Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
11 Ocak 2021 18:06

Sol Yanım’ın Barbar’ı ile Emre Dinler’i konuştuk!

Sezonun iddalı dizilerinden BKM yapımı ‘Sol Yanım’ın başarılı oyuncularından dizinin Barbar’ı Emre Dinler bu hafta röportaj konuğum. Star TV ekranlarında Perşembe akşamları kaçırmadan izlediğim dizi de fark ettim Emre Dinler’in yetenekli oluşunu ve Barbar karakterini hakkını vererek canlandırdığını, o sert duruşunun altında çok iyi bir kalbi yanında komik duruşunu, hafta içi buluştuk Emre Dinler ile Nişantaşı’nda.


Gecce için, ekrana yansıyan yüzü yanında oldukça kibar ve mütevazı oluşu ile beraber uzun zamandır görüşmeyen arkadaş gibi hayatı, pandemiyi, yeni projelerini, Emre Dinler’i ve Barbar’ı konuştuk kahvelerimizi yudumlarken…

Mesut ve Tahir karakterlerinden sonra Barbar nasıl bir karakter?

Mesut ve Tahir sınırları olan, ayakları yere basan, kendinden emin iki farklı karakterlerdi. Bir oyuncu olarak bu birbirinden farklı iki karakteri oynamak oyunculuk gelişimim açısından önemliydi. Ama ‘Barbar’ hepsinden farklı. Sınırları olmayan, özgür biraz da deli bir karakter. Kendisiyle ve çevresiyle olan kavgası, geçmişi, var olma çabası, hırsları… Bunun gibi birçok faktörü içerisinde barındırıyor. Barbar olmak düz bir zeminde, büyük bir ovada koşmak gibi her adımı çok zevkli.

Biraz tanıyabilir miyiz Emre Dinler’i?

Hatay doğumluyum ve orada büyüdüm. Daha sonra Üniversite’yi kazanıp Muğla Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun oldum. Üniversite döneminde modelliğe başladım. Türkiye’de birçok marka ve modacı ile çalışıp, defile ve çekimlerde yer aldım. İlerleyen zamanda küçüklükten beri hayalini kurduğum oyunculuk mesleği için İstanbul’a yerleşip eğitimini almaya başladım ve halen de devam ediyorum…

Barbar sert ama dobra bir karakter platonik de olsa hoşlandığı birisinin başkası ile olması karşısında çılgına dönüyor, koparıyor tespihi, Emre Dinler için aşk sevgi ne ifade ediyor?

Ben ‘Barbar’ kadar böyle sert tepkiler veren biri değilim. Aynı durumda ben olsam susar içime atardım. Aşk benim için ucu sonu belli olamayan, mantığın işlemediği kalbinde bir heyecan, karnında da ufak bir ağrıyla geçen belirsiz bir dönem. Bir dönem diyorum çünkü geçici.. Asıl olan sevgi. Ne yaşanılırsa yaşansın insanın içinde kalan tek şey sevgi oluyor.


Kariyerine model olarak başladın ve oyuncu olarak devam ediyorsun çalıştığın işlerde başarılı performanslar sergiliyorsun, nasıl başladı oyunculuk, Türk ve Dünya sinemasından kimleri örnek alıyorsun. Mesela Emre Dinler sineması bize neler vaad ediyor?

Arkadaşlarımın ve çevremdeki insanların yönlendirmesiyle yarışmaya katılma kararı aldım. Elde etmiş olduğum derece ile modellik serüveni başladı. Aslında modelliğe başlama nedenim oyuncu olmak istememdi. Hem modellik yapıp hem de oyunculuk eğitimi almaya başladım. Son 2 yıldır modellik yapmıyorum. Bütün enerjimi oyunculuk için harcıyorum. Önceliğim bu meslekte kendimi geliştirip iyi bir oyuncu olmak. Beğendiğim, örnek aldığım yerli oyuncu Halit Ergenç, yabancı olarak da Al Pacino.

Ciddi bir pandemi süreci yaşıyoruz nasıl etkilendin bu dönemden?

Birçok sektörde olduğu gibi doğal olarak bizlerin de işlerini etkiledi. Uzun bir mola süreci oldu. Tabi ki bende bu süreci en verimli şekilde geçirmeye çalıştım. Daha fazla sorgulama ve düşünme süreci yaşadım. Kendi içime dönüp kendimi geliştirmeye odaklandım. Bununla birlikte kitap okuyup, film izleyerek geçen bir süre oldu. Artık inancım tam eski normale dönmek için kısa bir zamanımızın kaldığı fikri.

10 yıl sonra Emre Dinler nerede olacak?

Güzel işler yapmış, birçok önemli projede yer almış, kendinden emin, ayakları yere sağlam basan, iyi bir oyuncu olarak karşınızda olacağım. İnancım, isteğim bu şekilde. Bunun hayalini kurarak sürekli kendine geliştiren, çalışan biriyim. Umarım 10 yıl sonra dönüp bu röportaja bakıp o günlerin tadını çıkarırız.


Her şey düzgün giderse 2021 de neler yapmak hayalindesin?

‘Sol Yanım’ projesindeki ‘Barbar’ karekteri ile seyircinin kalbinde edindiğim yeri korumayı ve sürdürmeyi istiyorum. Bununla birlikte oyunculuk eğitimine devam etmek ve hayat normale döndüğünde özgürce tatil yapmayı istiyorum.


Hataylısın mutfak ile aran nasıl?

Fazlasıyla iyi ama pişirme kısmında değil.. Yeme kısmında Hataylı olup İstanbul’da yaşamak fazlasıyla zor. İyi yemeklerin olduğu bir yerden geliyorum. Üstelik annem harika yemekler yapıyor. Böyle bir ortamda büyüyüp İstanbul’da lezzetli bir yemek aramak resmen bir işkence. Çok şükür bazı dönemlerde ailemin yanına Hatay’a gidip rahat bir nefes alabiliyorum.

Oyunculuk serüveninde yaşadığın güzel anılar var mı?

Bu meslek zor ve meşakkatli bir serüven. Eğitim süreci, projeler arası bekleme zamanı ve görüşmelerin olduğu dönem biraz da sabır isteyen zor bir dönem. İçinizde bu mesleğe dair bir sevgi ve hırs yoksa asla yapılacak bir meslek değil. İçerisinde fazlasıyla emek ve sevgi barındırıyor. Tüm bu zorlu süreçlerden sonra sette bulunduğunuz ilk gün ya da kendinizi ekranda ilk gördüğünüz gün yapmış olduğunuz bütün çabanın mutluluğunu yaşıyorsunuz. Benim için de böyleydi. Kendimi ekranda gördüğüm ilk gün en mutlu olduğum andı.

Ressam Pınar Tınç’tan yeni sergi ‘ Home Coming- Yuvaya Dönüş ‘

Başarılı ressam Pınar Tınç pandemi sürecinde hepimizin üretimden durduğumuz dönemde boş durmayıp güzel bir sergi ile sanat severlere ulaşıyor bu hafta, Arnavutköy All Gallery İstanbul’da 14 Ocak da başlayacak sergi 14 Şubat Pazar akşamına kadar devam edecek.

“Home Coming- Yuvaya Dönüş” sergisi, Pınar Tınç’ın hayatından esinlenerek ortaya koyduğu en yeni kesit aslında, gitmeler ve gelmelerle dolu ressamın hayatı, bu sefer Bozcaada’dan Bursa ve İstanbul’a, oradan da Hint Okyanusu’nun batısındaki küçük bir yanardağ adasında geçirdiği yedi yıldan sonra Türkiye’ye dönüşünü anlatıyor.

Şair Seyyidhan Kömürcü’nün “Neden eve dönmekten ibarettir hayat” dizesinden ilham alan sanatçı; okyanus, tropikal doğa ve folklorik kreol figürlerine, bu sefer İstanbul resimlerini de ekliyor. Aynı zamanda çini mürekkebi ustası da olan sanatçı ince estetik çizgilerin içinde parlak ve rengarenk bir palet kullanan ressam aynı zamanda çini mürekkebinin de Türkiye’deki ustalarından.

La Réunion adasında güçlü şekilde kullanmaya başladığı bu materyalden çarpıcı şekilde yararlanarak, büyük boyutlu ve zengin motifli kompozisyonlarıyla mürekkebin bütün özelliklerini en yoğun şekilde ortaya çıkartıyor. Resimlerinde kadın, çocuk ve doğa temalarının ağır basması hem kendi hayatına hem de genel olarak dişi doğurganlığına ve çocuksu masumiyete olan bağlılığının da bir göstergesi zaten

“Kara Kadın Adası”, “Seni Seviyorum Anne”, “Bir Çizgi Okyanus” gibi geçmiş sergilerinde de beliren bu tema, ressamın duygusal derinliğinin, Bozcaada’da geçirdiği mutlu çocukluğunun ve de La Réunion, İstanbul ve Bozcaada arasındaki anneliğinin de bir yansıması. Pandemi de olsa izole olup en yakın zamanda görmeye gideceğim bir sergi ressam Pınar Tınç’ın “Home Coming- Yuvaya Dönüş” sergisi,


Zorlu Psm youtube kanalında Dijital Sahne’yi izleyin!


Zorlu PSM, dijital dünyadan sunduğu içeriklere bir yenisini daha ekledi şu pandemi günlerinde, klasik tiyatro eserlerine modern bir bakış sunan proje kapsamında her Perşembe farklı bir kült metin, tiyatro sahnesinin güçlü oyuncularıyla hayat bulmaya başladı . “Dijital Sahne” serisi yayınları , Zorlu PSM YouTube kanalı üzerinden ücretsiz olarak izlenebilecek .

Yeni çevrimiçi serisi “Dijital Sahne”, tiyatronun kült eserlerinden seçilen sahneleri görsel hikaye anlatıcılığıyla birleştirerek dijital dünyaya taşıyor. Klasikleşen eserlere modern bir yorum kazandırıyor.

İlk gösterimi geçen Perşembe William Shakespeare’in dünya tarihinde en çok sahnelenen oyunlarından “Hamlet” ile başlayan etkinlik William Shakespeare’e ait “On İkinci Gece”, “Romeo Juliet”, “Hırçın Kız”, “Bir Yaz Gecesi Rüyası” metinlerinin yanı sıra Anton Çehov’un “Ayı”, “Martı”, “Üç Kız Kardeş”, Sofokles’in “Antigone” ve Henrik Ibsen’in “Nora” metni kısa hikaye formatlarıyla dijital dünyada seyirciyle buluşacak.


10 hafta boyunca yayınlanacak Dijital Sahne’de, günümüzde halen geçerli konular olan mahremiyet, zorbalık, saygı, aşk, tutku, ilişkiler ve aile bağları konuları ele alınacak. Her hafta sürpriz isimlerin açıklanacağı seride, sevilen ve popüler isimler rol alıyor olacak. Geçen Perşembe Damla Sönmez ve Cem Yiğit Üzümoğlu’nun rol aldığı ‘Hamlet’ vardı, bakalım bu hafta hangi oyun var Digital Sahne’de.


Duygu Yüksel’den ‘ İkimizin Cenneti’

Duygu Yüksel’i youtube da ki şarkılarından tanıyorum, bu hafta yayınladığı “İkimizin Cenneti” adlı yeni şarkısı ile hızlı bir yükseliş de, şarkının sözleri Hakkı Yalçın’a, bestesi ise Suat Sakarya’ya ait ilk dinleyiş de beğendim şarkıyı.

Daha önce yayınladığı fantezi şarkıları ile fark etmiştim Duygu Yüksel’i hele hele geçenlerde yayınladığı ‘Turkish Mashup’ ile 90lar ve 2000 lerin en sevdiğim pop şarkılarını kendi tarzıyla seslendirmesi mükemmeldi, şarkılar sanki daha mı güzel olmuş bilemedim.


Çocukluğundan beri müziğe olan ilgisi olan Yüksel ilk sahne deneyimini Yıldız Tilbe sahnesinde yaşamış. Farklı yorumu ile yakın zamanda sahnelerin beğenilen isimleri arasına girmesine ramak kalan sanatçının ‘İkimizin Cenneti‘ şarkısının klibi de oldukça güzel, üretken sanatçı Duygu Yüksel daha şimdiden yeni şarkılarının çalışmalarına başlamış bile.

Teşekkürler Haçiko , Teşekkürler Ceyhun Güven!

Birine dokunmak onu mutlu etmek, bir yoksula bir hastaya destek olabilmek insanı insan yapan değerlerden biri olsa gerek.

Cumartesi geccesi karantinanın verdiği rehavetle tv izlerken saat 22.21 de arkadaşım Burcu Gürsoy’un telefonu ile irkildim, malum artık hayatımız whatsaap ile devam ettiği için özellik ile geceleri aramak yerine mesaj ile haberleştiğimizden çalan telefon sesi bana az biraz heyecan verdi.

Burcu o gecce Bostancı’da arkadaşının köpeğini gezdirirken yol kenarında yaralı bir martıya rast gelmiş, kediler parçalamasın, hayvan iyileşsin diye o sırada devriye gezen polislerden destek istemiş, onlar Beyaz Masanın 153 numaralı telefonunu vermişler, 153 de onu Vahşi Hayvanlar Masasına yöneltmiş, Anadolu Yakası Şubesi o sırada telefonu açmazken, Avrupa Yakası Şubesi de Pazar sabahı gelebiliriz deyince çıldıran Burcu ne yapabilirim diyerek eşi dostu aramış benim ile beraber, bende gelen telefon ile ilk etapta ne yapacağımı bilemeyince hemen instagram hesabımın hikayeler bölümünde birkaç dernek ve ünlü isimden destek istedim.


Saat 22.41'de yayınladıktan 7 dakika sonra Haçiko Derneğinin instgram hesabından cevap geldi. ‘ Caner Abi Merhaba Ceyhun Güven ben, Haçiko Derneğinden, Yardımcı olayım Abi, Martı şu an orada mı ? Alayım tedavisini sağlayayım…

Nasıl bir heyecan yaşadım anlatamam tanımadığım bir insandan bir canlıya yardım için el birliği yapmak muhteşem bir şey olduğunu bir kez daha yaşadım.

Hemen arkadaşım Burcu ile koordine oldular ve Ceyhun Güven Bayrampaşa da ki evinden Bostancı’ya adeta uçarak martımızı alıp Kemerburgaz Kanatlı Hayvanlar ve Sahipsiz Hayvanlar Hastanesine ulaştırdı ve operasyonu gerçekleşti, martımızın kanadı iyileşince yaklaşık 10 gün sonra doğaya uçuracaklarını belirtti o gece Ceyhun .


Şunu bir kez daha anladım ki hiçbir şeye sırt çevirmeyeceksin hep pozitif olacaksın ve bu tür derneklere de arada destek olacaksın. Helal olsun her ay bir sigara parası yaptığım bağış için Haçiko Derneği’ne , mesajımı dikkate alıp koşan Haçiko çalışanı Ceyhun Güven’e ve yıllardır sokak hayvanları için çabalayan Haçiko Derneği Başkanı Ömür Gedik ve ekibine. ( arkadaşlarım Rojda Demirer, Mine Tugay ve Ayça Varlıer’e de yardım çağrımı instgram hesaplarında paylaştıkları için teşekkürler )

Bu arada dikkatimi çeken sadece kedi ve köpeklere yardım etmiyor Haçiko Derneği doğadaki tüm canlılara bir umut onlar!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Caner Ural

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz