• 03 TEMMUZ Pazar 12:37
  • HV

Nurhan Özenen: Ekranda komedi dizisinde rol almak isterim!

Caner Ural
Caner Ural
Yayın Tarihi : 10-05-2022 14:52

GAİN’in yeni dizisi Aslında Özgürsün’ün 9 Mayıs Pazartesi yayınlanmaya başladı. Dizinin önemli karakterlerinden başarılı tiyatro ve sinema sanatçısı Nurhan Özenen ile buluştuk, hayatı, oyuncu olmayı, tiyatro ve tv dizilerini, Nurhan Özenen’i yeni dizisi ‘ Aslında Özgürsün’ü konuştuk.


‘Aslında Özgürsün’ ile yeniden kamera karşısındasınız Duygu Asena’nın eserinde rol almak nasıl bir duygu?

Duygu Asena benim aslında genç kızlığımdan beri hayranı olduğum, hemen hemen bütün kitaplarını alıp okuduğum, röportajlarına ve haberlerine vakıf olduğum kaybettiğimizde gerçekten tanıyormuşum ve bir yakınımı kaybetmiş gibi üzüldüğüm bir kişi olduğu için zaten bu işe sorgusuz sualsiz Evet! deneme nedenim Duygu Asena idi.


Gain'de yayınlanacak güçlü kadrosu ile ses getirecek bir yapım ‘Aslında Özgürsün’ den bahsedebilir misiniz?

Aslında Özgürsün adında da anlaşılacağı gibi iki yakın arkadaş ve onların çevresinde gelişen kadınların özgürlük mücadelesi, genel olarak bu anlamda hikayeyizetliyebiliriz, aslında özgür olmayışımız ve bu anlamda mücadele verişimiz kadınlar olarak, çok güçlü bir kadromuz var, işini başarı ile yapan yapım şirketimiz Witchcraf Film yanında yönetmenimiz Ali Kemal Güven yakın zamanda İstanbul Film Festivalinde ki filmi ‘ Çilingir Sofrası ‘ filmi ile ödüller aldı. Bu da bizi çok gururlandırdı. Onun dışında dizi de Deniz Çakır, Bade İşcil, Nükhet Duru, Perihan Savaş, Aslı İçözü, Alican Yücesoy, Burak Yamantürk, Sergen Deveci, Saygın Soysal gibi çok güçlü bir oyuncu kadromuz var,



Duygu Asena’yı da Zuhal Olcay oynuyor, İlk dönemi 8 bölüm olarak hazırlandı. Fakat yaz bitmeden ikinci sezon olarak bir 8 bölüm daha çekilecek. Bence ses getirecek bir iş ‘ Aslında Özgürsün’ keyif ile çekilen zaten senaryosu da oldukça kuvvetli bir yapım.

Dizide kendi rolünüzü anlatabilir misiniz?

Ben Deniz Çakır’ın annesini oynuyorum. Deniz dizimizin başrolü Bade İşcil ile beraber çok yakın arkadaşlar ve hayatlarında müthiş bir özgürlük mücadelesi veren iki kadın. Bunlardan yola çıkarak hikaye ilerliyor. Ben dizide muhafazakar ve despot bir babanın çocuğu olarak büyümüş bir anneyim.


Babasının tepkilerine karşılık verememiş oralarda pısmış bir anne karakterini canlandırıyorum. İlk sezonu böyle bitiriyoruz. Fakat ikinci sezonda kızım ile ilişkilerimiz farklı bir noktaya taşınacak.

Ankara'da yetişmiş eğitimli bir sanatçı olan Nurhan Özenen’i tanıyabilir miyiz?

1978 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu’nun kurslarında eğitim aldım. Alaylı oyuncuyum. Ama bir okuldan daha iyi bir kurs döneminden geçtik diyebilirim. Göçmen kızıyım. Babam Yunanistan’da doğmuş ama savaşta bölününce Bulgaristan’da kalmış. Oradan göçmüşler anne tarafı İzmir’e, baba tarafı İstanbul’a yerleşmiş. Ama annem ile babam evlenince Ankara’ya yerleşmişler. Ankara ‘da doğdum ve büyüdüm. Tiyatro eğitimi esnasında daha liseye giderken profesyonel olarak 1978 sonu tiyatroya başladım. Kova burcu kadınıyım. Hayatı insanları ve yaşamayı çok seviyorum.

Oyuncu olmayı nasıl keşfettiniz?

Evde annem ile babam anlatırlardı, ben çok küçük iken perde arkasından çıkıp oyunlar oynarmışım, öyle kendimce tiyatrolar yaparmışım, entelektüel avukat bir babanın kızı idim. Hayatım çok fazla oyun izleyerek geçti. Klasik müzik dinler, filmler izlerdim. Küçücük çocukken Ankara’da Devlet Tiyatrosu’nda oyunlara giderdik ailecek. Ama kafamda tiyatrocu olayım diye bir şey yoktu. Çok büyük bir tesadüf ile Ankara Sanat Tiyatrosu’nda rahmetli Yaman Okay ile tanıştım. Onların tiyatro sevdası ile bende AST sınavlarına girdim ve oyuncu oldum.

Tiyatroda bugüne kadar neler yaptınız?

İlk Zengin Mutfağı adlı oyun ile profesyonel olarak sahneye çıktım. Çok uzun yıllar Ankara Sanat Tiyatrosu’nda sahnede idim. Ara ara da Ankara Sanat Evi, Ankara Halk Tiyatrosu’nda konuk olarak da oyunlar da rol aldım. Ahmet Levendoğlu’nun teklifi ile 2004 yılında İstanbul’a tiyatro yapmak için geldim. Fakat hazırladığımız oyun sahnelenemeyince menajer Tümay Özokur vasıtası ‘ Büyük Yalan ‘ adlı dizi ile dizi sektörüne girdim. O günden bugüne kadar da birçok dizi de rol aldım. Bu arada sinema filmi yapımcılığım oldu. Pandemi evveli tekrardan tiyatroya döndüm.

Son dönemde başarı ile rol aldığınız ‘Fanatik‘ adlı oyunu anlatır mısınız?

‘Fanatik ‘ adlı oyunumuzu çok seviyorum. Aslında zor ikna oldum, iyi ki de rol almışım. Anne, oğul, gelin ve torun dörtlemesinde geçiyor, her ne kadar torun sahnede görünmese de, aile içi fanatizmi anlatan bir oyun.


Futbol fanatizmi olarak algılanıyor ama değil, hayatımızın her alanındaki fanatizmi değiniyor. Örneğin din, eğitim, yani yaşadığımız tüm fanatizme dokunan Salih Bademci, Neslihan Aslanlı oynuyor. Çağrı Şensoy yönetti. Micheal Önder yazdı, halen de keyif ile oynamaya devam ediyoruz.

Çok değerli projelerde rol aldınız, illaki vardır oynamak istediğiniz bir karakter değil mi?

Çok severek rol aldığım işler oldu, ama bir iki tane de sevmeden rol aldığım projelerde tabii ki oldu, olmadı desem yalan olur, geçen yıl ‘Alev Alev ‘ diye Ay Yapım diye güzel bir iş yaptık.



‘Ezel’ adlı dizi benim için bir gururdur. Galiba ekranda da bir komedi dizilerinde rol almak isterim. Ona da çok yeni karar verdim. Geçmişim de çok komedi oyunlar yoktu. ‘Fanatik ‘adlı oyunla bunu keşfettim.

Son dönemde herkes oyuncu sektörde çok genç oyuncu var, gözlemleriniz neler?

Çok üzülüyorum, çok oyuncu var, çok işsiz oyuncu var, şurada çok büyük bir yanlış var, kimse okulu oyuncu olmak, tiyatro yapmak üzere bitirmiyor, herkes bir dizi kapma peşinde, işin kolayına kapmak, kolay yoldan ünlü olmak, çok para kazanmak istiyor, bunlar için çok şans gerekir, farklı aura da gerektiriyor, bu arada öyle aman aman paralar da yok öyle sanıldığı gibi çok az kişi kazanıyor o paraları, asıl oyunculuğun mutfağı sahnedir, bunu yapmadan ben oyuncuyum diye gezen oyuncular adına çok üzülüyorum. Yanlış yönleniyorlar, yanlış oluyor haliyle her şey. Ama Ece Yüksel gibi özel oyuncular da var, müthiş bir oyuncu o.

Ekranda hep sert rollerde izledim sizi ama şu anda çok içten ve neşeli bir kimlik var karşımda evdeki Nurhan ile sanatçı Nurhan arasında ne gibi farklılıklar var?

Evet, geçen yıl ki işimde çok sert idi. Genelde sert ve kötü olmasa bile hep dominant karakterlerde rol aldığım doğrudur.


Ama tiyatro da öyle değil, yumuşak kadın rollerini çok oynadım geçmişteki yıllarda. Mesela ilk oyunum Zengin Mutfağı, Nazım Hikmet’in Yolcu oradaki kadın da hırslıdır ama bir yanı ezik bir kadındır, o nedenle Fanatik adlı oyunumu çok önemsiyorum. Bütün ekran izleyenleri tiyatroya gelmiyordur ama gelip de ters köşe bir rolde beni görmeleri çok hoşuma gidiyor. Acaba duruşumda da mı bir sertlik var bilmiyorum.

Hayatınızın hangi dönemindesiniz?

Kendimi hayatımın kritik döneminde hissediyorum. Bir yanım yaşım gereği artık bitiyor bir şeyler diyor, bir yanım kendini iyi hissediyor, sağlığım iyi, halen çalışabiliyorum, bir yanım şükür diyor, ama iyi şeyler yaptım bugüne kadar, istediğim işi severek yaptım, mecbur olarak hiçbir şey yapmadım. Bunlar hep şükür diyebileceğim şeyler.

Çocuk, kadın, sokak hayvanları denilince neler geliyor aklınıza?

Acı çektiğim geliyor bir anda aklıma, yaşadığımız yığınca şey, çocuk tacizleri, tecavüzleri, ölümleri, kadının halen ikinci sınıf olarak görülmesi , sokak hayvanlarına yapılanlar hep acı veriyor.

Geçtiğimiz hafta Anneler Günü'ydü, çocukken anneniz ile olan ilişkiniz ile şimdilerde sizin kızınız ile olan ilişkiler arasında ne gibi farklılıklar görüyorsunuz?

Benim annem tutucu idi, ilginç olan babam daha rahattı. Mesela tiyatroya başlayacağım zaman annem katiyen istemedi. Bana tiyatrocu demeyi yakıştıramadı kendine, kasaba kızı idi, babam daha aydın bir adamdı, her şey de babamı ikna ederdi, o da annemi ikna ederdi. Dolayısıyla kötü bir ilişkim yoktu ama anneme çok yalan söyledim. Bir yere gitmek, erkek arkadaşım var iken onunla çıkmak için çok açık bir ilişki kuramadık. Ama ben kızım Günsu Özkarar ile bunun tam tersi bir ilişki kurdum, en başta ‘ bana yalan söyleme ben anlarım’ dedim, çünkü ben çok söylediğim için anlarım demiştim. Hakkaten de hiç yalan söylemeyen bir çocuğum oldu. Ben daha çok arkadaş gibi oldum onunla. Ama bununda çok doğru olmadığını zamanla gördüm. Kızım iyi bir müzisyen viyola çalıyor, Bilkent Üniversitesinden sonra İşviçre’ye gitti. Bern Konservatuarında master yaptı. İstanbul Üniversitesi Konservatuar bölümünde doktorasını yaptı. Donanımlı bir müzisyen ama müzisyenlerin acıları ile müziği biraz daha rölantiye aldı. Yazarlık yapıyor, bir takım dergilerde tiyatro eleştirileri var. Yani kendi yanlışlarımı gördüm, babasından ayrıldığım için yalnız yaşayan bir anne olarak beceremediğim şeyler olduğunu gördüm. İyi yanlarım yanında beceremediğim yanlarım da var.

Nurhan Özenen ‘AŞK 'ı nasıl tanımlar?

Aşk kadınıyım ben. Kırk kere aşık oldum, ben çok seviyorum aşık olmayı, hep aşık olayım isterim. Hani bir gün o duygumu kaybedersem asıl işte o zaman kötü bir duruma girerim. Onun için seviyorum aşık olmayı, heyecanlanayım, bir şeyler yaşayayım, Aşk’ı tabii ki genç kızlığımda ki çok büyük acılar ile yaşamıyorum ama halen aşık olma potansiyelim hep var…….

Aydınlıkevler sanki geçmişimizi anlatıyor!

BKM’nin en yeni projelerinden Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı Demet Akbağ ve Salih Bademci yanında gelecekte adları büyük harfler ile yazılacak genç yetenekler Burak Dakak, Sinem Ünsal, Sevda Baş, Nebi Tolga Yılmaz, Barkın Sarp, Ömer Güneş, Caner Alkaya, Kiraz Tosun’un rol aldığı iki perdelik ‘ Aydınlıkevler ‘ 7 Nisan da gerçekleşen prömiyerinden beri kapalı gişe sahneleniyor.

‘Aydınlıkevler’ 12- 13 ve 19 Mayıs- 08 -15 -30 Haziran tarihlerinde Maximum Uniq Hall sahnesinde turne kapsamında 20 Mayıs Cuma Bursa Açıkhava Tiyatrosu’nda, 29 Mayıs Pazar ve 30 Mayıs Pazartesi ise İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda seyirci karşısında olacak. Turne biletleri hızla tükenirken, oyunun yaz boyu sürecek turnesinin yeni tarihleri ve şehirleri önümüzdeki günlerde açıklanacak.


Oyunda izleyiciyi 70’li yılların atmosferi ile soğuk Ankara gecelerine taşırken, bir yandan da dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir mahallede, herhangi bir babaanne ile torunun hayatından, zamansız ama ‘her zamana ait’ bir hikaye anlatıyor. Semiha Yankı’nın 1975 yılında katıldığı Eurovision Şarkısı Yarışması nda yorumladığı ‘ Senin ile Bir Dakika ‘ adlı şarkı ile başlayan oyun ilerleyen sahnelerinde adeta çocukluğumuzu yansıtıyor.

Bakkalından muhtarına, pastanesinden camcısına izleyiciyi eski bir mahalleye konuk eden ‘Aydınlıkevler’; camları kıran küçük toplar ve mahallenin yeni komşusu “Amerikalılar” ile uluslararası bir krize ev sahipliği yapıyor!

Yönetmenliğini Serdar Biliş’in proje yapımcılığını Nisan Ceren Özerten’in üstlendiği, Cem Yılmazer imzalı sahne tasarımı ve Tuluğ Tırpan’ın orijinal bestelerinin yanı sıra Mustafa Olgan’ın canlı müzikleri ile de beğeni toplayan ‘

Harbiye sezonu Zuhal Olcay ile açıldı.

Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Konserleri bu yıl Zuhal Olcay ‘ın ‘ Nazım’ın Şarkıları’ projesi ile başladı. Zuhal Olcay, Nazım'ın Şarkıları projesiyle Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde muhteşem bir konsere imza attı.

Proje koordinatörlüğünü Gökçe Pekpostalcı' nın üstlendiği etkinlikte, Zuhal Olcay'a Ferhat Livaneli Orkestrası eşlik etti. Zuhal Olcay'ın söylediği Nazım şarkılarına muhteşem diyebileceğim gerçekçi yorumuyla tiyatro sanatçısı Utku Erişik, Nazım'dan anı ve şiirler ile ses verdi. Zuhal Olcay'a opera sanatçıları Hasan Doğru ve Cansu Daloğlu ile oyuncu Başak Gümülcinelioğlu da eşlik etti.


Zuhal Olcay Harbiye Açıkhava'yı dolduran binlerce kişiye 'Harbiye Açıkhava'nın bu yılki ilk konseri, Nazım Hikmet'e bir selam bir saygı duruşu. Ferhat Livaneli Orkestrası, konuklar ve ben, aslında hepimiz Nazım'ın şiirlerine eşlik ettik. Nazım'ın dehası, duygusu, hümanizmi; onun dizelerini bestelemiş değerli müzisyenlerin notalarıyla çok güzel bir akşam olacak, heyecanlı ve mutluyum' cümleleriyle seslendi. Olcay, Nazım dizeleri Hoşgeldin Bebek, Bulut mu Olsam, Memleketim gibi pek çok eseri seslendirdi; Ceviz Ağacı, Karlı Kayın Ormanı, Vapur eserlerinde Zuhal Olcay'a hep bir ağızdan binlerce kişi eşlik etti.

6 Mayıs akşamı Harbiye’de başlayan ‘Nazım’ın Şarkıları’ projesi 26 Mayıs Bursa, 3 Haziran Ankara, 6 Haziran İzmir, 10 Haziran Antalya, 3 Ağustos Balıkesir, 4 Ağustos Çeşme, 6 Ağustos Kuşadası, 7 Ağustos Bodrum konserleri ile devam edecek.


Sahnede Tarık Ediz ve Eldia İstanbul imzalı 2 kostüm tercih eden Zuhal Olcay'ı izleyenler arasında kızı Ceren Olcay, Deniz Çakır ve sevgilisi Bilgehan Baykal, ve Meral Orhonsay, Mehmet Özyazanlar, Doğancan Özadlı, Yıltay Günay, Çağrı Çıtanak, Sitare Akbaş, Elçin Afacan, Nilgün Türksever, Alican Aytekin, Berkay Tulumbacı, Ezgi Gergin, Utku Ateş, Tuğba Altıntop vardı.


Konserin finalinde ''Ey Özgürlük'' şarkısında Başak Gümülcinelioğlu ile seyirlik bir düete imza atan Zuhal Olcay, finalde kendisine eşlik eden sanatçılarla birlikte etkinlik alanını dolduran müzikseverleri selamlayarak muhteşem geceyi noktaladı.

Bu yıl erken start veren Harbiye gecelerinin ikinci geccesinde Buray, 8 Mayıs Mabel Matiz, 9 Mayıs Yıldız Tilbe vardı.

10 Mayıs Ayta Sözeri,

11 Mayıs Sertab Erener,

12-13-14 Mayıs Tan Taşçı,

15-22-26 Mayıs Teoman,

16 Mayıs Live From Harbiye Fest,

17 Mayıs Yıldız Tilbe,

18 Mayıs Rubato,

21 Mayıs Göksel,

25 Mayıs Ajda Pekkan,


Anıl Altınöz‘den ‘Nereye’

Tuba Ünsal ve Cemal Hünal’ ın başrollerini paylaştığı ‘ Sadece Bir Gece ‘ 25 Şubat tarihinde vizyona girmişti, senaristliğini ve yönetmenliğini Sinan Biçili’nin yaptığı filmde ayrıca Gürgen Öz, “Bay J” , Duygu Şen Benveniste, Bengi İdil Uras ve Anıl Altınöz gibi isimler rol almış durgun yerli film sezonunda Dilberay ve Bergen filmlerinden sonra ses getiren başarılı bir yapım olmuştu.

Filmde rol alan başarılı oyuncu Anıl Altınöz geçtiğimiz hafta filmin soundtrack albümünden sözü ve müziği kendisine ait olan ‘Nereye ‘ adlı şarkıyı yayınladı. Dagobah Records etiketiyle piyasaya çıkan şarkının klibini yönetmen Tayfun Çetinkaya çekmiş. Klipte ‘ Sadece Bir Gece’ den kesitler ve Anıl Altınöz’ün stüdyoda akustik gitar çalışları var.


Ben şarkıyı daha filmi izlerken sevmiştim, tam bir yol şarkısı aslında Anıl Altınöz müzisyen kimliğini daha öne çıkarmalı diye düşünüyorum Bergüzar Korel ve Engin Akyürek ile beraber ‘Bir Aşk ve İki Hayat ‘ adlı film dışında birçok film ve tv dizisinde rol alan sanatçı aynı zamanda Arda Aydın ve Mert Yavuzcan ile beraber ‘ Biraderler Cabaret’ de ekip olarak muhteşem bir performans sergiliyorlar.

Senaristliğini ve yönetmenliğini Sinan Biçili ’nin yaptığı filmde ayrıca Gürgen Öz, “Bay J” , Duygu Şen Benveniste, Bengi İdil Uras ve Anıl Altınöz gibi isimler var.

Aşkı, sadakati ve güveni; evli bir çiftin vermek zorunda oldukları zor bir karar üzerinden sorgulatan film, “Bir aşkın en zor sınavı nedir” sorusuna yanıt arıyor.
  • Etiketler