"En Başarılı Kadın":Ayşem Saraçoğlu - Frankie

2013 Gecce Mekan Oscarları'nda "En Başarılı Kadın" ödülü alan Frankie İstanbul'un işletmecisi Ayşem Saraçoğlu ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Ayşem Saraçoğlu tecrübelerini, başarısının sırrını ve Frankie'yi anlattı.

23 Kasım 2013 11:24
"En Başarılı Kadın":Ayşem Saraçoğlu - Frankie
2013 Gecce Mekan Oscarları’nda “En Başarılı Kadın” ödülünü aldınız, bu başarınızı neye borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Yılların getirdiği birikimler, çok çalışmak, takım oyununa inanmak, birlikte çalıştığınız ekibi doğru seçmek ve onlarla doğru ilişkiler içerisinde olmak. Birlikte çalıştığınız ekip başarınızın sürekliliğinde çok önemli. Bende disiplinliyim ve çalışmayı çok seven biriyim. Doğru ekipleri seçebildim bu yüzden çok şanslıyım, onların desteği ve fedakârlıklarının başarıda rolü büyük. Uzun saatler çalışma, belli bir disiplin, doğru hayat görüşü ve vizyon… Başarıyı tüm bunların toplamına borçluyum yani tek bir şey değil. Ekip çok önemli, gerek servis olsun gerek mutfak çok kuvvetli ekiplere ihtiyacımız var. Ruhunuzu, heyecanınızı ekibe geçirebilmeniz lazım; yani heyecanınızı ve vizyonuzu ekibe geçirmeniz gerek. Tüm bunların yanında ekibinizi desteklemeniz, motive etmeniz ve birlikte çok uzun yıllar yürümeniz lazım. Ben her şeyin bir takım oyunu olduğuna inanıyorum.

Ödül almak nasıl bir his? Keyifli olduğu kadar bir sorumlulukta yüklüyor mu?

Ben aslında cinsiyete bağlı bir sistem düşünmüyorum, kadın erkek ayrımı yok, bu ödül işinde başarılı olan kişilere verilmiş bir ödül. Tabi memleketimizde kadınların ödüllendirilmesi daha zor, o yüzden bu sektörde ödül almak büyük bir keyif. Ben 20 küsur sene evvel bu sektörde çalışmaya başladığımda kadınların sayısı parmakla sayılabilecek kadar azdı. Zor zamanlar geçti, ama çok uzun yollar kat ettik, şimdi yüzlerce genç var. O yılarlın ödüllendirilmesi anlamında ödül almak çok keyifli.

Aslında aldığınız her ödül sizin kendi standardınızı bir yukarı almanız için müthiş bir sebep. Bugüne kadar gecce’den herhalde 8-9 ödül almışımdır ama bu şahsım adına aldığım ilk ödül. Buda sizi kamçılayan, daha cesaret veren, hayalinizdeki şeyleri gerçekleştirmek için motive eden bir güç. Ödül aldıkça da doğru yolda olduğunuzu inanıp daha keyifli işler yapabiliyorsunuz onun için ödül almak müthiş bir motivasyon unsuru. Ben zaten ödüllendirmeye çok inan bir insanım, kendi sistemimde böyleyim. Ödül aldığımda doğru işler yapıyorum düşüncesi beynimde daha da pekişiyor ve daha iyisini yapmak üzere gayretle yola çıkıyorsunuz. Ödül almak son derece cesaretlendirici ve iyi hissettiren bir şey.

Frankie şuan Black Nights ve Timeless Moments etkinlikleriyle çok keyifli gidiyor, önümüzde ki günlerde bizi başka sürprizlerde bekliyor mu?

Frankie’de hiç yerinde durma lüksümüz yok. Mevsimlere göre menünün yenilenmesi gerekiyor; o mevsimin taze ürünleriyle yeni lezzetler oluşturuluyor. Her zaman bir tabağı lezzet ve görsel olarak nasıl yukarıya çıkartabilirizi düşünüyoruz. Yaptığımız canlı müzikler ve Dj performanasları da öle, hep bir adım yukarıyı hedefliyoruz. Çok ta keyifli işler yapıyoruz, bu böyle durmaksızın devam edecek. Her zaman Black Nights’lar da olacak, sene de 52 hafta canlı müzik performanslarımız devam edecek.

Sizin gibi bu sektörde çalışmak isteyen genç bayanlara ne gibi tavsiyeler verirsiniz, başarılı olmak için neler yapmalılar?

Çok araştırmacı olmalarını, mesleklerine yatırım yapmalarını tavsiye ederim. Geçen sene bir konferansta da gastronomi öğrencilerine şunu söylemiştim: “ iki kazak, iki pantolon eksik alın ama güzel yerlerde yiyin, yapabiliyorsanız yurt dışına çıkın; yurtdışında da alışverişten ziyade doğru restoranlarda, doğru cafelerde yemek yiyin, dünyadaki trendlerin nereye gittiğini takip edin ve çok okuyun.” Biz bu sektöre başladığımıza internet yoktu, çok ciddi manuel araştırmalar yapmak zorundaydık ama şimdi yerinizden kalkmadan dünyada ne olduğunu araştırabilecek imkân var, bunu değerlendirmek lazım. En iyi menüleri, en iyi şarapları, en iyi restoranları, yeni pişirme tekniklerini, dekorasyonu, müziği her şeyi takip etmek gerekiyor. Emek harcanmadan, kendine ve işine maddi-manevi yatırım yapmadan hiçbir işte başarılı olunamaz. Muhakkak emek harcamak zorundasınız çünkü çok hızlı değişen bir sektör. Özellikle ülkemizde her şey çok çabuk tüketiliyor, yurt dşında bu böyle değil, 10 sene sonrada gittiğinizde klasik restoranlarda hiçbir şeyin değişmediğini görürsünüz ama gelişmekte olan toplumlarda çabuk tüketim var maalesef. Bu güne kadar yönettiğim tüm dükkânlarda yapmak istediğim şey 20 sene sonrada 30 sene sonrada dükkânı aynı yerde ve aynı kalitede görmek oldu. Hep bu amaçla hareket ettim, trendleri takip edip onların esiri olmadan, kalıcı, sürekli ve kaliteli dükkanlar yapmak istedim. Tüketim rüzgarının esiri olmadım, olmayacağım.

Ametist taşlı ödülü nasıl buldunuz?

Kenan Erçetingöz’ü çok eski tanırım, bu sefer mesleğinde hiç kullanmadığı bir tarafını kullanmış; tabi web tasarım vs oralarda kullanıyordu ama bu sefer şahane bir şey yaratmış. Ben feng shui’ye, taşların belli enerjilerine çok inanan ve kullanan biriyim. Ödülümde ofisimin başköşesinde duruyor, inşallah oraya da bolluk bereket getirir.

Gecce Mekan Oscarları geccesini nasıl buldunuz?

Çok keyfiliydi, hakikatten hem bizim sektörden hem sosyal camiadan birçok insan vardı zaten gecce’nin her organizasyonu oldukça başarılı. Kenan Erçetingöz bu memlekette herkesi bir araya toplayacak tek adamdır ve bunu da her sene büyük bir başarıyla gerçekleştiriyor.

Detaylar için tıklayınız

İrem Altınalev

irem@gecce.com
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz