"En İyi Balık": Yüksel

2013 Gecce Mekan Oscarları'nda "En İyi Balık" ödülü alan Yüksel Balık'ın sahibi Yüksel Karakış ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Yüksel Karakış balıkçılığa başlama hikayesini ve başarısının sırrını anlattı...

16 Kasım 2013 10:00
"En İyi Balık": Yüksel
2013 Gecce Mekan Oscarları’nda “En İyi Balık” ödülünü aldınız bu başarıyı ne borçlusunuz?

Ben bu sektörün dibinden gelen bir insanım. Bulaşıkçılığından, komiliğinden, garsonluğundan, şefliğinden geldim. Balığın mutfağını çok iyi bilirim; bıçak tutması, bulaşığı, muhasebesine kadar her şeyi bilirim. Tabi her şeyden önemlisi balığı çok iyi tanırım, iyi bir balıkçıyımdır. Hakikatten Kenan Bey bu ödülü bana boşuna vermiyor. Avrupa’da bile 50 metre arayla 1500 kapasiteli bir balık restoranı olamaz. Üstelik bizim iki restoranımızda birinci kalite hizmet veriyor. Bir anne bebeğine nasıl iyi bakıyorsa biz de balığımıza öyle bakıyoruz. Ayrıca biz kimseyi müşterimiz olarak görmedik, hepsi bizim misafirimiz, hepsi bizim ailemizin bir parçası. Sizde biliyorsunuz ki ülkemizde turizm ve gastronomi hızla büyümektedir. Hatta öyle bir hale gelmiştir ki ülke lokomotiflerinden biri olmuştur. Bizde bu lokomotifin birer makinistleriyiz. İşimizi nasıl daha iyi yaparız diye sürekli çalışıyoruz. Her şeyden öncesinde yüzlerce insana ekmek veriyoruz bu çok güzel bir şey. Ayrıca işimi çok seviyorum ayrıca sadece işini çok sevmekle de olmuyor. Belli bir yere geldiğinizde orda kalmak çok zordur. Aynı standartları sürdürmek çok zordur, biz de onun mücadelesini vermekteyiz. Herkes bir yerlere gelebilir, geldiği gibi inebilir de o yüzden kalıcı olmak çok önemlidir. Bizlerde bu işin temelinden geldiğimiz için yarın öbür gün çocuklarımıza devredebilecek kadar güzel bir şey yaratmaya çalışıyoruz o yüzden de işimizi de dört elle sarılıyoruz.

Ödül almak nasıl bir his? Keyifli olduğu kadar sorumlulukta yüklüyor mu?

Ülke lokomotiflerinde baş makinist olmuşuz; bu lokomotifi nasıl yürütücez diye sağımıza solumuza çevremizde ki restoranlara nasıl faydamız olacak diye uğraşıyoruz. Aynı zamanda ben “Turizm ve Gastronomi İş Adamları dernek başkanıyım. Sektörümün başkanı olarak çevremizde ki restoranlarımız için daha iyi ne yapabiliriz, ülke turizmine nasıl katkı sağlayabiliriz diye bunun çalışması içerisindeyiz yani sadece Yüksel Balık’ı düşünmüyorum. Kısacası sorumluluk her zaman ama ödül almak tabi ki bu işleri yapabilmek için motive edici bir sebep.

Ametis taşlı ödülümüzü beğendiniz mi?

Bu sene ki ödül gerçekten çok güzel! Hatta ikinci bir ödül daha istedim Kenan Bey’den Yüksel 2’ye de koymak için.

Gecce Mekan Oscarları Törenini beğendiniz mi?

Başlangıç olarak çok iyi buldum gecceyi. Katılım çok güzeldi. Çok talep de vardı, bu sene çok kalabalıktı. Çok güzel bir gecce oldu.

Yüksel Balık için gelecek planlarınız neler?

Yeşilköy’de iki tane şubemiz var kısmet olursa bir tane de boğaza düşünüyoruz. Tabi doğru adres, doğru zaman, doğru mekan. Bunların üçünü bir araya getirebildiğiniz zaman başarı da geliyor. Bu başarı sadece balıkla ya da personelle de olmuyor. Bu bir ekip işi; beni, müşteriyi, personeli, malzemeyi doğru birleştirmek gerekiyor. Bunların hepsi bir bütün, bu bütün sağlandığında başarı elde ediliyor. Yeşilköy çok güzel bir bölgedir burada zaten iki tane şubemiz var artık bu tarafa başka bir restoran düşünmüyorum; dediğim gibi boğazda bir restoran için görüşmelere başladım.

Gecce’den üç senedir üst üste “En İyi Balık” ödülünü aldınız, bu başarının devamlılığını nasıl sağlıyorsunuz?

Öncelikle işinizin başında olmalısınız. Ben balığımı alıyorum, mutfağıma giriyorum, tezgahımı yapıyorum yani her şeyle ilgileniyorum. Bunun yanında misafirlerimle yakından ilgileniyorum, eğer bir müşterim balığını yarım bırakırsa anında müdahale ederim, gider sorarım niye yarım bıraktığını, sevmedi mi, çok mu geldi ya da az mı pişmiş… Yani misafirlerimle ikili ilişkilerdeyim, bunu yaptığını zaman başarılı olabilirsiniz. Kimse müşteriyi müşteri olarak görmemeli onu misafiri olarak görmeli. Bu gözle bakan işletmeler her zaman başarılı olmuştur, olacaktır. Kenan Bey bize böyle ödül verdiği sürece bizde işimize dört elle sarılarak, 14 saat işimizin başında olacağız.

Detaylar için tıklayınız

İrem Altınalev

irem@gecce.com
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz