"En İyi İşletmeci": Barış Demirtaş - Çapamarka

2013 Gecce Mekan Oscarları'nda "En İyi İşletmeci" ödülü alan Cahide Cümbüş'ün işletmecisi Barış Demirtaş ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Barış Demirtaş mesleğinde ki 20 yıllık deneyimini ve başarısının sırlarını anlattı.

21 Kasım 2013 11:26
"En İyi İşletmeci": Barış Demirtaş - Çapamarka
2013 Gecce Mekan Oscarları'nda "En İyi İşletmeci" ödülü aldınız, bu başarınızı neye borçlusunuz?

Çok uzun yıllardır Çapa gruptayım, 20 yıldır İzzet Bey’le beraber çalışıyorum. 93’de başladım yanlarında çalışmaya, ilk üç yıllık bir Celal Çapa serüvenim var. İzzet Bey ve Celal Bey ortak oldular, bir iki yıl beraber çalıştık, daha sonra bir ayrılık söz konusu olunca ben İzzet Çapa ile çalışmaya devam ettim. Yani yaklaşık 17 yıldır İzzet Çapa ile beraber çalışmaktayım. Bu süreçte çizgim hep aynıydı, hiç bozmadım. Yani veremeyeceğim hiçbir söz tutmadım, müşteriye her zaman dürüst oldum. Sosyal hayatım ve aile yaşantımda buna çok etken. Tabi bir de işimi çok seviyorum. Çünkü 20 yıldır bu işte olmak çok zor, sevmeden de yapılmıyor. Ben gerçekten işimi çok severek yapıyorum, işten kaçmıyorum, yorulmuyorum; iş benim önceliğim, onun dışında ki her şeyi ikinci plana atıyorum. Aynı zamanda İzzet Çapa büyük bir öğretmen; onun verdiği yeniklikler, heyecanlar, nasihatlar hepsi benim için ders oluyor. Tüm bunların da başarıda büyük bir etken olduğunu düşünüyorum. 20 yıldır çok uzun bir süre çünkü her gün bir şey yaşıyorsunuz, her gün bir şey öğreniyorsunuz ve tecrübe ediniyorsunuz. Bu sektör renkli bir sektör, rutin bir iş değil. Bunlar bana cazip geliyor ve o yüzden de işimi çok seviyorum, belki rutin bir iş olsaydı bu kadar sabırlı olmayabilirdim.

İyi bir işletmeci nasıl olmalıdır?

Öncelikle size öğretilen, gösterilen hiçbir şeyi unutmayacaksınız, daha sonra müşteriye her zaman saygılı olmak zorundasınız. Tabi bir de işinizi sevmeniz lazım, onu ikinci plana atmada, özveriyle çalışmanız gerek. En önemli diğer şeylerden biri de dürüst olmak. Yani müşteriye ben size şu masayı ayarlarım diyipte ertesi dönüp yapmıyorum, başkası geldi demek olmaz. Karşılıklı çok dürüst bir diyalog içersinde olmanız lazım. Benim hayat çizgim hep bu oldu, bunu da müşteriye yansıttığımı düşünüyorum. Çünkü dönüşler bana çok güzel oluyor, bunda çizgimi bozmamamın payı da büyük, bundan bir 30 yıl sonrada böyle olacağım. Benim böyle bir duruşa sahip olmamda da en büyük etken İzzet Bey’in öğrettikleri, aile yaşantım, sosyal hayatım ve inançlarım. Bunları bir bütün olarak ele aldığınız zaman böyle bir profil ortaya çıkıyor.

20 yıldır bu işin içerisindesiniz, ödül de aldınız, bu ödül sizi keyiflendirmenin dışında sorumlulukta yükledi mi?

Gecce’den ödül almak benim için çok önemli. Kenan Bey’in doğruluğuna inandığım için çok önemli, çünkü Kenan Bey’de İzzet Bey gibi işini mükemmel yapan bir insan. Ayrıca ben ödülü aldığım zaman hemen ekibimle paylaştım, çünkü bu bir ekip işi; İzzet Bey’in bana öğrettiklerini ben ekibime öğretiyorum o yüzden de bu ödülü ekibime armağan ettim. Ödül tabi ki bir misyon da yüklüyor çünkü o ödülü aldığınız zaman geri dönüşünüz yok, çıtayı devamlı yükseltmeniz gerekiyor. Yani ödül bir yük olarak sırtımızda ama zaten bizim amacımız her zaman daha iyisini yapmak.

Ametist taşlı ödül hakkında ne düşünüyorsunuz, ödülü beğendiniz mi?

Kenan Bey her sene bizi şaşırtmaya devam ediyor. Hem yapıldığı yerler olsun hem çıkan konuklar, sunucular olsun her şey her sene çok güzel oluyor. Kenan Bey farklı olmayı çok seviyor, yani her defasında yeni bir şeyler katarak devam ediyor buda katılımın yoğunluğuna neden oluyor. Yani Kenan Bey bu sene ne yaptı acaba diye merakla geliyoruz ve her defasında da bizi şaşırtmayı başarıyor. Bu sene ki ödül zaten çok farklıydı, çok güzeldi. Taşın bize uğur getireceğine de inanıyorum. O yüzden de bizim şuan en güzel yerimizde duruyor.

Gecce Mekan Oscarları törenini nasıl buldunuz?

Çok beğendim. Dediğim gibi her geçen yıl bizi şaşırtmayı başarıyor. Üstelik bu yıl zor bir yıldı; bu tarz ödül törenleri bu sene yapılmadı; Kenan Bey her şeye inat, geleneği bozmadı ve tekrar yaptı. Değişen Türkiye şartlarında böyle bir gecce yapabilmek herkesin harcı değil, üstelik her sene daha da büyütülerek yapılması gerçekten takdiri hak ediyor.

Cahide her sezon kendini değiştiriyor, yeni konseptle müşterilerinin karşısına çıkıyor, önümüzde ki günlerde başka değişikliklerde olacak mı?

Cahide 7-8 yıldır bizim bünyemizde ve her sezon, dekor ve konsept olarak değişiyor yani Cahide kalıbı kalıyor arkasına taktığımız ek değişiyor. Mesela yazın Cahide Düğün Sarayıydı, şimdi Cahide Cümbüş oldu. Yani dekorla birlikte menüler, şovlarda değişiyor. Ama şuan yazın şu olacak diyemiyorum. İzzet Bey bir gün bir rüyadan kalkıyor ve yazın konsepti bu kışın konsepti bu, buna göre çalışmalarınızı yapın diyor. Bunun üzerine tüm yönetici arkadaşlar düşünüyor ve adını şu koyalım konsepti de şöyle olsun diyorlar. Tabi bu fikir çıkış aşamasında ki en önemli nokta komutanımız İzzet Bey, son tüm ekip bir çalışma sürecine giriyor.

Detaylar için tıklayınız

İrem Altınalev
irem@gecce.com
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz