretildiği bir merkez. Muhteşem bağları var. California ile yarışabilecek düzeyde. Ancak bağlar limitli, her yere pazarlanacak kadar ürün yok. Sadece ünlü Michelin yıldızlı restoranlarda, ya da çok çok ünlü markalarda bulunuyor diyebilirim.

Bu kadar İtalyan-Fransız-Dünya mutfağı çılgınlığı yaşanıyorken, Al Bushra'yı açmak da ayrı bir çılgınlık sanırım?

Hayır değil. İstanbul'un gastronomi alanınında çok geliştiği bir dönemdeyiz. İstanbul gecce hayatında kaliteli restoranları keşfe çıkan 2-3 bin kişi var. Nasıl İtalyan mutfağında kaliteyi tercih ediyorlarsa Ortadoğu kültüründe de bizi tercih ediyorlar. Yoksa artık her restoranda bir adet İtalyan yemeği var. Ama fark çok büyük.


Ayrıca her alanda nostaljiye döndüğümüz bu günlerde düğünler de yavaş yavaş eski geleneklere dönüyor. Bu yaz bahçemizde çok sayıda şark havasında geleneksel düğün yaptık. Yemekler, mezeler, içkiler,kuzular, tatlılar… Porsiyon porsiyon değil, masanın ortasında tüm yemekler mevcut oluyor, herkes tabağına alıyor, muhabbet artıyor. Otel düğünü konseptinden çok uzakta! Bundan sonra göreceksiniz ki, yeni trend bu olacak!
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

(1 Yorum Yapıldı)

Misafir(nur) Jalleb'siz mutfak Lübnan mutfağı değildir :) Jalleb bulunur mu orada acaba?

13.07.2013 15:02:10
Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz