Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
01 Nisan 2021 14:57

Metin Zakoğlu: Sahnede olmayınca korkuyorum, nefesim o zaman kesiliyor!

Tiyatro dünyasının başarılı sanatçılarından biri Metin Zakoğlu, tiyatroyu hayatı olarak görenlerden, başarılı olması yanında hazır cevaplılığı ve esprili anlatımıyla dikkat çeken güldürürken düşündürenlerden. ve uzun bir süredir "Evde Tiyatro" ile seyircisine ulaşıyor. Pandemi nedeniyle de Bodrum’daki evinin bahçesini tiyatroya çeviren Zakoğlu ile hafta ortası Bodrum’da olduğu için 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü nedeniyle Zoom üzerinden buluştuk, tiyatro sevgisinin nasıl başladığını, pandemiyi, hayatı tabii ki Metin Zakoğlu’nu konuştuk.



27 Mart Dünya Tiyatrolar Günün Kutlu Olsun Metin Zakoğlu, içindeki tiyatro sevgisi nasıl doğdu?

Canım Caner’im bu biraz genetik yapı sanırım, dedem oyun yazıp dekorlarını yapıp yönetirmiş Trabzon da ... Çocukluğum babam tarafından bu anıları dinleyerek geçti ... Ama ilk tohum ilk okulda ilkokul öğretmenimin benim yeteceğimi fark etmesi ile oldu... ‘Kahraman Çocuk’ adlı ilkokul bitirme senemizde sahneye konulan bu oyunda bana kahraman çocuk rolü verildi o gün bugündür içimde sönmeyen bir aşk tiyatro, hiçte sönmeyecek , dünya tiyatro günümü kutladığın için çok teşekkür ediyorum bende senin nezdinde tüm tiyatroların dünya tiyatro gününü kutlarım , perdelerimiz hep açık olsun

Pandemi nasıl geçiyor, tiyatro dünyası perde açamaz iken sen kendi imkanların ile sahnedesin korkmuyor musun pandemiden?

Ben sahnede olmayınca korkuyorum , nefesim o zaman kesiliyor ! Dediğin gibi ağlamak yerine kendi kendime imkanlar yaratıp mesleğimi bir şekilde evde bahçede oynayarak devam ettiriyorum , sonuçta bu benim işim ve ekmek kapım... Nasıl bakkal market işini yapmaya devam ediyorsa bizde işimizi yapmaya mecburuz, ayrıca seyircim beni izlemeye gelmeye korkmuyorsa benim korkma lüksüm olamaz.. Tabi ki bende insanım ama aynı zamanda akıllı da biriyim ve tüm önlemlerimi alıp korunarak , hijyen maske ve sosyal mesafe kuralları ile sahnemi çok az sayıda seyirci ile açıyorum ... Üstelik tiyatro spotları altında aydınlıkta virüs bulaşmaz virüs karanlık yerleri sever ...

İzledim ve beğendim Evde Tiyatro’yu, nasıl oluştu Evde Tiyatro.

Evde tiyatro aslında koşulsuzluklardan oluştu , zaten bana tiyatro nedir diye sorsan “koşulsuzluklarla savaşma sanatı” derim... bir dönem tiyatro seyircisi tiyatrodan koptu , kocaman salonlarda oyun açıyordum otuz kırk kişi geliyordu, salon kirası tanıtım vb büyük masraf yapıyor ve hep zarar ediyordum , evde bir gün dertli dertli düşünürken o an orayı tiyatro yapsam otuz kişi ile kapalı gişe olacağı aklıma geldi üstelik farksa yaratacaktım... Çünkü benim tiyatroya başladığım dönem ülkede gerçek tiyatrolar vardı şimdi ki gibi naylon tiyatrolar yoktu ... Şimdi bak Kültür Bakanlığının verdiği devlet desteğini alan tiyatrolara çoğu emlak şirketi benzinci kuyumcu önüne gelen bu yardımı alabilmek için tiyatro açtı, benim dönemimde yarışa çıktığın isimler ; Gazanfer Özcan , Ali Poyrazoğlu , Gülriz Sururi Engin Cezzar, Haldun Dormen Hadi Çaman Tevfik Gelenbe Tiyatrosu gibi büyük isimlerdi onların arasından sıyrılabilecek farklı bir yol haritası sunmam gerekiyordu ve işte Evde Tiyatro bunu yaptı ... her yerde haberim çıktı bir anda merak uyandırdı seyirci de karşılığını buldu ve bugün ki markasını yarattı , öncü de oldu , şimdi bir sürü genç evde Apartmanda her yerde tiyatro yapıyor sayemde ... bu konuda mütevazi olamayacağım , onlar adımı anmasalarda bu insanlara tiyatronun her yerde yapılabileceğini kanıtlamış oldum ...


Hiç aklına gelir miydi online tiyatro?

Valla hiç gelmezdi zaten online tiyatro da olmaz olmuyor da... Geçici bir çözüm olabilir bu ancak, çünkü tiyatronun sinemadan en büyük farkı canlı olmasıdır , hatasız tekrarsız oynanmasıdır , Band olamaz tiyatro... o yüzden ben online tiyatroyu da zoom üzerinden canlı ve seyirciyi görerek yapıyorum ki o bile yeterli olmuyor olmazda ... Tiyatroda his anlık duygu geçişleri ve canlı alkış kahkaha hüzün yaşanmalı tiyatro gücünü bundan alır ...

Bodrum’da sahnedesin, seyirci Metin Zakoğolu’nu neden seviyor?

Seyirci benim samimiyetimi sahne duruşumu pervasızlığımı cesaretimi seviyor e birde sahnede sahiden komiğim ama gülerken ah ah dedirten komedyenlerdenim, boş çıkmıyor beni izleyen , tıpkı deniz ile kumsal ilişkisi gibi benim seyircimle olan ilişkim, kumsala vuran dalga kumsala bişey bırakır geri çekilirken de kumsaldan götürür ... Zaten benim için tiyatro perde kapandıktan sonra seyircide başlayandır

Mart başında Malatya’da sahnedeydin, pandemi de Anadolu halkı özlemiş mi tiyatroyu?

Çoook çok özlemiş .. komedi oymadım ama karşılıklı ağlaştık, çok duygu yüklü idi ... İki oyun oynadık arka arkaya ikisi de sosyal mesafe kuralları ile doldu , çok mutlu ayrıldım

Birçok filmde ve televizyon dizisinde rol aldın son dönem de neden ekran da yok Metin Zakoğlu?

Herkesin bir dönemi var sevgili Caner, benim de en iyi dönemim 2010 senesi idi, Türk Malı, Pak Panter, Herkes mi Aldatır ve en meşhur reklam filmim Finansbank deli reklamı o sene üst üste geldi sonra kazandığım paraları Cafe Theatre adlı mekanlarıma yatırdım Bağdat Caddesi ve Bodrum’ da Türkiye’nin ilk Cafe Theatre ‘larını açtım ve zamanımı oraya ayırmak istedim , galiba ben dizi piyasasını da pek sevemedim , zamansızlığını , kısa sürede sayfalarca yazılmış senaryoyu yetiştirme koşturmasını rejilerin programsızlığını sevemedim ... İnsani değil set ortamları e parayı da tiyatromdan kazanmaya seyircimin desteği ile yaşamımı sürdürmeye başlayınca uzak kaldım , ama sinema için hiç ara vermedim...


Yine bir filme başlayacağım kendi senaryomu çekeceğim ...

Sahnede şarkılar söylüyorsun, beğendim sesini yorumunu bir albüm müjdesi olabilir mi?

Beğenmene çok sevindim canım Caner’im ... Bir albüm teklifi aldım üstelik Almanya’da yaşayan bir yapımcı ile çalışacaktım, kendi buldukları besteler ile çıkaracaklardı albümü , fakat bir geldi besteler aman Allah’ım korkunç... gençlik bunları seviyor dendi, baktım ortalarda soytarıya döndürecekler beni hemen iptal ettim sözleşmeyi ama hala ümidim var, bir gün daha iyi bir yapımcı ile bir albüm yapabilirim çünkü şarkı söylemeyi çok seviyorum

Bu aralar pek moda ClubHouse, neler düşünüyorsun bu mecra için?

Cluphouse bana çocukluğumun telsiz furyasını hatırlatıyor, bilirsin kanallar vardı ... arkadaş arıyorum arkadaş arıyorum diye mandala basar seslenirdik sonrada bulduğumuzu kanallara davet ederdik, onun daha moderni gibi, konuşmaktan ve dinlemekten zarar gelmez , özellikle pandemi döneminde herkese iyi geldi bu platform...

Artık hep Bodrum mu?

Hayır, İstanbul benim vazgeçilmezim, doğduğum büyüdüğüm aşkım, bir ayağım her zaman İstanbul’da özellikle Bağdat Caddesi’nde olacak , Bodrum’da benim için küçük İstanbul gibi o yüzden seviyorum Bodrum ‘u burada da olmaya devam edeceğim

Aşkı nasıl tanımlarsın?

Aşk büyük bir içsel kaza Caner’im... Ben aşık olduğum zaman yoğun bakımlık oluyorum , bütün sistemim çöküyor , ama sık sık da bu kazaya uğramayı seviyorum.

Hep aynı Metin Zakoğlu var karşımda, yıllardır hep aynı çehre, Yaşlanmadan yaş almanın sırrı neler?

Bu sene otuz Temmuz da 50. yaşıma giriyorum , aklım almıyor ... hiç ama hiç o yaşlarda hissetmiyorum , sanırım annem babam benim yaşımı otuz yaş büyük yazdırmış :) çünkü ben hep yirmilerdeyim... Gençlerle olmayı seviyorum genç işler yapmayı seviyorum , seyircimde gençlerden oluşur çoğunlukla , zannedersem bu yüzden hiç değişmedim gibi gerçi sen biraz da kibarlık yapıyorsun zaman insanı maalesef değiştiriyor biz istemesekte... ama tabi ki 49 göstermiyorum , göstermiyorum değil mi ? Göstermiyorsun de hemen Caner :)



Göstermiyorsun tabii ki, hadi bir soru daha genç adam, Oğlunun sanatçı olmasını ister misin?

Bu konuda kafam çok bulanık ... Bizim bu ülkede yolumuz çok mayınlı çok çetrefilli çok sıkıntılı , oğlumun o sıkıntıları çekmesini ister miyim bilemiyorum , ancak gerçekten çok çok istediğini vazgeçmeyeceğini görürsem o zaman desteklerim ama ben oğlumun annesinin mesleği olan mimarlığı yapmasını daha çok istiyorum, çocuğumun annesinin de mimar olmasını ben istemiştim ilk gençliğimizde sevgili iken şimdi çok iyi mimar Tuğba Zakoğlu mimarlık olarak Tuzla’da şaheser bir mimarlık şirketi açtı , oğlum da annesi ile yaşıyor çoğunlukla ve biraz daha annesine özensin istiyorum .. ama hayat bu sonuçta o ne isterse ben ona sırt olacağım

7. Anadolu Tiyatro Ödülleri bu yıl seni ödüle layık gördü, sana ‘Başarı Emek Ödülü’ pek yakında takdim edilecek, yeni projelerin neler?

Ah bu şaheser bir hediye idi bana, üstelik tam yılbaşı gecesi 2021’e girdiğimiz gece 00:05’de maili geldi ... Başarı emek ödülü çok kıymetli bir ödül, emeklerimin görülmüş olması beni çok onurlandırdı bu ödüle beni layık gören herkese minnettarım... yeni projelerime gelince Bodrum ‘da bu yaz bahçemi tiyatroya çevirdim orada sahneye çıkmaya devam edeceğim ve büyük bir kurumsal firma ile şaheser bir Talk Show yapacağım ... ilk sen bilmiş ol ... Sanırım Nisan’da başlayacak çekimler

O zaman ilk fırsatta gelip seni izlemek için geleceğim Bodrum’a çok teşekkür ederim, Dünya Tiyatrolar Günün kutlu ve alkışın bol olsun.

Bekliyorum tabii ki, Her şeyi o kadar iyi sorup hatırlatmışsın ki, aklına geldiğim ve beni Gecce’de konuk ettiğin için çok teşekkür ediyorum canım Caner’im...

Nisanda Adana bu yıl online olarak gerçekleşecek!

İlk 2015 yılında davetli olarak katılmıştım, ‘Nisan’da Adana’da-Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı”na ilginç gelmişti, Adana’ya daha evvel gitmiştim ama karnavala gidiyor olmak neşeli olduğu kadar ilginç de gelmişti bana, şehrin o geniş sokaklarında binlerce insan ile kol kola gerçekten karnaval misali şarkılarla yürümek değişik idi, Hatice Aslan, Caner Cindoruk, Yetkin Dikinciler, Alper Kul, Barış Kılıç, Saba Tümer, Gülden ,Günseli Kato, Emre Karayel, Ece Vahapoğlu ve daha bir sürü özel isim ile o heyecanı yaşamak ne güzeldi, geçen yıl da niyetlenmiştim ama bu pandemi illeti mahvetti herşeyi yok ettiği gibi bu yıl da haliyle Adana hayal oldu ama online olarak katılıyor olmak ayrı bir keyif olacak tabi ki!

“Nisan’da Adana’da-Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı” bu yıl #KarnavalOnline adıyla dijital olarak düzenlenecek. 1-4 Nisan tarihleri arasında 9’uncu kez gerçekleştirilecek online karnaval, dijital alanda da ülkemizin en büyük etkinliği olmaya hazırlanıyor. 1 Nisan Perşembe günü nisandaadanada.com adresindeki karnaval dijital mecrasında başlayacak online yayınlar, ödüllü ve çok eğlenceli etkinlikler ile 4 Nisan Pazar gününe kadar sürecek.

Karnaval Komitesi, pandemi önlemlerinin devam ettiğini ve bu çerçevede karnavalın dijital olarak düzenlenmesi kararını aldıklarını bildirerek “Hazırlayacağımız dolu dolu programla, ünlü konuklar ve sanatçıların da katılacağı yayınlar ile yine herkese karnaval ruhunu yaşatacağız. Birliktelik ruhumuza iyi gelecek, motivasyonumuz artacak” açıklamasında bulundu.


Türkiye’nin ilk ve tek, dünyada ise sayılı karnavallar arasına giren Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı için dopdolu bir program hazırlandı. Ödüllü karnaval klasikleri olan Kortej Kostüm Yarışması, Portakallı Lezzetler Yarışması, Portakal Çiçeği Koşusu, Portakal Çiçeği Ulusal Satranç Turnuvası, Hızlı Dürüm Yeme Yarışması bu yıl da düzenlenirken, yepyeni etkinlikler programa dahil olacak.

“Arabalı Karnaval” ile karnaval açılış töreni ve konserine sınırlı sayıda karnaval sever fiziki olarak otomobilleriyle katılırken, on binlerce kişi de töreni ve konseri online olarak izleyecek.

“Havadan Adana’’ ile ünlü hava fotoğrafçısı Ali Kabaş’ın paramotor ile uçarak özel kameralarla çekeceği müthiş Adana görüntüleri #KarnavalOnline aracılığıyla izleyicilere aktarılacak.

“Nehrin İki Yakası” etkinliğinde başlarına Gopro kameralar monte edilmiş sporcuların eğlenceli mücadelesini izlenecek.

“Büyüksaat’in Ritmi”, eşsiz bir atmosfere sahip Büyük Saat Kulesi’nin önünde yapılacak dans gösterilerinde Adana’nın mistik dokusunu ile sanat buluşturacak.

“Dev Satranç”, ülkemizin ünlü satranç ustalarının hamlelerinin satranç kıyafetleri giymiş oyuncular tarafından teatral hareketlerle eğlenceli biçimde canlandırılmasıyla on binlerce satranç severin neşeli izlencesi olacak.

“KarnavalGamer” etkinliğinde ödüllü Portakal Çiçeği PUBG turnuvası binlerce oyuncuyu ve on binlerce izleyiciyi ekran başına toplayacak.

“KarnavalKids” kapsamında 0-6 yaş grubu çocuklar ve aileleri için eğlenceli ve ilgi çekici etkinlikler yer alacak.

#KarnavalOnline programında yer alan etkinlikleri seyredecek olan yüzbinlerce karnaval takipçisini, kaliteli içeriklerle eğlenme fırsatının yanı sıra birçok hediye kazanma şansı da bekliyor.

İstanbul Sinema Müzesi açıldı!

Türk Sineması için gerçekten özel bir değer İstanbul Sinema Müzesi Şubat ayı sonunda açıldı Beyoğlu İstiklal Caddesi üzerinde yılların Atlas Pasajı içerisinde, bir sinema sevdalısı olarak geçen hafta gezdim müzeyi,

Atlas Binası Sultan Abdülaziz döneminde, 5 Haziran 1870’teki Beyoğlu yangınından sonra, dönemin iş insanı Agop Köçeyan tarafından o günkü adıyla Cadde-i Kebir üzerinde bulunan alana kışlık konak olarak yapılmış olan bina, 1948 yılında, dönemin en büyük çok amaçlı salonlarından biri olan “Atlas Sineması” inşa edilmişti. 2019-2020 yıllarında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılan detaylı restorasyon ile eşsiz tavan bezemeleri, tavan resimleri, altın varaklı kompozisyonlar ve kendine özgün parkeleri tüm güzelliği ile ortaya çıkarılmış bir yapı olmuş ferah ve geniş koridorları ile dikkat çekiyor. Kapı girişinde veya Mobilet üzerinden alacağınız bilet ile Türk Sinemasından kesitleri görüyosunuz İstanbul Sinema Müzesinde.


Müze içerisinde Türk Sinemasının Hafıza Havuzu, Kameradan Hikâyeye, Yeşilçam Telefonda, Yeşil Perde, Artırılmış Gerçeklik Odası, Perdenin Büyüsü, 3 Boyutlu Sinema gibi dijital uygulamaları, 1750’li yılların salon oyuncaklarından karanlık kutunun gizemli dünyasına; zootrop ve praksinoskopların büyülü eğlencesinden, günümüz sinema araç gereçlerinin atası ilk projeksiyon makinalarının yer aldığı zengin koleksiyonu ile Türk Sinemasının en önemli isimlerinin Hülya Koçyiğit, Sadri Alışık ve Türkan Şoray’ın dönemine damga vuran filmlerde giydikleri kıyafet ve aksesuarları sergileniyor. Hafıza Havuzunu çok beğendim 8406 filmin afişleri var bu dijital platformda eliniz ile üzerine değdiniz afişe gelince filmin künyesi ortaya çıkıyor, 31.106 oyuncu, yönetmen , senarist, yapımcı tüm sinema emekçileri var burada.

Müze içinde üniversite öğrencileri rehberlik yapıyorlar, o gün bana Yeditepe Üniversitesi öğrencilerinden Ege Çınar rehberlik yaptı, Genç yaşına rağmen işini profesyonel olarak yapan arkadaşı kutlarım.

Sayısını hatırlayamadığım yönetmenlerin Türk Sinemasının dünyanın en önemli festivallerinden kazandığı ödülleri, ayrıca 29 Ekim 1933 tarihinde, Ankara Hipodromu’nda, Türkiye Cumhuriyeti’nin 10’uncu yılı kutlamalarında Mustafa Kemal Atatürk tarafından okunan “10. Yıl Nutku”nun çekildiği kamerası, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Sinematografın Yolculuğu (1895-1923)” sergisi yanında Gülyabani, Kemal Sunal, Ömercik ve Adile Naşit’in mumya heykelleri var.

Tarihsiz Film bu aralar Youtube ‘da favorim!

İyi ki sosyal medya var, bu pandeminin bizleri evlere bağlaması nedeniyle hayatımızın bir bölümü sosyal medyayı kullanmak ile geçiyor, hafta içi youtube da gezinirken fark ettim ‘Tarihsiz Film’ sayfasını, ilk etapta Esra Değirmencioğlu dikkatimi çekti ilk konuğu idi programın, neşeli ve esprili muhabbeti ile sohbet ediyordu, Zulawski’nin ‘ Possession’ adlı filmini konuşuyorlardı, izledikçe güldüm ve eğlendim, Tarihsiz Film’in ikinci konuğu ise İpek Bilgin idi. Onunla da Bob Fosse’nin ‘ Cabaret ‘ filmi konuşuluyordu. İki program da filmlerden ziyade bu iki kadının kaliteli muhabbeti karşısında durakladım, filmin inceliklerini kendi gözlemlerini yer yer alaycı yer yer de bilimsel şekilde açıklıyor oluşları mükemmel idi.



‘ Tarihsiz Film’ in sunumunu ve yapımcılığı tiyatrocu Gökçe Oraloğlu yaparken Tarihsiz Film’in yürütücü yapımcılığını Badegül Kurt, yapım koordinatörlüğünü Şan Bingöl üstleniyor.

Aslında Tarihsiz Film’in amacı yıllar evvel ses getirmiş döneminde gişe rekorları kırmış filmleri günümüze tanıtmak daha doğrusu hatırlatmak, filmleri izlerken kendi dünyaları ile sanatçıların karşılaştırmaları anlatılıyor.


Ben çok beğendim Tarihsiz Film’i, konuklarını özellikle programın yaratıcısı Gökçe Oraloğlu’nun konukları ile olan samimiyetini neşesi yanında aktüalitesini.

Yakın zamanda Tarihsiz Filmin konukları…..


31 Mart 2021 Merve Dizdar

07 Nisan 2021 Algı Eke

14 Nisan 2021 Lale Mansur

21 Nisan 2021 Senay Gürler

28 Nisan 2021 Ayta Sözeri

05 Mayıs 2021 Çigdem Selısık Onat

12 Mayıs 2021 Begüm Akkaya

19 Mayıs 2021 Funda Eryigit

26 Mayıs 2021 Begüm Akkaya

2 Haziran 2021 Derya Alabora

9 Haziran 2021 Selen Uçer

16 Haziran 2021 Nazan Kesal
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Metin Zakoğlı

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz