Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
24 Şubat 2021 00:51

Mert Levent; Herkesin çaldığını çalmaktan keyif almayan bir Dj’im.

Evet, gerçekten de öyle, pikabının başına geçtiğinde bizleri başka dünyalara götüren seçkileri ile her daim alkış toplayan mesleğini en iyi yapanlardan olan Dj Mert Levent ile hafta ortası Caddebostan’da buluştuk, ben sordum o cevapladı, Dj’liği neden ve nasıl seçtiğini, mesleğinin inceliklerini, çalışmalarını, pandemi sürecini, projelerini ve tabii ki Mert Levent’i.



Dj kabininde 30 yıl dile kolay nasıl geçti bu süreç?


Net söyleyeyim ki her gün daha üzerine koyarak daha keyif alarak ve daha büyük aşkla bağlanarak geçti. Elbette sinir stress vs.. Bir çok yaşandı ama tadı yanında bu kadarcıkta tuzu olması gerekiyor diyebilirim sana.

Benim en büyük şansım İstanbul gece hayatının zirve yaptığı dönemi en içinde bire bir yaşayarak ve çalışarak geçirmiş olmam.

O günlere tekrar geri döner miyiz şu an için bilemiyorum ama iyi ki geçmişte o şaşalı gece hayatının bir parçası olarak Dj kabinlerinde insanlarla buluşmuşum.


Tanıyabilirmiyiz Dj Mert Levent ‘i.


Ben 1970 İstanbul doğumlu 5 göbek İstanbul’lu bir ailenin ferdiyim.

Aslında çekirdek ve memur bir aile. Bir erkek kardeşim var ki o asla benim gibi müzikle ilgili müzikle yaşayan bir karakter olmadı bana rağmen.

Müzik hayatıma önce rahmetli babamdan daha sonra da 13 yaşında mahalle arkadaşımdan bir tutku şeklinde geçti ve bugüne kadar büyüyerek devam etti.

Ben müziğe olan tutkum yüzünden kendime meslek seçmekte çok zorlandım.

Hatta seçemedim ve hayatıma müzik eğlence organizasyon ve benzeri saha etkinlikleri ile yön verip bugünlere kadar geldim.

Üniversite imtihanına bile müzik çaldığım klüpten sabah saat altıda taksi ile gittim zar zor yetiştim .

Aslında müzik benim işim ve yaşam şeklim olmuştu o yıllarda.

Bugüne kadar tek bir şey için uğraştım ‘’Her ne yapıyorsan kendine en yakışanı ile yap. Yakışmayacağına inandığın hiç bir işi de yapmış olmak için yapma’'

Bu felsefenin çok ağır geldiği yaşlar ve yaşayışlarda olsa hayatta bana kattığı ve kişisel gelişimle ilgili bana öğrettiği mesleki koskoca bir 30 yılı geride bıraktım .

Bundan hedef mesleğin bana kattıklarını en doğru şekilde uygulamaya devam ederek benden sonrakilere de bu yolda doğru ve en kaliteli yol ışığı yol asistanı olabilmek.

Bu yolda ki birikimleri paylaşmak bana çok keyif veriyor. En çok ta anlattığımı gerçekten anladığına inandığım insanlar üzeri ki veririmim bana gurur kaynağı olarak geri dönüşler sağlıyor.


Nasıl Dj olmaya karar verdin, yıllar önce Dj olacağım diye bir düşünceyi nasıl elde ettin?


13 yaşında mahalle arkadaşımın evinde babasının müzik setini gördüğümde ilk büyük elektronik aşkı ve tutulmayı yaşadım.

Sonra o müzik seti üzerinde durmadan çalan bir kaset için ne kadar uzun şarkı bu yarım saattir hiç bitmedi dediğimde bunun DISCJOCKEY’ler tarafından yapılan miksli bir kaset olduğunu öğrendim.

Ve o sihirli kelimeyi duyduğum an bana çok karizmatik çok farklı ve bir o kadar da özel geldi. DISCJOCKEY

O gün 13 yaşında aklıma kazındı ve sonrada hiç çıkmadı zaten. Hep üstüne gittim ve başardıkça daha içinde oldum ve hep seçildim. Sonuçta bugün inanmanın ve başarının 30. Yılı benim hayatımda.

Meslek hayatında çok yerde çalıştın seçici olduğunu çok iyi biliyorum ama seni de seçti insanlar meslek prensiplerinden bahsedebilir misin?

Doğru insanlarla buluşabileceğim dükkanları hedefledim hep genç yaşlarımda. Sonra insanlara müzikle dokunabileceğim dükkanları hedefler oldum. Sonra doğru müziği doğru insanlarla buluşturabileceğimiz mekanları yaratmada gerek mimari projelere gerekse işletmeci ya da patronlarla fikir birliği kurmaya başladım

Bunu eventlere organizasyonlara davet ve düğünlere kurumsal vs. bir çok saha operasyonuna döktüm aynı zamanda içimde ki organizasyon ve yaratıcılığıda müzikle birleştirdim.

Tek prensibim oldu. Her şeyin almam ve öğrenmem gerekeni alıp aklımda tuttum kafamda mesleki cep yaptım bilgileri orada stokladım. Tabii bu kafada ki cep dolarken pantolonda ki cepte doldu anlamına gelmiyor.







Maalesef ekonomik olarak her zaman gece hayatı kazandırır diye bir kural yok elbette ki bugüne kadar bu iş ile yaşayıp ayakta durduğumuza göre ekonomik kazançlar da önemli ancak dışı seni içi beni yakar sözünü de asla unutmamak lazım.

Çok büyük zorluklara göğüs gerip bugünleri görüyor ve başarılı olarak adlandırılıyorsun.


Özel gecelerin düğünlerin, şık partilerin ünlü Dj isin, yurtiçin de herhalde çalışmadığın yer yok gibi, yurtdışında nerelerde çalıştın?

Yurt dışında çok bulundum ve uzun soluklu kaldım yaşadım ve çalıştım.

Atina’da 3 senem geçti hem yaşadım hem çalıştım.

Ben aynı zamanda TC için müzik çalmış üzerine milli forma giymiş Milli bir DJ’im.

2020 Olimpiyat Seçmeleri için Türkiye’yi Temsil Heyeti ile final seçimlerine gittim ve orada müzik çaldım.

Fiilen içinde bulunmadığım ama TC için benim hazırladığım müziklerin çalındığı da birçok etkinlikte müziklerimle bulundum da oldu ayrıca.



Arjantin - Buenos Aires

Rusya - Sibirya - Hanty Mansisky

Çekya - Prag

İspanya - Bilbao

Yunanistan - Atina

Almanya – Düsseldorfnde

Azerbaycan - Bakü

Gürcistan - Batum

Fransa - Paris

Bosna Hersek - Sarajevo

K.K.T.C

Kabine geçtiğinde repertuar seçiminde seçici olabiliyor musun?

Hem de ÇOK…

Açıkçası ben herkesin çaldığını çalmaktan keyif almayan bir DJ’im.

Kendimi tekrarlamaktan çok sıkılırım.

Hep araştırır hep eskiyenin yerine yenisini koymak ve sayıyı arttırmak için çalışırım.

Arşivcilik çok zor bir iş. Müzikleri tasnif etmek ve gerektiğinde çıkarıp en uygun yerde ve zamanda onu hakkı ile insanlarla buluşturmak çok önemli.

Keşke herkes bu kuramlara dikkat edip hem kendi değerini hem de mesleği yüceltse.


Bakıyorum da bugün herkes Dj, mesleğini eğitim alarak veya çok iyi yapanlar ile aslında Dj olmayıp da az biraz popüler olanların bu mesleği yapmaları hakkında neler düşünüyorsun?


DISCJOCKEY ‘lik insanların gözünde hala bir HOBBY meslek olarak biliniyor ancak bugün DISCJOCKEY’lik dünyanın en geçerli mesleklerinden biri.

Ben hiç bir zaman’'Ben oldum demedim''. Bana hadi artık sen oldun ve bu işi sen yapacaksın dediler. Ancak senin de söylediğin gibi şimdi herkes ben oldum deyip arkasına sosyal medya gücünü de alıp bir anda benim karşıma karşı teklif veren ancak hiç bir geçmişi olmayan bir meslek erbabı gibi de çıkabiliyor.

Açıkçası insan yıllarını hatta tüm gençliğini verdiği profesyonelliği açısından bu durumlara kırılıp üzülüyor ama buna çareyi ben tek başıma bulup değiştiremem.

Dolayısı ile iyi olanın kazanacağı ümidi ile en doğru olanı en iyi bildiğimi yapmaya devam edip ses getirmek ve farkındalık yaratmaya devam etmekte kararlıyım.

Bir yıl oldu ciddi bir pandemi süreci yaşıyoruz özellikle eğlence sektörü ağır yaralar aldı bu süreçte Dj Mert Levent ile evdeki Mert Levent neler yaşadı?

ERKEN EMEKLİ …….

Tabii ki hiç beklenmedik bir yıl ve yaşayış oldu. Çok sevdiğim mesleğimden ve alışık olduğum sosyal hayatımdan dolayısı ile ekonomik kazançlarımdan çok uzak kaldım.

Birikimleri çatlatan bir süreç oldu bizler için.

Evde ne yaptım ? Olabildiğince müzikten uzak kalmadım. Evde atıl kalan arşivi toplayıp onları yarın müzik çalacakmışım gibi düzenleyip hazır ettim ki internetin keşfi ile müzik sonsuz bir okyanusa döndü, bilmediğin her şey yeni oldu. Artık Ara Bul Dinle Ayıkla inanılmaz zaman ve mesai alıyor.

Bunun yanı sıra Instagram üzerinden canlı yayınlara başladım ve meslekle ilgi hem kendi birikimlerimi hem de diğer meslektaşalarımın birikimlerini ortak platformlarımızda tartışmaya açtım.



Ha evet, İnstgram'da Dj Talks nasıl gidiyor?

Bu yayınları haftanın iki günü yapıyorum.

Perşembe gecceleri 21.00 - 23.00 arası Müzik Efsaneleri

Pazarlar gündüz kuşağı 15.00 - 17.00 arası Dj Talks

Müzik Efsanelerinde konuklar benim el aldığım jenerasyonun unutulmaz marka isimleri ki onların anlatacak çok ama çok ciddi bir bilgi birikimleri var bunları paylaşıp o vizyondan geleceğe bakışı tartışıyoruz.

Pazarları ise hem kendi jenerasyonumdan hem de bizden daha genç jenerasyondan meslektaş arkadaşlarla hem mesleği hem meslekten beklentileri hem de katılımcı soruları ile merak edilenleri konuşuyoruz.



Bunu yapmamda ki en büyük neden önümüzde ki kışa tam anlamıyla hazır etmeyi düşündüğüm meslek birliğinin temellerini doğru atmak ve herkesi bununla ilgili olarak bilgilendirip bunun gerçek ve büyük bir eksiklik olduğunu gözler önüne sermek.

30 yıldan fazladır gecelerdeyiz son 5-6 yıldır özellikle İstanbul gecelerinde fark edilir bir düşüş sözkonusu, geçmiş ile şimdiki eğlence hayatını kıyaslayabilir misin?



Ne kadar eğitim ve kültür geçmişin varsa o kadar eğlenirsin.

Yani çocukluk yaşlarında ya da sonraki yıllarda piyano bale dans resim vb.. bir çok eğitim aldıysan bu senin eğlence kültürüne o kadar büyük etki eder duyduğun bir waltz ritime dansı ile cevap verir hem kendini mutlu eder hem de bulunduğun ortama renk ve enerji katarsın.

Ancak hiç bir kültürel birikimin yoksa gece sadece seni mutlu eden tınılara dönüşür ve nihayetinde Ankaranın Bağlarında son bulur :)

Demek istediğim dinlediğin müzik ettiğin dans senin yaşamsal kültür hazinenin birer parçasıdır. Dolayısı ile son 15 senedir kan kaybeden sektör bugün pandemi süreci ile geri dönüşü imkansız noktalara gelmiş ve dayanma gücü olmayan %65’lik bir oran sektöre veda etmiş durumdadır dolaysı ile bu iki ana başlık dışında şu an ki süreci irdelemek ya da vurgulamak yersiz ve manasız olur düşüncesindeyim


Dünyadan örnek aldığın, Türkiye’de beğendiğin, veliahtım diye bileceğin Dj'ler kimler?

Az evvel de bahsettiğim gibi herkes kendi kadar kendi yaşayışı eğitimi kültürü ve sosyalliği kadar başarılı DJ olabilir.

Geliştirilebilir bir çok mesleki özelliğe de sahibisiz .

Dolayısı ile kimseden ben olamaz beni taklit etmelerine de gerek yok benim de kimse gibi olmaya niyetim hiç olmadı bugüne kadar bu söylemlerim EGOSANTRİK olarak algılanmasın çünkü herkesin ruhu ve duyguları farklıdır kimse kimse gibi olup hayata aynı pencereden aynı yorumla bakamaz.

Herkes çok çalışıp kendi olma yolunda sebat edip mesleğe biatta bulunmalı.

Meslekte başarılı olmak için önce iyi insan olmak ve sonra da müziği çok iyi öğrenmek gerekmekte. İnsan olmadan sadece DJ’lik değil hiç bir meslekte başarılı olunmaz gelen başarıda kalıcı olmaz.

2021 baharında inşallah normale döneceğiz yakın zaman projelerin hakkında bilgi verebilir misin?

Bu Yaz sezonu için açıkçası tüm üst düzey projeler Bodrum’da olacak gibi gözüküyor.

Ancak günübirlik gerek İstanbul içi ya da dışı organizasyon ve davetlere de zaman ayırmam mümkün elbette ama içinde bulunduğumuz pandemi süreci buna ne kadar müsade eder yaşayıp göreceğiz.

Son bir soru Türk Pop Müziği ve Radyoculuğu hakkındaki görüşlerin neler?

Türkiye’de genelleme yapmam gerekirse radyoculuktan ve Türk Popun memnun değilim. Beni mutlu edecek radyo istasyonu sayısı ittir kaktır 2’yi - 3’ü geçmez.

Aynı kısır döngü Türk Popu için de geçerli.

Ne zaman yeni Erol Evgin’ler yeni Barış Manço’lar Ajda’lar vb… çıkartırız ve bunların toplum olarak arkasında durur ve gelişimleri için katkıda bulunuruz ya da onların misyonunun yeni ve dijital temsilcilerini güzel müzikleri ile iyi radyolar üzerinden keşfederiz ancak o zaman ben Popüler müziği o zaman mutlu olabilirim.

Şu dönem dinlerken bana keyif veren Gökhan Türkmen’in Soul Music Genre’sı altında yaptığı çalışmalar var onları adeta bir batılı yapıt gibi keyif alarak dinleyebiliyorum.



Sibel Can, Hakan Altun ve Hüsnü Şenlendirici ile ‘ Şarkılar Bizi Söyler ‘

Perşembe akşamı başlıyor Sibel Can, Hakan Altun ve Hüsnü Şenlendirici’li ‘ Şarkılar Bizi Söyler ‘, yapımcılığını Poll Production’un yaptığı program Kanal D ekranlarına ayrı bir renk katacak.

Her hafta ünlü bir müzik insanının eserleri ile olacağı bu keyifli programda sanatçıların dünden bugüne şarkıları, anıları, Sibel Can ve Hakan Altun yorumlarıyla seyirciye ulaşacak. Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Neşet Ertaç, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur gibi ustaların şarkıları ‘Şarkılar Bizi Söyler’ de olacak.



Yakın zamandır Kanal D ekranlarında ‘Al Yazmalım’ jeneriği ile seyirciye ulaşan epey de dikkat çeken ‘ Şarkılar Bizi Söyler ‘ ile tv ekranı pandemi döneminde İbo Show dan sonra ilk eğlence programı olacak, böylelikle tv dizilerinin saltanatı bu programlar ile kırılacak gibi pek yakında bir çok özel isimde tv de eğlence programına başlamak üzere…….


Eylem Pelit’den ‘ BASS SONATAS’

‘Albüm çalışmalarına müzikalite dışında neşe katan basçı ‘ olarak yazılmış Eylem Pelit için Ekşi Sözlük’de, gerçekten de öyle müzisyen, besteci, aranjörlüğündeki başarıları yanında doğru insanlardan ve neşeli bir kimlik o.

Geçen hafta pandemi sürecinde hazırladığı bestelerini ‘Bass Sonatas ‘ adı altında dijital platformda müzik sevenlere sunan Eylem Pelit’in bu özel eserlerini dinliyorum bu aralar, Dağhan Baydur’un fikir babası olduğu bu bestelerin mix & mastering çalışmalarını Erkan Aydın yapmış, Müzikotek’in desteği ile oluşmuş eserler. Kayıtların hemen hepsi pandemi nedeniyle Pelit’in Fenerbahçe’de ki evinde gerçekleştirmiş. Ortam müziği diyebileceğimiz yol besteleri bunlar.


2015 yılında yayımladığı ‘Yedi Uyuyanlar ‘ albümü yanında sayısını unuttuğu birçok sanatçının albüm kayıtlarında ve konserlerinde bulunan Eylem Pelit 1997 yılında Türkiye’ye 3.cülük getiren Eurovizyon Şarkı Yarışmasında Şebnem Paker’e eşlik etti. Fosforlu Cevriye, Ömrüm ve Tahir ile Zühre müzikallerindeki şarkıları besteledi. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarında öğretim görevlisi olan Pelit’in ‘Bass SonatassII ‘ kayıtları da daha şimdiden hazır.


MELİH SELÇUK DÜNYA'NIN EN İYİLERİ ARASINDA


Onu ilk ‘Adını Feriha Koydum’ dizisinde izlemiştim, Feriha’nın abisiydi. Daha sonra ki yıllarda dizi filmlerden çok başarılı sinema filmlerinde rol aldı Melih Selçuk, Bu yıl 1 Mart - 5 Mart tarihleri arasında düzenlenecek olan 71.Uluslararası Berlin Film Festivali’nin ‘Acting Studio’ bölümüne davet aldı oyuncu.

Her yıl düzenlenen festivalde Talents bölümüne dünyanın çeşitli ülkelerinden binlerce başvuru alınıyor. Berlin Film Festivali’nde özel davetliler arasında yer alacak olan Melih Selçuk, bu yıl Türkiye adına bu daveti alan ilk oyuncu oldu, burada çeşitli eğitim ve seminerlere katılacak. Festival, 120 ülke 3000 başvuru arasından seçilen, Melih Selçuk’un da aralarında yer aldığı 12 oyuncuyu geleceğin sinemacıları olarak tanımlıyor. Ayrıca başarılı oyuncu Melih Selçuk’un başrolünde yer aldığı ‘Okul Traşı’ filmi de festivalin panaroma bölümünde yer alacak filmler arasında bulunuyor.



Selçuk’un rol aldığı Ferit Karahan’ın, yeni filmi “Okul Tıraşı”, online olarak gerçekleşen Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali / Eastern Promises Industry Days Works in Progress yarışmasında First Cut+ Özel Ödülü’nü kazanmıştı.

Yapımcılığını Kanat Doğramacı’nın üstlendiği “Okul Tıraşı” filminde Melih Selçuk yanında Ekin Koç ve Mahir İpek gibi başarılı isimler rol almış, Film 2019 Ocak ayında Van Bahçesaray ‘da çekilmiş. Mart başında gerçekleşecek 71. Uluslararası Berlin Film Festivali pandemi nedeniyle festival sürecinde online olarak gerçekleşecek, Ödüller ve gösterim 9-20 Haziran’da gerçekleşecek. Melih Selçuk ve ‘Okul Tıraşı’ ekibine şimdiden başarılar.
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Caner Ural

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz