Cem Mirap ve Lucca ekibinden yepyeni bir mekan!

Şehrin gastranomi sahnesinde yeni lokal bir mekan: Cantinery

07 Mart 2014 11:45
Cem Mirap ve Lucca ekibinden yepyeni bir mekan!
Cantinery; şık, şehirli, gastronomik bir kantin ve bar..

İsmi ve açılış tarihi ile aylardır merak uyandıran ve İstanbullular’ı konuşturan “CANTINERY”, Mart ayı sonuna doğru kapılarını açıyor. Cem Mirap’ın 10 yıllık yeme – içme bilgi ve tecrübesini yansıtan, Zorlu Center’ın en hareketli noktası Avenue katında açılacak “CANTINERY”, şehri bilindik tatlarla yeniden tanıştıracak, günlük, taze ve lokal ürünler kullanarak her tabağında eşsiz bir lezzet keşfi yaşatacak…


Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği ile tüm güne yayılan, çok iyi yemek, iyi şarap, bira seçimi ve kokteylleriyle şık bir yemekhane, neşeli ve samimi bir kantin olacak olan “CANTINERY”, şehrin yüksek gastronomi sahnesine yepyeni bir soluk getirecek…

CANTINERY nasıl bir yer olacak?

Mekanı tasarlarken, yemekteki deneyimini yansıtmak isteyen Cem Mirap, gerek menüsünde, gerekse dekorasyonunda eski kantinlerden, bistrolardan, yemekhanelerden, birahanelerden ve özellikle dünyaya yayılan önemli bir trend olan “Gastro Bistro”lardan ilham aldi. 09:00– 24:00 saatleri arasında servis verecek “CANTINERY”, kahvaltı, öğle ve akşam yemeğinin yanısıra, gün ortasında “casual–chic”(rahat – şık), eğlenceli tarzı ile tüm gün çok rahat ve iyi vakit geçirilebilecek bir mekan olarak tasarlandı. “CANTINERY”, lokal ve taze ürünlerden oluşan menüsünde; yerel dokunuşlarla modern Amerikan, Fransız ve modern Asya mutfaklarından harmanlanmış farklı ve bilindik ama gastronomik lezzetler sunacak. Cem Mirap'ın tanımlamasıyla " Kafada New York'lu Ruhta İstanbullu, nev-i şahsına münhasır değişken bir menüye sahip olacak. Dinamik menüye, çok iyi bir şarap kavı, ödüllü yabancı mixologist/barmenlerden kokteyller ve özel bir bira menüsü eşlik edecek. Cem Mirap “CANTINERY”de, mutfağı, atmosferi, dekorasyonu ve menüsü ile yemek ve lezzet odaklı sosyalliğin ve beraberinde getireceği keyifli saatlerin ön planda olacağını belirtiyor.

Sadece insanların değil, mutfakların da buluşma noktası…

“CANTINERY”, kendi tarzı olan, lokal ürünlere ağırlık veren, o gün taze ne varsa ona göre hareket eden, modern Amerikan, Fransız ve modern Asya mutfaklarının yerel dokunuşlarla yerel ürünlerle harmanlanmış birleşimi ile değişken ve dinamik bir menüye sahip bir yemekhane. Cem Mirap “CANTINERY”nin sadece insanların değil, mutfakların da buluşma noktası olacağını söyluyor. “CANTINERY”nin mutfağı, Taş Fırın, “Rottiserie”, Raw/Crudo Bar (Soğuk Bar) ve Izgara gibi lezzetleri barındıran bölümlerden ve Pelin Çakar yönetiminde uluslarası ve Türk bir ekipten oluşuyor… “CANTINERY” menüsünün en önemli özelliği; sadece lokal, sezonda bulunabilen taze içeriklerle hazırlanan mevsimlik bir menü ve günün ürünlerine göre hergün değişen farklı lezzetlerin sunulacağı ek bir menüye sahip olması…
*Cantinery; Fransızca Cantine ve İngilizce eatery, brewery, winery gibi eklerdeki hane anlamına gelen - ery - birlesiminden oluşmuştur... Kan-ti -ne- ri diye okunur...

“CANTINERY” mutfak ekibi sürekli yeni lezzetleri araştırarak ve keşfederek "iyi malzeme, iyi yemek" felsefesini benimsiyor. Zaman zaman tüm ekip düzenli olarak pazar, mandıra ve bostan gezileri ile günlük, yerel, taze ürünleri keşfediyor.

Mutfakta Pelin Çakar etkisi…


Gastronomi alanında dünyanın önde gelen şehirlerinden San Francisco'da UC Berkeley’de pazarlama eğitimini tamamladıktan sonra, City College of San Francisco’da ve St. Helena’daki ünlü aşçilik okulu Culinary Institute of America’ da (CIA) çok sayıda aşçılık eğitimleri alarak şeflik macerasına başlayan Pelin Çakar, son 8 yıldır Mutfak Koordinatoru olarak Lucca’da harikalar yaratıyor. Pelin Çakar yönetimindeki yerli ve yabancı şeflerden oluşan “CANTINERY” mutfak ekibi, günün her saati kapalı ve açık alanda 120 kişiye hizmet edecek. Pelin Çakar, “CANTINERY’’de “yerel ve taze ürünlerin kullanıldığını, açık mutfaktan çıkma değişken menüsüyle, sürekli yeni lezzetlerin keşfedilebileceğini” söylüyor. “CANTINERY”nin mutfağı Taş Fırın, Raw/Crudo Bar (Soğuk Bar) ve ızgara lezzet merkezleri barındıracak. Samimi ve rahat bir ortamda, % 60 oranında günlük bir menü ile gastronomik yemek deneyimi yaşatacak… Pelin Çakar, “CANTINERY” mutfak ekibi olarak sürekli yeni lezzetleri araştırarak, keşfederek "iyi malzeme, iyi yemek" felsefesini benimsedigini belirtiyor.
CANTINERY’de ne içeceğiz?
Ödüllü yabancı mixologist/barmenlerin sundugu, her bir bardağın içeriğinin, özel olarak taze ürünlerle yapıldığı , yemeklerle uyumlu “craft” kokteylleri, yemeğe eşlik edecek özel seçilmiş biraları, iddali bir şarap seçkisi ve kavı ile de “CANTINERY”nin kısa sürede bağımlılık yaratacağını vurguluyor Cem Mirap.
Şarap programı “CANTINERY”nin felsefesine uygun olarak yerli, yabancı ve biyodinamik şaraplardan oluşacak. Özellikle yerel şarap üreticilerini desteklemeye de özen gösteren “CANTINERY”, bu ilkesinin yanısıra “CANTINERY” için özel ithal edilecek yabancı üreticilerden oluşan başka bir şarap menüsü de sunacak. Dolayısıyla “CANTINERY”, şarap programı ile değişken ve yenilikçi bir menü sunuyor olacak.
Yemekler ile uyumlu bar menüsü ile gastronomi tutkunlarına yeni ufuklar açacak “CANTINERY”de eşine az rastlanır zengin bir de bira menüsü mevcut.

Tasarımda dünyaca ünlü New York'lu mimarların imzası var…

“CANTINERY”nin dekorasyonu, Cem Mirap’ın 4 yıl önce başka bir mekan açmak için araştırma yaparken tanıştığı ve Türkiye'de bir mekan tasarlamaya ikna ettiği dünyaca ünlü New York’lu tasarım ofisi “Roman & Williams” imzasını taşıyor. New York'un favori mekanlarindan The Standart Grill, Lafayette, Boom Boom Room New York’un ünlü oteli “The Standard”ı tasarlayan ünlü ikili, aylar öncesinden İstanbul’a gelerek, ABD dışında Avrupa’da ilk projelerini gerçekleştirmek için şehrin yeme – içme sahnesinde detaylı inceleme yaptı. Lucca'nın özgün tarzının yanısıra, İstanbul’un en iyi mekanlarını, tarihi ve mimari dokusunu da inceleyen ünlü mimarlar, deneyimlerini geleneksel yemekhane - kantin, bistro kültürü ile birleştirerek, “CANTINERY”de hayata geçirdiler… “CANTINERY”, Roman & Williams’ın benzersiz dekorasyon dehasının, ABD ve Avrupa dışında ilk kez İstanbul’da hayat bulduğu nokta olarak da ayrı bir öneme sahip..

KISA KISA CANTINERY

Cem Mirap ve Lucca ekibi tarafından tasarlandı.

Mottosu Nedir?

Samimi, şık ve şehirli tasarıma sahip çıkarak, taze, günlük ve lokal ürün kullanımını önemser. Çok iyi yemek, iyi bir şarap programı, iyi içecek, harika kokteylleri, modern ve şık bir kantin ve barda sunar…

Ne yenir?

% 60’ı günlük ürünlerle hazırlanan, ustaların elinden çıkma keşfetmeye açık paylaşımlı tabaklarda Pelin Çakar’ın mutfağından; Istakoz Burger, soğuk bardan Hamachi Ceviche, Et Sashimi gibi Asya / Japon mutfağından ilham alan lezzetleri, Gümüş Balığı Tempura, Sakızlı Cheescake gibi yerel içeriklerle hazırlanan yemekler ve ödüllü Mixologist Dani Brugess’dan kokteyller ve İtalyan ekmek ustasının elinden çıkma günlük taze ekmekler…

Dekorasyonunda göze çarpanlar?

Modern New York tarzı etkisi altındaki bembeyaz barı, yüksek tavanları, boydan boya camları, tamamen açık mutfağı, eğlenceli yeme - içme barı, bistro görünümlü dış masaları…
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece geccemekan.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Restoran , Cantinery

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz