Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
11 Mayıs 2020 22:03

Seren Fosforoğlu; ''Yeniden tiyatro yapmak için start vereceğim!''

Aileden sanatçı, yaptığı her işte başarısına başarı katan, dimdik ayakta duran, çok güzel yürekli bir anne Seren Fosforoğlu... Baktım ki koronalı günlerde ev hapsinde; ''Hadi akşam üzeri seni sahile kaçırayım var mısın?’' dedim ve akşam güneşinde bir saatlik bile olsa sosyal mesafemizi koruyarak Fenerbahçe Dalyan’da sahile pek yaklaşmadan çimenler üzerinde koronalı günleri, sanat yaşamını ve yeni projelerini konuştuk.


1) Günlerdir karantinadasın Seren... Farzet ki yarın sabah her şey düzeliyor ve korona çilesi bitiyor. Yapacağın ilk 3 şey ne olurdu?

Koşa koşa önce tek başıma sahile inerdim, yürürdüm ve oturup denizi izlerdim. İkinci, kızım ile bisikletini de alarak pikniğe giderdim. Üçüncü ise, herhalde göremediğim arkadaşlarımla bol bol kafelerde görüşüp kahve içerdim.

2) Seren Fosforoğlu seni ilk tiyatroda tanıdık, daha doğrusu rahmetli babacığın Enis Fosforoğlu’nun oyunlarında rol aldın, hatta yönettin. Tiyatroda hep beraberdiniz. Bundan sonra nasıl olacak?

Son yıllarda yönetmenlik ve eğitmenlik dışında tiyatroda oyunculuk yapmadım. Babamla çalışmadığım dönemde de Nedim Saban ve Uygurlardan teklif aldım ama tiyatro çocuk varken turne açısından benim için zordu. Çok özledim tiyatroda oyunculuğu tabii. Hele babamla sahnede göz göze anlaşarak oynamak bambaşka bir keyifti. Akar giderdi oyun onunlayken. Sahnede onunla oynamayı da özleyeceğim. Aslında yıllar önce onun oynadığı bir oyunu yeniden sahneleme gibi bir niyetim vardı. Projede çok önemli isimler de benimle olacaktı. Şu sıralar aslında çalışmalara başlamış olacak ve ekim gibi sahneleyecektik. Koronalı günler ne gösterecek bilmiyorum ama ilk sorunda 4 şey sormuş olsaydın, yeniden tiyatro yapmak için start vereceğim bir an önce derdim.


3) Çok başarılı televizyon dizilerinde rol aldın. Son dönemde izlediğin dizilerde; ''Keşke ben o rolde oynasaydım...'' dediğin oldu mu? Son dönem dizi sektörünü nasıl buluyorsun?

Düşünüyorum da öyle bir rol yok açıkcası. Çok dizi izleyemiyorum. Dizi sektörü ayakta kalmalı, bunu en çok arkadaki büyük emekçi ekip için istiyorum. Garantisi olmayan işler bunlar, dizi tutmazsa işsizsin. Geceni gündüzüne katarsın, başrol parasını peşin alır ama emekçinin parası 5-6 bölüm geriden gider. Bunların düzelmesi lazım. Benim tiyatrodan da, dizi sektöründen de uzaklaşmamın sebeplerinden biri de bu. Kendi yapım şirketimi kurup televizyon programcılığına yönelişim belki de kendi kontrolümde olsun bir şeyler diye... Haksızlığa, konforsuzluğa, iki kalas bir heves mantığına, gidişatın birilerinin keyfine göre olmasına dayanamıyorum. Dolayısıyla bu sistem düzelir, oyuncular ve dizi setindeki tüm çalışanlar için daha iyi şartlar olursa o zaman düşünebilirim. Dizi de sanat yapmıyoruz çünkü, dizi para kazanmak için işini yapmak. Bir sinema filmi için aynı şeyi söylemem mesela. Bayıldığım bir senaryo, iyi bir yönetmen, güzel bir rol olsun sinemada ne kazanacağımın çok önemi olmaz.

4) Hem sanatçı hem de annesin... Dünyalar güzeli Nil ile Anneler Günü senin için nasıl geçti?

Nil ile her günüm güzel! Şükürler olsun diyorum her an, çok istedim ben anne olmayı. İyi ki de olmuşum. Nil gibi bir evladım var. İnşallah tüm hayatı boyunca mutlu bir insan olur. Anne olarak bu şartları sağlamak görevim. Bu nedenle bu karantina günleri ve bu korona ile ilgili belirsizlik her anne gibi beni de çok yıpratıyor. Gelecek kaygısını çocuğum olduğu için daha çok yaşıyorum. Nil bazen bana annelik yapıyor sanki. O kadar pozitif ve olgun bir çocuk ki! Bu karantina döneminde sanki daha da büyüdü ve olgunlaştı. Biz anne kız olarak birbirimize güç oluyoruz. Anneler Günü benim için harika geçti... Bana şarkı bestelemiş, söyledi. Resim yapmış. Kahvaltıyı hazırlarken yardım etti bana. Tüm gün; ''Bugün senin günün!'' dedi.


5) Tiyatroda son yıllar çok başarılı işler sergilendi, sen de başarılı işlerde hem rol aldın hem de yönettin, bu süreçte neler yaptı tiyatrocu Seren anlatsana.

Ben bahsettiğim gibi daha çok eğitmenlik ve yönetmenlik yaptım. Mesela en son görme engelli çocuklara oyunculuk eğitimi verdim, 'Parıltı Derneği' adına. Yapamayacaklarını düşündükleri bir şeydi tiyatro, bunu başardılar hem de ünlü isimlerle bir araya getirdik onları. Hababam Sınıfı gibi büyük bir proje gerçekleştirdik. Nil Karaibrahimgil, Gökhan Tepe, Doğukan Manço, Pınar Sabancı, Abdullah Avcı gibi isimler de oynadı. Zorlu Psm’de seyircinin ayakta alkışladığı bir iş oldu. İstedikten sonra yapılamayacak bir şey yok ve sanat birleştirir, iyileştirir. Bunu gösterdik.

6) Karantina günlerinde takipteyim seni. O billur gibi sesin ile başarılı canlı yayınlar yapıyorsun, özellikle bilirkişiler ile yaptığın sağlıklı beslenme ve toplumsal konular ile ilgili programlarını beğenerek izliyorum, ama pazar günleri saat 15.00'te yayınlanan ‘ Mutfakta İkisi Var ‘ yemek programın var ki çok dikkat çekiyor. Sence bu program televizyon ekranına çıkar mı?

Teşekkür ederim. Bir süredir televizyon programcılığı yapıyorum. Tam yeni televizyon programım başlayacakken bu korona çıktı başımıza. Çokta çalışmaya alışık bir insanım, evde boş oturamazdım. Hem kendi canlı yayınlarımda başarılı konuklar ağırlıyorum. Hem de yakın arkadaşım Didem Akbostancı ile mutfakta canlı yayın yapıyoruz. Didem’in güzel yemek yaptığını çok kişi bilmezdi arkadaş çevremizden, herkes şaşırdı. Ben biliyordum ve ona; ''Hadi gel mutfakta pratik şeyler yaparken muhabbet edelim, izleyen izlesin en kötü biz eğleniriz.'' dedim. Sırf biz eğlenmemişiz, seyircimiz bol. Bir hafta yapmadık nerdesiniz demeye başladılar. Ürün yağıyor yayında paylaşalım diye firmalardan. Eğlenerek yaptığımız bu iş televizyona geçerse şaşırmam.

7) Geçen dönem televizyonda çok beğenilen, annelik üzerine yayınlanan programların yenileriyle devam edecek mi?

Evet, Teve2'de tekrar başlıyoruz. ‘Kadın Dokunuşu’ adı. Sırf annelik olmayacak, kadına dair her şeyin olduğu bir program.

8) Korona illa bitecek ve yeniden hayata döneceğiz. Bu süreç sonrası planlamış olduğun işler neler?

Televizyon, tiyatro, eğitim... Ben boş duramam. Tam bir oğlak burcuyum. Yeter ki sağlık olsun, ben mutlaka yapacak iş bulurum.


9) Sanatçının hep hayal projeleri vardır, tiyatro ve sinemada yaşatmak isteyeceğin karakter nasıl olurdu?

İyi bir sinema filminde kadının iç dünyasını, hayatın içindeki çabasını ve gücünü anlatan bir rol oynamak isterdim.


10) Hayatını bundan böyle tek mi yaşayacaksın? Evet annesin, başarılı bir oyuncusun ama aynı zamanda da güzel bir kadınsın. Tekrar evlenmeyi düşünür müsün?

Ben aslında sevgi insanıyım. Hayatım boyunca mutlu olmak, sevgiyi bulmak ve güzel bir aile kurmak istedim. Ama olmadı, beceremedim... Denk gelmedi diyelim. Evliliğe karşı değilim ama değer bilen ve huzur veren biri olmalı, aşk olmalı, güven olmalı... Bundan sonra da pek umudum yok.
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: caner , ural , köşe

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz