Sedef Türker
Tüm yazıları ART OF FOOD Sedef Türker sedef@gecce.com 21 Aralık 2017 09:00

2018’in yeme-içme ve eğlence trendleri

Şöyle bir baktım da; 2018 yılı pek bir havalı geçecek gibi gözüküyor! Dünya trendlerini çok daha yakından takip edeceğimiz ve çok daha kolay benimseyeceğimiz bir yıl bizi bekliyor. Teknolojiden sanata, modadan spora her alanda oldukça renkli bir yıl bizi bekliyor. Yeme-içme ve eğlence sahnesinde de durum pek farklı değil. 2018’de gizli gizli eğlenecek, sağlıklı yemekler yiyeceğiz! Hazırsanız, başlıyorum..

Ev partileri popülerliğini yitiriyor!


Şehirde ayaklarımızın altına serilen o kadar çok imkan var ki, artık partileri evlerde yapmak demode hale geliyor. 2017’nin son günlerinden itibaren bu özel partilere de yepyeni bir boyut gelmeye başladı. Otellerin süitlerinde, VIP alanlarında hatta SPA’larında verilen partiler 2018 yılına damgasını vurmaya hazır. Artık ev partisi yaparken iki kere düşünün derim!

Kulüplerin açılış saati değişiyor!


2018’de eğlence geç başlıyor, çok daha uzun sürüyor. Artık gecce eğlencesi de boyut değiştiriyor. Bu sene akşam 22:00 civarlarında başlayıp gecce 03:00’te biten mekanlar pek tercih edilmeyecek. “After club” olarak aşina olduğunuz ve açılış saatleri 01:00 civarı olan gecce kulüpleri çok daha popüler! Gecce geç saatlerde açılıp sabaha kadar devam eden mekanlar 2018 yılına damgasını vurmaya şimdiden hazır! 2017 yılına damgasını vuran Klein bunlara bir örnek.

Eğlencede sosyal medyaya yer yok-muş!


Sosyal medya artık hayatımızın bir parçası olmaktan ziyade, neredeyse hayatın tümü haline gelmişken böyle bir şey düşünmek biraz zor.. Ama gerçek! 2018 yılında sosyal medyadan paylaşım yapılmayacak partiler ve eğlencelerle tanışacağız. Aslında bu ilk kez başımıza gelecek bir şey değil. Vakti zamanında içecek dolabının içinden girilen Gizli Kalsın ilk açıldığında da tanıtımı için sosyal medya mecraları tercih edilmemişti. Hatta herhangi bir tanıtım bile yapmak istememişlerdi. Ünlü akımına uğrayan mekan “gizli” bir şekilde kendi reklamını çok güzel yapmıştı o zamanlar; ama artık o eski ‘gizemi’ ve popüleritesini çoktan yitirmiş durumda! Temelleri yurt dışına dayanan bu gizli eğlence anlayışı 2018’de tam olarak anlam kazanacak. Partiye gittiğinizde davet sahibi sizden sosyal medyada paylaşım yapmamanızı rica edecek.. Bu konseptle aramıza en son katılan ise Grey’in mutfağından geçilip girilen Carbon! Sosyal medyaya hiç bulaşmadan, fısıltı gazetesine yönelenlerden..

Ayrıca; yurt dışından ülkemize gelen bu akımın şimdilerde popüler bir başka versiyonu daha var. New York'ta bulunan Dinnertable; gizli eğlence yerine gizli yemek anlayışına yöneldi. Barın içinden geçerek ulaşılan çok keyifli ve gizlenmiş bir restoran yaptılar. The Garret East isimli barın içinden geçiyor ve Dinnertable isimli restorana ulaşıyorsunuz. 2018'de yankılarını ülkemizde de görmek mümkün olabilir..

Eğlence günleri değişiyor!

Yıllardır bir “Saturday Night Fever”dır gidiyor! Sanki sadece Cumartesi geccesi eğlenilir gibi bir algı var. Evet, genel bir bakış attığımızda Cumartesi geccelerini es geçmek mümkün değil. Bir sonraki gün tatil; herkesin ortak eğlence günü haline gelmiş yıllardır. 2017 yılı boyunca zemini atılmaya başlayan Pazar eğlenceleri, yeni yılda çok daha tercih edilmeye başlıyor. Bir zamanlar Limoncello’da “Pazar Meyhanesi” konsepti vardı mesela; sonrasında 2017’nin en dikkat çekeni; Arnavutköy’de bulunan Whisper’da Mert Davran’ın canlı performansıydı. 2018’de bu Pazar eğlencelerini bir de Pazartesi eklenecek! Mekanların verdikleri sinyallere göre 2018 yılında bol bol eğlenip biraz daha az uyuyacağız...

Canlı müzik yine rakipsiz!


Son 1 yıldır, mekanlarda bir canlı müzik cümbüşü yaşanıyor. Konsepti ne olursa olsun; işletmeler artık en iyi canlı müziğin kazandırdığının farkına vardı. Küçüğünden büyüğüne tüm işletmeler canlı müzik gecceleriyle dikkat çekiyor! Bu sene özellikle yeni nesil genç isimler canlı müzik geccelerinden çok daha fazla ilgi görüyor. Zeynep Bastık ise bunların başında geliyor.

Geccelerde mekan mekan gezmek kalmadı!

Gecceyi aynı mekanda başlayıp bitirmek bu senenin en keyifli trendi bence! Özellikle kış aylarında yemek için ayrı, eğlence için ayrı, after için ayrı mekana geçmek neredeyse eziyet haline dönüşebiliyor. 2018 yılında yemeği de eğlenceyi de hatta zaman zaman afterı da aynı mekanda yaşamaya hazırlanın.

Tek çeşit yemek satan restoranlar!

İlk olarak aslında 5-6 yıl önce kendini göstermişti bu tek çeşit yemekli restoranlar. O sıralar ülkece buna pek hazır olmadığımızdan dolayı bir çırpıda yok olmuştu bu trend. 2018 yılında yeniden yükselişe geçiyor ve bu sefer tutunabilmeyi de başarıyor! Bu tek çeşit yemek satan restoran trendinin de tabii ki kökleri yurt dışına dayanıyor. Ama onlarda durum biraz daha farklı. Onlarda avokado, taco ve tartar gibi biraz daha havalı yemekler var. Mesela Amsterdam’da tüm menüyü avokado üzerine kuran The Avocado Show isimli bir mekan var; ekmek yerine bile avokado kullanıyorlar. Yine Londra’da Belli Freschi isimli bir avokado barı oldukça meşhur. Biz henüz o havalı yemeklere el atamadık ama 2018 bu açıdan oldukça bereketli bir yıl olacağının sinyallerini verdi.. Nişantaşı’ndaki Kuruvasan mesela; binlerce çeşit kuruvasan seriyor önünüze. Maslak’ta bulunan Taco Department ise yine tek çeşit yemek sunan nefis bir Meksika restoranı. Tek çeşit yemek satan restoranların sayısı 2018 yılında epey bir artacak!

Artisanal kasaplığa ilgi büyük!


2017 yılında kendini oluşturmaya başlayan artisanal kasaplık; yani sadece kasaplıkta uzman olmanın yetmediği, pişirme tekniklerinden ileri seviye şarküteri sunabilmeye ve damakla birlikte ruha da hitap etmeyi başarabilmeye kadar dayanan bir anlayış, 2018 yılında bir hayli popüler olmaya hazır.

Sokak lezzetleri ve gezgin restoranlar hayatımızın merkezinde!

2017 yılı fine dining ve şık restoranlar açısından biraz üzücü geçti denebilir. Sunset, Paper Moon gibi şehrin demirbaşları saymazsak birçok büyük yatırım üzücü bir şekilde noktayı koydu. Bunlardan en belirgin olanı ise Türkiye’nin bir zamanlar fine dining konusunda rakipsizi olan Topaz’ın aramızdan ayrılışıydı. 2017’nin ilk gününden itibaren yaşanan birçok olumsuz ve üzücü olay sonucu turist ayağını ülkemizden çekti. Bu durum da haliyle anında bizim sektöre de yansıdı. Topaz’ın ayrılışına olan üzüntümüzü, ekibin yeni konsepti Rana neredeyse unutturdu. Rana son dönemin en iyilerinden olmasına karşın Topaz’ın gitmesi çok da hayırlı olmadı aslında.. Durum böyle olunca; farklı ilgiler de kendini göstermeye başladı. 2018 yılı kesinlikle sokak lezzetlerinin yılı olacak! Gastronominin geleceği olarak gözüken bistronomi önümüzdeki yıl tam olarak şekillenmeye başlıyor. Moleküler mutfak, gastronomi tarihinin arka sayfalarına doğru ilerleyecek ve ilgi özgün kültürlere doğru yol alacak. Özellikle Basta Street Food bunların en popüler örneği. Küreselleşen yerelleşme akımının da eşlik ettiği menüler ön planda.

Anne yemeklerini çok özlüyoruz!

2018 yılı gastronomisinin en büyük farkı ise sağlıklı oluşu olacak. Detoks daha bir anlam kazanacak, fast food tüm çekiciliğini bir anda yitirecek ve anne yemekleri ön plana çıkacak. Artık ismini bile zor anladığımız yemeklerden ziyada, kendi topraklarımızda doğan malzemelerin kullanıldığı ve buram buram memleket kokan tatlara yöneleceğiz.

2018’in favorisi: Mantar!


Mantar, bugüne kadar mutfaklara lezzet katan bir yiyecek aslında. Ama 2018 yılında mantarın çok daha farklı halleriyle tanışacağız. Makarnanın, pizzanın üzerine konulan mantardan bahsetmiyorum tabii ki! Kahvelerin, tatlıların içinde bile mantarın değişik formalarını sıkça görmeye hazırlanın.
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz