İstanbul’un denizle iç içe en güçlü kültür ve yaşam alanlarından biri haline gelen Galataport İstanbul, yaz sezonuna yine ses getirecek bir festivalle giriş yapıyor. Bu yıl üçüncü kez gerçekleşecek Galataport Jazz, 6-7 Haziran tarihlerinde dünya çapında önemli müzisyenleri ve farklı türlerden dikkat çekici performansları Doğuş Meydanı’nda bir araya getiriyor. Üstelik herkese açık ve ücretsiz gerçekleşecek festival, yalnızca bir konser serisi değil; İstanbul’un ritmini değiştirecek çok katmanlı bir müzik deneyimi vadediyor.
Cazdan trip-hop’a, soul’dan alternatif müziğe uzanan geniş seçkisiyle dikkat çeken festival, şehrin kültür takviminde yazın en güçlü buluşmalarından biri olmaya hazırlanıyor. Boğaz’ın hemen kıyısında gerçekleşecek performanslar ise Galataport’un enerjisini bambaşka bir noktaya taşıyacak.
Morcheeba, Galataport Jazz Sahnesinde İstanbul’la Buluşuyor
Festivalin en dikkat çekici isimlerinden biri şüphesiz Morcheeba oluyor. Trip-hop ve alternatif müzik dünyasının ikonik grupları arasında gösterilen Londra çıkışlı topluluk, kendine özgü atmosferik sound’u ve zamansız şarkılarıyla festivalin en güçlü performanslarından birine imza atmaya hazırlanıyor.
Yıllardır elektronik altyapıları, sakin ritimleri ve etkileyici vokalleriyle büyük bir dinleyici kitlesine ulaşan Morcheeba, Galataport’un denizle bütünleşen atmosferinde İstanbul gecesine farklı bir ruh katacak. Özellikle açık hava sahnesinde gerçekleşecek performansın festivalin en unutulmaz anlarından biri olması bekleniyor.
Burhan Öçal ve Uluslararası İsimler Festivalin Ritmini Yükseltiyor
Türk müziğini yıllardır uluslararası sahneye taşıyan önemli isimlerden Burhan Öçal, The Trakya All Stars ile festivalin enerjisini yükselten performanslardan birine imza atacak. Geleneksel ritimleri çağdaş dokunuşlarla bir araya getiren güçlü sahne dili, festivalin dinamik yapısına farklı bir boyut kazandıracak.
Soul ve cazı etkileyici vokaliyle buluşturan Avery*Sunshine ise gospel kökenlerinden beslenen güçlü sahne enerjisiyle dikkat çekiyor. Festivalin öne çıkan projelerinden biri olan ÜÇ feat. Erik Truffaz performansı da müzikseverlerin merakla beklediği buluşmalar arasında yer alıyor. Çağrı Sertel, Alp Ersönmez ve Volkan Öktem’in oluşturduğu ÜÇ projesi, Fransız-İsviçreli trompetçi Erik Truffaz ile aynı sahnede buluşarak festivalin uluslararası kimliğini güçlendiriyor.
Öte yandan 1950’lerin swing ruhunu modern bir yorumla yeniden sahneye taşıyan Kaan Arslan Co., çok katmanlı müzikal yaklaşımıyla festival atmosferine nostaljik ama enerjik bir hava katacak.
Galataport Jazz, Müziği Şehrin Ritmine Dönüştürüyor
Festivalin ilk gününde gerçekleşecek Gabriels (DJ Set) performansı ise etkinliği yalnızca konser sahnesiyle sınırlamıyor. Galataport’un teras alanına taşınacak gece programı, festival deneyimini daha dinamik ve çok katmanlı bir yapıya dönüştürüyor. Böylece Galataport Jazz, gün batımından gece saatlerine uzanan güçlü bir şehir festivaline dönüşüyor.
Pozitif ve D.Exe organizasyonuyla gerçekleşen festival; Volkswagen ana sponsorluğunda, Breitling, KIKO Milano, Novotel İstanbul Bosphorus ve İGA Pass sponsor destekleriyle hayata geçiyor. Ayrıca D.ream restoranlarının katkılarıyla gastronomi ve müzik deneyimi aynı atmosferde buluşuyor.
İstanbul’un kültür ve yaşam ritmini yeniden şekillendiren Galataport Jazz, üçüncü yılında da dünya müziğinin güçlü isimlerini Boğaz kıyısında bir araya getirerek sezonun en dikkat çekici etkinliklerinden biri olmaya hazırlanıyor.