Begüm Kılıç
Tüm yazıları EN İYİ MEKANLAR Begüm Kılıç begum@gecce.com 20 Mart 2019 18:45

“Gout de France” günleri ve Jazz kültürü

Geçmiş yazılarımda, tercih ettiğim mekanların konfor alanımda ( Nişantaşı, Arnavutköy, Cihangir) olduğundan bahsetmiş, yeni yerler keşfetmek için harekete geçelim demiştim. Baharın gelişi ile beraber rotayı farklı mekanlara hep beraber çevirelim. Bu hafta hepimizin sevdiği mekanlardaki iki etkinlikten de bahsedelim. Yemekte jazz ve Gout de France günü.

Kiss The Frog'da “Gout de France” günü!


Fransız turizmini ve yemek kültürünü tanıtmak amaçlı bu yıl 5. Kez “Gout de France” günleri düzenleniyor. İlkbahar’ın 1. Günü 21 Mart’ta 5000’den fazla şef 5 kıtada Fransız mutfağı ile bu günü kutluyor. Bu günü kutlayan mekanlarda da sadece 21 Mart’a özel bir menü hazırlanıyor.

Bu günü kutlayacak mekanlardan biri de Rumelihisarı’nın farklı ve samimi mekanı Kiss The Frog . Mekanın kapısından girdiğiniz anda masallar diyarına adım atıyorsunuz. Kapıda sizi sevimli bir kurbağa karşılıyor. Her adımda da yeni sevimli kurbağalar ile tanışıyorsunuz. Mekanın isminden de anlaşıldığı üzere kurbağayı öpüyor, mekanı da çok seviyoruz. Bu mekanın yaratıcısı Gül Etker, kendi pozitif enerjisini mekana fazlasıyla yansıtıyor. Benim için bir mekanda olmazsa olmaz samimiyet ve rahatlık da bu sayede arşa çıkıyor.

Deniz mahsülleri severler için de benim önerim Bacon mantar karidesli pizza... Mekanda Çarşamba akşamları da Yeşim Pekiner ile Love & Jazz geccesi oluyor. Yeşim Pekiner’in muhteşem sesi de ekleninde keyifli bir gecce geçiriyor ve kapıdan çıkarken kurbağayı öpmek istiyorsunuz.

Peki kurbağayı öpersek prense mi dönüşecek?


Günün özeti : mumlu şömine ve Salomanje


Geçmiş yazılarımda, tercih ettiğim mekanların konfor alanımda ( Nişantaşı, Arnavutköy, Cihangir) olduğundan bahsetmiş, yeni yerler keşfetmek için harekete geçelim demiştim. Ben yeni yerler keşfetmek için harekete geçtim. Fakat dönüp dolaşıp kendimi tekrar Nişantaşı’nda Atiye Sokak’ta buldum.

Salomanje Atiye Sokağın en eskilerinden. Klasikleşmiş belli bir müşteri kitlesi var. Öğlen arası yemek için kaçanlar, Nişantaşı’na yolu düştüğünde bir kahve için ziyaret edenler veya hafta sonu ailesi ve sevdikleriyle gününü orada geçirenler. Öyle ki mekanın personeli ile de dost oluyor insanlar. Ve mekanda gözle görülebilen bir samimiyet hakim oluyor. Bahsettiğim samimiyet renkli duvarlar, şeker aksesuarlar değil. Gerçek bir samimiyet, arkadaşlık ve dostluk. Bu durum da mekanın müdavimlerinin sayısını her geçen gün arttırıyor.

Ben mekanda en çok içerideki şömineli alanı sevdim. Şarabı, keyif yapmayı ve göze hitap eden şeyleri sevdiğimden midir bilmem bir köşeyi şimdiden sahiplendim.

Günün stresinden kaçmak, izole birkaç saat geçirmek için yeni tercihim Salomanje, bir kadeh?

Yemekte Jazz: Fenix


Klasikleşen, çoğunluk tarafından kalitesi benimsenen bazı mekanlar vardır. Fenix’de Dream Grubu’nun başarılı mekanlarından biri. Başarı kolay kazanılmıyor, başarılıyım deyip oldumculukla da olmuyor. Fenix benim gözümde bu dengeyi koruyan, sürekli yenilenip gelişen bir mekan.

Ve artık Pazartesi ve Salı akşamları “Yemek’te Jazz” ile karşınızda. Bu akşam Vokal’de Ceren Gündoğdu, trompette Volkan Coşar, piyano’da Evren Karakul, kontrbas’ta Berker Şahin yer alıyor.

Ben geçtiğimiz haftalarda yemekte caz konseptine şahit oldum. İçinizi ısıtan muhteşem bir ses, leziz yemekler. İkisinin dengesi muntazam bir şekilde kurulu. Mekan zaten geniş ve ferah. Yüksek yüksek tavanları var. Devasa boyutlarda da bir barı.

Pazartesi ve Salı akşamlarınıza küçük bir not: Yemekte Jazz ve Fenix
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: fenix , jazz , kiss , the , frog

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz