"En Başarılı Kadın": Esen Blake

2013 Gecce Mekan Oscarları'nda "En Başarılı Kadın" ödülü alan La Brise'in işletmecisi Esen Blake ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Esen Blake aldığı ödülün keyfini ve bu sektörde bayan olmanın avantajlarını ve dezavantajlarını anlattı...

19 Kasım 2013 11:19
"En Başarılı Kadın": Esen Blake
2013 Gecce Mekan Oscarları’nda “En Başarılı Kadın” ödülünü aldınız, bu başarınızı neye borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Bu işe başladığım noktadan itibaren başarımı aileme borçlu odluğumu düşünüyorum. Yani ben dört yaşındayken bu işe başladıkları için ben bu işin içersinde büyüdüm. Bu işi yapmaya karar verdiğimde ise bana çok destek oldular. Başlangıçta en büyük desteğim ailem oldu daha sonra da eşim çünkü bizim işte haftanın altı günü akşam çalışmak ya da diğer insanların tatil yaptığı günlerde biz yine çalışmak zorundayız. Bu konuda eşimde saolsun hiç desteğini eksik etmedi. Kısacası bu başarımı aileme borçluyum.

Bu sektörde bayan olmak nasıl bir his, zorlandığınız oluyor mu?

Zor tabi çünkü bayanlar biraz daha duygusallar, bizim sektör gerek mutfak olsun gerek salon olsun çok duygusallık kaldırmayan bir iş. Biraz ayaklarınızın yere basması gerekiyor. Ekipte çok önemli tabi, ben mutfakta tek bayan değilim. Buna özellikle dikkat etmiyorum ama kadınlara şans verilmesi gerektiğine inanıyorum. Gerçekten bu işi yapmak isteyen insanlar bu işin eğitimini alırken, zorluklarını bilerek girdikleri için pek sıkıntı olmuyor hatta biz mutfakta yarı yarıyayız, mutfakta dört kız dört erkek çalışıyoruz. Mutfakta ağlamaktı, zırlamaktı öyle pek duygusal anlar yaşamıyoruz çünkü bu mesleğin en önemli taraflarından birisi biraz daha güçlü olmak. Eğer erkeklerin arasından sıyrılıp çıkmak istiyorsanız biraz duygularınızı arka planda bırakmanız ve profesyonel bakmanız gerekiyor. Diğer işlerde de böyle aslında büyük bankalarda çalışan bayanlarda yükselmek istiyorlarsa biraz duygularını arka planda tutmak zorundalar.

Peki, yıllardır tartışılan bir kondur “kariyer de yaparım, çocukta” siz bu konuda ne düşüyorsunuz, hem yoğun çalışıp hem aile hayatınıza vakit ayırmak zor oluyor mu?

Aslında daha düzenli oluyor da diyebiliriz. Sürekli evde değilim ama oğluma daha kaliteli vakit ayırabiliyorum. Gündüzleri evde olduğumda oğlumla vakit geçiriyorum. Keza işte de öyle oluyor mesela sabah 9’dan gecce 12’ye kadar işte olduğum zamanlarda da belirli aralıklardaki boşluklarda çok yaratıcı olamıyorsunuz. Aynı yerde durmaya başladığınızda hatanızı göremezsiniz ya burada da böyle olabiliyor. O yüzden ikisinin dengeli gitmesi iş hayatında da aile hayatında da daha çok işe yarıyor.

Ödül almak nasıl bir his?

Ben hiç beklemiyordum açıkçası. Kenan Bey saolsun. Tabi o da beni dört yaşımdan beri tanıdığı için onun ve gecce.com ailesinin bana bu ödülü bana laik görmesi çok güzel bir duygu. Demek ki bazı yerlerde doğrular yapıyoruz ki bu noktaya gelebilmişim. Çok güzel bir duyguydu birde hiç beklemediğim bir şey olduğu için daha da keyfili hale geldi.

Peki, ödül keyifli odluğu kadar size bir sorumlulukta yükledi mi?

Sorumluluk şöyle yüklüyor, mesela iyi bir restorancı olmanın en büyük şeylerinden biri o restoranı evin gibi sahiplenmek. Zaten sahiplerinin ya da şeflerinin başında durduğu restoranlar daha başarılı restoranlar ya da daha yumuşak ortamlı restoranlar oluyorlar çünkü müşterilerle bire bir dialoğunuz oluyor, onlarda sizi tanıyor. Zaten biz çok aile gibiyiz La Brise’de, herkes müşterilerle samimi, rezervasyon için bile aradıklarında samimiyetle konuştuğumuz o kadar çok müşterimiz var ki bu çok güzel bir şey. Çünkü biz kendileri buraya geldiklerinde rahat hissetsin istiyoruz. O yüzden keyifli geçiyor.

Ametist taşlı ödülü nasıl buldunuz?

Ben zaten ametisti çok severim, taşların hakikatten enerjilerine inanıyorum. Gerçekten çok çok güzel bir dokunuş olmuş bu seneki ödüllerde, ödülü alan herkese de bu taşın pozitif enerji getireceğine inanıyorum.

Töreni beğendiniz mi?

Gecce.com törenleri zaten çok eğlenceli oluyor. Yoksa zaten Kenan Bey İstanbul’un gecce hayatında ki bir sürü insanı işlerinden çıkartıp oraya toplayabiliyorsa bu zaten organizasyonu en iyi şekilde yaptığını gösteriyor. Çünkü bir çok önemli isim tam iş saatleri içerisinde işlerini bırakıp oraya gitmeyi tercih ediyorlar.

La Brise’de neler olacak, gelecek planlarınız neler?

Bir iki ufak projemiz var yine La Brise’den esinlenerek yaptığımız. La Birse’in biraz daha alt kategorileri tarzında olacak onun dışında La Birse hep tek olarak kalacak. İkinci bir La Brise düşünmüyoruz yani daha çok La Brise tarzı ufak, günün her saati girilip çıkılabilecek bir yer planı yapıyoruz. Çok uzun bir vakti yok ama şimdilik sürpriz olsun oda.

Bunun dışında La Birse’le altı senedir devam ediyoruz ve iyi giden bir şeyin değiştirilmesinin çok yanlış olduğunu düşünüyoruz. Biz Asmalı’dayken de çok mutluyduk; Nişantaşı’na geldiğimizde de çok güzel tepkilerle karşılaştık. Nişantaşı’nda da La Brise’in kendini çok güzel gösterdiğini düşünüyoruz o yüzden her hangi bir değişiklik yapmayı planlamıyoruz.

Bu işi yapmak isteyen genç bayanlar için neler söylemek istersiniz?

Ben bu işe girmek istediğimde babam bana şöyle demişti: “ Başkalarının gezip tozduğu vakitlerde sen çalışmaya tamam diyorsan ve bu işten keyif alacaksan tamam, ama onun dışında zor.” Babamın bu sözü çok doğru çünkü zor bir sektör o da şu acıdan; herkesin işten çıkıp yemek yiyip, keyif yaptığı zamanlarda siz çalışıyorsunuz. Ama bu işten çok keyif alıyorsanız o zaman kolaylaşıyor çünkü ben bu işten çok keyif alıyorum, burada olmak beni rahatsız etmiyor aksine mutlu ediyor o yüzden bu işi yapıp keyif alacaklarsa bu işe girsinler yoksa sevilmeden yapılabilecek bir iş değil. Her işte olduğu gibi bu işte de başarının sırrı sevmek yoksa mümkün değil.

Detaylar için tıklayınız

İrem Altınalev

irem@gecce.com
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz