“En Başarılı Kadın”: Aslı Durukan Pasinli

2013 Gecce Mekan Oscarları'nda “En Başarılı Kadın” ödülü alan Aslı Durukan Pasinli ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Aslı Durukan Pasinli aldıkları ödülün gururunu ve sektörde kadın olmanın zorluklarını ve keyifli yanlarını anlattı...

12 Kasım 2013 11:25
“En Başarılı Kadın”: Aslı Durukan Pasinli
2013 Gecce Mekan Oscarları’nda “En Başarılı Kadın” ödülünü aldınız, bu başarınızı neye borclu olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Tek bir kelimeyle anlatmak gerekirse: ”Tutku”. Çok keyifle, severek yapmak tabi biraz da zaman yani bir on sene var arkasında bu işin; tecrübe çok önemli. On senedir bıkmadan ekip halinde uğraşıyoruz.

İstanbul gibi büyük bir şehirde, yeme-içme sektöründe bayan olmak zor mu?

Zorlukları olduğu kadar bence avantajları da var. Bayan olan ortamlarda hayatın daha dengeli olduğunu düşünüyorum. Her şey de bence denge olmalı. Yani ne tek bayan olmalı ne de tek erkek. Ben hayatta dengelere inan bir insanım, bu sektörde de öle, her şey dengeleniyor. Yani bayanlar için çok kapı açtığı durumlarda oluyor.

Ödül almak gururun yanında sorumluluk yükledi mi?

Ödül almak çok keyifli. Ben ödül geccesinde de söylemiştim; insan koştururken dönüp arkaya bakmayı unutuyor; kendiyle, ekibiyle gurur duymayı unutuyor. Bu yüzden bu tarz şeyler hakikatten bir dönüp nefes alıp, gurur duyma fırsatı sağlıyor. Böyle bir organizasyon yaptığınız için çok teşekkür ederim. Çok kıymetli böyle şeyler. Bu şu açıdan da iyi, ekibin nezlinde, müşterinin nezlinde de bir güven tazelenmesine neden oluyor. Ödül almak sorumluluk olarak da bu güven oyunun altını daha da iyi doldurmak için bir teşvik aslında.

Ametist taşlı ödülü beğendiniz mi?

Ödül müthişti. Gerçekten o da çok önemli çünkü bütün bunlar hem müşteri gözünde hem de personel gözünde imajın parçaları. O yüzden beğenmenin dışında prestij anlamında çok da yerinde buldum.

Gecce Mekan Oscarları törenini beğendiniz mi?

Aynı şekilde törende çok başarılıydı. Gerçekten sektörde bunun bir müdahili yok ve bunun maddi manevi ne kadar emek gerektiren bir şey olduğunu da sektörden biliyorum. İnsan bu sektörde olunca fark edebiliyor; öncesinde, davetiyesinde ya da oraya o kadar çok insanı toplamasında nasıl bir emek olduğunun farkına varıyorsunuz. Bunların hepsi büyük bir şey. Aslında maddi dönüşümden daha çok manevi dönüşü olan bir şey o yüzden bu bir lüks ve bunu yapmak o yüzden çok kıymetli.

La Mancha, Banyan ve Kydonia için önümüzde ki günlerde ne gibi değişikler olacak? Gelecek planlarınız neler?

Banyan’da 10. Yılımızı kutladık, orda da ikinci ödülümüzü aldık. En iyi yorum alan yüzde onluk dilime girdik. Öncelikle bunu devam ettirebilmek Banyan’da ki en büyük hedefimiz. Banyan’da kış gelmesiyle teras şöminemizi devreye soktuk. Aynı zamanda yeni menümüzde devreye girdi. La Mancha’da bar geccelerimiz devam ediyor. Cuma - Cumartesi günleri bar gecceleri çok keyifli geçiyor artı menümüzde de çok güzel yenilikler yapıldı. Deniz ürünleri eklendi; parmesan tekerinde bir makarnamız var o çok ilgi görüyor. La Mancha’da yemeğimiz ve eğlencemizle öne plana çıkıyoruz. Kydonia’da balık sezonu açıldı. Bunun yanında 70 çeşit mezemiz devam ediyor. Ara ara konsepte uygun canlı müzikte de olacak. İnşallah bu kışı hareketli geçireceğiz.

Sizin gibi genç yatırımcı kadınlar için neler demek isterseniz, neler önerirsiniz?

Bir şeyi yapmamak için hep çok sebep oluyor ve her zaman vazgeçirmek için de çok insan oluyor. Öncelikle insan inandığı şeyin peşinden gitmeli; ikincisi çok çalışmak ve yılmamak; yani bir şeyi istemek çok önemli. Gerçekten istediğiniz zaman oluyor, ben bunun çok örneğini yaşadım. Gerçekten istediğinizde sanki bütün şeyler bir araya gelip o isteğinizin olması için çalışıyor. O yüzden hani param yok, o yok bu yok gibi şeylerden vazgeçip, isteğinizi dile getirmek lazım. Ve iyi bir fikir olduğu olduğu zaman her zaman para bulunabiliyor. Yani finansman bulmak işin en kolay kısmı çoğunlukla en çok bahane para oluyor ama güzel bir fikir olduğu zaman tahmininizden çok daha fazla destek olabiliyor. O yüzden iyi fikirlerin arkasında durmalarını tavsiye ederim.

Yıllardır tartışılan bir konudur; bayanlar hem kariyer yapıp hem özel hayatlarına gerektiği kadar zaman ayırabilir mi?

Aslında kolay değil ama insanın kendi işinin olması profesyonel hayattan daha kolay. Tabi risk alıyorsunuz, o oluyor bu oluyor zor. Ama en azından esnek saatler oluyor. Evime gidip tekrar geri gelebiliyorum, kendi ihtiyaçlarım doğrultusunda iş planı mı ayarlayabiliyorum. O anlamda kendi işini yapıyor olmak bir kadın için daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. O yüzden kadınlar girişimcilikten korkmasınlar; kıyıdan ayrılmayanlar adayı bulamaz.

Tabi herkes girişimci olacak diye de bir şey yok, kişiliğinizin girişimciliğe çok yatkın olması gerekiyor. Çünkü stres faktörü çok yüksek, bu stresi ve riski telore edebilen kişilikteki insanlar bu işi yapmalı yoksa çok yıpratıcı olabilir.


Detaylar için tıklayınız

İrem Altınalev

irem@gecce.com
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz