Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
06 Ocak 2021 13:40

Buse İskenderoğlu: Aynada ki beni seksi buluyorum!

2021 yılının ilk röportajını bir kraliçe ile gerçekleştirmek ayrı bir duygu oldu benim için 2016 Türkiye Güzelimiz , ekranın başarılı sunucusu, podyumların aranan mankeni, fotomodel ve gerçekten güzel, samimi zarif bir hanım Buse İskenderoğlu, kendisi ile Show TV stüdyolarında yılbaşı çekimlerinde konuştuk, bir ay önce geçirdiği covid19’u, güzellik yarışmasından sonra hayatının nasıl değiştiğini ekran ve sinema serüvenini tabii ki Buse İskenderoğlu’nu!


Öncelik ile geçmiş olsun, zannedersem bir ay oldu covid oluşun, neler yaşadın, neler hissetin bu süreçte?

Teşekkür ederim Caner, hastalığı çok şükür hafif atlattım. Bolca uyuyup güzel beslenerek toparlandım. İnsan başta bi korkuyor tabii ki, e şimdi ne olacak bana tribine ara ara girmedim desem yalan olur. İlk defa bir hastalığı tek başıma geçirdiğim için biraz garip hissetsemde yine de iyi geçirdiğimi düşünüyorum bu 10 günü.


İnsanın bir geccede Türkiye Güzeli olması nasıl bir duygu?

Değişik bir histi. Çok güzel bir heyecandı. Birinci seçildikten sonra ki 1 hafta yüzümde ki gülücük hiç düşmedi. Ama sana bir geccede bütün hayatım değişti desem yalan olur. Güzel kapılar açıldı demek daha doğru olur.


Tanıyabilir miyiz Buse İskenderoğlu’nu?

Eğlenceli, pozitif, samimi bir insanım. Spor ve doğa delisiyim. Doğanın içindeyken kendimi çok iyi hissederim. Tam bir müzik tutkunuyum. Aileme ve arkadaşlarıma çok düşkünüm. Hayatımı iyi niyet ve pozitif olgular üzerine kuruyorum. Kesinlikle bir karmanın olduğuna inanıyorum ve ona göre yaşıyorum.

Son dönem de ekranın ve podyumun aranılan isimleri arasına girdin. Hayatın yarışmadan sonra nasıl gelişti ?

Modellik çocukluğumdan beri istediğim bir şeydi. Lise yıllarımda zaten ufak ufak modellik deneyimlerim başlamıştı. Yarışmadan sonra ise bunu profesyonel olarak iyi isimlerle çalışarak bir üst seviyeye taşıdım.Tamamen mesleğim oldu diyebiliriz. Sonrasında ise kendimi daha da geliştirerek ekranlara geçtim ve bir mesleğim daha oldu. O da sunuculuk. Sanırım kendime kata kata ilerliyorum ve hedeflerime ulaştım, Tabii daha ulaşacağım bir çok hedefim daha var her şey istediğim şekilde ilerlerse.

Hafta sonu ekranında Cumartesi & Pazar günleri Show Tv’nin magazin programını başarı ile sunuyorsun. Sunucu olmak için çalışmaların neler oldu?

Tabii ki öncelikle diksiyon ve tonlama dersleri aldım aynı zamanda ilk başladığım dönem kendimi çok fazla izleyip yanlışlarımı görüp evde çalışıyordum. Show Tv yanında Bloomberg TV de devam ediyor orada da iki program sunuyorum. Sanırım diksiyon, duruş ve karakter olarak en çok Nevşin Mengü’yü beğeniyorum. Alanlarımız çok farklı tabii ki ama dediğim gibi ekranda karakterini çok sağlam ve düzgün yansıtabilmesi beni sunuculuk mesleğine daha da yakınlaştırdı.


Hemen Döneriz filminde de Sibel karakteri başarılı bir oyunculuk sergiledin. Oyunculuk da varım diyor musun?

Hemen Döneriz seti benim ilk oyunculuk deneyimi kazandığım yerdi biliyorsun. Benim için yeri ayrı. Oyunculuk hep kafamda olan bir meslekti. Dizi ve film izlemeyi ve oyuncuları gözlemlemeyi çok seven bir insanım. O yüzden oyunculuğa hep sıcak bakmışımdır. Ama gerçekten çalışma ve çok fazla efor isteyen bir dal. Yeteneğim olduğunuda düşünüyorum ama önce eğitimlerime devam edip kendimi bu alanda geliştirmeliyim.

Bir gün yaşlanacağını düşünüyor musun?

Daha çok anda kalan, anı yaşayan bir insanım. Geleceğimle ilgili tabii ki düşündüğüm şeyler oluyor ama şimdilik yaşlandığım zamanı çokta düşünmek istemiyorum sonuçta hepimiz bir gün yaşlanacağız. Her yaşın bir güzelliği var. O yüzden her yaşımızın tadını çıkarmalıyız.

Buse İskenderoğlu seksi mi?

Seksi olmak benim için farklı anlamlar taşıyor. Akıllara ilk gelen anlamıyla açıklamam gerekirse aynadaki beni tabii ki seksi buluyorum. Ama bana göre bir insan duruşuyla, vizyonuyla, düşünce tarzıyla, genel kültürüyle, mizahıyla da seksi olabilir. Benim için daha geniş bir anlam taşıyor anlayacağınız.


Pandemi sürecinde olmasak 2021 hayallerin nelerdi?

Daha çok yurtdışı hatta belki yurtdışında iş bağlantıları.

Fırat Sayıcı’dan "Sinemada Yol ve Yolculuk"

Sinema yazarı ve Esenyurt Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fırat Sayıcı'nın üçüncü kitabı "Sinemada Yol ve Yolculuk" Platanus Yayınları'ndan çıktı 2020’in son günlerinde.

Daha önce Türk Sinemasında Gerçekçilik” ve “Yeni Başlamayanlar İçin Sinema” isimli iki sinema kitabı bulunan bu üçüncü çalışmasıyla da adeta arşivlik bir eser ortaya çıkaran Fırat Sayıcı Türk ve Dünya sineması üzerine akademisyenlerin, sinema öğrencilerinin ve de sinemaya ilgi duyan, işin biraz daha derinine inmek isteyen sinemaseverlerin rahatlıkla okuyabileceği " Sinemada Yol ve Yolculuk" üzerine çalışması ile sinema sanatını sadece izleyerek değil üzerinde düşünerek, tartışarak, kafa yorarak hayatına dahil edenlerin kitabını kapsamlı bir şekilde yazmış.

"Sinema sanatının en güzel örneklerinin görüldüğü yol filmleri gücünü karakterlerden, mekanlardan ve tesadüflerden alır. Filmlerde gördüğümüz yolculuk sadece maddi değil aynı zamanda manevidir. Karakterin fiziki yolculuğu bir süre sonra içsel yolculuğa dönüşür. Karakterin dönüşümü seyirciyi de etkiler. Felsefenin insanı, benlik, yaşam, ölüm, tanrı ve varoluşu sorgulatan tarafı sinema sanatı sayesinde yeni bir forma kavuşmuştur. Bu form alışılmış kalıpların çok ötesinde daha akışkan ve verimlidir. Ünlü teorisyen Joseph Campbell’ın “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” modelinin en iyi gözlemlenebileceği yol filmleri psikolojik, sosyolojik, tarihsel ve felsefi okumalara da oldukça açıktır. Bu kitapta “Easy Rider”dan “Puslu Manzaralar”a, “Paris, Texas”dan “Kikujiro’nun Yazı”na dek sinema tarihine damgasını vurmuş yol filmleri kahramanın sonsuz yolculuğu kapsamında değerlendirilmiştir.


2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar veren Sayıcı, çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan biri.

Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli film festivallerinde de jüri üyeliği ve danışmanlık yapan kısa film üzerine workshoplar düzenleyen Fırat Sayıcı aynı zamanda 2008 yılında Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olmuş, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans ve doktora öğrenimini tamamlayan Sayıcı. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı. Geçtiğimiz yıllarda Kanal D’de yayınlanan ve Ömür Gedik’in sunduğu “Cinemania” programının yapımcılığını ve editörlüğünü üstlenen Sayıcı , 2008 yılından beri de SİYAD üyesi, birçok gazete, dergi ve internet sitelerinde sinema yazıları yazmaya devam etmesi ile beraber kurduğu Mad Informatics Ajansıyla piyasaya sosyal medya ve PR hizmeti vermeye devam ediyor. “


Televizyon kanalları out, online konserler in oldu yılbaşı gecesi!

Abartmıyorum yılbaşı Tv eğlencesi hazırlamak için çok da profesyonel olmak gerekmiyor, bu yıl pandemi var diye her şeyden elimizi ayağımızı kestik ama neydi o tv kanallarının acizliği tarihi eser olmuş sanatçıların gülemediğimiz esprileri dolu bir gece ile yaşamaya mahrum olduk cümle alem. Madem Evde Kal! , hatta komşuya da gitme deniliyor haliyle güzel programlarla kitleyeceksin tek eğlence Tv karşına insanları o zaman raitingini de alırsın kendini yormadan reklam payını da, her dakika çırpınmazsın reklam kaygısı diye.


Hepimiz hatırlarız tek kanallı yılbaşı gecelerini, gazetelerdeki sayfa sayfa tren saati gibi dakika dakika sanatçıların TV’ye çıkış listelerini şimdi nerede 10 larca TV kanalı var, bir iki program ve hep aynı sanatçılar ile 2021 ‘ e girdik, yüzlerce sanatçı var hepsi evlerinde çıkar onları tek şarkı okut, onlar motive olsun, bizler eğlenelim yok tabii, bazı kanalların yılbaşı eğlence programı dahi yoktu, hele hele gece saat 24.00 den sonra yayınladıkları yerli filmler tüm kanallar sınıfta kaldı bu yıl.



Ama korona ile beraber online olarak hayatımıza giren konserler muhabbetler pek revaçta idi. Ben Tan Tançı ve konuklarını izledim bilgisayarımdan

Tan Taşçı’nın sanatçı dostları Hakan Aysev, Melek Mosso ve Rubato ile beraber hazırladığı #EvdeYılbaşı konserinde, hasret kaldığımız eski yılbaşı eğlenceleri,

bu kez Bayhan Prodüksiyon organizasyonuyla, çevrimiçi cihazlarımızla evlerimize getirdi. 31 Aralık 2020 saat 21:00'de başlayan yayın 01 Ocak 2021 00:40'a kadar

Passolive üzerinden canlı olarak yayınlandı. Taşçı, kariyerinin ilk çevrimiçi canlı konserini de bu özel yılbaşı gecesinde konukları ile verdi. Tan Taşcı dijital dünyada iyi bir ses ve görüntü kalitesi ile böyle konukları ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti de dile getirdi yayında.

Gecenin açılışını uzun bir fasıl ile başlarken geceye sanatçıların solo performanslarının yanı sıra düetler de muhteşemdi.

Fasıl sonrası Tan Taşçı solo ile devam eden konserde Tan Taşçı ve Hakan Aysev'in "Caruso" ve "Gel Barışalım Artık" düetleri gecenin ilgi çeken anlarından oldu.

Melek Mosso solo şarkılarının ardından Tan Taşçı besteleri "Ağla Ağla", "Bilir mi?" ve Yıldız Tilbe coverı "Çat Kapı" düetleri için sahnede buluşan Taşçı ve Mosso’ya bayıldım. Hatta kızdım kendime Melek Mosso’yu sahnede daha evvel izlemedim diye, "Ezberleri Bozalım" işbirliği ile yılın ilk aylarından itibaren adından söz ettiren Tan Taşçı ve Rubato, birlikte şarkıyı ilk kez canlı olarak yılın son gecesinde çevrimiçi konserde söylediler.


2021'e sahnede giren Tan Taşçı, Hakan Aysev, Melek Mosso ve Rubato, yeni yılı bir Ferdi Özbeğen klasiği "Gündüzüm Seninle(Aşkını Bir Sır Gibi)" performansı ile karşıladı. Yılbaşının en büyük klasiklerinden oryantal da Nebahat Şenel tam 00:00'da sanatçılara eşlik etti. Valla gözüm bir yanda da TV de idi hiç oryantal göremedim bravo Tan Taşcı’ya.

Uzun bir ön çalışma, provalar ve büyük bir heyecan ile hazırlanan Tan Taşçı ve Konukları #EvdeYılbaşı konseri, 3 saat 40 dakika boyunca ekran karşısında keyifli bir yılbaşı gecesi yaşadık. 2021 ‘e girerken Tv kanalları out, online konserler in özledim gençliğimin Bir Başka Gece, Bizden Size, Şahane Pazar gibi eğlence programlarını.

Fredo’dan Kadına Şiddete Hayır temalı şarkı ‘Sapıklar Firarda’.

Rap dünyasının başarılı isimlerinden Fredo gerçek adı Ferdi Akgün olan sanatçı yeni şarkısı ‘Sapıklar Firarda ‘ ile dijital platformda yükselişine devam ediyor.

Yaptığı çalışmalar ile adını güzel işler ile duyuran Fredo daha evvelki temalı şarkıları gibi yeni teklisi ile de ‘Kadına Şiddete Hayır’ diyor.


Söz ve müziği kendisine ait olan ‘Sapıklar Firarda’nın klibini Nazilli de bulunan Sultanhisar da cep telefonu ile kendisi yönetmiş, arkadaşı İsmail Çalışkan kameramalık yapmış.

Şarkının aranjesini İşviçreli bir aranjör yaparken kemanı Mert Kemancı çalmış .

Sosyal medya da daha ilk gününde ses getiren ‘Sapıklar Firarda’ ile Ferdi Akgün yakında çıkaracağı şarkılarının hazırlıklarını bitirmek üzere…….
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Caner Ural

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz