Mythos

Bazı mekanlar vardır, bulundukları bölgenin sembolüdürler, trenler artık uğramasa da o ayaktadır; yolcuları olmasa da müdavimleri ile yaşamaktadır!

12 Temmuz 2013 10:18
Mythos
Bazı mekanlar vardır, bulundukları bölgenin sembolüdürler, trenler artık uğramasa da o ayaktadır; yolcuları olmasa da müdavimleri ile yaşamaktadır! İşte böyle bir yer Haydarpaşa Garı'ın içerisinde bulunan Mythos Meyhanesi; konumuyla, klasikleşmiş özel lezzetleriyle ve yılların yükünü taşıyan tarihiyle çok özel ve çok güzel bir mekan.

Haydarpaşa garı'nda 1908 den beri lokanta olarak hizmet veren 110 yıllık tarihi bir mekan Mythos, lezzetleri ise tamamen Ege'den! Hemde orijinal, bir tane ürün bile Ege dışından değil! Mythos da tüm hammaddeler özel olarak Urla bölgesinden toplanıyor. Örneğin organik taş baskı sızma zeytinyağı Urla Germiyan köylü Halil Amca'dan alınıyor, meşhur Ege otları mevsiminde ve doğandan toplama şeklinde tedarik ediliyor, dikme veya yerleştirme ot kullanılmıyor, hatta bu yüzden Mythos'da bir seferde 4-5 çeşitten fazla ot bulamıyorsunuz yani az ama öz!


Tüm deniz ürünleri de yine Urla ve bölgesinden geliyor, ithal karides veya kalamar Mythos'un mutfağının yanından bile geçemiyor! Aslında bakarsanız Mythos tam bir ev mutfağı mantığıyla hizmet veriyor. Zaten dekorasyonu ve mekanın tarihi de sizi evinizde gibi hissettiriyor, tabi bir farkla! Ne kadar Boğaz'ın kıyısında ve İstanbul'un en eski binalarından birinin içerisinde olsanız da ruhunuz Ege'ye yolculuğa çıkıyor. Tüm lezzetlerin Ege ve Rum mutfağından olması ve bu lezzetler için her şeyin yerinden ve yöresinden gelmesi sizi Ege'de hissettiriyor.

Mythos'dan içeri girdiğiniz anda fonda çalan Türk Sanat Müziği sizi sarıp sarmalıyor, müzik kulağınızda oynaşmaya başladığı andan itibaren de içiniz huzurla doluyor! Masanıza oturduğunuz anda ise mavi-beyaz kareleri örtüleri ve tahta sandalyeleriyle ilk Ege esintilerini de hissetmeye başlıyorsunuz. Duvarı süsleyen insan boyu yüksekliğindeki çini panalarına ise istemeden eliniz gidiyor, onlara dokunduğunuzda çiniler sanki burada yaşanan tüm ilginç yolcu hikayeleri size anlatacakmış gibi geliyor. Bu çinilere dokunma isteği ise hiçte garipsenecek bir şey değilmiş, meğer bir çok gelenin özellikle turistlerin ilk yaptığı şey tarihi çinilere dokunmak oluyormuş! Çinilere dokurken de "Ahh şu duvarların dili olsa da anlatsa burada yaşananları" diyerek iç geçiriyorsunuz.


Çiniler dışında meyhanede bulunan bir çok aksesuarda mekan gibi oldukça yaşlı ve hepsi buram buram tarih kokuyor. Mekanın en eski ve en sevimli aksesuarlarından biri ise giriş kapısının üzerinde asılı duran tahta saat! Bu saatin bir de sevimli bir hikayesi var.. Malumunuz Mythos bir Gar Lokantası dolayısıyla zamanında misafirlerinin çoğunluğu da yolculardan oluşurmuş. Mythos'un o leziz Ege mezelerine bir de Müzeyyen Abla'nın büyüleyici tok sesi eklendi mi kaçan trenler çok olmuş! İşte bu nedenledir ki mekanın sahibi Cenk Sözübir çözümü saatlerde ufak bir oynamada bulmuş ve müşteriler treni kaçırmaması için saati 4 dakika ileriye kurmuş! İşte böyle de sevimli bir mekan Mythos!

Masanızda Mythos'un tarihi atmosferini dolu dolu hissettikten sonra midenizi Ege yolcuğuna çıkarmaya başladınız mı değmeyin keyfinize! Tabi işe Ege'nin mükemmel mezelerinden başlamak şart! Örneğin sıcak mezeler için zeytin yağında kızarmış Rodos Kefalatori'sini deneyin, Karaburun'dan gelen kalamar dolmasıda masanızda yerini alsın! Bir de Uzunada'dan gelen Rum usulü ahtapot ızgara söylediniz mi sıcak mezeleriniz tamamdır. Ana yemeğe geçmeden önce ortaya söyleyeceğiniz salatanız ise ya usulüne uygun halde yapılan Rum Salatası olsun ya da köz patlıcan yatağı üzerinde roka ve domates olan Mythos salata olsun derim.



Ana yemek için yeriniz kaldıysa (bazen insan mezelerin lezzetlerine kendini fazla kaptırabiliyor) Adalar mutfağından gelen deniz lezzetlerine geçebilirsiniz. Rum usulü karides saganaki sakızlı ahtapot tava denenebilir ya da Mythos'un reçetesi olan levrek sarma da midenize ziyafet çektirmek için sizi bekliyor olacak. Yani Mythos'un sadece adı değil tüm tatları da Ege'den!

Mythos'un ilk kurulduğu dönemlerden kalan havası, hayat hikayelerini yanında taşıyan tren yolcuları, lokantayla birlikte yaşlanan müdavimler ve doyumsuz lezzetleriyle Gar Lokantası bugün hala dimdik ayakta! Küçük salonunda binlerce hikaye barındıran bu özel mekan Ege lezzetleriyle de misafirlerini iyice keyiflendiriyor arka fondan gelen fasıl müzikleri de sohbetinize karışıp size eşlik etti mi zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz! Kaçıracak bir treniniz yoksa Mythos da eşsiz bir deneyim yaşamak için çok gecikmeyin derim!

İrem Altınalev

irem@gecce.com
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Mythos

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz