Caner Ural
Tüm yazıları ÖNE ÇIKANLAR Caner Ural [email protected]
22 Mayıs 2020 20:57

Bahar Öztan; 'Şimdiki film sektöründe bulunan oyuncular şanslı!'

Geçtiğimiz günlerde Müge Dağıstanlı Erdoğan ve Gülşen Yüksel Salt’ın sunduğu, ekranların başarılı magazin programı 2.Sayfa'da ‘Yeşilçam’ın en güzel kadın oyuncusu kim?' anketi yapıldı ve ankette ilk sıralarda ise güzelliği ile isminden daima söz ettiren Bahar Öztan... Vadi İstanbul’da ki evinde sakin bir hafta ortasında buluştuğumuz Bahar Öztan sanat yaşamı hakkında neler anlattı?


Ekranlarda onu ilk şampuan reklam filmiyle tanıdık... Sayısını kendisinin bile hatırlayamadığı reklam filmlerinin başrol oyuncusuydu Bahar Öztan. Daha sonra fotoroman oyunculuğu başladı hayatında ve birçok fotoromanda rol aldıktan sonra Barış Manço ile rol aldığı fotoromanı ile film yapımcılarının dikkatini çekti. Bu süreçle birlikte birçok film ve televizyon dizisinin aranılan oyuncusu olurken, aynı zamanda Türkiye’nin ve sevenlerinin 'Gamzeli Güzeli' olarak hep güleryüzlü, mütevazi ve başarılı bir sanatçı olarak gönüllerde yer etti. Söylediği şarkılar ile bambaşka bir kulvarda, sahne dünyasında da başarılı işler yaptı. Bir süre Amerika’da yaşadıktan sonra yurda döndü ve geçtiğimiz yıllarda ''Yeşilçam’ın Gamzeli Güzeli'' olarak Uluslararası Frankfurt Türk Filmleri Festivali, Bodrum Türk Filmleri Festivali, Köyceğiz Film Festivali, Uluslararası Elazığ Çayda Çıra Film Festivali başta olmak üzere birçok film festivallerinden almış olduğu Yaşam Boyu Başarı Ödülleri ile sinemanın en önemli aktrislerinden biri olarak seyircisinden alkışını almaya hakkıyla devam ediyor sanatçı... O halde başlayalım.

1) Koronalı günlere alıştık mı bilemiyorum, Bahar Öztan neler yaptı bu süreçte?

Zaten uzun süredir bağışıklığım düşük olduğu için çıkamıyordum dışarıya, bu nedenle benim için çok fark yaratan bir süreç olmadı. Evde oturup bolca film izledim, sevdiklerim ile görüntülü görüştüm ve Instagram'da canlı yayınlara katıldım.

2) Televizyonda birçok Bahar Öztan filmi ile sıklıkla karşılaşıyoruz, onları izlerken aklına gelen güzel anılar var mı?

Her filmin ayrı bir anısı oluyor, geçen haftalarda televizyonda 'Doktor Civanım' vardı. İlk sahnelerinde, Boğazköy tarafında bir derede rol gereği sevgili Kemal Sunal'ın dikkatini çekebilmek için boğulma taklidi yapiyordum. Filmi izlerken suyun ne kadar soğuk olduğunu hatırladım, öyle soğuktu ki ayaklarım tutmamıştı bir süre. Set arkadaşlarım sonrasında beni kucaklayarak oraya yakın bir eve götürmüşlerdi ısınmam için, bak bu da unutamadığım birçok set anımdan biri sevgili Caner.


3) İlk izlediğim filmin 'Şaşkın Milyoner'di, aradan uzun zaman geçti... O zaman mevcut olan sinema şartları ile şimdinin sineması arasında ne gibi farklılıklar var?

Bu zamanla o zaman arasında o kadar çok fark var ki! Biz bir kamera ile çalışırdık. Her şeyden birer tane vardı o yıllarda... Şimdi ise setlerde gerek kameralar olsun, gerek jimmy jip, dolly, ışıklar vs. en az 3-4 tane bulunabiliyor. Tabi son zamanlardaki go pro kameralar, dronlar vs. yeni teknolojileri hesaba katmıyorum bile. O dönemlerde bizim için bir tane 35mm’lik negatif film bile çok kiymetliydi. Boşa gitmesin diye bol prova yapıp öyle çekilirdi. Bunların yanı sıra karavanımız yoktu ve kıyafetlerimizi kendimiz alırdık. Makyaj ve saç yapmak tamamen bize aitti. Şimdiki film sektöründe oyuncular bu konularda şanslılar, geriye sadece rollerini yapmak kalıyor. Anlayacağınız fark kocaman bir uçurum gibi. Ancak bizde şanslıyız ki çok seviliyoruz.

4) Sönmüş Ocak, Küçük Ağa, Kıbrıs’ta Vuruşanlar, Serçeler Göç Etmez izlediğim televizyon dizilerindi... Halen de aklımdadır hepsi. Son dönemde izlediğin dizilerde gördüğün eksiler ve artılar neler?

Son dönemlerde dizilerde çok daha fazla imkan olmasına rağmen, konuları ve genel içerikleri çok birbirine benziyor. Yavaştan bunu değiştirmek için bir çaba var, o çabaları dizi-film platformanlarında görmeye başladık.


5) Hadi biraz gülümseteyim seni! Bodrum’u çok seviyorsun değil mi?

Evet, hemde çok... Bodrum benim için çok başka bir yer. Enerjisi, denizi... Ve özellikle doğal gıdalar bulabildiğim için çok severim orayı. Benim için çok özel bir yer Bodrum.

6) 80 ‘li yılların son çeyreğinde birçok gazinoda solistlik yaptın, Avrupa Turneleri oldu ve Bülent Ersoy, Seda Sayan, Sibel Can, Nurdan Torun gibi isimler ile çalıştın. Ses sanatçısı olma fikri nasıl gelişti hayatında?

Bizim dönemimizde sinemada meşhur olduktan sonra, sahneye çıkmak için teklifler geliyordu ve iyi paralar sunuluyordu. Belli bir süre dersler alıp kendimi geliştirdikten sonra bende sinemadan sonra sahneye geçtim. Tıpkı benden önceki büyüklerim gibi. O zaman halk bizleri göremiyordu canlı olarak ve ancak sahnelerde görüp izleyebiliyordu. Tabiki ancak bunların hepsi de müzik tutkum olduğu için olabildi.

7) Biliyorum ki müzik hayatının vazgeçilmezlerinden... Var mı müzik ile ilgili gelişmeler?

Aslında son 4-5 yıldır kafamda çok güzel projeler var, ancak kısmet olamadı onları gerçekleştirmek. Kısmet olursa pek yakında yeniden müzik ile ilgilenmek istiyorum. Müziği çok seviyorum çünkü müzik ruhun gıdası.


8) Bir sanatçı için alkış ve ödül almak paha biçilmez bir duygudur. Alkışı hep aldın, şimdi bakıyorum da salonunda birçok onur ödülü de var. Başarıların gerçekten takdir gördü, gönülden tebrik ediyorum... Ödül almak nasıl bir duygu?

Ödüllendirilmek vermiş olduğun emeklerin en güzel karşılığı denilebilir. Çünkü ödüller o zamana kadar elde ettiğin başarının temsilcisi ve bunları görmek bir sanatçı için gerçekten çok güzel bir motivasyon oluyor. En önemlisi insana ruhen güç veriyor.

YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: caner , ural , köşe

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz